İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/921 K.2025/886

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1057 Esas sayılı dosyasından verilen 11.04.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine…

Esas2025/921Karar2025/886Tarih17 Haziran 2025Okuma12 dk · 2.364 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi Kararın Yaz. Tarih İ 19.06.2025

Esas No
2025/921
Karar No
2025/886
Karar tarihi
17 Haziran 2025
Esas no
2025/920
Karar no
2025/910
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2024/1057
Dava tarihi
13/12/2024
Ara karar tarihi
11/04/2025
Dava
Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstem
İhtiyati Tedbir
Karar tarihi
19.06.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.364 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1057 Esas sayılı dosyasından verilen 11.04.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen 09.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçede özetle.

Dava dosyasında talep ettikleri ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi sonunda kesinleşmesinden sonra davaya konu ayıplı ve eksik imalatlar ile bedelinin tespiti için Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/4 değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda onaylı mimari projelere göre yapılacak işlerin imalat bedelinin 382.497,82 TL ve 2.282,11 USD olup, makine dairesindeki ekipmanların çalışıp, çalışmadığı hususlarında tespit yapılamadığını, bilirkişi raporunda hesap edilen bedellerin yaklaşık beş altı katı kadar eksik imalatların bedellerinin elde olmayan nedenlerle tespit edilemediğini, fore kazık imalatının,

taraflar arasında akdedilen sözleşmede kararlaştırılmış olmasına rağmen sonradan tehlikeden bahsedilip müvekkili şirketten herhangi bir yazılı onay alınmaksızın yapılmamasının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, davalının takip bedelini tahsil etmesi halinde üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığı bulunmadığı ve bilirkişi raporundaki eksik imalatlar dikkate alındığında müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı bedeli sonradan tahsil edemeyeceğinin yüksek bir ihtimal olduğunu, verilecek tedbir kararının hem müvekkilini koruyacağını, hem de davalıyı zarara uğratmayacağını bildirmiş,

HMK'nun 390 ve İİK'nun 72.maddeleri hükümleri dikkate alınarak, teminat mukabilinde, yahut teminatsız olarak icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi 11.04.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Talep. İİK'nun 72.maddesi hükümleri uyarınca takibin durdurulması ve icra veznesine yatırılacak paranın davalıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.

Davacı tarafça, dava dilekçesi ile birlikte ihtiyati tedbir talep edilmiş, 13/12/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, davacı tarafın istinaf yoluna başvurmasından sonra İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 20/02/2025 günlü, 2025/267 esas ve 2025/256 karar sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine ilişkin verilen kararla ihtiyati tedbir kararı kesinleşmiştir.

Talep dilekçesine ekli olarak sunulan rapor örneğinden davacı tarafın, davadan sonra HMK'nun 401(4).maddesi hükmüne aykırı olarak Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte bilirkişi raporunda HMK'nun 400(1).maddesi uyarınca ancak bir vakıanın tespitinin yapılabilmesi mümkünken bilirkişilerin yasal görevi aşar biçimde eksik ve ayıplı imalatların bedeli konusunda değerlendirme yaptıkları görülmektedir.

Hesaplanmayan bir takım eksik imalatlar dışında 382.497,82 TL ve 2.282,11 Usd eksik imalat olduğu belirlenmiştir.

Davaya konu ilamsız takip tarihinin 19/07/2024 olup, takibin yasal itiraz süresinden sonra kesinleşmesine rağmen menfi tespit istemli bu davanın 13/12/2024 tarihinde açıldığı, davacı tarafın İİK'nun 73(3).maddesi uyarınca talep ettiği ihtiyati tedbir isteminin kararda gösterilen gerekçelerle reddine ilişkin verilen kararın, davacı tarafça istinaf edilmesinden sonra İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 20/02/2025 günlü, 2025/267 esas ve 2025/256 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dava dosyasında ön inceleme duruşmasının 26/03/2025 tarihinde yapıldığı,

14/05/2025 tarihli duruşmada tahkikat aşamasına geçilmesine karar verilip muhtemelen davaya konu taşınmaz üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınması aşamasında bulunulmasına rağmen davacı tarafın keşif ve bilirkişi incelemesinden önce bir aciliyet halinin varlığının bulunduğunu iddia ederek HMK'nun 400(1).maddesi uyarınca mahkememizden delil tespiti talebinde bulunmaksızın HMK'nun 401(4).maddesi hükmüne aykırı olarak görev ve yetkisi bulunmayan sulh hukuk mahkemesinde yaptığı delil tespiti talebinin yok hükmünde olup,

bu dosyada alınan bilirkişi raporuna ve yapılan tespitlere dayanmasının mümkün bulunmadığı gibi mahkememizce de dikkate alınmasının mümkün olmadığı, buna göre davacı tarafça yapılan ilk ihtiyati tedbir talebinden sonra bu talebe kadar geçen süre içinde yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde delil durumunda bir değişikliğin bulunmadığı,

ilk karardaki gerekçelerin varlığını koruduğu gibi davalının icra takibine konu alacağı tahsil etmesi halinde ileride davanın kabulü halinde alacağın geri iadesinin mümkün olmadığına ilişkin iddiasının soyut nitelikte dile getirilip, bu iddiayı kanıtlar nitelikte hiçbir delil ve belge örneğinin dosyaya sunulmadığı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ihtiyati tedbir istemine ilişkin yasal koşullarının varlığının bulunmadığı, iddialarının yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak, ihtiyati tedbir isteminin bir kez daha reddine'' dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından verilen 06.05.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;

-Taraflarınca İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda esas bilgileri yazılı dosyasında; dava dilekçelerinde dile getirdikleri iddialara dayalı olarak davaya konu icra takibi nedeniyle müvekkilinin, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmekle birlikte teminatsız veya teminat karşılığı icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesi ve davaya konu icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, yerel mahkemenin ise dava dilekçeleri üzerine verdiğini 13.12.2024 tarihli ara kararı ile yaklaşık ispat kuralı doğrultusunda kanaat uyandıracak delillerin sunulmadığı,

eksik işlerin bedelinin düşük olduğu iddiası ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verdiğini, bunun üzerine taraflarınca işbu ara karar doğrultusunda Torbalı İcra Dairesi Müdürlüğünün 2024/5145 sayılı icra dosyasında işbu davaya konu alacak hakkında müvekkilinin haczolunan taşınmazının satışı için işlemlere başlanılmış olması, müvekkilinin hak kaybına uğrama olasılığının çok yüksek olması ve bu zararın telafisinin mümkün olmaması nedenleri ile ve tedbir taleplerinin reddi gerekçesinde eksik olduğu belirtilen hususların tespiti için yerel mahkemeye sundukları 26.12.2024 tarihli dilekçeleri ile delil tespiti talebinde bulunduklarını,

-Yerel mahkemenin 26.12.2024 tarihli ara kararı ile delil tespiti taleplerinin de reddine karar verildiğini, davalının yapmış olduğu imalatlarda ciddi oranda ayıp ve eksik bulunduğundan, davaya konu icra takibi kesinleşmiş olduğundan ve müvekkiline ait malvarlığının icra takibi yolu ile satışına gidildiğinden,

icra dosyası bedelinin alacaklıya ödenmesi halinde telafisi güç zararlar doğacağından, yerel mahkemenin ilk başta ihtiyati tedbir talepleri akabinde delil tespiti taleplerini reddettiğini, HMK madde 198 de esas alınarak dava konusu taşınmazdaki ayıplı ve eksik imalatlar ile işbu ayıplı ve eksik imalatların bedelinin tespiti için Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/4 D.İş sayılı dosyası sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, talepleri üzerine Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/4 D.İş sayılı dosyasından yapılan keşif neticesinde bilirkişi raporu tanzim edildiğini,

işbu bilirkişi raporunun 09.04.2025 tarihli delil dilekçeleri ekinde yerel mahkeme dosyasına sunulduğunu,

-Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan bilirkişi raporunun iddialarının doğruluğunu açıkça ortaya koyduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerekçelerini ortadan kaldırdığını, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/4 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde işbu bilirkişi raporunda yer alan ve dilekçelerinde yer alan tespitlerin dava dilekçelerinde ileri sürdükleri iddiaları açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunda hesap edilen bedellerin yaklaşık beş altı katı kadar eksik imalatların bedelleri elde olmayan nedenlerle tespit edilemediğini,

(fore kazık uygulamasının yapılmaması ( ki bu imalat tek başına tespit edilen bedelin beş altı katı kadar olduğunu), yağmur sızıntılarına ilişkin ayıplar, makina ekipmanların çalışmaması v.b)

-Buna göre davalı yanın sayın mahkemeye sunduğu 15.01.2025 tarihli cevap dilekçesinde yer alan; ''...Bu nedenle sözleşmede yazılı fore kazık uygulamasına davacı şirketin mimar ve proje mühendisleri ile ...yetkilileri tarafından vazgeçilmiştir.'' şeklindeki ve diğer açıklamalar ile fore kazık imalatı yapılmadığı ve bu konuda müvekkili şirkete herhangi bir bildirim yapılmadığının açıkça belirtildiğini, bugünkü imalat bedeli milyonlarca lira olan ve inşaat sektörünün en pahalı imalatı olan fore kazık imalatının,

taraflar arasında akdedilen sözleşmede kararlaştırılmış olmasına rağmen sonradan tehlikeden bahsedilip müvekkili şirketten herhangi bir yazılı onay alınmaksızın yapılmamasının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, ayrıca fore kazık imalatının işin neredeyse %50'si olduğu ve yapılmasının son derece önemli olduğunun açıkça ortada olduğunu, nitekim akdedilen sözleşmede davalının hak ettiği ücret bu imalat bedeli de hesaba katılarak kararlaştırıldığını,

bu durumda davalının kararlaştırılan bedelde herhangi bir indirim de yapmadığı dikkate alındığında haksız kazanç sağlamak amacı ile hareket ettiğinin açık ve net bir şekilde ortada olduğunu,

-Taraflarınca yukarıda içeriğini açıkladıkları Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan bilirkişi raporuna dayanarak yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmişse de yerel mahkemece usul ekonomisi, adil yargılanma ilkesi gibi önemli ilkeleri de göz ardı ederek usul ve yasaya aykırı bir karar ile tekrar ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini,

buna göre haklı iddialarını ispatlamak amacı ile mücadele eden müvekkili şirket için taraflarınca Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/4 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu yerel mahkeme dosyasına sunulduğunu ve işbu rapor da esas alınarak 09.04.2025 tarihli dilekçeleri ile yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunulduğunu, ancak yerel mahkemenin 11.04.2025 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, detaylı olarak izah ettikleri üzere müvekkili şirketin hak kaybına uğramaması adına ciddi bir emek sarf edildiğini,

tüm taleplerinin reddi nedeni ile taşınmazın bulunduğu yer olan Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nden delil tespiti yapıldığını, yetkili bilirkişiler tarafından davalının ciddi oranda ayıplı ve eksik imalatta bulunduğunun açık ve net bir şekilde ortaya konduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerekçelerinin ortadan kaldırıldığını ve yaklaşık ispat ölçüsü yakalanmış olmasına rağmen ihtiyati tedbir taleplerinin ısrarla reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

-Taleplerinin ret gerekçesinde her ne kadar HMK 401 maddesi doğrultusunda Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'ndeki delil tespitinin yok hükmünde olduğundan bahsedilmişse de bu gerekçenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ne HMK 401-4 maddesinde ne de HMK'nın diğer maddelerinde söz konusu delil despitinin geçersiz olacağına yahut yok hükmünde olacağına dair bir ibare olmadığını, HMK madde 198 doğrultusunda hakimin tespit edilen delili serbestçe değerlendireceğinin belirtildiğini, önceki taleplerinin reddi gerekçeleri dikkate alındığında hakimin usul ekonomisi ilkesi ve adil yargılanma ilkelerini de baz alarak HMK 198 doğrultusunda ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar vermesinin gerektiğini,

-Yerel mahkemeye sundukları ihtiyati tedbir talep dilekçesinde ayrıntılı olarak izah ettikleri üzere davalının takip bedelini tahsil etmesi halinde üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığı bulunmadığı hususu ve yerel mahkemeye sundukları bilirkişi raporundaki eksik imalatlar dikkate alındığında müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı bedeli sonradan tahsil edemeyeceği yüksek bir ihtimal olduğunu, nitekim müvekkili şirketin uğramış olduğu haksızlık karşısında yerel mahkemenizde dava ikame etmesinin, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nde delil tespiti talebinde bulunması bu konuda ciddi masraflar yapması,

davalının hakketmediği bir bedeli ödeyip daha sonradan tahsil edemeyeceği hususunun açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, halbuki icraya ödenen paranın davalıya ödenmemesi yönünde verilecek bir tedbir kararının hem müvekkilini koruyacağını hem de davalıyı zarara uğratmayacağını, ancak buna rağmen usul ve yasaya aykırı bir karar ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini,

-Mahkemenin 11.04.2025 tarihli ara kararında eksik değerlendirme, yetersiz gerekçelendirme ve hukuka aykırı olduğunun açık ve net olduğunu, ihtiyati tedbir kararının amacının, dava sonuçlanmadan önce hak kayıplarını önlemek olduğunu, mahkemenin sunulan delilleri Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinden temin edilen bilirkişi raporuna rağmen yetersiz görmesinin, karar gerekçesinin somut dayanaklardan yoksun olması ve ihtiyati tedbirin temel işlevini göz ardı etmesinin, bu kararın istinaf mahkemesi tarafından kaldırılmasını gerektirdiğini,

Belirterek 11.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.

Davacı vekili, davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 08.09.2022 tarihinde yapılan sözleşme ile davalının davacıya ait binanın keşif özeti başlığı altında belirtilen işlerin yapımını üstlendiğini, bu sözleşmenin akabinde aynı taşınmazda yapılacak başka işler için davalıyla 24.05.2023 tarihli ikinci sözleşmenin yapıldığını, davacının ödemelerini gerçekleştirdiğini, ancak davalı tarafından taahhüt edilen işlerin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp zamanında teslim edilemediğini, eksik ve ayıplı iş bulunduğunu,

davalı yüklenici tarafından haksız olarak icra takibi başlatıldığını belirterek açtığı menfi tespit davasında dava dilekçesinde icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, Mahkemece 13/12/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiği, bu karara yönelik davacı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine Dairemizin 20/02/2025 tarih 2025/267 Esas ve 2025/256 karar sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verildiği;

davacı tarafın 26.12.2024 tarihinde Mahkemeden delil tespiti talebinde bulunması üzerine Mahkemece 26.12.2024 tarihli ara kararla delil tespiti talebinin reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafça Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinden delil tespiti talebinde bulunduğu ve bu dosyada alınan bilirkişi raporuna ve yapılan tespitlere dayanarak Mahkemeden yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu.

Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin 11.04.2025 tarihli ara kararla reddine karar verildiği ve bu ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.

6100 sayılı HMK'nun 389/1. Maddesinde; " mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde,

HMK'nın 390/3. maddesinde; "tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

İİK 72/3. maddesine göre, "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararı karşılamak ve alacağın alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

6100 sayılı HMK'nın 401/4 maddesine göre, "dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu mahkeme yetkili ve görevlidir" düzenlemesinin bulunduğu; somut olayda davacı tarafın dava açıldıktan sonra asıl davanın görüldüğü mahkemenin delil tespiti talebini reddetmesi üzerine yetkili ve görevli olmayan Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yaptırdığı delil tespiti ve bu dosyada alınan bilirkişi raporuna dayanarak ihtiyati tedbir talebinde bulunamayacağı,

davacı tarafça yapılan ilk ihtiyati tedbir talebinden sonra dosya kapsamındaki delil durumunda bir değişikliğin bulunmadığı ve dosya kapsamındaki delillerin yaklaşık ispat ölçüsünde ihtiyati tedbir talebinin haklılığını ispat etmeye yeterli olmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararda usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1057 Esas sayılı dosyasından verilen 11.04.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL istinaf tedbir karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/921, K. 2025/886, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. İlk Derece Mahkemesi Ara Kararının Özeti
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Deliller, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/921
Karar No
2025/886
Tarih
17 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/923 K.2025/1172
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/923 K.2025/996
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/925 K.2025/782
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/925 K.2025/1048
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/925 K.2025/1058
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2025/926 K.2025/982

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.