KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/1360
- Karar no
- 2024/459
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/01/2020
- Numarası
- 2016/237 Esas 2020/15 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 27/02/2024
- Karar yazım tarihi
- 27/02/2024
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının taşımacılık işinden kaynaklı alacağını davalıdan alamadığı gerekçesi ile 2 adet fatura bedelinin davalıdan tahsili amacıyla İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2015/18326 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, borca itirazın iptali ile yapılan takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilk olarak yetki itirazında bulunduklarını, davalı şirketin adresinin İstanbul olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Adliyesi olduğunu, davacının ödemesini almadığını belirttiği, davalı şirketin muhasebe kayıtlarına almadığı ve hukuk biriminin itiraz ettiği 97.940,00-TL'lik alacağın sistemde sahte fatura numaralı 140.184,00-TL ödenen seferlerin karşılığı olduğu tespit edildiğini, bu ödemelerin ve sahte fatura numarası girişlerinin ... tarafından yapıldığının tespit edildiğini,
dekontun üzerinde yazan tedarikçi ya da yetkili şoför adı haricindeki yetkisiz ve kim oldukları tespit edilemeyen farklı isimlerin imzaları "Hatalı" olup prosedür dışı toplam ödeme tutarının 102.200,00-TL olduğunu, ... ve ... hakkında İzmir CBS'nin 2016/24711 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunduklarını, davanın gerek müvekkili şirket nezdinde doğan zararlarının gerekse de kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı tarafından iddia edilen zararın doğmasına neden olan ...'e yöneltilmesi gerekirken müvekkili şirkete yöneltilmiş olmasından dolayı davanın husumet yönünden reddine ve davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...Dava, İİK'nun 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının, davalının alt taşıyanı olarak taşıma işini gerçekleştirip gerçekleştirmediği, gerçekleştirmiş ise söz konusu fatura alacağına hak kazanıp kazanmadığı, alacağın varlığı ve miktarı ile mahkememizin yetkili olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. Her ne kadar davalı vekili yetki itirazında bulunmuş ise de; TTK 890 maddesi göz önüne alınarak malın teslim alındığı ve teslim için öngörülen yer fiili taşıyıcının yerleşim yerinde dava açılması mümkün olmakla, malın teslim alındığı ve fiili taşıyıcının yerleşim yeri göz önüne alınarak yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasında taşımacılık faaliyetine dayalı ticari ilişki bulunduğu, her ne kadar davalı tarafça davalının eski çalışanı olan ...'in sahte faturalar düzenleyerek alacak oluşturduğu belirtilmiş ise de; adı geçen hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1648 sayılı dosyasında yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara itiraz üzerine itirazın reddedilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davacının davalıdan 97.940,00 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, ancak davalı defterlerinde ilgili faturaların kayıtlı olmadığı, davalı taraf her ne kadar ödeme yapıldığını iddia etmekte ise de; ödemeye ilişkin yazılı herhangi bir belge sunulamadığından davacının davasının kabulü ile, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile; Davalının İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2015/18326 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İİK'nun 67. Maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 19.588,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu faturaların dayandığı taşıma işine nazaran malları kendi aracına yüklediğine dair ve davacının aldığı malları carrefour'a teslim ettiğine dair mal yükleme irsaliyesini dosya kapsamına sunmadığını, işin yapıldığını ispat edemediğini, malın teslimi ve carrefour'a teslimindeki irsaliye ve evrakların imza incelemesi yapılmak sureti ile taşıma işleminin gerçekten yapılıp yapılmadığının aydınlatılması gerektiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında hükme esas aldığı bilirkişi raporundan alıntılar yaptığını ancak;
bilirkişi raporunda borca karşılık ödeme yapıldığına dair beyanlarının bulunduğu iddiasının tamamen yanlış yorumdan kaynaklandığını, dava konusu ve dayanağı olmayan faturaların ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dayanılarak davanın kabulüne karar verildiğini, soruşturma kapsamında incelenen 2013-2014 yıllarına ait defterler ile 2015 yılına ait işbu dava konusu faturaların hiçbir ilişkisi bulunmadığını, eksik inceleme sonucu verilen kararın kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dava dışı ... tarafından gönderilen müzekkere cevabına göre davacının davaya konu fatura konusu taşımaları, davalı adına yaptığının davalının mutabakatı ile ortaya konulmuş olmasına, davalının cevap dilekçesinde ;
davacının ödemesini almadığı bedelleri şirket kayıtlarına göre fazlasıyla almış olduğunu, şayet almamış ise de bu ödemeleri ...'in yapmış gibi gösterdiği fakat yapmayıp kendi uhdesine geçirmiş gibi göstererek kendilerini zarara uğrattığını iddia etmesine rağmen bu iddialarını ispatlar nitelikte delil sunamamasına, fatura konusu taşımaların davacı tarafça yapılmış olmasına ve davalının buna ilişkin ödeme belgelerini sunmamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1360, K. 2024/459, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama