KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Esas no
- 2020/1382
- Karar no
- 2024/822
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/03/2020
- Numarası
- 2017/668 Esas 2020/259 Karar
- Dava
- ALACAK
- Karar yazım tarihi
- 18/04/2024
Karar Metni
1.670 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/668 Esas ve 2020/259 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 13/06/2017 tarihli dava dilekçesi ile, davacı şirketçe 123600754 no ile tanzim edilen, sigortalısı ... Şti olan Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi tahtında sigortalanan trafo emtiası 186214 nolu fatura tahtında Meksika'da faaliyet gösteren ... firmasına satıldığı, Anılan emtea ER12016000000672 nolu ve ER12016000000673 nolu faturalar tahtında deniz ve kara nakliyesini üstlenen davalı ...
Şti firma sorumluluğunda ve ... 956838809 nolu konşimento tahtında alt taşıma işini üstlenen ...
AS sorumluluğunda, ... isimli gemiye tam ve eksiksiz şekilde yüklendiği, Emtia deniz nakliyesinin ardından Meksika'nın Manzanillo limanına tahliye edildiği, liman sahasında yapılan kontrollerde konteynerin akarlı ve içindeki emtianın hasarlı olduğu tespit edilerek alıcı firma yetkilileri tarafından tutanak tutulduğu, hasarlı trafolara ilişkin olarak alıcı firma sorumluluğunda onarım yapıldığı ve 15.189,50 USD bedelli fatura tahtındaki zarar onarım bedeli 25/10/2016 tarihinde sigortaya ödendiği,
davacı şirketin hasar bedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK m 1472 (ETTK m 1301 ve BK m 183 (EBK m. 162) vd hükümleri uyarınca sigorta ettiren yerine kaim (halef) olduğu ve zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü talep ve dava hakları davacı şirkete intikal ettiği,
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 15.189,50 ABD Doları alacağın ödeme tarihi olan 25/10/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları'nın dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte TBK md 99 uyarınca fiili ödeme günündeki Türk Parası karşılığının, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı taraflara tebliğ edilmiş, davalı ...
Şti ne 28/06/2017 tarihinde tebliğe rağmen yanıt dilekçesinin 05/09/2017 tarihinde verildiği ve süresinde olmadığı tespit edilmiş, davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile, dava dilekçesinin davalı şirket çalışanına tebliğ edildiğini, ticarethanenin muamelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline tebliğ edilmesi gerektiğinden davalı şirkete usulüne göre tebliğ edilmediğini, tebligatın usulüne uygun şekilde yapıldığı düşünülse dahi taraflarınca sunulan delillerin göz önüne alınması gerektiğini, davalı şirketin dava konusu somut olayda taşıyan sıfatının bulunmadığını,
davalı şirketin taşıyan sıfatına haiz olduğu kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı şirket tarafından emtiadaki hasarın emtia davalı şirketin hakimiyet alanındayken gerçekleştiğine dair hiçbir delil sunulmadığını, emtiadaki hasarın emtia davalı şirketin hakimiyet alanındayken gerçekleştiğini kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava dışı sigortalı 6102 sayılı TTK md 1185 uyarınca bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunduğunu kabul anlamına gelememek kaydıyla varsa da bu sorumluluğunun TTK 1186 uyarınca hesaplanması gerektiğini, davanın reddini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüş ancak dilekçenin süresinde olmadığı görülmekle dayanılan deliller yönünden herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirir husus olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ... A/S e izafeten Acentesi sıfatı ile ... A.Ş.
Vekili tarafından verilen 06/09/2017 tarihli yanıt dilekçesi ile, uluslararası yetki itirazında bulunulduğu, düzenlenen 956838809 nolu konşimentoya göre, 5718 sayılı MÖHUK md 47/1 e göre, Türk mahkemelerinin yetkili olmadığı, Londra Mahkemelerinin yetkili olduğu, konşimentonun taraflar arasında taşımaya ilişkin sözleşme niteliğinde olduğu, davacının sigortalısına halef olmadığı, bu nedenle aktif dava ehliyetinin olmadığı, ayrıca TTK md 1185 uyarınca hasar ihbarının süresinde yapılmadığı, bu durumda taşıyanın sorumluluğunun doğmadığı, usulüne uygun şekilde yük üzerinde her iki tarafın da iştiraki ile inceleme yapılmadığı,
yüklerin kara nakliyesinin davalı şirket tarafından üstlenilmediğini, hasar dışında bağlantılı giderlerin tazmininin mümkün olmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Davalılar vekilleri tarafından verilen yanıt dilekçleri ayrı ayrı davacı vekiline tebliğ edilmiş davacı vekili tarafından verilen 25/09/2017 tarihli dilekçe ile, davalı şirkete yapılan tebligatın daimi çalışanı tarafından tebliğ alınmak ile usulüne uygun tebligat yapıldığını, HMK gereğince süresinde cevap ve delil ibrazı yapılmadığını, konşimentonun arka yüzünde yetkili mahkemelerin belirlendiğini, Londra Mahkemeleri'nin imzanın işbu taşımaya yönelik ihtilaflarda yetkili olduğunu dolayısı ile iş bu davanın yetkisizlik ile reddi gerektiğini belirtmiş ise de anılan beyanların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
CIF satışta hasarın geçtiği an arasında fark olmadığı, gemi küpeştesini aştığı andan itibaren malın hasar ve zararının alıcıya geçtiğini söz konusu konteyner muhteviyatı malların nefi ve hasarı ile sigorta yaptırma yükümlülüğünün alcısına ait olduğunu, davacı şirketin malın alcısının haklarına halef olamayacağından rücu hakkı olmadığını belirterek husumet itirazında bulunduğunu, anılan beyanların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup itibar edilemeyeceğini, davacı şirketin anılan hasarın tamamını sigortalıya ödemiş olduğunu,
BK m 183 (EBK m 162) vd hükümleri uyarınca davalı dahil ve fakat bununla sınırlı olmaksızın ücüncü şahıslara karşı olan tüm alacak, takip ve dava haklarını davacı şirkete devir ve temlik olduğunu, davalıların TTK m 1186 uyarınca sorumluluklarının sınırlı tutulması gerektiğini,
15.189,50 ABD doları alacağın ödeme tarihi olan 25/10/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları'nın dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevdiat hesabına gödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte TBK md 99 uyarınca fiili ödeme günündeki Türk parası karşılığının yargılama gideri ve vekalet ücreti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılardan ... A/S e izafeten Acentesi sıfatı ile ... A.Ş. Aleyhine açılan davanın ayrılmasına karar verilmiş, ayrılan davanın 2018/147 esas numarasını aldığı görülmüştür.
Yargılamaya davalı ... Ltd. Şti aleyhine açılan dava yönünden devam olunmuştur.
Dava davacı şirket tarafından sigortalanan taşımaya konu emtianın taşıma sırasında hasar gördüğü ve hasar bedelinin sigortalıya ödenmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı iddiasıyla ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemi ile açılan tazminat davasıdır.
Davacı şirket tarafından dava dışı ... Şti. İle aralarında düzenlenen 123600754 nolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile bu poliçeye dayalı olarak düzenlenen hasar dosyasının davacı vekili tarafından dava dilekçesine ekli olarak dosyaya sunduğu görülmüş, taşımaya ilişkin belgelerin usulüne uygun şekilde çevirileri yaptırılarak davacı taraf aracılığıyla dosyaya sunulması sağlanmıştır.
Dosya, zararın meydana gelmesinde, tarafların kusur durumunun ve talep edilen zarar miktarının dosyadaki verilere uygun olup olmadığının tespiti ve hesaplanması için bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/10/2019 tarihli raporun içeriğine göre, her ne kadar CIF teslim şekli uygulaması hatalı olsa da, hukuken geçerli bir sigorta poliçesinin varlığının ve sigorta ettiren tarafından prim ödeme borcunun ifa edilmesi karşısında davacı sigorta şirketinin gerçekleşen riziko tazminatını ödemekle yükümlü olduğu,... e davacı ...
Sigorta şirketi tarafından 15.189,50 USD ödeme yapıldığı, Davacı ... Sigortanın TTK 1472 maddesi uyarınca halefiyet hakkı olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta taşımaya konu trafoların dava tarihindeki onarım bedelinin 15.189,50 USD olabileceği, 28.070,00 SDR sorumluluk üst sınırı olarak belirlenmesi gerekmekte olup davacı ...
Sigorta'nın gerçek zararı olan 15.189,50 USD den 28.070 SDR ile sınırlı olarak davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonuç ve kanaatini bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği taraf vekillerinin beyan dilekçelerini dosyaya sundukları görülmüştür.
Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan emtianın taşınmasına ilişkin olarak taraflarca CIF teslim şeklinin uygulanmasının kararlaştırıldığı, bu hususunun fatura ve ihracat beyanamelerinde CIF kaydının gösterilmesi nedeniyle tespit edildiği, zira sigorta poliçesinde sigortalı ve sigorta ettirenin dava dışı .... Şti.'nin gösterildiği görülmüştür.
Davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme üzerine TTK md 1472 uyarınca, sigorta ettirenin haklarına halef hale geldiğinin, düzenlenen sigorta poliçesi uyarınca gerçekleşen rizikodan doğan zararın tazminini isteme hakkının sigortalanan yönünden doğduğu, ayrıca davacı tarafça zararı tazmin etmiş olması nedeniyle halefiyet hakkının doğduğunun kabulü gerekmiştir.
Somut olayda sigortalanan emtianın taşıması sırasında emtiada oluşan zararın davalı şirketin sorumluluğunda bulunduğu süreçte oluştuğu, bunun aksini ispatlayacak delilin davalı tarafça ispatlanamadığı, teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemeye göre taşımaya konu trafoların dava tarihi itibariyle onarım bedelinin 15.189,50 USD olduğu,
TTK md 1186 hükmü uyarınca, taşıyanın sorumluluğunun üst sınırının belirlenmesinde koli veya ünite başı 666,67 özel çekme hakkı veya kaybolan yada hasara uğrayan eşyanın gayrisafi-brüt ağırlığının her bir kilogramı için iki özel çekme hakkı üzerinde yapılan hesaplamada 28.070,00 SDR sorumluluk üst sınırının belirlendiği, talep edilen bedelin bu üst sınır altında kaldığı...'' gerekçesi ile.
Davanın KABULÜNE, 15.189,50 USD'nin ödeme tarihi olan 25/10/2016 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa Mad. 4-a uyarınca devlet bankaları tarafından açılan vadeli döviz mevduat hesabına işletilen en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalı ... Şti'nden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, tebligatın usulsüz olduğunu, davalı müvekkilinin taşıyan sorumluluğuna ve taşıyan sıfatına haiz olmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve yanlış olduğunu, ek rapor veya yeni rapor taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, doğan zarardan dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunduğunun davacı tarafından ispatlanamadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesinden doğan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmalıdır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, davalı şirket tarafından navlun faturasının kesilmesi nedeniyle TTK'nun 1138. maddesi gereğince akdi taşıyan sıfatının bulunmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1382, K. 2024/822, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama