İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1587 K.2024/447

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2020/1587Karar2024/447Tarih22 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Şubat 2024
Dosya no
2020/1587
Karar no
2024/447
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/02/2020
Numarası
2017/587 Esas 2020/83 Karar
Davanın konusu
Sözleşmenin İptali
Bam karar tarihi
22/02/2024
Karar yazım tarihi
22/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça davacı şirketler ile iletişime geçilerek ... hizmetleri sunulduğu, bu kapsamda şirkete özel bir sanal santral sistemi kurulması ile anons, ses kayıt, faks to mail, sınırsız görüşme dakikaları ile sms sistemi ve yeni nesil dijital telefon ve diğer cihazların bedelsiz verileceğinin taahhüt edildiğini, bu kapsamda davacı şirketlere "...

Telekominikasyon Hizmetleri Başvuru Formu" imzalattırıldığını, davacı şirketlerin yetkili ve ortaklarının aynı olup aralarında organik bağ bulunduğunu, sunulan başvuru formlarının her ikisinin şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığını, yine yapılan yazışmalar ve sunulan tekliflerin şirketlerin ortak yetkili ve çalışanları tarafından gerçekleştiğini, dava sonucunda verilecek kararın davacıları etkilemesi nedeni ile birlikte dava açıldığını, imza atılan formlar öncesinde sunulan tekliflerde görüleceği üzere tüm hizmetlerin ...

A.Ş. kapsamında verileceğinin beyan edildiğini, ...'dan gelen aylık faturaların kaldırılarak yıllık olarak alınacağı hususunun formlara yazıldığını ve davalıya ait firmanın logosunun dahi bu servis sağlayıcısına benzetilerek haksız kazanç sağlandığını, firmanın internet adresinin de www...com olduğu, burada dahi ...

A.Ş. hizmetleri dışında başkaca herhangi bir servis sağlayıcısından bahsedilmediğini, aksine hem logo hem internet adresinin açıkça benzerlik içerdiğini ve bu güvence ile başvuru formunun imzalandığını, 10/04/2017 tarihli başvuru formuna istinaden davalı tarafından davacılardan ... Şti.'ye 4.000,00 TL, ...

Şti.'ye 1.000,00 TL olmak üzere 5.000,00 TL bedelli, 06/04/2017 tarih 17986 ve 17987 nolu iki adet fatura keşide edildiğini ve söz konusu fatura bedelinin davacılar tarafından banka havalesi yolu ile davalıya 06/04/2017 tarihinde ödendiğini, ödeme yapılmasına karşılık edimlerin yerine getirilmediğini, davacı şirketler ile imzalanan başvuru formuna istinaden kullanılan hakların iptal edildiğini ve buna karşılık telekom hattı yerine ... hatlı servis sağlayıcısına geçirildiğini, yine santral ve hatların kurulumunun eksik yapıldığını,

davacılara davalı tarafından tahsisi taahhüt edilen ve faturada açıkça yer alan yeni nesil dijital telefonların hiçbirinin teslim edilmediğini, eksik ve hatalı yapılan işlem nedeni ile davacıların faks ve pos cihazlarının çalışmadığını, dışarı arama yapılamadığını ve dışarıdan gelen aramaların bağlanamadığını, yaşanan sorunun ciddi boyutlara ulaştığını, bu nedenle davacı şirketlerden ....

Şti.'nin müşterilerinden Aydın Nazilli Devlet Hastanesi ve Katip Çelebi Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gönderilen faksların faks hattının çalışmaması nedeni ile alınmadığını ve bu nedenle iki ayrı ihtara maruz kalındığını, ihale şartları gereği yaptırım uygulanma ihtimalinin yüksek olduğunu ve ticari itibarinin ciddi kayba uğradığını, hatların iptal edilmesi sonrası yeni santral ve hat kurulumunun yapılması, teknik sorunların giderilmesi,

cihazların teslim edilmesi ile ilgili gerek sözlü gerekse yazılı davalıya bir çok kez ihbarda bulunulduğunu, 21/04/2017 tarihinde ihtarname düzenlendiğini, başvuruların sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine İzmir 20. Noterliği'nin 28/04/2017 tarih 06364 nolu ihtarnamesi ile taraflar arasında mevcut sözleşmenin feshedildiğini ve davacılar tarafından ödenen 5.000,00 TL'nin 3 gün içinde iadesinin talep olunduğunu, ihtarname ile davacılara keşide edilen 5.000,00 TL bedelli iki adet faturanın da iade edildiğini,

buna karşılık davalı tarafından Bornova 1. Noterliği'nin 04/05/2017 tarih 10822 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek iadenin yapılmayacağının cevaben bildirildiğini ve iade faturasının düzenlenmediğini bildirmiş ve davacıların ... A.Ş. hizmetlerinden faydalanacakları düşüncesi ile hata ve hileye düşürülerek yaptırılan fatura ödemelerinin mevcut hatların iptali ile hatların kullanılmaz hale gelmesinden dolayı semeresiz kaldığını, ...

A.Ş.'ye davacı şirket yetkilisinin araması üzerine şikayet başvurusunda bulunulduğunu, görüşmelerin celbi halinde durumun açıklığa kavuşacağını ve Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulacağını bildirmiş ve davalı tarafça edimin yerine getirilmemesi nedeni ile ödenen .... Şti. için 4.000,00 TL,....

Şti. için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 08/05/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davacılara ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nun şahıs şirketi olarak ... bayiliği yaptığını, müşteriler ile yapılan görüşmeler sonucunda ... sözleşmesini imzalayarak ... müşteri olduklarını, davalının internet üzerinden görüşme ve yazışmalarının yapılmasına aracılık faaliyeti gösterdiğini, davacıların imzalanan sözleşme gereklerini tam ve eksiksiz yerine getirilmediğinden sözleşmenin iptalini talep ettiklerini ve dava konusu dışına çıkılarak davalıyı kötülediklerini, davalı tarafından taahhüt edilen tüm edimlerin yerine getirildiğini, sistemin aktif çalışır halde teslim edildiğini, kontrollerinin yapıldığını,

davacının faks konusunda sıkıntı yaşadığını, bu durumun da davalı sorumluluğunda olmadığını, davacılara kurulan sistemde faks to mail bulunduğu, faks to mail sisteminin internet üzerinden çalıştığını, eski sistemde ise bakır kablo üzerinden işlediğini, sistem farklılığı bulunduğunu, teknik anlamda cihazların uyuşmaması nedeni ile davacının problem yaşadığını, davalı tarafından sağlanabilecek tüm hizmetlerin tam ve eksiksiz sağlandığını, zarar talebi ve ödemelerin iadesi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacıların imzaladıkları sözleşmenin diğer tarafının ... olduğunu, bir zarar oluşacak ise sorumluluğun ...'e ait olacağını,

sözleşme iptalinin haklı bir sebebe dayanmadığını bildirmiş ve davanın ... Şti.'ye ihbarını ve davanın reddi ile sözleşme iptali halinde davalı zararının davacılar tarafından karşılanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE

"...Dava sözleşme gereği faturaya dayalı olarak ödenen paranın sözleşme iptali ile davalıdan tahsiline yönelik taleptir.

Taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda ihtarname suretleri, taraflar arasında sistem kurulumuna dair yapılan görüşme kayıtları, ... Ltd. Şti. kayıtları ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılğı'nın 2017/53601 Hazırlık sayılı dosyası celbedilmiş ve incelenmiştir. Söz konusu hazırlık evrakından takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.

İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/546 Esas sayılı dosyası celbedilmiş, davacısının ... Şti. olduğu, davalısının ... olduğu ve İzmir 13. İcra Dairesi'nin 2017/14144 Esas sayılı takibe vaki itirazın iptali hususunda olduğu, sözleşme gereği alacak talebinde bulunulduğu, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.

İzmir 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2017/1001 Esas sayılı dosyası dosya içerisine celbedilmiş, davacısının ..., davalısının ... A.Ş. olup, menfi tespit konulu olduğu, derdest bulunduğu anlaşılmıştır.

Belkahve Vergi Dairesi ve Bayraklı Vergi Dairesi yazı cevapları ile İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/587 Esas sayılı dosyası celbedilmiş ve incelenmiştir.

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/202 Esas 2018/469 Karar sayılı karar sureti dosya içerisine alınmış ve söz konusu dosyada davacının ... Şti., davalısının ... olduğu ve yapılan yargılama sonunda Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verildiği görülmüştür.

Taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda davalının davacı işyerinde kurulumunu gerçekleştirdiği aygıtın atıl ve kullanılmaz durumda olduğu, sözleşmedeki edimleri tespit sırasında yerine getiremiyor olduğu, kurulumun gerçekleştirdiği cihazın doğru ayarlamalar yapıldığında sözleşme gereklerini karşılayabilecek nitelikte olduğu, cihaza bağlı çalıştığı düşünülen faks cihazının kullandığı T38 portunun gelen faks ve ses çağrılarının yanıtlanabilmesi için ayrı bir cihaz kullanımını gerektirdiği ancak davalı tarafından ikinci bir cihaz kullanılmadığı,

davacıya sağlanan cihazların umulan faydayı sağlamayacağı, davalının kabule zorlanamayacağı, ... düzeneğinin bulunmadığını, davacıların ayrı tüzel kişilikler olduğu ve buna göre ... Şti. için 4.000,00 TL, ... Şti. için 1.000,00 TL'nin davalı tarafından iadesi gerektiğini bildirmiştir.

Davalı söz konusu rapora incelemenin inceleme tarihi itibari ile gerçekleştirildiğini, ... A.Ş.'de de inceleme yapılarak ek rapor alınmasını talep etmiştir.

Davalı ...'nde kaydı bulunduğu saptanmış ve bu yönde tacir sıfatını taşıdığı düşünülerek mahkememiz görevli kabul edilmiş ve buna göre alınan bilirkişi raporu çerçevesinde taraflar arasındaki sözleşmenin davacılar tarafından umulan faydayı sağlamadığı, bu itibar ile sözleşmenin devamına zorlanamayacağı, davalı edimlerinin sözleşme gereği usulünce yerine getirilmediği, davacı şirketlerin ihtarının yerinde olduğu değerlendirilmiş, bu değerlendirme üzerine davanın kabulü uygun görülerek ihtar tebliğ tarihi ve verilen süre dikkate alınarak temerrüt tarihi 08/05/2017 olarak belirlenmek sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun görülmüştür, gerekçesi ile, "Davanın kabulüne,

4.000,00 TL'nin davacı ... Şirketi'ne, 1.000,00 TL'nin ... Şirketi için olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin ihtar tebliğ tarihi ve verilen 3 günlük yasal süre dikkate alınarak 08/05/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacılara verilmesine,"şeklinde karar verilmiştir,

Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararın kabul edilemez ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafların, müvekkili tarafından sunulan hizmeti kullanmasına rağmen, sanki süresi içinde cayma hakkını kullanan bir tüketici gibi hareket ettiğini ve yerel mahkemeninde maalesef bu şekilde bir değerlendirme yaptığını, halbuki, davacıların tacir olduklarını ve basiretli davranmakla yükümülü olduklarını, iddia ettikleri gibi, kandırılmaları, müvekkiline ait şirketin ... şirketiyle benzerlik taşıması,

bilinçsiz bir şekilde müvekkiliyle bir sözleşme akdetmiş olmaları gibi durumların kesinlikle kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun aynısının hüküm olarak alınmış olup bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin eksik inceleme yaptığını, bu hususun dahi verilmiş olan hükmün kaldırılması için hukuken yeterli bir sebep olduğunu, bilirkişinin davacının iş yerine giderek cihazlar üzerinde tespit yaptığını ve cihazların atıl durumda olduğunu ifade ettiğini, ancak bilirkişinin ve dolayısıyla mahkemenin göz ardı ettiği hususun, bilirkişi tarafından iş yerinde yapılan cihaz incelemesinin 13/03/2019 tarihinde yapıldığını,

ancak davacılar tarafından müvekkiline 28/04/2017 tarihinde sözleşmenin feshine ilişkin ihtar çekildiğini, tüm bu süreçlerde müvekkilinin sunması gereken hizmeti eksiklik olarak sunmak istemeye devam etmek istese de, davacılar tarafından kendilerine verilen cihazların sökülüp atıl hale getirildiğini, ihtar ile bilirkişi incelemesi arasında yaklaşık 2 yıl gibi bir süre olduğunu, 2 yıllık bu süreç zarfında sökülen ve kullanılmayan, temizliği dahi yapılmayan cihazların atıl hale düşmesi kadar doğal bir durumun olamayacağını, bunun sorumlusunun kesinlikle davacılar olup müvekkilinin olmadığını,

cihazların bir yıldan fazla süredir kullanılmadığını, ayarlarının tekrar yapılması durumu söz konusu olduğunda cihazın çalışacağını ve tüm edimleri yerine getireceğini, davacı tarafından sunulan hizmetin eksiksiz olduğunu, davacının tüm edimlerini yerine getirdiğini ve kendisine kusur izafe edilemeyeceğini, davacıların sadece fax konusunda sıkıntı yaşadığını, davacının tüketici olmadığını ve cayma hakkını kullanamayacağını, beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; feshedilen sözleşme gereği ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanunun 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2020 tarihinden itibaren ise bu sınır 5.390,00 Türk Lirasıdır. Davalı tarafın istinafa konu ettiği miktarın kabul edilen 5.000,00 TL olması nedeniyle 04/02/2020 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/2829 esas ve 2019/4446 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)

Somut olayda; mahkemece davalı yönünden verilen verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)

Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir.

Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının davalıdan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklamalar ışığında HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince davalı yönünden verilen mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,

2-Davalının yatırmış olduğu 85,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 148,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davalıya iadesine,

3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1587, K. 2024/447, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1587
Karar No
2024/447
Tarih
22 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/1648 K.2024/241
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/1649 K.2024/125
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1824 K.2024/291
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1860 K.2024/292
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1862 K.2024/273
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1874 K.2024/178

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.