KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Dosya no
- 2020/87
- Karar no
- 2023/2131
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/11/2019
- Numarası
- 2018/912 Esas 2019/1038 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 21/11/2023
- Karar yazım tarihi
- 21/11/2023
Karar Metni
1.664 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;
Davacı vekili 07/08/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki sebebiyle aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı borçlunun müvekkiline ödemesi gereken cari hesap borcunu ifa etmekten imtina ettiğini, bu nedenle borçlu aleyhine İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2018/7626 E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı borçlu şirket tarafından borcun tamamına itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek davanın kabulüne, davalının alacağı semeresiz bırakmak gayesiyle haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı borca itirazının iptali ile takibin devamına,
kötü niyetli davalı borçlu şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 05/09/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, genel yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri olan Manisa Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki taleplerinin yersiz olduğunu ve mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin bu takibe dayalı hiçbir borcu bulunmadığını beyan ederek yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, yetki itirazlarının kabul görmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, itirazın haksız olup olmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
DELİLLER
Taraf şirketlerin ticaret sicil kayıtları, cari hesap ekstresi dosyamız arasındadır.
Mahkememizce Yunus Emre V.D.ne müzekkere yazılarak celp edilen davalı şirketin 2017-2018 yıllarında ait BA-BS formları dosyamız arasına alınmıştır.
İzmir 13.İcra Dairesinin 2018/7626 E.sayılı dosyası sistem üzerinden celp edilmiş, dosyanın incelenmesinde; alacaklı/davacı şirket tarafından borçlu/davalı şirkete karşı, 20/06/2018 tarihli (örnek 7) ödeme emri ile, 16.819,20 TL asıl alacağa istinaden takip tarihinden itibaren işleyecek %9,75 Avans faizi ile birlikte ilamsız takip yoluyla takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçlu şirkete 09/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlu şirket vekili tarafından borca, faize, takibe ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın SMMM bilirkişisi ...' a tevdi ile davacı defterleri üzerinde inceleme yaparak taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında rapor düzenlenmesi istenilmiş, SMMM bilirkişisi tarafından tanzim edilen 27/02/2019 havale tarihli raporda özetle; Davacı şirkete ait ticari defterlerin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu, e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratının alındığı usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu,
Davacı şirket ticari defterlerinde: İcra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 101.833.41 TL borçlu olduğu,
Davacı şirketin takip talebinde takip tarihine kadar faiz isteminde bulunmadığı, takip tarihinden itibaren asıl alacak için %9,75 Avans faizi oranında ve değişen oranlarda faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunduğu, davalı tacirin borcunun dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 19/1. maddesi uyarınca ticari nitelik gösterdiği, bu davanın aynı Kanun'un 4/1. madde hükmü uyarınca nispi ticari dava olduğu, tacirler arası bu sözleşmenin aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinin de bulunduğu, dolayısıyla ticari işlerde 3095 sayılı Yasa'nın değişik 2/2. maddesi gereğince avans faiz oranı üzerinden faiz istenilebileceği,
Davacı takip talebinden sonra asıl alacağa %9,75 faizi oranında faiz isteminde bulunmuş olup işin ticari nitelik gösterdiği ve avans faizi üzerinden faiz istenebileceği, Merkez bankası verilerine göre bu oran 9,75 olup, davacının da takip tarihinde geçerli avans faiz oranı üzerinden faiz isteminde bulunduğu belirtilmiştir.
Davalının defter incelemesi için Manisa Nöb.Asliye Hukuk Mahkemesi ' ne talimat yazılarak; dosyanın bir SMMM bilirkişiye tevdii ile taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davalının davacıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, hususlarında rapor düzenlemesi istenilmiş, talimat Mahkemesince dosyanın SMMM bilirkişi ...' e tevdii edildiği ancak SMMM bilirkişisinin talimat Mahkemesine sunmuş olduğu 29/03/2019 havale tarihli dilekçesinde; davalının ticari defterlerinin bulunduğunu beyan ettiği adrese gidildiğinde evrakların hazır olmadığının görüldüğünü, sonrasında şirket yetkilisi ile bir çok kez telefon ile görüşüldüğünü, davalı tarafın defterleri ibraz etmediğini bu nedenle bilirkişi raporunun hazırlanamadığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizce davacı vekiline davaya konu cari hesabın faturalara mı ilişkin olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen karşılıksız çeklerinde davaya konu edilip edilmediği hususunda beyanda bulunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı vekilince mahkememize sunulan 24/05/2019 tarihli açıklama dilekçesinin değerlendirilmek suretiyle dosyanın kök raporu düzenleyen SMMM bilirkişisi ... a tevdi ile çeklerin takibe konu edilmediği belirtildiğinden davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen 19/09/2019 havale tarihli ek raporda özetle; Davacı şirkete ait ticari defterlerde icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 101.833,41 TL borçlu olduğu,
Davacı şirket ticari defterlerinde toplam bedeli 125.000,00 TL olan 3 adet karşılıksız çek ve 2 adet senet kaydının yapıldığı,
Takdiri mahkemeye ait olmak üzere; Tüm bu kayıtların (125.000,00 TL) icra takip tarihindeki bakiyeden mahsubu halinde davalı şirketin (101.833,41 -125.000,00 =) 23.166,59 TL alacaklı durumu geleceği, senetlerin dahil edilmeyip, toplam bedeli 65.000,00 TL olan karşılıksız çeklerin icra takip tarihindeki bakiyeden düşülmesi halinde Davalı şirketin (101.833,41 - 65.000,00 =) 36.833,41TL borçlu olacağı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafça davaya konu cari hesaptan kaynaklı davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının takibe itiraz etmesi sonucu davacının mahkememize itirazın iptali davası açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti için davacı defterleri üzerinde inceleme yapılarak SMMM bilirkişisi ...' dan aldırılan 27/02/2019 havale tarihli rapor ve 19/09/2019 havale tarihli ek raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkememizce itibar edilmiş, ancak davacı tarafça, davacı defterlerinde kayıtlı olan karşılıksız çeklerin takibe konu edilmediği belirtildiğinden, SMMM bilirkişisiden aldırılan 27/02/2019 havale tarihli asıl raporda.
2017 yılı sonunda davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirketin 11.530,85 TL borçlu olduğu, 2018 yılı ticari defterlerinde 2017 yılından devredilen bakiyenin 11.530,85 TL olduğu, 2018 yılında icra takip tarihine kadar toplam 33.082,56 TL fatura düzenlendiğinin belirtildiği, yani davacı defterlerine 2017-2018 yılları borç toplamının 44.613,41 TL olduğu, yine davacı defterlerine göre davalı tarafça toplam bedeli 51.000 TL olan 4 adet çek ile ödeme kaydı yapıldığı, dolayısıyla davalı tarafın toplam 51.000 TL olan 4 adet çek ile davacıya olan borcunu fazlasıyla ödemiş olduğu,
davacının davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı vicdani kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirket arasındaki cari hesap dökümüne göre, davalı-borçlu borcunu ödemediğinden aleyhine icra takibi başlatıldığını, bilirkişi raporundan müvekkili lehine delil vasfını haiz şirket ticari defterlerinde;
icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 101.833,41-TL borçlu olduğunun, aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının olduğunun belirtildiğini, davalı yan kötü niyetli olarak ticari defterlerini Mahkemeye ibraz etmekten kaçındığını ve delil olarak dayandığı ticari defterlerinin incelenmesinden vazgeçtiğini, takip tarihi itibariyle, mahkemece borcun ödendiği kapsamında değerlendirilen çekler, cari alacak hesabında gösterilmemiş olup, bu çekler karşılıksız oldukları için saklı hak kapsamında bu dosyada takibe konu edilmediğini, takas mahsup işleminin talep edilmediği bir ortamda,
karşılıksız çıkan çeklerin “örnek 7” icra takibine konu edilmesinin de beklenemeyeceğini, bu sebeple, yerel mahkemenin ödenmeme ya da takibe konu edilmeme ihtimali bulunan karşılıksız çekleri mahsuba konu ederek, davanın reddine dair verdiği kararı kabul etmenin mümkün olmadığını, ilgili icra takibine konu edilen alacak, cari hesap ve faturalara ilişkin olup, bahsi geçen ve haksız hüküm kurulmasına sebep olan çekler, iş bu takibe konu edilmemiş olup, dosya içerisindeki bilirkişi raporunda da gösterilen 3 senet ve 1 çekin ayrı ayrı takiplere konu edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağına dayalı takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davacı vekilince davalı borçlunun müvekkiline ödemesi gereken cari hesap borcunu ifa etmekten imtina etmesi nedeniyle başlatılan takipte itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı vekilince davacıya borcu bulunmadığı beyanı ile davanın reddi talep edilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına,
2018 yılı ticari defterlerinde 2017 yılından devredilen bakiyenin 11.530,85 TL olduğunun, 2018 yılında icra takip tarihine kadar toplam 33.082,56 TL fatura düzenlendiğinin, davacı defterlerine göre 2017-2018 yılları borç toplamının 44.613,41 TL olduğunun, davacı defterlerine göre davalı tarafça toplam bedeli 51.000 TL olan 4 adet çek ile ödemeye dair kaydın bulunduğunun, dolayısıyla davalı tarafın toplam 51.000 TL olan 4 adet çek ile davacıya olan borcunu fazlasıyla ödemiş olduğunun,
davacı tarafça karşılıksız çeklerin bu takip konusu edilmediğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/87, K. 2023/2131, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama