KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/93
- Karar no
- 2023/2247
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/10/2019
- Numarası
- 2018/703 Esas 2019/920 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 05/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 05/12/2023
Karar Metni
1.485 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;
"Davacı vekili 11/06/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davalı borçlu aleyhine İzmir 25. İcra Dairesinin 2018/7127 sayılı icra dosyası ile davalının borçlu olduğu faturalar uyarınca icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından 07/06/2018 tarihinde borca, faize, talep edilen faiz oranına ve ferilerine itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itiraz dilekçesinde borcu olmadığını belirtmiş ise de bu beyanı gerçeğe uygun olmadığını, borçlu yanın ödeme yaptığını gösterir belge ibraz etmediğini, faturaya konu malları teslim ettiklerini, faturalardaki teslim alan kısımlarının imzalanmış olması sebebiyle sabit olduğunu,
davalı tarafın iddialarının mesnetsiz ve kötü niyetli olduğu borcu ödemekten imtina ettiğini, davalı tarafın faize de itiraz ettiğini, ancak takibe kadarki süre için faiz istenmediğini beyan ederek borçlunun itirazının iptali ile icranın devamına, davalının %20 icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların: davacının davaya konu faturalar nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
DELİLLER
Dava konusu faturalar, sevk irsaliyeleri dosyamız içerisindedir.
İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7127 Esas sayılı takip dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmış, söz konusu dosyanın incelenmesinde; alacaklı/davacı şirket tarafından borçlu/davalı şirkete karşı, 29/05/2018 tarihli (örnek 7) ödeme emri ile, 21.459,36 asıl alacağa (9 adet fatura) istinaden takip tarihinden itibaren işleyecek %8,75 faizi oranında, faizi ile birlikte ilamsız takip yoluyla takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçlu şirkete 04/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlu şirket vekili tarafından borcun tamamına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce İzmir SGK İl Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak; ..., ... ve ... (...)' in halen veya daha önce davalı şirket çalışanları olup olmadıkları ve davalı şirketin 2017 yılına ait çalışan listesinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, ilgili cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Kemalpaşa Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, celbi sağlanan davalı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ait BA- BS formlarını dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce dosya SMMM bilirkişisi ...' a tevdi edilerek, taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak, davaya konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında rapor düzenlenmesi istenilmiş, davacı tarafça defterlerin bulunduğu yerin bildirildiği, davalı tarafça ise bildirilmediği ve defterlerin mahkememize ibraz da edilmediği anlaşıldığından, yanlızca davacı defterleri üzerinde inceleme yapılmış olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 25/01/2019 havale tarihli raporda özetle.
Davacı şirkete ait ticari defterlerin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu, e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratının alındığı usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu,
Davacı şirket ticari defterlerinde takibe konu faturaların kayıt altına alındığı,
Davacı şirket ticari defterlerinde; icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 21.459,47 TL borçlu olduğu,
Dava dosyasında bulunan davalı Şirkete ait Ba Formlarının incelenmesi neticesinde, 2017 yılı BA Formları ile; 27. Sırada ... San. Tic. Ltd. Şti.-6 adet belge-13.416,00 TL Kdv Hariç Matrah olarak Vergi Dairesine beyan edildiği,
Davacı şirketin takip talebinde takip tarihine kadar faiz isteminde bulunmadığı, takip tarihinden itibaren asıl alacak için %8,75 oranında faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunduğu, davalı tacirin borcunun dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 19/1. maddesi uyarınca ticari nitelik gösterdiği, bu davanın aynı Kanun'un 4/1. madde hükmü uyarınca nispi ticari dava olduğu, tacirler arası bu sözleşmenin aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinin de bulunduğu, dolayısıyla ticari işlerde 3095 sayılı Yasa'nın değişik 2/2. maddesi gereğince avans faiz oranı üzerinden faiz istenilebileceği yönünde görüşlerini belirtmiştir.
Mahkememizce İzmir SGK ya yeniden müzekkere yazılarak, davalı şirketin 2017-2018 yıllarına ait çalışanlarının tüm listesinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, SGK cevabi yazısı dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Davacının davaya konu faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğundan bahisle davalı aleyhine icra takibi yaptığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine davacının mahkememizde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflara uyuşmazlık konusu döneme ilişkin defterlerini sunmaları yada yerlerini bildirmeleri için süre verilmiş, davacı taraf defterlerin bulunduğu yeri bildirmiş, mahkememizce görevlendirilen SMMM bilirkişi ...' ın tanzim etmiş olduğu ve dosyaya sunulan 25/01/2019 havale tarihli raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkememizce itibar edilmiştir.
Davacı defterleri usulüne uygun tutulduğundan mahkememizce sahibi lehine delil vasfını taşıdığı kanaatine varılmış, davacı vekilinin icra takibine konu ettiği faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 21.459,47-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
SGK dan gelen yazı cevabı doğrultusunda davaya konu irsaliyeli fatura altında teslim alan bölümünde imzası bulunan ... ve ... (...) isimli şahısların halen ya da daha önce davalı şirket çalışanı olup olmadıklarının tespitinin yapılamadığı, ancak davacı tarafça icra takibine dayanak yapılan 9 adet faturadan davalı şirketin 2017 BA formlarında 6 adedinin Vergi Dairesi'ne bildirildiği, davacı tarafça da 6 adet faturanın 2017 BS formları ile Vergi Dairesine bildirilmiş olduğu, her iki tarafça da bildirilen toplam miktarın KDV hariç 13.416 TL olduğu,
her ne kadar davacı BS formunda bildirilen 3 adet 5.601,00 TL tutarlı fatura Nisan ayına ait ise de davalı BA formlarına göre davalının davacı taraftan 2017 yılında KDV hariç 13.416 TL( KDV dahil 15.830,88 TL ) tutarında mal alımı yaptığı anlaşıldığından bu miktar kadar fatura konusu malın davacı tarafça davalı tarafa teslim ettiğinin ispatlanmış olduğu, ancak bakiye kalan kısıma ilişkin davacı tarafça davalıya mal teslimi yapıldığının ispatlanamadığı, nitekim irsaliyelerde teslim alan şahısların davalı çalışanı olduklarının dosyadaki delillere göre davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından,
davalı şirket tarafından da söz konusu faturalara ilişkin ödeme yapıldığına dair bir belge de mahkememize sunulmadığından davacının KDV dahil 15.830,88- TL davalı taraftan alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu bilgiler ışığında; davacının davalının 2017 yılı BA formu ile KDV hariç 13.416 TL( KDV dahil 15.830,88 TL ) bildirilen malı davalıya teslim ettiği, davalının da bu fatura bedellerini ödediğine dair her hangi bir belge sunmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun İzmir 25. İcra Dairesi'nin 2018/7127 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 15.830,88- TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile;
avalının İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7127 esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 15.830,88 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 15.830,88 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediğini, davalının davalı delilleri arasında SGK'dan çalışan kayıtlarının celbi talep edilmediği halde mahkemece re'sen celbedildiğini, iki tarafında e-defter yükümlüsü olup, e- faturanın karşı tarafa gönderilmesine rağmen 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğini beyanla davanın tam kabulünü talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağına istinaden başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı tarafça, davalı aleyhine ödenmeyen fatura alacağının tahsili için takip yaptıkları, fatura içeriklerinin teslim edildiği, faturanın teslim alan kısımlarının imzalı olmasından anlaşılacağı, davalının fatura içeriklerine itiraz etmediği, takip tarihine kadar faiz talep etmedikleri beyanıyla itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacı tarafça malların tamamının teslim edildiğinin ispat olunamamasına, mahkemece SGK'dan çalışan listesinin istenilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına,
davalı tarafından Vergi Dairesine bildirilen BA formlarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/93, K. 2023/2247, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama