KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas no
- 2021/1119
- Karar no
- 2024/1628
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/03/2021
- Numarası
- 2019/568 Esas 2021/268 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ
- Karar yazım tarihi
- 26/09/2024
Karar Metni
1.166 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/568 Esas ve 2021/268 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil davalı şirket ile Bekilli'de yapılacak su arıtma tesisinde kullanılacak elektrik panosunun yapımı için görüşme yapıldığı, borçlu davalı şirkete avans olarak 28.09.2018 tarihinde 30.000,00 TL avans gönderdiği, işlem dekontu sunulduğu, davalı yanca üretilmesi gereken pano işi baştan savsaklandığı, bu nedenle anlaşma sağlanamadığı, taraflarınca müvekkilce gönderilen avans ödemesinin iadesi için İzmir 13. İcra Müdürlüğü 2019/10061 E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalı yanca borca itiraz edildiği,
her ne kadar borca itiraz dilekçesinde kat karşılığı inşaat sözleşmesinden söz edilmiş ise de takibin kat karşılığı sözleşme ile ilgisi olmadığı, davanın kabulü ile İzmir 13. İcra Müdürlüğü 2019/10061 E sayılı dosyasından yapılan itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı şirket ile ... inşaatı kapsamında yapılacak su arıtma tesisinde kullanılacak elektrik panosunun yapımı için anlaştıkları, müvekkil şirketin üstlendiği edimleri yerine getirdiği, dava dilekçesinde, müvekkilin üretilmesi gereken pano işi baştan savsaklandığı iddia olunmuşsa da bu iddianın asılsız olduğu, 22.10.2018 tarihli Test-Muayene ve Kabul Tutanağı incelendiğinde ve deliller toplandığında takibe yapılan itirazın haklı olduğunun anlaşılacağı, davanın reddi ile İzmir 13. İcra Müdürlüğü 2019/10061 E sayılı dosyasından yapılan itirazın kabulüne, müvekkil şirket lehine %20'den az olmamak üzere tazminat hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın, taraflar arasında Denizli ... de yapılacak ... Yapım işi için davalıya avans olarak gönderilen bedelin davalının işi savsaklayıp gereği gibi yapmadığı iddiasına istinaden ödenen avansın iadesi için İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2019/10061 Takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür. Tüm deliller toplanmış, İzmir 13.İcra Müdürlüğü'nün 2019/10061 Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelenmiş, borçlu vekilinin 25/07/2019 havale tarihli dilekçesi ile takip konusuna, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faiz miktarı ve oranına itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkememizin 16/06/2020 tarihli duruşmasında, davalı vekiline sundukları muayene kabul tutanağının aslı gibi onaylı örneğinin sunulması için süre verildiği, davalı vekilince 30/06/2020 tarihli dilekçesi ekinde muayene ve kabul tutanağının aslı gibi onaylı örneğinin sunulduğu, ...
A.Ş İzmir Bölge Müdürlüğü'ne yazı yazılarak dava konusu iş kapsamında yükleniciye yapılan iş ve hakediş ödemelerinin ve yüklenici davacı şirketin yüklendiği iş ile idareye bildirdiği 15/10/2018 tarih, 74666 sayılı yazı örneğinin gönderilmesinin istenildiği, ...
A.Ş İzmir Bölge Müdürlüğü'nden gelen 04/12/2020 tarihli yazı cevabında, ... panolarının imalatının tamamlanarak kabule hazır olduğu yüklenicinin ilgi (b) yazısı ile bölgelerine bildirildiği, bölgelerince 22/10/2018 tarihinde de kabulü yapıldığı ancak yüklenicinin kabule katılmadığı, daha sonra ödemesi tamamlanmadığı için malzemenin şantiyeye getirilmediği ve yükleniciye bununla ilgili herhangi bir hakediş düzenlenmeyerek ödemesinin de yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 190. maddesinde, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 6. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." şeklinde yer alan hükümlerle, somut olayda karine haline gelen durumda eser sözleşmesi çerçevesinde edimini ifa ettiğini savunan ve yapıldığı ve teslim edildiği ileri sürülen işlerin örneklerinin yüklenici davalı tarafından, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükünün ise iş sahibi davacı tarafından delil olarak dosyaya sunulması gerekmektedir. Nitekim; istikrar bulmuş içtihatlarda da bu şekilde kabul edilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından ödenen bedelin karşılıksız kaldığı, davalının teslimi gerçekleştirmediği, ödenen avans niteliğindeki bedelin iadesinin gerektiği, davalının itirazının haksız olduğu...'' gerekçesi ile; Davanın KABULÜ ile; İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10061 Esas sayılı takip dosyada vaki itirazın iptali ile takibin 30.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerin hatalı değerlendirildiğini, maddi gerçeğe ulaşılamadığını, kararın çelişkili olduğunu, uyuşmazlığın yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, keşif yapılmaksızın, uzman bilirkişi raporu alınmaksızın dosya üzerinden eksik inceleme yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, havale yoluyla ve arıtma işleri için avans açıklaması ile gönderilen bedelin iadesinin temin için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı tarafından davalı şirkete arıtma işleri için açıklamalı olarak havale yoluyla gönderilen paranın, davalı tarafından su arıtma tesisinde kullanılacak elektrik panosunun yapılarak davacı şirkete teslimini kesin delillerle ispatlayamamasından dolayı davalı tarafından avansı iade etmesi gerektiğine, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1119, K. 2024/1628, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama