KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/1837
- Karar no
- 2025/899
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/06/2021
- Numarası
- 2020/463 Esas 2021/350 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 29/04/2025
- Karar yazım tarihi
- 29/04/2025
Karar Metni
1.490 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete taraflar arasındaki anlaşmaya göre ödenmeyen 100.500,00.-TL'lik tellallık ücretinin tahsili amacıyla İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10415 sayılı dosyası üzerinden başlattıkları takibin davalı tarafın itirazı nedeniyle durduğunu, buna göre, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme konusu gayrimenkulün satışının gerçekleşmediğini bu sebeple 07/06/2019 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini, müvekkili şirketin, sözleşme tarihi itibariyle içinde bulunduğu maddi sıkıntılardan kaynaklı olarak,
taşınmazını satışa çıkardığını, davalının ise sözleşmede yazılan bedel üzerinden satışı yapabileceğini vaad ettiğini, 2019 yılı Ocak ayı içerisinde, alıcı ile görüşme sağlandığını ancak alıcı sözleşmede belirtilen bedelin çok altında bir rakam teklif ettiği için satış işleminin yapılamadığını, müvekkili sözleşme ile bağlı olduğu için kendisinin taşınmazı haricen satamadığını, sözleşmenin bitim tarihine yakın satışa konu taşınmazda ipotek alacaklısı bankanın takibe geçmesi durumunun ortaya çıktığını, alıcı üçüncü kişinin müvekkili ile tekrar irtibat kurarak,
satış iradesini beyan ettiğini, zor durumda kalan müvekkilinin de taşınmazını yaklaşık yarı fiyatı ile bu şahsa satmak zorunda kaldığını, davacının sözleşme süresi bitiminden itibaren yapılan satışa ilişkin bir talepte bulunma hakkı olmadığını, simsarın faaliyetine rağmen taraflar arasında bir sözleşme yapılmamışsa, simsarın ücret ödenmesini isteyemeyeceğini, sözleşme süresi içinde anlaşma sağlanamamış olması sebebiyle satışı yapılamayan iş bu dava konusu gayrimenkule ilişkin davacının hak iddia etmesi makul ve yasal olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu ... ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışı konusunda taraflarca imzalanan 07/12/2018 tarihli tellallık sözleşmesine göre cezai şart bedelinin oluşup oluşmadığı ve miktarı tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmakla, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre ; dosyada bulunan Menderes Tapu Müdürlüğünün 26/06/2019 tarih ve 7856 yevmiye numaralı satış akdine göre, taşınmazın tamamının davalı ... Ltd.
Şti.'ni temsilen ... tarafından 544.610,69 TL bedelle, dava dışı (müşteri) ...
Şirketine ... temsiliyle satıldığı, davalının, taraflar arasında 07/12/2018 tarihinde imzalanan 180 gün süreli tellallık sözleşmesinin 5.6 maddesine aykırı davrandığı, sözleşmenin 5.7 maddesine istinaden cezai şart bedelinin 118.590,00 TL (100.500,00 TL + 18.090,00 TL KDV) olacağı , 01/03/2019 tarihinde imzalanan Yer Görme Sözleşmesine göre davacı kurumun müşteri olarak taşınmazı gösterdiği ...'nin ... Ltd.
Şti.'nin yasal temsilcisi olduğu, yer gösterme sözleşmesinin 4.A maddesine göre, dava dışı müşteri ...
Limited Şirketinin de ayrıca komisyon ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, bu tutarın sözleşme şartlarına göre 53.985,00 TL (45.750,00 TL+8.235,00 TL KDV) olacağı anlaşılmakla davacının davasında cezai şartın fahiş olması nedeniyle TBK 182/3 gereğince 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle İzmir 10.İcra Müdürlüğü'nün 2019/10415 E. Sayılı dosyasında asıl alacak 50.250,00 TL'nin takip tarihinden itibaren yasal faiziyle takibin bu kısımlar bakımından bu haliyle kısmen iptali ile devamına,
icra inkar tazminatına ilişkin talebin ise yasal şartlar oluşmaması nedeniyle reddine ve TBK 182/son maddesi gereğince yapılan indirim miktarının yargılama giderleri ve vekalet ücretinde dikkate alınmayacağından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş ve davalının yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacının davasında cezai şartın fahiş olması nedeniyle TBK 182/3 gereğince 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle İzmir 10.İcra Müdürlüğü'nün 2019/10415 Esas sayılı dosyasında asıl alacak 50.250 TL nin takip tarihinden itibaren yasal faiziyle takibin bu kısımlar bakımından bu haliyle KISMEN İPTALİ ile DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatına ilişkin talebin ise yasal şartlar oluşmaması nedeniyle REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı firma arasında 07/12/2018 tarihinde imzalanan Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesi gereği ... Ada ... parsel ... OSB ... Sok. No:... .../... adresinde bulunan gayrimenkulün satışı konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin 6.1 maddesinde 180 gün süreli olduğunun kabul edildiğini, sözleşmenin 5.4.
Maddesinde ''Müşteri iş bu sözleşmenin süresi boyunca gerek bizzat gerekse başka kişi ve kuruluşlar aracılığı ile taşınmaza ilişkin satış/ satış vaadi / kiralama işleminde bulunmayacağını peşinen kabul beyan ve taahhüt eder." şeklinde olduğunun belirtildiğini, yine sözleşmenin 5.7. Maddesinde müşteri sözleşmenin 5.1. 5.3. 5.4. 5.5. 5.6.
Maddelerini yerine getirmemesi halinde satış bedeli olarak belirlenen bedelin %6 + KDV sine denk düşen kısmının cezai şart olarak ödenmesi gerektiğinin akdedildiğini, sözleşmenin birinci sayfasının en alt kısmında bulunan söz konusu gayrimenkulün satış rakamı olarak 1.675.000,00 TL olduğunun kabul edildiğini, davalı tarafın sözleşmenin akdedilmesinin ardından 180 günlük süre içerisinde müvekkilinin buluşturduğu ve anlaştırdığı ...'ye sözleşme konusu gayrimenkulü sattığını,
yerel mahkemece verilen müvekkili ile davalı yanca akdedilen sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta 1/2 oranında indirim uygulanması kararının hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırılık içerdiğini, verilen bu karar nezdinde cezai şarta uygulanan indirimin fahiş miktarlarda olup kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, bunun dışında davalı tarafça davaya konu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinin de dosyada mübrez her türlü delil ve bilirkişi raporuyla sabit olduğunu,
bu nedenlerle ve alacağın likit olması nedeni ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yasal şartların oluşmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı kararın müvekkil lehine ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı yan arasında 07.12.2018 tarihinde gayrimenkul satışı için 180 gün süreli tellalık/aracılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresi içerisinde satışın gerçekleşmediğini, sözleşmenin bitiş tarihinden sonra 26/06/2019 tarihinde satışın yapıldığını, dolayısıyla sözleşme süresi içerisinde yapılmış bir satışın söz konusu olmadığını, müvekkil şirketin, dava dilekçelerinde de, kredilerini ödeme konusunda sorunlar yaşamaya başladığını, takibe gitmemek için taşınmazını satışa çıkardığını, ancak taşınmazın gerçek değeri üzerinden satış imkanının olmadığını,
alıcı dava dışı firma yetkililerince çok düşük bedel teklif edildiğini, müvekkilin ise bu bedel ile satış yapmadığını, ancak 2019 yılının 6.ayına gelindiğinde, gecikmiş taksitlerin biriktiğini ve banka tarafından müvekkile, takibe atılacağının bildirildiğini, bunun üzerine zorda kalan müvekkilin, değerinin çok altında taşınmazını satmak zorunda kaldığını, davacının sözleşme süresi bitiminden itibaren yapılan satışa ilişkin bir talepte bulunma hakkının bulunmadığını, simsarın faaliyetine rağmen taraflar arasında bir sözleşme yapılmamış ise, simsarın ücret ödenmesini isteyemeyeceğini,
sözleşme süresi içinde anlaşma sağlanamamış olması sebebi ile satışı yapılamayan anılan dava konusu gayrimenkule ilişkin, davacının hak iddia etmesinin makul ve yasal olmadığını, tacirler arasında yapılan sözleşme hükümlerine tarafların her ne kadar sözleşme süresi içinde bağlı olsalar da bu sürenin bitiminden itibaren dilediği kişi ile dileği zaman dilediği sözleşmeyi yapma özgürlüğüne sahip olduklarını, bu durum nedeni ile ücrete hak kazanamayan davacının iyi niyetten uzak haksız ve mesnetsiz şekilde açmış olduğu davasının reddi gerekirken kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
ayrıca davacı tarafın tapudaki satış bedelinin üzerinde, fahiş miktarda hak iddia ettiğini, davacının bahse konu gayrimenkulün satış tutarının üzerinde fahiş miktarda talepte bulunmasının davacının, haksız ve kötü niyetini gösterdiğini, davalının cezai şarta hak kazandığını kabul etmemekle birlikte yerel mahkemece yapılan indirim miktarına da itiraz ettiklerini, taşınmazın tapudaki satış bedelinin düşüklüğünün,
müvekkil şirketin içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik durum ve satış tarihi itibari ile ipotek alacaklısının takibe geçmesi sebebi ile müvekkil şirketin çaresiz durumda kalması dikkate alındığında yapılan indirim oranının düşük olduğunun açık olduğunu belirterek, kararın ortadan kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; sözleşmeye konu taşınmazın sözleşmenin bitiminden itibaren 120 gün içerisinde taşınmazın, davacı simsar tarafından gösterildiği ...'nin yetkilisi olduğu şirkete satılmış olmasına,
davacının, davaya konu sözleşmenin 5.7 maddesine göre cezai şarta hak kazanmasına, ancak fahiş cezai şartta mahkemece hakkaniyet gereği yapılan indirimin yerinde olmasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan ayrı ayrı reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1837, K. 2025/899, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama