KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/1868
- Karar no
- 2025/872
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/06/2021
- Numarası
- 2019/396 Esas 2021/558 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 24/04/2025
- Karar yazım tarihi
- 24/04/2025
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 21.11.2018 tarihli sözleşme uyarınca ... cinsi ham susam emtiasının alıcı davalıya satılması konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşma uyarıca davalı tarafça 28.11.2018 tarih-1048 nolu satın alma sipariş formu ile iki parti mal teslimi kararlaştırıldığını, ilk parti emtianın davalı tarafa teslim edildiğini, bedelinin ödendiğini, ancak ikinci parti malın yüklemesi yapılmış olmasına rağmen davalı tarafça teslim alınmadığını, teslim alınmayan emtia nedeni ile müvekkili şirketin kur farkından , yükleme işlerinden zarara uğradığını,
davalının kesilen zarar faturasının 3232,00 USD olarak davalıya gönderildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, anılan faturanın tahsili amacı ile davalı aleyhine İzmir 2.İcra Müd.nün 2019/1490 Esas sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile davalı borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 28.11.2018 tarihli satın alma sipariş formu belgesinde sipariş notu kısmının 7.maddesinde müvekkili şirkete ait kalite departmanının reddedeceği ürünlerin iade edileceğinin belirlendiğini, ilk parti malın buna rağmen iade edilmediğini, ancak son kalan parti için almaktan vazgeçildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, tarafların sözleşmeyi sona erdirmesine dayalı cezai şart belirlenmediğini, dava konusu bedelin menfi ya da müspet zarara ilişkin olsa bile talebin somutlaştırılmadığını, davacının talep ettiği miktarın nasıl hesapladığının belli olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...Tüm dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki susam satışına ilişkin sözleşme nedeni ile alıcı davalı tarafın, sipariş formunun 7.maddesine göre, malın kalitesizliği nedeni ile ikinci parti malı almadıklarını savunduğu, bu savunmasına dair yazılı delillerini ise bilirkişi raporu geldikten sonra ibraz ettiği, davacının, bu belgelere bir itirazının bulunmadığı,
böylelikle son duruma göre, davalının birinci parti malı alıp kabul ettikleri, malın kalitesiz olması ile ilgili durumunun kalite yöneticisi tarafından belirlendiği ve tadarikçi iade formu düzenlendiği ve durumun satıcı davacıya yazılı olarak bildirdikleri, dolayısı ile bu savunmalarının sabit olduğu görülmüştür.
Yazışmaların incelenmesinde davacının ikinci parti ürünün kabul edilmeyeceğinden haberdar olduğu ve hatta davacı tarafça ısrarla tek taraflı iptalin söz konusu olamayacağı ve ödeme beklendiğinin davalıya bildirildiği, ancak davalının siparişin iptal olduğunu davacıya bildirdiği, yani davalının sipariş formunun 7. Maddesi uyarınca durumu yazılı olarak davacıya bildirdiği ve hatta mal kalitesi ile ilgili raporu da davacıya gönderdiği,
dolayısı ile davalının malı iade almaması ile ilgili savunmasının yerinde olduğu anlaşıldığından ,davacının iki satış arasındaki kur farkından kaynaklanan zararını davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.'' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin davalının bilirkişi raporunun ekinde sunduğu delillere ilişkin itirazlarını bildirmelerine rağmen sunulan belgelere itirazlarının olmadığı şeklinde gerekçe yazmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte mahkemenin kanuna aykırı davranarak görevini ihmal ettiğinin de göstergesi olduğunu, davalı tarafından delillerin ibrazı için Kanunun ön gördüğü süreden sonra sunulan delillerin dikkate alınmaması gerektiğinin kanun gereği olduğunu,
davalı tarafından dava konusu mallar bakımından TTK m.23/c gereği hak düşürücü süre içerisinde ayıp ihbarının yapılmadığının dikkate alınmadan usul ve yasaya açıkça aykırı verilen kararın kaldırılması gerektiğini, davalı tarafından hak düşürücü süre içerisinde Kanuna uygun ayıp ihbarının yapılmadığı gibi, malların ayıplı olduğunu gösterir hiçbir delilin sunulmadığını, süresinde ve Kanuna uygun ayıp ihbarı yapılmadığından sözleşmeden dönülmesinin mümkün olmadığı gibi kullanılan bir seçimlik hak bulunmadığı hususunun da es geçilerek davalının tek taraflı sunduğu savunmaya itibar edilmesinin kanuna açıkça aykırı olduğunu,
yargılamada alınan bilirkişi raporu ile müvekkil şirketin uğradığı zararın hesaplandığını, alınan rapor ile davanın haklılığının sabit olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyaya sunulan belgelerden davacının ikinci parti ürünün kabul edilmeyeceğinden haberdar olmasına, davalının siparişin iptal olduğunu sipariş formunun 7. Maddesi uyarınca yazılı olarak davacıya bildirmiş olmasına,
davalının malın kalitesi ile ilgili raporu da davacıya göndermiş olmasına, taraflar arasındaki sözleşmede ödeme taraflarına ulaşmasına müteakip yükleme yapılacağı belirtilmiş olmasına, yani ödemenin önce yüklemenin sonra olacak olmasına, davalının da davacıya 2. partiyi iptal ettiklerine ve yükleme yapılmamasına ilişkin mail atmış olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1868, K. 2025/872, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama