KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/651
- Karar no
- 2024/1803
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/01/2021
- Numarası
- 2018/1518 Esas 2021/67 Karar
- Dava
- Alacak
- Bam karar tarihi
- 16/10/2024
- Karar yazım tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
1.533 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında tanzim olunan 16.04.2015 tarihli satın alma sözleşmesi doğrultusunda davalının “Franchise vermiş olduğu veya ileride vereceği “...” adlı işletmelerinde ve Türkiye’de kendi Franchise Restaurant ağı içerisinde işbu sözleşmenin imzalanması tarihinden itibaren, sözleşme süresi boyunca Franchise Restaurant ilişkisine ve hukuken tanımı ne olursa olsun yeniden satıcı şirket unvanı ile işletilmesi ve “...” markasının kullandırılması esasına dayanarak veya farklı bir isimle kurulacak olan veya anlaşılacak olan her türlü işletmede, sözleşme süresince,
sadece sözleşme konusu ürünlerin satılmasını, bulundurulmasını, ... A.Ş. ile rekabet eden başka bir firma ürünlerinin satılmamasını, pazarlanmamasını, bulundurulmamasını, tanıtımının üstlenilmemesini sağlamayı, yeniden satıcının sözleşme süresi içinde franchise noktalarından herhangi birinde rakip ürünlerinin, servis malzemelerinin veya görsellerinin bulundurulması halinde 100.000 USD cezai şartı ...
A.Ş. ’ne nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının bu taahhütlerine rağmen ... ile ... ... adlı işletmelerde sadece sözleşme konusu ürünlerin satılması, bulundurulması, ...
A.Ş. ile rekabet eden başka bir firma ürünlerinin satılmaması, pazarlanmaması, bulundurulmaması, tanıtımının üstlenilmemesi yükümlülüklerinin ihlal ettiğini, işletmelerde rakip ürünlerin satıldığını, bulundurulduğunu, tanıtımının üstlenildiğini, muhatabın bu ve diğer suretlerle sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1252 D. İş ve Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/31 D.
İş sayılı dosyaları ile tespit edildiğini, sözleşme hükümlerini ihlal eden davalıdan 100.000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek en yüksek döviz mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, delil tespit ile birlikte yargılama gideri, harç, masraf, vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, bazı iş yerleriyle anlaşarak “franchise” verdiğini, davacı ile bu yeme içme iş yerlerinde “...” marka içeceklerin satılması için 16.04.2015 tarihli sözleşmenin imzalandığının doğru olduğunu, ancak müvekkilinin sözleşmeyi ihlal ettiğinin ve cezai şartın ödenmesi gerektiği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin “...” ürün teslim edilen restoranların sahibi olmadığını, iddiaya konu yerlerin üçüncü şahıslara ait olduğunu,
davacının bu yerlerle anlaşma yaptığını ancak müşterisi Franchise alan işyerleri “...” marka ürünlerden ve davacının sağladığı hizmetten memnun kalmayarak başka firmalardan ürün alma yoluna gittiğini, bundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle davada müvekkiline husumet düşmeyeceğini, davacının müvekkilinden talepte bulunma hakkının olmadığını, bununla birlikte cezai şartın fahiş ve haksız olduğunu, davacının döviz üzerinden dava açamayacağını, döviz cinsinden dava açılmasının mümkün olmadığını, husumet,
esas yönünden hukuka aykırı ve döviz cinsinden dava açılması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...
Dava; satın alma ve işbirliği sözleşmesinden doğan cezai şart alacağı istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, tarafların kabulünde olan ve tarafların imzasını içeren 16/04/2015 tarihli satın alma ve işbirliği sözleşmesinde, davalı şirketin francheise vermiş olduğu ve ileride vereceği "..." adlı işletmelerinde ve Türkiye'de kendi francheise restaurant ağı içerisinde iş bu sözleşmenin imzalanması tarihinden itibaren, davacı şirkete ait ürünlerin satış ve pazarlamasının yapılacağı,
başka şirketlere ait ürünlerin satış ve pazarlamasının ve ürünlerin bulundurulmamasının taahhüt edildiği, sözleşmenin 9. Bendinde, iş bu taahhüdün yerine getirilmemesi halinde, davalının satıcı davacıya 100.000,00-USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı,
taraflar arasındaki uyuşmazlığın gerek İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1252 değişik iş sayılı dosyasında ve gerekse de Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/39 değişik sayılı dosyasında tespiti yapılan dava dışı şirketlere ait iş yerlerinde, davacı şirkete ait ürünler dışında rakip firmaya ait ürünlerin satışa arz edilmesinden dolayı sözleşmenin ihlal edilip edilmediği, ihlal edilmiş ise iş bu nedenle davalının cezai şart alacağını ödemesi gerekip gerekmediği, gerekiyor ise bu miktarın davalının ekonomik mahvına sebebiyet verip vermeyeceği noktasında toplandığı,
davalı tarafça tespit yapılan dava dışı şirketler ile aralarında francheise ilişkisi bulunmadığına dair herhangi bir iddia ve buna ilişkin kanıt sunulmadığı, aksine tespiti yapılan iş yerlerinde davalı firmaya ait markanın kullanıldığı,
davalının sözleşmede francheise olarak verdiği ve sözleşme tarihinden sonra vereceği işletmelerde davacı firmaya ait ürünleri satışa arz eder halde bulundurmayı, rakip firmalara ait ürünleri bulundurmamayı taahhüt ettiği, bu nedenle davalının francheise verdiği şirketlerle olan ticari ilişkisi kapsamında iş bu şirketlerin davacı ürünleri dışında başka ürünleri satışa arz halinde bulundurulması sebebi ile davalının sözleşmeyi ihlal ettiği, iş bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, ancak davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre,
iş bu miktar cezai şartın davalı tarafça davacıya ödenmesi ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinden, davalının sözleşme tarihi 2015 ve sonraki 2017 yılına ait özkaynağı da dikkate alınarak, taraflar arasında kararlaştırılan cezai şart miktarında hakkaniyetin sağlanması için takdiren indirim yapılması gerektiği ve mahkememizce de bu husus dikkate alınarak, sözleşme tarihi ve davalının ekonomik büyüklüğüne göre 3.000,00-USD cezai şart alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulü ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile;
HÜKÜM
Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabulü ile 3.000,00-USD nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif döviz satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine Fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince cezai şartın tenkisine ilişkin verilen kararın, usul ve yasaya, sözleşme serbestisine, hak ve nesafet kurallarına, hakime tanınan takdir hakkının mutlak olmadığına ilişkin temel kurala ve Yargıtay kararlarına açıkça aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve Yargıtay kararları karşısında somut olayda tenkisat yapılmayacağı tartışmasız iken, tenkisat yapılacak ise bile,
Yargıtay’ın belirlediği esaslar çerçevesinde tenkisat yapılması gerektiğini, bunlara uymayan ilk derece mahkemesinin, kendisine tanınan yetkiyi mutlak görerek ve somut olayla örtüşmeyen, yanlış gerekçeler göstererek sonuca ulaştığını, ilk derece mahkemesinin cezai şarta ilişkin kararının, usul ve yasaya, yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu belirterek, kararın bu yönden kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, bazı iş yerleriyle anlaşarak franchise verdiğini, davacı yan tarafından iddia edilen müvekkilin sözleşmeyi ihlal ettiğini ve cezai şartın ödenmesi gerektiği iddiasını kabul etmediklerini, müvekkil "..." ürün teslim edilen restoranların sahibi olmadığını, iddiaya konu ...
Tic.Ltd.Şti. şirketine ait olduğunu, müvekkil, bu yerlerde anlaşma yaptığını ancak müşterisi Franchise Alan işyerleri "..." marka ürünlerden ve davacının sağladığı hizmetten memnun kalmayarak başka firmalardan ürün tedarik etme yoluna gitmişlerse, bundan müvekkil sorumlu tutulamayacağını, davada müvekkile husumet düşmediğini, öncelikle davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, davacının müvekkilden talepte bulunma hakkının olmadığını, bununla birlikte cezai şartın fahiş ve haksız olduğunu,
davacının talebini "100.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek en yüksek döviz mevduat faizi ile birlikte (fiili ödeme tarihindeki merkez bankası döviz satış kuru üzerinden tl karşılığının) tahsili" şeklinde somutlaştırdığını, davacının döviz üzerinden dava açamayacağını, döviz cinsinden dava açılması mümkün bulunmadığından davanın bu sebeple de reddi gerekeceğini, davacının ... anlaşmasını bozan dava dışı ... Tic.Ltd. Şti.
Müvekkil şirkete de borçlu konumda olduğunu, dava dışı ... Tic.Ltd.Şti aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğü 2020/14258 esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilin de mağdur durumda olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağı istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;
davalının, Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/39 d.iş ve İzmir 5 ATM nin 2018/1252 d.iş dosyalarında yapılan delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre de davalının franchise vermiş olduğu işletmelerde rakip firma ürünlerinin bulundurulmuş olmasına, davacı ürünlerinin bulundurulmamasına, dolayısıyla taraflar arasındaki davaya konu sözleşmeye davalı tarafça aykırı davranıldığının sabit olmasına, sözleşme kapsamında davacının davalıdan cezai şart isteyebilecek olmasına,
denetime elverişli ve açık bilirkişi raporuna göre sözleşmede belirtilen cezai şartın davalının, ticari olarak mahvına neden olacak olmasına, sözleşme tarihi ve davalının bilirkişi raporu inceleme dönemindeki ekonomik şartları değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince hükmedilen cezai şartın makul olmasına göre davacı ve davalı vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/651, K. 2024/1803, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama