İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/745 K.2024/1774

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2021/745Karar2024/1774Tarih10 Ekim 2024Okuma9 dk · 1.863 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Ekim 2024
Dosya no
2021/745
Karar no
2024/1774
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/02/2021
Numarası
2019/539 Esas 2021/101 Karar
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Bam karar tarihi
10/10/2024
Karar yazım tarihi
10/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.863 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ;Davacı müvekkilinin çiftçilikle uğraştığını, bağına aldığı ilaçlar karşılığında 20/10/2018 vade tarihli, 13.000,00 TL bedelli bonoyu düzenleyip ziraai ilaç bayi ...'ya verdiğini, bononun daha sonra ... tarafından cirolanıp davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne verildiğini, müvekkiline ... Bankası ...

Şubesi tarafından gönderilen 24/10/2018 tarih ve 5812 yevmiye nolu ödememe protestosu neticesinde söz konusu bonodan kaynaklı borcun 30/10/2018 tarihinde davalıya ait ... Bankasındaki TR...

IBAN numaralı hesaba gönderildiğini ve borcun kapatıldığını, müvekkilinin davalıya başkaca bir borcu olmadığını, zira taraflar arasında başkaca bir alım-satım veya ticari ilişkinin de bulunmadığını, ancak daha sonra davalı tarafından İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2018/16510 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine, ödemesi yapılan bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça yapılan bu haksız icra takibi neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına şirket yetkilisi ... hakkında TCK 156. maddesinde düzenlenen bedelsiz senedi kullanma suçuna ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulduğunu,

2019/124278 sayılı soruşturmanın halen devam ettiğini beyan ederek davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olmasından dolayı %20 tazminata mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, protestonun ... Bankası ... Şubesi talebi doğrultusunda Sarıgöl Noterliği'nin 24.10.2018 tarihli ve 5812 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile keşideci TC ... Bankası ... Şubesi tarafından gönderildiğini, protestodan önce ... Bankası ...

Şubesinin ihbarname gönderdiğini ve ödemenin bankaya yapılmasının istenildiğini, ödeme bankaya yapılmadığından protesto gönderildiğini, davacı taraf yukarıda belirtilen senede ilişkin ödemeyi ... Bankası ...

Şubesine yapıp senedin aslını almak yoluna gitmek yerine, aynı bankada senedi almayıp müvekkili şirketin hesabına ödeme yapmasının ve bu ödemenin de 20.10.2018 ödeme tarihli 25.02.2018 keşide tarihli lehtarı ...-... olan 13.000 TL bedelli senede ilişkin olduğunu iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin hesabına yapılan ödemenin ... - ... ile süregelen ticari ilişki neticesinde yapıldığını, ... tarafından ödeme yapılmadığından müvekkili şirkete verdiği senetlerin, İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/16510, İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/16515,

İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/16524 takip sayılı dosyaları ile işleme konulduğunu, ... ve senetteki diğer borçluların 200.000,00 TL'nin üzerinde ödenmeyen borcu bulunduğunu, yapılan ödemenin takibe konu senede ilişkin olmadığını, ödeme yapıldığı iddia edildiği gün senet aslının ... Bankası ...

Şubesinde bulunduğunu ve aynı bankada müvekkilinin hesabına para göndermek yerine bankaya ödeme yaparak senet aslını bankadan almamasının düşündürücü olduğunu, davacının aynı iddialarla daha önce İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/44 E. sayılı dosyası ile İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/16510 takip sayılı dosyasının iptalini talep ettiğini, ancak mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini,

davacı tarafça icra takibine konu olan 25.02.2018 tanzim tarihli 20.10.2018 vade tarihli 13.000,00-TL bedelli senede ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış bulunan işbu haksız ve kötü niyetli davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkara tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE

"...,Dava; davacı,nın İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/16510 Esas sayılı dosyasına yönelik açılan menfi tespit davasıdır.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; somut olayda davacı 20/10/2018 vade tarihli 13.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin bedeli 30/10/2018 tarihinde davalıya ait hesaba göndererek borcu kapattığını, davalı ise protesto üzerine mevzuat gereği ödemenin ...

Bankasına yapılması gerektiğini, davacı tarafından bankaya ödeme yapmayıp davalı şirketin hesabına ödeme yaptığını, davalı şirketin hesabına yapılan ödemenin esasen ... - ... ile var olan ticari ilişki neticesinde yapıldığını ileri sürmüştür.

Davalının savunması nazara alındığında esasen davalı vekili, davacının 13.000,00 TL ödediğine yönelik herhangi bir itirazda bulunmamış, bu ödemenin davacı tarafından yapıldığını kabul etmiş; ancak davalı şirket hesabına yapılan bu ödemenin ...- ... ile var olan ticari ilişki nedeni ile yapıldığını savunmuş, buna dayanak olarak da İzmir 2.İcra Müdürlüğünün 2018/16515 Esas - 2018/16524 Takip sayılı dosyalarını göstermiştir.

Davacı tarafından ibraz edilen dekontun incelenmesinde ise havale gönderenin davacı ... olduğu, dekontta herhangi bir açıklama olmadığı anlaşılmış, davalı tarafından delil listesinde belirtilen icra dosyalarının incelenmesinde ise davacının yargılama konusu takip dışında diğer takiplerde borçlu sıfatına sahip olmadığı, İzmir 2.İcra Müdürlüğünün 2018/524 Esas sayılı icra dosyasında ... ve ...'in borçlu olduğu, davacının takibe dayanak senette isminin yer almadığı, İzmir 2.İcra müdürlüğünün 2018/16515 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise ...'nın borçlu olduğu, takibe konu senetlerde davacının isminin yer almadığı anlaşılmıştır..

TBK'nun 102/1.

Maddesinde "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklama bulunmadığı takdirde ödeme muaccel borç için yapılmış sayılır" düzenlemesi nazara alınarak davacının kendi borcu varken başkasına ilişkin borcu ödediği savunması hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan, davalının savunmasına itibar edilmemiş, davalı vekilinin bu hususun aksini ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafa davacının ödeme yapmasına rağmen davalının takip başlattığı bu anlamda kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile;

"1-Davanın kabulü ile davacının İzmir 2.İcra Müdürlüğünün 2018/16510 Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminatına yönelik talebinin kabulü ile 2.682,62-TLnin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın gerekçesinin usul ve yasaya, yerleşik yargı kararlarına ve dosyaya sundukları emsal içtihada da aykırı olduğunu, davacı tarafça ileri sürülen aleyhe beyanları hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, eldeki davaya konu ödemenin İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2018/16510 E sayılı dosyasına konu icra takip tarihinden önce yapıldığını, yerel mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, yerel mahkemece davacı ile müvekkili arasında davacının borçlu olduğu başkaca icra takibi bulunmadığından bahisle yanılgılı hüküm tesis edildiğini,

oysa ki davacı tarafça dosyaya sunulan dava dilekçesi incelendiğinde 1 no.lu paragrafında (Davayı kabul anlamına gelmemek üzere) "Davacı müvekkil çiftçilik ile uğraşmakta olup, bağına aldığı ilaçlar karşılığında 20/10/2018 vade tarihli 13.000,00 -TL bonoyu düzenleyip zirai ilaç bayii ...'ya vermiştir. Daha sonra ... tarafından cirolanıp davalı ... Ticaret Ltd.

Şti'ne verilmiştir" şeklinde ilaç bayi olan ... ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari alışverişi olduğunu HMK 188/1 maddesi uyarınca ikrar ve beyan ettiğini, bununla birlikte eldeki davada ... Bankası ... Şubesi tarafından Sarıgöl Noterliğinin 24.10.2018 tarihli 5812 yevmiyeli ihtarnamesi ile davaya konu senetle ilgili davacıya ödememe protestosu gönderilmiş ve mezkur protestodan önce de ... Bankası ...

Şubesince ödemenin bankaya yapılması yolunda davacıya ihbarname gönderildiğini, müvekkili hakkında açılan davayı hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın mezkur senetten kaynaklı borcu hayatın olağan akışı gereği olağan usul olan bu yolla ilgili banka şubesine ödeyip senedini iade alması gerekirken bunu yapmayarak dava dışı ... ile işbirliği içerisinde hareket ederek huzurdaki davayı açtığını, somut olayda müvekkilinin icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı yolundaki tespitlerin de yanılgılı olduğunu,

müvekkilinin davacı tarafça yapılan ödeme dava dışı ...nın direktifi doğrultusunda ...'nın kendi borcuna mahsuben yaptırıldığından bu ödeme nedeniyle müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında 13.000-TL lik tutarı ...'nın carisinden düşürdüğünü, müvekkilinin kötüniyetli olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ayrıca davacı eliyle Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/49 Soruşturma dosyasından müvekkili şirket yetkilisi hakkında yapılan suç duyurusu nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini ve mezkur kararın kesinleştiğini,

yerel mahkeme kararının maddi hataya dayalı ve fiilen iki kez müvekkilinden borç düşülmesine sebebiyet verdiğini, nitekim müvekkilinin mezkur karar ile hem ...'nın cari hesabındaki borcundan 13.000-TL düşmüş hem de ...'nın borçlusu olduğu davaya konu müvekkiline ciro edilen senet nedeniyle ikinci kez 13.000-TL alacağından mahrum kalmış ve bu karar ile ...'nın borcundan 13.000-TL yerine 26.000-TL eksilmeye sebebiyet verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kambiyo senedine dayalı olarak yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.

Senetle ilgili ilk kural, kesin delille ispat zorunluluğu veya tanıkla ispat yasağı da denilen, kanun koyucunun bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin değerinin belli bir miktarın üzerinde olması hâlinde ispatının ancak senetle yapılabileceği kuralıdır (HUMK, m.288/1; HMK, m. 200). Bu husus kısaca ispat sınırı olarak da anılabilir.

Senetle ispat hakkındaki ikinci kural ise senede karşı senetle ispat zorunluluğudur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, senetle ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz, ancak ve ancak senet (kesin delil) ile ispat olunabilir (HUMK, m. 290; HMK, m. 201).

Sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu bononun bedelsiz olduğunu, bonodan dolayı borçlu bulunmadığını ya da teminat olarak verildiği iddiasında ispat külfeti borçluya aittir. Diğer menfi tespit davalarından farklı olarak kıymetli evrak ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında borç ikrar anlamı taşıyan bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Somut olayda davacı taraf takibe konu 20/10/2018 vade tarihli, 13.000,00 TL bedelli bononun, dava dışı kişi ... tarafından davalıya ciro edildiğini, ... Bankası tarafından gönderilen 24/10/2018 tarihli ödememe protestosu neticesinde söz konusu bonodan kaynaklı borcun 30/10/2018 tarihinde davalıya ait ... Bankasındaki hesaba gönderildiğini ve borcun kapatıldığını iddia etmektedir.Davacı vekili tarafından ibraz edilen dekontta ... Bankası .../... Şubesinden ... tarafından ... Tic.Lti Şti hesabına "... Borç Ödemesi" açıklamalı 13.000,00 TL havale yapıldığı belirtilmiştir. Davalı taraf, müvekkili şirketin hesabına yapılan ödemenin dava dışı ... - ... ile süregelen ticari ilişki neticesinde yapıldığını, yapılan ödemenin takibe konu senede ilişkin olmadığını savunmuştur.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı tarafından delil listesinde belirtilen icra dosyalarının incelenmesinde davacının yargılama konusu takip dışında diğer takiplerde borçlu sıfatına sahip olmadığının görülmesine,

davalının dava konusu bono dışında davacının borcu olduğu yönünde bir savunmasının bulunmamasına, yapılan ödemenin muaccel borç için yapıldığının, aksinin kanıtlanmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2021 tarih, 2019/539 Esas ve 2021/101 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 916,25 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 223,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 693,25 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/10/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/745, K. 2024/1774, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/745
Karar No
2024/1774
Tarih
10 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/746 K.2024/669
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/747 K.2024/682
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/747 K.2024/1167
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/748 K.2024/1168
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/748 K.2024/727
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/749 K.2024/1113

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.