KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/120
- Karar no
- 2025/1234
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/11/2021
- Numarası
- 2021/599 Esas 2021/1036 Karar
- Davanın konusu
- İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)
- Bam karar tarihi
- 26/06/2025
- Karar yazım tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
1.467 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişkinin teminatı olarak davalı şirket lehine .... ili, ...İşçesi,... Mah., .. Ada,... Parselde kayıtlı, ...numaralı bağımsız bölüm üzerine 1. Derece , 250.000,00-tl bedelli , süresiz ipotek tesis edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalının davacıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, davalıya ipoteğin fekki için talepte bulunulduğunu ancak yapılan ihtara rağmen davalının ipoteği tapu sicilinden terkin etmediğini belirterek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğu, davalının davacıdan alacaklı olduğu, davacı aleyhinde takip başlatıldığı, davacının takibe konu borcunu haricen ödediği, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının alacaklı olmadığı hususunda taraflar arasında mutabakat bulunduğu,
davacının ipoteğin kaldırılması hususunda müvekkiline ihtar gönderdiğini, bu ihtar üzerine gerekli işlemlere başlanıldığını ancak pandemi sürecinden kaynaklanan usuli prosedürler gereği işlemlerin zamanında yapılamadığını, ayrıca icra takibi nedeniyle taşınmaz üzerinde İİK'nun 150/c şerhinin bulunduğunu, bu sebeple terkin işlemlerinde gecikme yaşandığını, davacının kötü niyetli olarak dava yoluna başvurduğunu, ipoteğin kaldırılması konusunda bir itirazlarının bulunmadığını, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE
"...,Yukarıda yapılan açıklamalar ile dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında, Kemalpaşa Tapu Müdürlüğünün 13/02/2018 tarih 1893 yevmiye nolu resmi senet işlemi ile davacıya ait ... ili, ... İlçesi, ..... Mahallesi,... mevkii, ..ada,.. nolu parsel,..nolu bağımsız bölüm tapu kaydına alacaklısı ...... Ltd Şti, borçlusu.....
Ltd Şti, bedeli 250.000,00 TL, faiz oranı %20, 1.derece olarak süresiz ipotek tesis edildiği, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği, davalının davacıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı, ipoteğin dayanaksız kaldığı ve terkini gerektiği iddiası ile iş bu davayı ikame ettiği, dava konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf edebileceği, davalı vekilinin yargılama aşamasında 19/11/2021 tarihli duruşmadaki beyanı ile ipoteğin fekki talebi yönünden davayı kabul ettiklerini beyan ettiği, davalı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu vekaletnamesinde davayı kabule ilişkin özel yetkisinin bulunduğu,
davayı kabul beyanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla kabul nedeniyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davacının dava öncesinde Bornova 3. Noterliğinin 23/08/2021 tarih ve 24779 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya ipoteğin fekkine ilişkin olarak ihtarname gönderdiği, ipoteğin 5 iş günü içerisinde kaldırılmasını talep ettiği, ihtarnamenin davalıya 27/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından kendisine tanınan süre içerisinde ipoteğin fek edilmemesi üzerine davacının iş bu davayı 10/09/2021 tarihinde ikame ettiği, Kemalpaşa Tapu Müdürlüğünün 10/11/2021 tarihli cevabı yazısına göre cevabı yazı tarihi itibariyle taşınmazın tapu kaydında ipoteğin halen mevcut olduğu,
her ne kadar davalı tarafından ipoteğin fekkinin usuli işlemler sebebiyle yerine getirilmediği, davanın açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediği savunulmuş ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesi talep edilmiş ise de, Tapu Sicil Tüzüğünün 69.maddesi uyarınca terkin talebinin, tescilin kendisine hak sağladığı davalı tarafından tapu müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği, davacının tapu müdürlüğünden tek başına terkin talebinde bulunması yasal olarak mümkün olmadığı gibi davalı tarafından tapu müdürlüğüne bildirilmesi ve talep edilmesi gereken terkin istemine de katılımının da gerekli olmadığı,
bu nedenle kendi hal ve davranışları ile davalının iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü gerektiği ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile. "Davanın kabul nedeniyle KABULÜ ile, dava konusu.....ili, ..... İlçesi,.... Mahallesi,.... mevkii,....ada,.... nolu parsel,.... nolu bağımsız bölüm tapu kaydında 13/08/2018 tarih ve 1893 yevmiye nolu işlem ile alacaklısı . . ..
Ltd Şti, borçlusu ..... Ltd Şti, bedeli 250.000,00 TL, faiz oranı %20, 1.derece olarak tesis edilen İPOTEĞİN FEKKİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunun 22.maddesi uyarınca ilk celsede vuku bulan kabul beyanı nedeniyle alınması gerekli 5.692,50 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.270,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.422,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç, 4.211,00 TL tamamlama harcı, 50,20 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 4.379,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 6 ve 13/1-2. fıkrası uyarınca ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce vuku bulan kabul beyan nedeni ile 12.975,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
" şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın tamamen kötüniyetle ve dürüstlük kuralına aykırı olarak açılmış olup açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı şirketin borcunu ödememesi nedeniyle Alaşehir İcra Müdürlüğü'nün 2018/3874 Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi yapıldığını, davacı şirketin (hiçbir icra masrafı, vekalet ücreti ödemediği halde) tamamen kötüniyetle müvekkili şirkete yargılama gideri vekalet ücreti ödetmek amacıyla işbu davayı açtığını,
davaya cevap dilekçeleri ve ön inceleme duruşmasında da ipoteğin kaldırılması talebine bir itirazlarının olmadığını yalnızca aleyhlerine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, zira hiçbir gereklilik olmadığı halde kötü niyetle dava açıldığını, ancak buna rağmen yerel mahkemece dar ve şekli bir bakış açısıyla aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedildiğini, davacı tarafın davaya cevap dilekçesinde tacirler arasında temerrüde düşürme olgusunun ihtarname vs. yollarla gerçekleştirilebileceğine ilişkin beyanının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın konusuz kaldığını,
dava konusu ipoteğin web tapu işlemleri ile ilgili sorunun aşılmasından sonra 30.11.2021 tarihinde henüz gerekçeli karar yazılmadan müvekkili şirket tarafından kaldırıldığını, davacı tarafın ipotek kaldırma harcını yatırmadığını, 09.12.2021 tarihli beyan dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları dekontta görüleceği üzere 40,90 TL ipotek kaldırma harcının müvekkili şirket tarafından yatırıldığını, her fırsatta basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne atıf yapan davacı tarafın bu öncelikli edimini yerine getirmek zorunda olduğunu, bu bedeli müvekkili şirketin hesabına ya da PTT kanalıyla konutta ödemeli olarak göndermediklerini,
o halde müvekkili şirketin temerrüde düştüğünden söz etmenin de mümkün olmadığını, yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını belirterek talepleri doğrultusunda yerel mahkeme kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kötü niyetli davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı taraf, ticari ilişkinin teminatı olarak davalı şirket lehine taşınmaz üzerine süresiz ipotek tesis edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalının davacıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, davalıya ipoteğin fekki için yapılan ihtara rağmen davalının ipoteği tapu sicilinden terkin etmediğini belirterek taşınmazda davalı lehine tesis edilen ipoteğin fek edilmesi talebiyle dava açmıştır.
Davalı taraf taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının alacaklı olmadığı hususunda taraflar arasında mutabakat bulunduğu, davacının ipoteğin kaldırılması hususunda müvekkiline ihtar gönderdiğini, bu ihtar üzerine gerekli işlemlere başlanıldığını ancak pandemi sürecinden kaynaklanan usuli prosedürler gereği işlemlerin zamanında yapılamadığını, ipoteğin kaldırılması konusunda bir itirazlarının bulunmadığını, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı HMK'nın 312. maddesi;
" (1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
(2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." şeklindedir.
Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK madde 326/1).
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına yönünde karar verilmesinin isabetli olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/120, K. 2025/1234, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama