İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/2156 K.2023/2273

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2023/2156Karar2023/2273Tarih12 Aralık 2023Okuma11 dk · 2.104 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Aralık 2023
Dosya no
2023/2156
Karar no
2023/2273
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/10/2023 Tarihli Ara Karar
Numarası
2023/793 Esas
Davanın konusu
İtirazın İptali -İhtiyati Haciz
Bam karar tarihi
12/12/2023
Karar yazım tarihi
12/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.104 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı şirketin servis taşımacılığı işini yapmakta olduğunu, taraflar arasında sözleşme gereği davacı şirketin geçen aylarda hizmeti ifa etmiş olduğunu, davalı şirkete sunulan hizmet gereği fatura düzenlenmiş olduğunu, fakat davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğini, takip çıkışının 369.234,67 TL olduğunu, icra takibi açıldıktan sonra davalı borçlu tarafça, davacı şirkete 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, borcu ödememesi sebebiyle davalı aleyhine İzmir 16. İcra Dairesi'nin 2023/16837 icra dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı şirketin haksız surette takibe itiraz ettiğini,

davalı/borçlu şirket aleyhinde dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerden dolayı mahkemece dava açtıklarını, davalı şirketin, davacı şirkete kısmi ödeme yapılmış olduğunu, servis hizmeti sağlanmış olduğunu, davacı şirketin kendi edimini ifa ettiğini, davalı/borçlunun mal kaçırma ihtimali söz konusu olduğunu, alacağının sürüncemede kalmaması ve icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK.'da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olup davanın reddi gerektiğini, davalı tarafından davacıya dava konusu borç kapsamında ödeme yapıldığını, borcun tamamını kabul anlamına kesinlikle gelmemekle birlikte, yapılan ödemeler açısından davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığının açık olduğunu, davacının takip ekinde sunduğu sözleşme ve faturaların dikkatli şekilde incelendiğinde takibe konu edilmiş 20.08.2023 tarihli faturanın takip tarihinde henüz muaccel hale gelmemiş olduğu dolayısı ile haksız şekilde takibe konu edildiğinin açık olduğunu,

taraflar arasında imzalanan ve davacı tarafça delil olarak sunulan sözleşmenin "Sözleşme bedeli ve ödeme" başlıklı 6. maddesinde açıkça "Yapılan hizmetin bedeli 10'ar günlük periyot halinde fatura edilecek ve en geç takip eden haftanın Cuma gününe kadar yüklenicinin hesabına banka havalesi ile ödenecektir." maddesinin yer aldığını, itiraza konu faturanın 20.08.2023 tarihinde Pazar günü kesilmiş olup, söz konusu fatura sözleşme hükümlerine göre 25.08.2023 tarihinde Cuma günü muaccel hale gelecekken henüz muaccel hale gelmeden 23.08.2023 tarihinde Çarşamba günü takibe konu edilmiş olması sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini,

öncelikle borç bedelinin tamamını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının alacağının ve miktarının tespiti hususu yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz kararı verilmesine yönelik talebin reddi ile davalı aleyhine açılmış davanın reddi, borç muaccel hale gelmediğinden davalının kötü niyetli olmadığı dikkate alınarak aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece "...İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2023/16837 takip sayılı dosyasının ödeme emri ve takip dosyası celbedilmiş, dava dosyası ve tüm bu belgeler üzerinden değerlendirme yapılmıştır.

İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir". Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.

İcra ve İflas Kanunu'nun 257/2. Maddesinde ise "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa". hükmü bulunmaktadır.

İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1.maddesi "...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur..."

Anılan hükümlere göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK.'nın 257/2.maddesi hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz karan verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması gerekir.

Somut olayda; İstem, davacı tarafça davalının borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir. Davacının alacağının varlığı yargılamayı gerektirmektedir, dolayısıyla alacağın varlığı ve alacağın muacceliyeti konusundaki iddiasını yaklaşık ispat kuralı gereği ispatlayamadığından talebin reddine karar vererek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesi ile; "Davacı vekilinin davalının mal varlığı üzerinde ihtiyati haciz konulmasına ilişkin talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel mahkeme tarafından ihtiyati haciz taleplerinin yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından reddedildiğini, icra takibinden sonra davacıya işbu borçlara ilişkin davalı yanca kısmi ödemeler yapıldığını, dava açılırken 30.000,00 TL ödeme yapıldığının bildirildiğini, dava açıldıktan sonra 09.10.2023 tarihinde 49.285,00 TL'lik ikinci ödemenin de yapıldığını, yapılan ödemeler ikrar niteliğinde olup davalının zaman kazanmak amacıyla takibe itiraz ettiğini, davacı tarafından davalı yana servis hizmeti sağlandığını, ödenmeyen bedel nedeniyle davacının mağdur olduğunu, davacının işçilere ödenen maaşlar,

benzin vs gibi direkt davalıya verilen hizmetten kaynaklanan yüklü miktarda giderleri olup ödeme yapılmaması nedeniyle davacının tüm işlerinin aksadığını, Vergi Dairesi'nden gönderilen Temmuz 2023-Ağustos 2023 ayları BS formlarında dahi davacının davalıdan yüksek miktarda alacağı olduğunun belli olduğunu, dosya kapsamında sunulan ödeme belgeleri, faturalar, taraflar arasındaki sözleşme ile yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olup yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Talep: İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılarak, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

İcra iflâs hukukundaki ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi bir geçici hukuki koruma önlemidir.

İhtiyati haciz isteyen vekilinin ileri sürdüğü vakıalar, dilekçesine eklediği deliller ve ihtiyati haciz istemi dilekçesindeki ifadeleri değerlendirildiğinde; söz konusu talebin, İcra ve İflâs Kanunu'nun ihtiyati haczi düzenleyen İİK’nın 257’nci maddesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu hükümde ihtiyati haciz talebine ilişkin iki hukukî sebep yer almaktadır. Birincisi, vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun ödenmemesi hâlinde uygulanması gereken İİK’nın 257/I hükmüdür. İkincisi ise vadesi gelmemiş (müeccel) bir alacak için öngörülen İİK’nın 257/II’deki kuraldır. Bu iki kuralın yanı sıra ispat yüküne ilişkin İİK’nın 258’inci maddesi de somut olay açısından önemlidir.

İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.

İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.

İcra ve İflâs Kanunu'nun 258’inci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.

Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.

Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.

Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.

Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'nunda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.

Dava konusu somut olayda, davacı taraf davalıya vermiş olduğu servis taşımacılığı hizmeti karşılığında takip ve davaya konu tutar olan 369.234,67 TL'lik fatura bedellerinin ödenmediğini iddia etmiştir.

Davalı vekili de cevap dilekçesiyle, davalı şirket tarafından davacıya dava konusu borç kapsamında ödeme yapıldığı, borcun tamamını kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılan ödemeler açısından davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, takibe konu faturalardan 20/08/2023 tarihli faturanın henüz muaccel hale gelmediği, davacı tarafın alacağının tespiti hususunun yargılamayı gerektirdiği savunulmuştur.

Davaya konu icra takibi 23/08/2023 tarihinde başlatılmış olup taraf vekillerince dosyaya sunulan dekontların incelenmesinden davalı şirket tarafından davacıya dava konusu icra takibinden sonra ve davadan önce olmak üzere 15/09/2023 tarihinde 30.000,00 TL, dava açıldıktan sonra da 09/10/2023 tarihinde 49.285,00 TL ödemelerin yapılmış olduğu anlaşılmıştır.

Bu kapsamda ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan dava dilekçesi ve ekleri, taraflar arasındaki sözleşme ve faturalar sureti ile aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi içeriği ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği sonucuna varılarak İİK 257 ve devamı maddeleri gereğince koşulları oluştuğundan ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Bu şekilde davalı tarafça ödendiği bildirilen tutarlar düşülmek suretiyle (369.234,67 TL - 30.000,00 TL - 49.285,00 TL =) 289.949,67 TL kalan kısım üzerinden İİK 257 ve devamı maddeleri gereğince koşulları oluştuğundan ihtiyati haciz kararı vermek gerekmiştir.

HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin talebin reddine ilişkin kararı kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

1)İzmir İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/793 Esas sayılı dosyasında verilen 10/10/2023 Tarihli ARA KARARININ KALDIRILMASINA,

2)İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 269,85 TL istinaf karar harcının kendisine iadesine,

3)İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yolu harcının davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep eden davacıya verilmesine,

4)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,

B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;

1)İhtiyati haciz talep eden davacı yönünden ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde KISMEN KABULÜ ile,

2-İİK'nun 257. maddesi uyarınca, yukarıda ismi yazılı aleyhine ihtiyati haciz istenenden 289.949,67 TL üzerinden alacağı karşılayacak şekilde davalı şirket adına kayıtlı haczi kabil gayrimenkul ve motorlu araçlarla sınırlı olmak kaydıyla İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Aleyhine ihtiyati haciz istenen ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak 289.949,67 TL'nin % 15'i oranında hesaplanarak takdir olunan 43.492,45 TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine,

4-HMK'nın 261/1. maddesi uyarınca 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,

5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-Görülmekte olan bir dava içinde ihtiyati haciz talep edildiğinden davacı lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

8-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,

9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 12/12/2023

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2023/2156, K. 2023/2273, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2156
Karar No
2023/2273
Tarih
12 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/2157 K.2023/1893
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2157 K.2023/1592
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/2157 K.2023/2212
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2158 K.2023/2682
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/2158 K.2023/2192
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2023/2159 K.2023/1917

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.