KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2023/864
- Karar no
- 2023/976
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2023/149 Esas
- Davanın konusu
- Alacak
- Bam karar tarihi
- 25/05/2023
- Karar yazım tarihi
- 25/05/2023
Karar Metni
785 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı şirket aleyhine İcra İflas Kanununun 257. maddesi gereğince haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; "...davacı tarafın iddiaları ile dosyada bulunan sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlendiği üzere rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep konusu alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerektiği,
alacak talebine konu ürünlerin davalı şirkete veya faturalarda adı geçen dava dışı ... firmasına teslimine ilişkin herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı, faturaların her zaman tek taraflı düzenlenebilecek belgelerden olması sebebiyle tek başına alacağın varlığına delalet teşkil etmediği, belirtilen gerekçeler dahilinde davaya konu edilen alacağın varlığı ve miktarının mahkememizce alınacak bilirkişi raporu neticesinde belirlenebileceği dikkate alındığında yargılamaya muhtaç olduğu,
bu kapsamda mevcut aşama itibariyle muaccel bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde yer alan şartların yerine gelmediği göz önünde bulundurularak, davacı vekilinin ihtiyatı haciz talebinin reddine...." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temerrüte düşmüş davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, mahkemece talep konusu alacağın varlığının yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerektiğini gerekçe gösterdiğini, faturaların mahkemeye sunulduğunu ancak incelenmediğini, delillerin yaklaşık ispat koşulunu sağlar nitelikte olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Talep, fatura alacak iddiasına dayalı alacak davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz şartları değerlendirildiğinde; geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir.(HMK m. 406)
Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların yada onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir.(TC Anayasası m.36, HMK m.33) ihtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.
İİK 257 - 268 maddelerindeki düzenlemeye göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın para alacağı olması, rehinle teminat altına alınmamış olması, muaccel olması ve muaccel olmakla birlikte karşı tarafın mal kaçırma durumunun olması, alacağın varlığına dair yaklaşık ispatın gerçekleşmiş olması gerekir.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'nda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; sözleşme konusu malların teslim edildiğine ilişkin ispat külfeti davacı alacaklıya ait olup, talep eden tarafından sunulan fatura, cari hesap dökümü ve alacaklı defter kayıtlarının tek başına fatura konusu malların teslim edildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, mevcut dosya kapsamı, delil durumu, davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, davacının ihtiyati haciz kararı verilmesi için haklılığını yasaya uygun ve yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla; mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalara göre; istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2023/864, K. 2023/976, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama