İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1411 K.2024/2274

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2024/1411Karar2024/2274Tarih17 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.959 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Aralık 2024
Dosya no
2024/1411
Karar no
2024/2274
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/07/2024
Numarası
2024/552 Esas 2024/555 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Bam karar tarihi
17/12/2024
Karar yazım tarihi
17/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.959 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Davalılardan ... A.Ş. Unvanlı bayi ile davacı şirket arasında ek-1 de yer alan 16/03/2023 tarihli sözleşme akdedilmiş, bu sözleşme gereği ... kamyon tipi aracın 5 adet olacak şekilde, bunlardan 3 adedini 2023 yılı Nisan ayında geriye kalan 2 adedini ise 2023 temmuz ayında teslim edilmesi taahhüt edilmiştir.

Söz konusu sözleşmenin akdedilmesi ile birlikte davacı şirket davalı bayi hesabına 750.000,00 TL peşinat bedeli ödemiş ve nisan ayı içinde teslim edilmesi taahhüt edilen 3 aracın teslimi davacı şirket tarafından beklenmeye başlanmıştır.

Davalı bayi tarafından nisan ayı içinde 3 adet aracın teslimi beklenmekte iken, iki aracın teslime hazır olduğu diğer aracın ise teslime hazır olmadığı bilgisi verilmiş, teslime hazır hale getirilen iki aracın kararlaştırılan bedeli ivedi olarak 10-11/05/2023 tarihlerinde bayi hesabına aktarılmış olmasına rağmen, bu iki araçta ödeme tarihinden sonra 17/06/2023 tarihinde bir tanesi İzmir Bayisinde diğeri ise Aksaray Bayisinde (sözleşmede kararlaştırılmadığı halde) davacı şirkete teslim edilmiştir.

Diğer son araç ise hiç bir aşamada teslim edilmemiştir. Sözleşme yükümlülüklerine uygun hareket edilmemesinden ötürü davacı şirket bu satış sözleşmesi dolayısıyla büyük bir mağduriyet yaşamıştır.

Öncelikle nisan ayında teslim taahhüdünde bulunulan ve hiç bir aşamada davacı şirkete teslim edilmeyen 1 adet ... kamyon tipi araç, davacı şirketin tüm iş planlamasını bozmuş, davacı şirket tarafından bu araçların zamanında teslim edileceği düşünülerek alınan siparişler davacı şirketin satış yaptığı ilgililere sevk edilmemiş ve bu suretle büyük bir gelir kaydı oluşmuştır. Bu gelir kaydı dava tarihi itibariyle de devam etmektedir.

2023 Nisan ayı içersinde teslim taahhüdünde bulunulan hiç bir aşamada teslim edilmeyen 1 adet ... kamyon tipi araçla ve 10-11/05/2023 tarihinde ödeme yapılmış olmasına rağmen 17/06/2023 tarihinde teslim edilen 2 araçla ilgili olarak konusunda uzman bilirkişilerce tespiti mümkün hale geldiğinde tekrardan arttırılmak üzere şimdilik teslim edilmesi gerekli olan tarihten bugüne kadar geçen süreye ilişkin araç başına aylık 150.000,00 TL +KDV olarak şekilde gelir kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerekmektedir.

Sözleşmede yer almadığı halde İzmir Şubede teslim alınması gereken aracın Aksaray şubede davacı şirkete teslim edilmesi ile ilgili olarak konusunda uzman bilirkişilerce tespiti mümkün hale geldiğinde tekrardan arttırılmak üzere şimdilik sevkiyat, nakliye vb. Gibi zarar kalemlerine karşılık olarak 50.000,00 TL zarar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerekmektedir.

İki aracın hazır olduğu ve ödemesinin beklendiği belirtilmiş, davacı şirket tarafından bu iki araçla ilgili olarak 10-11/05/2023 tarihlerinde olacak şekilde toplam 7.720.000,00 TL ödeme yapılmış, ancak bu iki araç 17/06/2023 tarihinde teslim edilmiştir.

Sözleşmeye aykırı hareket edilmesinden ötürü söz konusu araç satışları euro kuru üzerinden TL ye çevrilerek yapılmakta, kurda meydana gelen değişiklik müşteriye kur farkı olarak yansıtılmakla ve araç satış bedeline eklenmekte olduğu sabit olduğundan, sözleşmenin feshi ve devamının mümkün olmaması nedeniyle bu geçen sürede kur farkından kaynaklı olarak davacı şirketin zararı oluşmuştur.

Bu aradan geçen sürede ise davacı şirket tarafından yatırılan 7.720.000,00 TL davalı bayi tarafından bekletilmiş ve bu bedel bayi tarafından kullanılmıştır.2 aracın 17/06/2023 tarihinde teslim edildiği ortada iken, 10-11/05/2023 tarihleri ile 17/06/2023 tarihleri arasında geçen sürede davacı şirket tarafından ödenen 7.720.000,00 TL nin 11/05/2023-17/06/2023 tarihleri arasında konusunda uzman bilirkişilerce tespiti mümkün hale geldiğinde tekrardan arttırılmak üzere şimdilik 75.000,00 TL oluşan kur farkından kaynaklı zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerekmektedir.

Uzman bilirkişilerce tespiti mümkün hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 226.549,14 TL zararımızın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont iskonto faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" şeklinde beyanda bulunmuştur.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ncelikle yetki itirazında bulunmuştur. Devamında dava dilekçesinde bulunması gereken unsurları saymakla, davacının kaşe imzasını içeren sipariş teyit formunun 7. Maddesi ile üretici ithalatçı tarafından yapılacak fiyat değişikliklerini davacının kabul ettiğini, hal böyle iken davacının diğer davalı-ithalatçı ...

A.Ş.'nin fiyat güncellemesi ile belirlediği siparişe konu araçların Temmuz 2023 güncel fiyatlarının üzerinde anlaştıkları fiyat olmadığı iddiası ile kabul etmeyerek araç alımından vazgeçmesinin sözleşmenin müvekkili şirket tarafından değil davacı tarafın ihlali olduğunun, dava konusu taahhütname kapsamında davacının değil müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, davacının iddia ve taleplerinin tamamen gerçek dışı ve hukuken dayanaksız olduğunu, davacının aynı konuda hem geç teslimden ötürü kazanç kaybı hem paranın değer kaybı kaynaklı tazminat talebinde bulunmasının HMK hükümlerine aykırı olduğunu beyan ederek;

davanın öncelikle yetkiden reddini, esastan reddini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE

"...,Dava, sözleşmeye dayalı ticari satım sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.

Davacı tarafından, Davalı ... ile birlikte Davalı ... Şirketi aleyhine açılan Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/889 Esas sayılı dosyasında, davalı ... Şirketi aleyhine açılan davanın tefrik edilerek öncelikle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/95 Esasına kaydı yapılarak İzmir Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesininin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. "7. maddesinde ," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir.

Davalılardan ... A. Ş şirketinin adresi Esenyurt/ İstanbul, diğer davalı ... A. Ş şirketinin adresi Gaziemir/ İzmir'dir.

Yukarıda da açıkça ifade edildiği üzere birden fazla davalı olması durumunda davalılardan birinin yerleşim yerinde dava açılabilir. Birden fazla davalının bulunduğu hallerde dosyanın tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilebilmesi için kanundaki şart " davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." şeklindedir.

Kaldı ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde hangi davaların birlikte görüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacının taleplerinin aynı sebebe ilişkin olduğu ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak hüküm kurulmasını talep ettiği, davalılardan birinin üretici, diğerinin bayi olduğu, bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkememizin Yetkisizliğine, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu anlaşılmakla karşı yetkisizlik kararı vermek gerekmiştir," gerekçesi ile;

"Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin olduğu anlaşılmakla, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,

Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde Mahkememiz ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında olumsuz Yetki uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini için HMK.'nın 21. ve devamı maddeleri uyarınca yargı yeri belirlenmesi için Yetkisizlik kararı veren Mahkemeler Farklı Bölge Adliye Mahkemesi yargı çevresinde bulunduğundan Dosyanın Re'sen Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine gönderilmesine ," şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, davacı tarafından, diğer davalı ... ile birlikte davalı müvekkili ...

Anonim Şirketi aleyhine açılan Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/889 Esas sayılı dosyasında, davalı müvekkili aleyhine açılan davanın tefrik edilerek öncelikle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/95 Esasına kaydı yapılarak İzmir Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiğini, bu karar üzerine tefrik edilen dosyaya ilişkin olarak,

İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2024 tarih 2024/552 E - 2024/555 K sayılı kararı ile: "....yetkili mahkemenin Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin olduğu anlaşılmakla, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden Reddine,

Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde Mahkememiz ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında olumsuz Yetki uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini için HMK.'nın 21. ve devamı maddeleri uyarınca yargı yeri belirlenmesi için Yetkisizlik kararı veren Mahkemeler Farklı Bölge Adliye Mahkemesi yargı çevresinde bulunduğundan Dosyanın Re'sen Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine gönderilmesine...."şeklinde karar verildiğini, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin "....Birden fazla davalının bulunduğu hallerde dosyanın tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilebilmesi için kanundaki şart " davanın,

davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." ifadelerini bu kararına gerekçe olarak gösterdiğini, ancak, mahkemenin kararı ile kararına dayanak teşkil eden gerekçe arasında çelişki olduğunu, zira, davacının müvekkili şirkete verdiği dava konusu taahhütnamenin 5. maddesi ile, taahhütnameden kaynaklı uyuşmazlıklarda İzmir Mahkeme ve İcra Daireleri'nin yetkili kılınmış olması ve müvekkil şirketin de İzmir'de faaliyet gösteriyor olması,

davacının, müvekkili şirket ve diğer davalı aleyhine Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/889 E sayılı dosyası ile açmış olduğu davayı, sırf müvekkili kendi faaliyet merkezi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açtığının kanıtı olduğunu, bu bakımdan Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin müvekkili yönünden davanın İzmir Asliye Ticaret mahkemelerinde açılması gerektiğine ilişkin kararının usul ve yasa hükümlerine uygun olduğunu,

ancak İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2024 tarih 2024/552 E - 2024/555 K sayılı kararının usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini

istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.

HMK'nın “Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları” başlıklı 18 inci maddesi ise:

(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.

(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.

” şeklindedir.

Somut uyuşmazlıkta ; yetkinin kamu düzeninden olmamasına, davalının usulüne uygun yetki itirazında bulunması nedeniyle dosyanın yetkisizlik kararı ile gönderilmiş olmasına, her iki taraf tacir olup, taraflar arasında imzalanan Taahhütnamenin 5. maddesindeki "..... İş bu taahhütnamenin tatbikinden dolayı taraflar arasında herhangi bir ihtilaf vukuu bulunması halinde İzmir Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir....'' şeklinde yetki düzenlemesi

bulunması karşısında davanın esasına girilip taraflarca gösterilen deliller değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar tesisi gerekirken davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalının istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2024 Tarih, 2024/552 Esas ve 2024/555 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın esasa ilişkin istemleri inceleyip karara bağlamak üzere görevli bulunan ve kararı kaldırılan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,

5- İstinaf yargılama giderlerinin esas karar ile birlikte değerlendirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/(1)-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17.12.2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1411, K. 2024/2274, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1411
Karar No
2024/2274
Tarih
17 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1412 K.2024/1935
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1414 K.2024/1949
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1415 K.2024/1947
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1415 K.2024/1569
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1416 K.2024/2296
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1417 K.2024/1342

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.