KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1778
- Karar no
- 2024/2316
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/11/2024
- Numarası
- 2024/673 Esas 2024/914 Karar
- Dava
- Konkordatonun Feshi
- Bam karar tarihi
- 24/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 24/12/2024
Karar Metni
1.135 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şti. tarafından açılan “Konkordato” davasının. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/2286 E. – 2021/545 K. sayılı dosyasından verilen 10.06.2021 tarihli kararı ile kabul edildiği ve konkordato tasdik kararı verildiğini, konkordatonun tasdiki kararının 19.10.2022 tarihinde kesinleştiğini, tasdikine karar verilen konkordato projesinde;
ödemelerin 2012 Haziran ayından itibaren 60 ay eşit vadeli taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı tarafça bu karara istinaden kısmi ödemeler yapıldığını ancak bir süre sonra bu ödemelerin de durduğunu, davalı tarafın tasdik edilen projedeki edimlerini müvekkili bankaya karşı yerine getirmediğini, “Konkordatonun Kısmen Feshi” başlığını taşıyan İ.İ.K. madde 308/e hükmüne göre.
"Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.” bu çerçevede, nedenle konkordatonun şartlarını yerine getirmeyen davalı için konkordatonun kısmen feshini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu belirtmiş, müvekkili banka yönünden konkordatonun feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı bankaya olan konkordato ödemelerinin düzenli ve sürekli olarak yapılmış olup taleplerini haklı çıkaracak bir durumun söz konusu olmadığını, mahkemenin 2021/286 Esas, 2021/545 Karar sayılı kesinleşen konkordato kararı gereğince her ay olmak üzere 6.596,26.-TL konkordato taksitlerinin düzenli olarak yatırıldığını,
15.04.2024 tarihinde konkordatoya tabi olan borç için yapılan İzmir 23. İcra Müdürlüğü ' nün 2020/5723 sayılı dosyasına ipotek borçlusu ve müşterek borçlu Şerife Kırlı tarafından 400.000,00.-TL ödeme yapılarak dosyanın kapatıldığını, ipotek borçlusunun müvekkili şirkete başvurarak ödeme belgesini ibraz ettiği ve aylık konkordato ödemelerinin kendisine ödenmesini talep ettiğini, davacı bankanın 60 aylık taksit ödemesini peşin olarak tahsil ettiğini, davacı bankanın icra dosyasına haricen tahsile dair bilgi verdiği ve dosyanın infaz edildiğini,
şimdi ise sanki bu ödeme tahsil edilmemiş gibi mahkemeyi yanıltmak suretiyle konkordato kararının feshinin talep edilmesinin hukuken haklı olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça Mahkememizin 2021/313 Esas 2021/497 Karar sayılı dosyası kapsamında tasdik edilen konkordato projesi doğrultusunda davacı tarafa gerekli ödemelerin yapılmadığından bahisle konkordatonun davacı yönünden kısmen feshine karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında dava açıldığı, davalı tarafından Mahkememizin 2021/228 Esas 2021/545 Karar sayılı dosyasında konkordato davası açıldığı, Mahkememizce 10/06/2021 tarihinde davacılar ... ve ... 'ın konkordato taleplerinin reddine, diğer davacı ...
Ltd Şti 'nin ise konkordato taleplerinin ise kabulü ile birlikte bu davacı yönünden konkordatoya tabi adi borçlarının tamamının ilk taksitinin 2021 yılı Haziran ayından başlamak üzere 60 ay vadede eşit taksitler halinde ödenmesine yönelik olarak hüküm tesis edildiği, kararın İstinaf edilmesi üzerine ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1385 Esas 2021/1796 Karar 09/12/2021 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine dair temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verildiği,
bu kez kararın temyiz edildiği ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1557 Esas 2022/4818 Karar sayılı 19/10/2022 tarihli kararı ile kararın onandığı ve Mahkememiz hükmünün bu hali ile 19/10/2022 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça dava dilekçesinde karara istinaden kısmi ödemeler yapıldığı ancak bir süre sonra bu ödemelerin de durduğu, davalı tarafın tasdik edilen projedeki edimlerini müvekkili bankaya karşı yerine getirmediğinin belirtildiği,
kayyım ... tarafından Mahkememizin 2021/228 Esas sayılı dosyasına sunulan tüm kayyım raporlarında ve özellikle 06/11/2024 tarihli raporda da belirtildiği üzere 34. Taksit dahil ödemelerin davacı tarafa yapıldığı , 34. Taksitten sonraki 35,36,37,38 ve 39 nolu taksitlerin davacı ...bank AŞ. nin konkordato talebinde bulunan ve halen kayyım ödemeleri devam eden ...
Ltd.ştinden olan alacakları nedeniyle ipotekli olan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz için dava dışı ... tarafından yapılan 171.502,76 TL lik ödemenin şirket ortağı ...'a temlik edildiğinden bahisle ...'a ödendiği yine davacı ...bank AŞ. nin konkordato talebinde bulunan ve halen kayyım ödemeleri devam eden ...
Ltd.ştinden olan alacakları nedeniyle ipotekli Menderes ... ada ... parsel için de ipotekli taşınmaz malikleri tarafından 400.000,00 TL haricen ödeme yapıldığı , dava tarihi itibariyle davalının davacıya konkordato projesi kapsamında ödemeleri yerine getirdiği ve dava tarihi itibariyle davacı yönünden ödenmeyen taksidin bulunmadığı bu husus göz önüne alındığında davacı taraf lehine konkordatonun kısmen feshine ilişkin yasal koşulların oluştuğunun belirlenemediği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış davanın reddine karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin tasdik edilen konkodato projesine göre ödemekle yükümlü olduğu taksitlerin tümünü ödemediğini, 3. kişinin ipoteklerinin varlığının gerek konkordato müracatı yapan davacı şirket tarafından ve gerekse tasdik kararı veren mahkeme tarafından bilinmekte olup bu çerçevede tasdik kararı verildiğini, 3. kişiye ait ödemelerin şirket tarafından yapılmış gibi sayılması durumunun, ipotek bedelini borçtan mahsup etmek gibi projeyi baştan sakatlayan bir sonuca sebebiyet verdiğini, müvekkilinin banka alacağının halen devam ettiğini, konkordatonun feshinin koşullarının oluştuğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: konkordatonun feshi istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesi; davacı bankanın tüm borcunun ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipler sonucu ödendiğini bir borcunun kalmadığını, bu hususta alınan 06/11/2024 tarihli kayyım raporunda da davacı bankanın bir alacağının kalmadığının belirtildiğinin kabulü ile konkordatonun feshi talebini reddetmiştir.
Ancak davacı bankanın gerçekten alacağının kalıp kalmadığı, ödenen tüm paranın taksitleri karşılayıp karşılamadığı hususunda bir bankacı bilirkişi marifetiyle davacı banka kayıtları üzerinde ve icra dosyaları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının dava tarihi itibariyle proje kapsamında herhangi bir alacağının kalıp kalmadığı, haricen yapılan ödemede dikkate alınarak duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, sadece kayyım raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1778, K. 2024/2316, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama