KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/231
- Karar no
- 2024/1801
- İncelenen d.iş kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/12/2023
- Numarası
- 2023/423 Değişik İş 2023/420 Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz
- Bam karar tarihi
- 16/10/2024
- Karar yazım tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
1.391 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İhtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkil inşaat firması ... Ltd. Şti., demir çelik toptancılığı yapan ... A.Ş.'den demir alımına ilişkin fiyat teklifi alınmış akabinde ... numaralı telefon üzerinden şirket yetkilisi olduğu iddia eden kişi tarafından banka bilgileri paylaşılmış bunun üzerine müvekkil şirket 536.500,17 TL'yi ...
A.Ş. hesabına ödediğini, ödemeye müteakip 1 iş günü içerisinde teslimatın gerçekleşeceği belirtilmiş ise de trafik, araç arızası vb. nedenlerle teslimat gerçekleşmediğini, basiretli bir tüccar ve hayatın olağan akışına aykırı şekilde beyanlarda bulunan borçlunun beyanlarına itibar edilmediğini, sonrasında müvekkilinin tecrübesine dayanarak sektörel olarak araştırma yaptığını, ilgili şirketin teslimatlarını yapamadığı,
ekonomik buhranda olduğunu haricen öğrenmiştir. kökeninde aynı kişilere ait fakat farklı isimler adı altında faaliyet gösteren borçluya ilk demir siparişi 05.12.2023 tarihinde verildiğini, henüz bu teslimat gerçekleşmeden demir fiyatlarının artıyor olması ve piyasa rayicinin altında teklif alınması sebebiyle ikinci bir sipariş daha verildiğini, bu sipariş için ticaret sicilde benzer isimde kayıtlı olan ...
A.Ş. adına açılmış hesaba 545.080,00 TL ödendiğini, bu nedenlerle istemleri gibi muaccel olan ve teminatsız durumda bulunan müvekkilin ... İnş. Müh. Dış Tic.
A.Ş.'den 536.500,17 TL alacağının tahsilini temin etmek üzere, takdir edilecek teminat karşılığında, borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, banka hesapları üzerine İhtiyati Haciz konulmasına, yargılama gideri ile ihtiyati haciz vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE
"... Talep "İhtiyati Haciz" isteminden ibarettir.
İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesine göre; Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK’nın 258/1-2.cümlesine göre; Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkemenin, alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp, alacağın varlığını gösteren delillerin yaklaşık ispat ölçüsünde sunulmasıdır.
Eldeki dosyada; ihtiyati haciz talep eden , karşı tarafa 536.500,17 TL demir bedeli ödemesine rağmen demirlerin teslim edilmediğinden bahisle ihtiyati haciz talep etmiştir. Talebe konu iddialar ve malzemenin teslim edilmediği olgusu yargılamayı gerektirdiğinden vadesi geçmiş, muaccel bir alacağın varlığını ispata yarar yaklaşık ispat ölçüsünde delil bulunmadığından talepte bulunanın ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. '' gerekçesi ile;
KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-2004 Sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan dekontun, fiyat tekliflerinin, yazışmaların ve diğer belge ve delillerin borcun varlığını yaklaşık olarak ispatladığını, bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gereken yaklaşık ispat koşulunun yerinde olduğunu, alacağın muaccel olduğunun ispat edilemediği kanaatinde dahi İİK Madde 257'ye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye,
kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyaten haciz istenebileceğini, ihtiyati haciz talebine konu olan alacağa ilişkin Bodrum 2. İcra Dairesinin 2023/9277 esas numaralı dosyası üzerinden yapılan icra takibinde ödeme emrinin, borçlunun kayıtlı mersis adresine gönderildiğini, adreste kimsenin bulunmaması nedeniyle iade döndüğünü, kayıtlarda yazılı adresin borçlunun muayyen yerleşim yeri olmadığının ve başkaca bir adresinin bulunmadığının aşikar olduğunu,
ayrıca borçlunun banka hesaplarındaki nakit akışının taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla durdurulmuş olduğunun haricen öğrenildiğini, bu nedenle vadesi gelen bir borcun olmadığı kanaatinde dahi, İİK md.257'ye göre ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine yargı teamüllerine uygun olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep: ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
İcra iflâs hukukundaki ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi bir geçici hukuki koruma önlemidir.
İhtiyati haciz isteyen vekilinin ileri sürdüğü vakıalar, dilekçesine eklediği deliller ve ihtiyati haciz istemi dilekçesindeki ifadeleri değerlendirildiğinde; söz konusu talebin, İcra ve İflâs Kanunu'nun ihtiyati haczi düzenleyen İİK’nın 257’nci maddesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu hükümde ihtiyati haciz talebine ilişkin iki hukukî sebep yer almaktadır. Birincisi, vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun ödenmemesi hâlinde uygulanması gereken İİK’nın 257/I hükmüdür. İkincisi ise vadesi gelmemiş (müeccel) bir alacak için öngörülen İİK’nın 257/II’deki kuraldır. Bu iki kuralın yanı sıra ispat yüküne ilişkin İİK’nın 258’inci maddesi de somut olay açısından önemlidir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 258’inci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
İhtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; sunulan delillere göre her ne kadar yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de; aynı alacağa ilişkin talep eden alacaklı tarafından Bodrum 2. İcra Dairesinin 2023/9277 esas sayılı dosyası ile karşı taraf borçlu aleyhine yapılan takibin kesinleşmiş olması nedeni ile artık ihtiyati haciz talep etmekte talep eden tarafın hukuki yararının kalmadığı anlaşılmaktadır.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf istemlerinin yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile kararın kaldırılarak talebin hukuki yarar yokluğundan reddine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE
2-İhtiyati haciz isteyenin talebinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 444,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 17,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ihtiyati haciz isteyen davacıya iadesine,
4-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin talebi reddedildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hesap olunan 7.500,00 TL vekalet ücretinin ihtiyati haciz isteyen davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 16/10/2024
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/231, K. 2024/1801, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama