KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/462
- Karar no
- 2025/690
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/01/2025
- Numarası
- 2025/27 D.İş 2025/27 D.İş Karar
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz (Finans
- Bam karar tarihi
- 27/03/2025
- Karar yazım tarihi
- 27/03/2025
Karar Metni
1.656 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
İhtiyati haciz isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkete olan borçlarından dolayı dört adet bono talep dışı ... A.ş. (VKN:...) tarafından keşide edildiğini, ... ise işbu bonoları müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, talep dışı borçlu ... A.ş. tarafından 02.07.2024 tarihinde İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/402 Esas dosyası ile konkordato talepli dava açıldığını, mahkemece 20.09.2024 tarihli duruşmada ... Tic.
A.Ş. yönünden ihtiyati tedbirlerin devamına ve 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, söz konusu bonolar vadesi gelmesine rağmen borçlular tarafından ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmalar neticesinde borçluların ödeme güçlüğü içinde oldukları ve mallarını kaçırma girişiminde bulundukları istihbar edildiğini, bu nedenlerle
1.582.303,00.-TL. alacağımızın tahsilinin sağlanması için borçlulardan ... hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE
"...,somut olayda; münhasıran kefil yönünden talepte bulunulmuş ise de alacağın kaynağı hakkında esas borçlunun hakkında konkordato olan taraf olması ve bu anlamda borç kaynağının konkordato kararı muhteviyatı itibari ile tebdirli malvarlığı unsuru teşkil etmesi ciheti ile verilecek kararın hakkında tedbir olan taraf malvarlığına da tesir edecek oluşu sebebi ile ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir, gerekçesi ile, "ihtiyati haciz talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Gerek İİK. hükümleri, gerekse konkordato mühletinin amacı göz önüne alındığında, konkordatoya ilişkin hükümlerin sadece konkordato talep eden borçlu hakkında uygulanacağının sabit olduğunu, somut olayda, hakkında ihtiyati haciz talep ettikleri borçlu ...'nın konkordato talebinin mevcut olmadığını, bu nedenle yerel mahkemenin ret gerekçesinde zikredilen yasal şartlarının hiçbirisinin, istinafa konu olaylarında mevcut olmadığını, yerel mahkeme tarafından konkordato uygulamalarına, yüksek mahkeme kararlarına, usul ve yasaya açıkça aykırı şekilde, konkordato dışı 3.kişi borçlu hakkında ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini,
bu nedenle, konkordato uygulamalarına ve yasaya uygun ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerekli olup yerel mahkemece verilen ret kararının yerinde olmadığını, talep dışı borçlu ... Tic. A.ş.
(VKN: ...) tarafından 02.07.2024 tarihinde İzmir 3. Asliye Ticaret mahkemesi’nin 2024/402 Esas dosyası ile konkordato talepli dava açılmış olup mahkemece 04.07.2024 tarihinde ihtiyati haciz ve takip yasağına ilişkin geçici mühlet tedbir kararının verildiğini, mahkeme tarafından 20.09.2024 tarihli duruşmada ... Tic.
A.Ş. yönünden ihtiyati tedbirlerin devamına ve 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, taraflarınca ihtiyati haciz talep edilen borçlu ...'nın ise konkordato başvurusunda bulunmamış olup bu nedenle de konkordato dışı olan işbu borçlu hakkında herhangi bir konkordato tedbirinin bulunmadığını, konkordato dışı 3. kişi olması nedeniyle, hakkında herhangi bir tedbir kararı bulunmayan ... hakkında ihtiyati haciz uygulanmasının önünde herhangi bir yasal engelin bulunmadığını, dolayısıyla, konkordato başvurusu bulunmayan borçlunun, başka bir borçlunun konkordato başvuru neticesinde ihdas edilen tedbirlerden yararlanmasının mümkün olmadığını,
bu nedenle fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak ve alacaklarından feragat anlamına gelmemek ve konkordato mahkemesince hakkında takip yasağına ilişkin tedbir kararı devam eden talep dışı borçlu ... A.ş.'nin konkordato sürecindeki gelişmelere göre işbu şirket hakkında her türlü yasal yollara müracaat hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.582.303,00.-TL.
Alacaklarının tahsilinin sağlanması için borçlulardan ...'nın taşınır, taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczi talep edilmiş olup İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/27 D.İş Esas, 2025/27 D.İş sayılı karar sayılı ve 08.01.2025 tarihli değişik iş kararı ile usul ve yasaya aykırı olarak işbu ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini, kanun koyucunun geçici bir hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati haciz müessesesiyle, icra takibi ile elde edilecek sonucu korumayı amaçladığını,
ihtiyati haciz kararları verilebilmesi için ise tam ispat değil yaklaşık ispat arandığını belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkemece borçlu hakkında ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın kaldırılarak, taleplerinin kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, bonodan kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.
İlk derece mahkemesince, "alacağın kaynağı hakkında esas borçlunun hakkında konkordato olan taraf olması ve bu anlamda borç kaynağının konkordato kararı muhteviyatı itibari ile tebdirli malvarlığı unsuru teşkil etmesi ciheti ile verilecek kararın hakkında tedbir olan taraf mal varlığına da tesir edecek oluşu" gerekçesi ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Talep konusu somut olayda ihtiyati haciz talep eden dava dışı şirketçe keşide edilen bonoları ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu bonolar vadesi gelmesine rağmen borçlular tarafından ödenmediğini beyan ettiği, aleyhine ihtiyati haciz istenen yönünden konkordato tedbiri bulunmadığı, talep edenin bono örnekleri içerikleri değerlendirildiğinde ...'nın bonolardaki "avalimdir" yazısının altında imzasının bulunduğu bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince vadesinde ödenmediği iddia olunan bonoların bedeli olan 1.582.303,00.- TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/462, K. 2025/690, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama