KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2022
- Dosya no
- 2020/1371
- Karar no
- 2022/954
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/09/2017 (Dava) - 17/05/2019 (Karar
- Numarası
- 2017/1023 Esas - 2019/543 Karar
- Dava
- İpoteğin Kaldırılması
- Bam karar tarihi
- 09/06/2022
- Karar yazım tarihi
- 09/06/2022
Karar Metni
1.465 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2019 tarihli 2017/1023 Esas ve 2019/543 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ...' dan 18/12/2015 tarihinde tapuda yaptıkları satım sözleşmesi ile İzmir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazı, tapu kayıtlarındaki ipotek şerhi ile birlikte satın aldığını, tapu kayıtlarında ipotek şerhinin davalı ...
Bankası A.Ş lehine konulduğunu, taşınmazın ipotek akit tablosundaki değerinin 50.000 TL olduğunu, ipotek bedelinin ...'ın ticari kredisinin ileride doğacak borçlarına teminat olması için bir üst limit ipoteği olarak tesis edildiğini, söz konusu ipoteğin temelini oluşturan kredinin ... ve ... Bankası A.Ş.
Arasında aktedilmiş bir kredi sözleşmesi olduğunu, ipoteğin doğuş kaynağının ticari iş niteliğinde olmasından mahkemenizin görev alanına girdiğini, ipotek borçlusu tarafından borcun ödenmediği gerekçesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi işlemine maruz kaldıklarını, icra takibi nedeniyle İzmir 23. İcra Dairesinin 2017/8481 esas sayılı dosyasına 50.000,00 TL ödendiğini, davalı bankaya ipoteğin kaldırılması için talepte bulundukları ancak bankanın ipoteği kaldırmadığı açıklanan nedenlerle İzmir İli, ...
İlçesi, ... Mahallesi .... pafta, ... ada, ... parselde bulunan taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, ...'a ait İzmir ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel de kayıtlı taşınmaz üzerine 50.000,00 TL üst sınır ipoteği tesis edildiğini, borçlunun borcunu ödememesi üzerine müvekkil banka tarafından İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2017/8481esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, icra dosya borcunun davacı tarafça yatırılmak sureti ile kapatıldığını, borçlunun/ipotek malikinin müvekkil bankaya üst sınır ipoteği ile ilgili olarak müvekkili bankaya başvuru yapılarak ve harcı ödenerek kaldırılması için herhangi bir fek talebi iletmeden işbu davayı haksız olarak ikame ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ''...Davacının davasının kabulü ile, İzmir İli, .... İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki 28/03/2012 tarih ve 6175 yevmiye nolu 50.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme davacının davayı açmakta hukuki yararının olduğu kanaatine varılarak, davacının davasının kabulüne dair hüküm kurulduğunu, davacının İzmir 23.İcra Müdürlüğü'nün 2017/8481esas sayılı dosyasına 50.000-TL ödendiğini, davalı müvekkili bankaya ipoteğin kaldırılması için talepte bulunduklarını, ancak ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürmüş olmakla; davacı tarafın ilgili ipoteğin kaldırılmasına yönelik müvekkili bankaya bir talep bulunmadığını, davacının talebinin;
borçlunun bireysel dosyasından kaynaklı aynı taşınmazla ilgili 220.000,00-TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına yönelik olduğunu davacının limit ipoteği ile ilgili olarak müvekkili bankaya herhangi bir fek talebinde bulunmadan iş bu davayı haksız olarak ikame ettiğini, iş bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
1-Somut olayda, dava dışı ...'ın davalı bankadan kullanmış olduğu ve kullanacağı krediler nedeniyle banka lehine, İzmir İli, ... İlçesi, ...
Mahallesi ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazı üzerinde 2011 yılında 220.000,00 TL bedelli, 2012 yılında 50.000,00 TL bedelli ipotek tesis ettirdiği; dava konusu ipoteğin ise, 28/03/2012 tarih 6175 yevmiyeli resmi senet ile davalı banka lehine 50.000,00 TL bedelli üst limit ipoteğine ilişkin olduğu; davacının ipotek tesisinden sonra 18/12/2015 tarih 32629 yevmiye numaralı resmi senet ile dava dışı ...'dan söz konusu taşınmazı üzerindeki ipotekle birlikte satın aldığı;
kredi borçlusu ... tarafından kredi borçarının ödenmediği gerekçesiyle hesap kat edilerek davalı banka tarafından alacağın tahsili amacıyla dava dışı takip borçlusu ... ve müteselsil kefil ... aleyhine İzmir 23. İcra Dairesi'nin 2017/8481 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, icra takibi nedeniyle davacı tarafından 50.000 TL ipotek bedelinin icra dosyasına ödendiği anlaşılmıştır.
Davacı ipotek bedelini ödemiş olması nedeniyle sorumluluğunun sona erdiğini belirterek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiş; davalı ise ipoteğin kaldırılması için davacı tarafından kendilerine başvuru yapılmadığı, haksız olarak dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu İzmir İli, .... İlçesi, ...
Mahallesi ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın dava dışı önceki maliki ...'ın ile davalı banka arasında değişik tarihlerde genel kredi ve teminat sözleşmesi düzenlendiği; davalı bankadan kullandığı veya ileride kullanacağı kredilerinin teminatı olarak dava dışı önceki malik ...'ın taşınmazı üzerinde 50.000,00 TL bedel ile ipotek tesis edildiği, ipotek senedindeki bilgilere göre ipoteğin azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteği olduğu,
Türk Medeni Kanununun 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ (üst sınır) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlandığı, ipotek üst sınır ipoteği olduğundan, sorumluluğun ipotek akit tablosunda gösterilen ipotek bedeli ile sınırlı olduğu; ipotekli taşınmaza ilişkin davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatılması üzerine taşınmaz maliki davacı tarafından 50.000,00 TL ipotek bedelinin takip dosyası kapsamında 25/08/2017 tarihinde davacı tarafından ödendiği;
ödeme nedeniyle ilgili icra müdürlüğünce Buca Tapu Müdürlüğüne hitaben yazdığı 25/08/2017 tarihli yazıda" yukarıda bilgileri bulunan taşınmazın üst limit ipoteği icra dosyasına ödenmekle ipotekli taşınmaz üzerine konulan İİK.150/c şerhinin fekkine karar verilmiştir" şeklinde bilgi verilerek yazı gereğinin yapılarak bilgi verilmesi istenmiş: davalının cevap dilekçesinde de kabul ettiği üzere taraflar arasında 50.000,00 TL ipotek bedelinin davacı tarafından ödendiği hususunda bir ihtilafın bulunmadığı,
ipotek bedelinin ödenmesiyle birlikte davacının sorumluluğu sona ereceğinden, taşınmaz üzerindeki ipotek şerhinin kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararı olan davacının davasının kabulü ile taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması yönündeki mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddi gerekmiştir.
2-Karar ve ilam harcı hüküm altına alınan miktar üzerinden belirlenir. Bir başka deyişle harç, haksız çıkılan oranda yani mahkum (kabul) olunan miktara göre belirlenmektedir. ( Aynı yönde Yargıtay 4. HD, 2014/9557 E. -2014/14412 K. Sayılı ilamı )
Mahkemece esas hükümle birlikte alınması gereken nispi karar harcının eksik hesaplandığı anlaşılmış, harç eksikliğinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen gözetilmesi gerekmiştir.
Dava değerinin 50.000,00 TL olması nedeniyle, dava değeri üzerinden hesaplanarak ödenmesi gereken harç tutarının 3.415,50 TL olduğu, peşin alınan 853,88-TL harcın kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.415,50 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, şeklinde karar verilerek bakiye harcın davalıya yükletilmesi gerektiği halde; mahkemece 3.415,50 TL olarak hesaplanması gereken harcın kararda yazılı olduğu üzere 341,55 TL olarak eksik hesaplanarak,
hesaplanan tutarın peşin ödenen harçtan mahsubu ile bakiye 512,13 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, davacı tarafından ödenen 341,55 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmış, bu şekilde davalıya eksik harç yükletilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; mahkemenin kabul kararının yerinde olduğu anlaşıldığından bu yöne ilişkin davalının istinaf itirazının reddine, ancak mahkemece esas hükümle birlikte harcın eksik hesaplandığı anlaşılmakla harç kamu düzeninden olup taraflar ileri sürülmese de resen gözetilmesi gerektiğinden dairemizce kararın bu yönden kaldırılarak HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/1371, K. 2022/954, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama