KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2021
- Esas no
- 2020/661
- Karar no
- 2021/1021
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/07/2018
- Numarası
- 2016/214 Esas, 2018/709 Karar
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Karar yazım tarihi
- 21/10/2021
Karar Metni
1.280 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/07/2018 tarihli, 2016/214 Esas ve 2018/709 Karar sayılı kararının dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesi süresi içinde usulünce verilmiş olmakla; dosyadaki dilekçe, lahiyalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ve sürücü .... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile ....'nin maliki ve ....'ın sürücüsü olduğu .... plakalı aracın 30/01/2016 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde .... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin .... plakalı aracın KZMM Sigortasını ve İMMS poliçesini düzenleyen şirket olduğunu, bu nedenle müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limitleriyle sorumlu olduğunu,
müvekkiline ait araçtaki hasar bedelinin tespiti için İzmir 6 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/22 D.İş sayılı dosyasında bilirkişi tarafından düzenlenen raporda 40.304,00 TL tutarında araçta hasar olduğunun mütalaa edildiğini,
müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 15.000,00 TL ile değer kaybı alacağına mahsuben 10,00 TL olmak üzere toplam 15.010,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte İzmir 6 SHM'nin 2016/22 D.İş sayılı dosyasında sarf edilen 542,20 TL delil tespit ve vekalet ücretinden ibaret toplam 942,20 TL'nin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26/01/2018 tarihli dilekçesiyle hasar bedeline mahsuben 40.000,00TL, değer kaybı alacağına mahsuben 10,00 TL olmak üzere dava değerini 40.010,00 TL'ye arttırmıştır.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunduğunu, davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazanın 30/01/2016 tarihinde meydana geldiğini dava konusu kaza trafik sigortasının yeni genel şartlar kapsamında olduğunu, aracın pert total olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, aracın pert olduğu tespit edildiği takdirde değer kaybı talebinin teminat dışında olduğunu, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan hasar tespitini, tek taraflı olarak yapıldığından kabul etmediklerini,
davacı tarafından davadan önce başvuru yapılmadığını, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu, davanın yetki yönünden usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu davacı aracının hasarlandığından bahisle .... plakalı aracın trafik ve kasko poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi aleyhine işbu davanın açıldığı, davalı savunmalarında 30/01/2016 tarihli tutanağın sahte olduğu, sigortalı ....'ın böyle bir tutanağı imzalamadığını bildirdiği, söz konusu savunmaların tespiti yönünden ....'ın tanık sıfatıyla dinlenmesine karar verildiği ancak davalı tarafça gerekli avans depo edilmediğinden ....'ın tanık sıfatıyla dinlenemediği,
davalı tarafça davaya konu tutanağın sahteliğine yönelik yapılmış herhangi bir savcılık şikayetinin bulunmadığı nazara alındığında davalı savunmalarının ispatlanamadığı, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin raporunda davacı aracındaki toplam hasar miktarının 29.631,73TL'ye eskime ve eksilme payının ilavesiyle 40.022,46TL , değer kaybının 2.500,00 TL olduğu bildirilmiş ise de, davacı aracının 2006 model olduğu, trafik sigortası genel şartları B.2.1.2 maddesi kapsamında eskime eksilme payı ilavesinin uygun olmadığı,
bu nedenle davacı aracındaki toplam hasar bedelinin 29.631,73TL olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.641,73 TL'nin 15.010,00 TL'sine dava tarihi 20/02/2016 tarihinden, 14.631,73 TL 'sine 06/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle,düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda hesaplanan yedek parça bedeli üzerinden KDV hariç 10.390,73 TL tutarında fahiş düzeyde eskime ve eksilme payı tenzilatı yapıldığını, yerel Mahkemece de yapılan tenzilat nazara alınarak hüküm tesis edildiğini, bu indirimin haksız ve hukuka aykırı olup, hak kaybına sebebiyet verdiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında akdi bir ilişki olmayıp, müvekkiline ait araca zarar veren aracın mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan zararın tazmini gerektiğini, sadece aracın yaşını baz alarak eskime ve eksilme payı indirimi yapılamayacağını,
düzenlenen raporda hesap edilen yedek parça ve işçilik bedellerine KDV eklenmeden hasar bedeli tespiti yapıldığını, oysaki gerçek hasar bedelinin tazmininin ancak hesap edilecek yedek parça ve işçilik bedellerine KDV ilavesi ile mümkün olacağını, kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirerek, istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle,dava konusun hasarın davacının iddia ettiği şekilde meydana gelmediğini, .... plaka sayılı aracın müvekkili nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sigortalısı bulunan ....'ın 28/01/2016 tarihinde müvekkiline başvuruda bulunarak aracın karlı yolda kaydığını, hasarlandığını belirttiğini, .... plakalı araç ile çarpışmadığını beyan ettiğini,davacı ile sigortalı araç sürücüsü arasında imzalanan tutanakta aracın sol kısmından hasar gördüğü beyan edilmesine karşın, müvekkiline sunulan fotoğraftan aracın sağ kısmından hasarlandığının anlaşıldığını,
sigortalının beyan dilekçesi ile anlaşmalı tutanaktaki yazı karakterlerinin de farklı olduğunu, sigortalının 30/01/2016 tarihli kazaya karımadığını, böyle bir kaza meydana gelmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususun ispatı için tanık olarak sigortalı sürücü ....'ın dinletilmesinin talep edildiğini, ancak mahkemece eksik avansın tamamlanması konusunda ihtarat yapılmadığını, bu nedenle eksik gider avansını tamamlayamadıklarını, eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini bildirerek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, zorunlu trafik ve kasko poliçelerinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf edenin sıfatı göz önünde bulundurularak, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu kazanın 30/01/2016 tarihinde gerçekleştiği iddia edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi davaya konu trafik kazasına karışan .... plaka sayılı kamyonun 23/10/2015-23/10/2016 tarihleri arasında zorunlu trafik sigorta poliçesini, 24/11/2015-24/11/2016 tarihleri arasında genişletilmiş kasko sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketidir.
Mahkemece, 13/12/2016 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile davalı vekilinin yokluğunda tanık ....'ın dinlenmesi için gerekli giderlerin iki haftalık kesin süre içinde yatırılması için ara karar oluşturulmasına ve ara kararın davalı vekiline tebliğine karar verilmesine rağmen, dosyada ilgili ara kararın davalı vekiline tebliğine dair tebligat parçası bulunmadığı gibi uyap sisteminden yapılan kontrolde de tebligatın davalı vekiline yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davalı vekilinin kesin süre içinde tanık giderini yatırmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davalı vekilinin bildirmiş olduğu tanık ....'ın dinlenmesi için gerekli giderlerin davalı tarafa tamamlatılarak, usulüne uygun şekilde duruşmaya davet edilip dinlenmesi, davaya konu kaza tespit tutanağı kendisine gösterilerek, tutanaktaki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorularak, yine davalı sigorta şirketine verdiği dilekçe gösterilip bu dilekçenin kendisi tarafından davalıya verilip verilmediği sorularak oluşacak sonuca göre karar bir karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan bu durum karşısında; davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın. 353/(1)-a-6. maddeleri gereğince kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davacının istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kararı veren mahkemeye gönderilmesine, dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/661, K. 2021/1021, 21 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama