KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
- Esas no
- 2020/671
- Karar no
- 2021/996
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/01/2018
- Numarası
- 2016/524 Esas, 2018/28 Karar
- Dava
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 20/10/2021
Karar Metni
1.515 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli, 2016/524 Esas ve 2018/28 Karar sayılı kararının dairemizce incelenmesi davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesi süresi içinde usulünce verilmiş olmakla; dosyadaki dilekçe, lahiyalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler incelendi.
DAVA
Davacı vekili; davalı ... Ltd. Şti.
Adına kayıtlı olan ... plakalı aracın, davalı sürücü ... ve idaresindeyken müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, davalı aracının davalı Sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğunu, kaza sırasında geçici olarak Türkiye'de bulunan müvekkilinin Almanya'da yerleşik olması ve kazadan kısa süre sonra Almanya'ya dönmek zorunda kalması nedeniyle hasarlanan aracını orada muayene ettirdiğini, araçta toplam 3.765,02 Euro tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini ve ayrıca 699,72 Euro ekspertiz ücreti ödediklerini,
bunun üzerine davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak başvuruya olumlu yada olumsuz geri dönüş yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.765,02 Euro zararın davalı sigortadan 28/01/2016 tarihinden, diğer davalılardan haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu'nun 1. Maddesi uyarınca davacının yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, davacının almış olduğu rapora göre aracın değerinin 4.500 Euro tutarında olduğu, 3.765,02 Euro hasar tespiti üzerine 699,02 Euro ekspertiz ücreti eklendiğinde araç bedeli kadar tazminat talep edilmiş olacağını, ... plakalı aracın 9067194 numaralı sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirkete trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere gerçek zarar miktarından sorumlu olduğunu, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, Almanya'da yaptırılan ekspertiz incelemesinin yokluklarında ve tek taraflı olarak yapıldığını, dava bakımından bağlayıcılığı ve delil olma özelliği bulunmadığını, hasar ve zararların Türkiye'deki piyasa rayiçleri içerisinde değerlendirilmesi,
tazminatların buna göre hesaplanması için ihtisas kuruluşu olan Adli Tıp Kurumu ...'ndan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafın müvekkili aleyhine açmış olduğu başka bir davada Almanya'da yaptırmış olduğu rapor için 50,04 Euro ödediklerini beyan ettiğini, ekspertiz ücretinin fahiş olduğunu, usul ve yasaya uygun bir hasar başvurusu olmadığı için müvekkilinin temerrüde düşürülmemiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, herhangi bir delil de bildirmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; "... alınan ATK raporları denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülerek, 27/08/2015 tarihli kaza nedeniyle davacı aracı olan ... plakalı araçta 3.179,33 Euro hasar meydana geldiği, kazanın oluşunda davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranın kusurlu olduğu ...." gerekçesiyle davanın KISMEN KABULÜ ile.
1.719,93 Euro maddi tazminatın BK 99. Maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk Parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince davalı sigorta şirketi yönünden 28/01/2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 27/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı 1 yıllık Euro'ya uygulanan yıllık faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendilerine tebliğ edilen dava dilekçesi ekinde delillerinin birer örneklerinin yer almadığını, uyapta yer alan örneklerinin büyük çoğunluğunun da okunaklı olmadığını ve nedenle duruşmalara katılamadıklarını, bu olayın mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunda müvekkiline yüklenen %100 kusur oranının kabul edilemez olduğunu, raporun detaylı değerlendirme yapılmadan basit bir değerlendirme ile kusur oranını tespit ettiğini, kendilerinin bu raporu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, meydana gelen bütün hasarların sigorta şirketi tarafından karşılanmasına karar verilmesi gerekirken diğer davalılara da yükletilmesine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve delillerin kendilerin tebliğ edilmediğini, davacının yabancılık teminatı sunmasının kanuni bir zorunluluk olduğunu, Adli Tıp Kurumunun raporunda detaylı bir değerlendirme yapılmadan kusur oranlarının tespit edildiğini ve bunun hatalı olduğunu, bu davanın süresinde açılıp açılmadığının da irdelenmesi gerektiğini ve zaman aşımı itirazlarının da olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sebebiyle araçtaki hasar bedelinin tahsili davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1 - Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu heyet raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına göre davalıların kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
2 - Davacıya ait trafik kazasında hasar gören araç yabancı plakalı olup, olaydan sonra yurt dışına çıkarıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hasar yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu'nun asıl ve ek raporu davacının yabancı ülkede aracının hasarının belirlenmesi amacıyla yaptırdığı görgüye dayalı bilirkişi hasar raporuna dayanmaktadır.
Söz konusu bilirkişi hasar raporunda aracın hasarsız fiyatı, onarım bedeli ve hasarlı haline dayalı 3 ayrı bedel hesaplanmış, Adli Tıp Kurumunca tamir bedeli olan 3.765,02 Euro'dan hurda bedeli ve amortisman tenzil edilerek araçtaki hasar bedeli 3.179,33 Euro olarak tespit edilmiş, mahkemece bu bedel esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Oysa yabancı ülkede düzenlenen bilirkişi hasar raporunda aracın onarım masrafı dışında, piyasa değeri ve sovtaj değeri de belirlenmiş olup artık aracın onarımının mı yoksa pertinin mi ekonomik olup olmadığının tespiti yapılabilir.
Buna göre söz konusu aracın piyasa değeri olan 4.500,00 Euro'dan sovtaj değeri olan 1.650,00 Euro mahsup edilince 2.850,00 Euro zarar bulunmuş olup bu bedel onarım bedelinden daha az olduğu için artık gerçek zarar bu bedel kabul edilerek zarardan davalı sigorta şirketince davadan önce ödenen bedel olan 1.459,40 Euro mahsubu ile bakiye 1.390,60 Euro zarardan hükmü istinaf edenlerin sorumlu tutulması gerekir.
3 - Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır.
Buna göre; davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun poliçe teminat ile sınırlı olduğunun hükümde belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Bu nedenlerle; yerel mahkemenin kararının istinaf başvurusunda bulunan davalılar lehine kaldırılmasına, kararın harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalı sigorta şirketi lehine düzeltilmesine, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/671, K. 2021/996, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama