KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2022
- Dosya no
- 2020/973
- Karar no
- 2022/153
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2017(Dava) - 24/01/2019 (Karar
- Numarası
- 2017/1074 Esas- 2019/80 Karar
- Dava
- Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat
- Bam karar tarihi
- 27/01/2022
- Kararın yazım tarihi
- 27/01/2022
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/01/2019 tarihli 2017/1074 Esas ve 2019/80 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araca 02.08.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı ve sigortasız ... plakalı araçların çarptığını, müvekkilinin aracının park halinde olduğundan kusursuz olduğunu, 45.000,00 - 50.000,00 TL civarındaki aracın zarara uğradığını, davalı sigorta şirketinin sadece kendi aracının kusurundan ...n zararı ödemeyi teklif ettiğini, ... plakalı aracın sigortacısının davalı olduğunu, ...
Plakalı aracın sigortasız olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, KTK m. 88 gereği ...
Sigorta A.Ş ve sigortasız araç sürücüsünün müteselsilen sorumlu olduğundan, TBK m. 142 gereği zarar gören sorumlulardan birine karşı dava açıldığını, kazaya ilişkin olarak daha önceden davalı sigorta şirketine başvurulduğunu belirterek şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK ZMMS Genel Şartları m. B / 2 de hasarlı araçların değiştirilmesi gereken yedek parçalarının ilgili sigorta şirketi tarafından temin edilerek servise teslim edilmesi veya bu fiyat üzerinden onarımı yapan servis tarafından sağlanması gerektiği, sigortacının kendi zararının azaltılması için tedbir alabileceğini, aracın onarımına yönelik parça tedarik indirimi hakkını kullanabilme imkanına sahip olduğunu, bu aracın zararına konu olan herhangi bir parça veya aksamın bulunmadığını, küçük onarımlarla yapılacak işlemlerin de maddi zarar kapsamı dışında kaldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece;"....Davacının davasının kabulü ile, 21.000,00 TL hasar bedelinin sigorta şirketinin dava tarihi olan 28.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine,...." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda müvekkili şirket sigortalısının kazanın oluşumunda %25 kusurlu olduğunun, araçta meydana gelen toplam hasarın 21.000,00 TL, söz konusu hasar tutarının kusur oranına tekabül eden kısmının 5.250,00TL olduğunun bildirildiğini, müvekkili şirket sigortalısının kusur oranına tekabül etmeyen, tüm hasar bedelinin müvekkili şirkete yükletilmesinin hatalı olduğunu, zarar verenin birden fazla olması halinde her bir zarara karışanın tüm zarardan %100 sorumlu olamayacağını beyanla, kararın kaldırılması gerektiğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; zorunlu trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davaya konu trafik kazası, 02.08.2017 tarihinde dava dışı ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın aynı kavşağa geldiğinde aracın sol ön kapı kısmına diğer aracın çarpmasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek davacıya ait ... plakalı hususi otomobilin arka kısmına çarpması ve davacıya ait aracın hasarlanması şeklinde gerçekleşmiştir.
Dava dışı sigortalı ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı kamyonet,15/04/2017-15/04/2018 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu trafik poliçesi ile teminat altına alınmış, teminat limiti 33.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Yargılama sırasında, otomotiv bilirkişisi ...'den alınan 10.10.2018 tarihli raporda; ... plakalı motosiklet sürücüsünün KTK m. 57/1-a'da ki kavşaklara yaklaşırken ilk geçiş hakkını vermemek, ... plakalı aracın sürücüsünün de KTK m. 52/1-a'da yer alan araçların hızını kavşaklara girerken azaltmamak fiilini işedikleri ve buna göre kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %75 , ... plakalı araç sürücüsünün de %25 tali kusurlu, ... plakalı aracın ise seyir halinde olmayıp yolun sağında ve aracın trafiği engellemeyecek şekilde park halinde olduğundan kusursuz olduğu,
... plakalı araçta meydana gelen hasarın değerlendirilmesiyle de aracın kasko değer listesindeki değerinin 50.997,00 TL olduğu, piyasa rayiç değerinin de 45.000,00 TL civarında olduğu, meydana gelen zararın 24.992,08 TL (KDV hariç) olduğunu, bu miktarın aracın rayiç değerinin %50 sini aştığını bu nedenle aracın pert total sayılması gerektiğini, buna göre aracın hurda değerinin 24.000,00 TL olarak tespit edilmesiyle (45.000,00 - 24.000,00 =) 21.000,00 TL gerçek hasarın bulunduğunu, davaya karışan davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın %25 oranında kusurlu olması nedeniyle,
bu sürücünün ve sigorta şirketinin sorumluluğunun (21.000,00 x %25 =) 5.250,00 TL olduğu belirtilmiştir.
2918 Sayılı KTK'nun 88.maddesinde, aynı zarardan sorumlu olan kişilerin müteselsilen sorumlu olacakları kabul edilmiştir. BK'nun 61.maddesi gereğince "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır".
Aynı Yasa'nın 162.maddesinde "Birden çok borçlulardan her biri alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hallerde .." hükmü, 163.maddesinde "Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.
Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder" hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı alacaklı, teselsül hükümlerine dayanarak tazminatın tamamını davalıdan tazminini istemiştir.
Bu durumda mahkemece, 21.000,00 TL tazminatın tamamından müteselsil sorumluluk hükümlerine göre davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/24711 Esas, 2015/7872 Karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/973, K. 2022/153, 27 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama