İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1432 K.2024/1187

Durdurulması, Maddi- Manevi Tazminat

Esas2021/1432Karar2024/1187Tarih11 Eylül 2024Okuma13 dk · 2.570 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Eylül 2024
Dosya no
2021/1432
Karar no
2024/1187
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
17/08/2020 (Dava) - 29/09/2021 (Karar
Numarası
2020/62 Esas - 2021/157 Karar
Dava
Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi,
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.570 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

Durdurulması, Maddi- Manevi Tazminat

BAM KARAR TARİHİ : 11/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/62 Esas-2021/157 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin "...", "...", "..." ibareli markaların ve "www...com", "www...com.tr" ve "www...com" alan adlı internet sitelerinin hak sahipleri olduklarını, marka tescil belgelerinin ve domain belgelerinin dilekçe ekinde olduğunu, davalının ise müvekkillerinden ...

A.Ş'nin dış ticaret bölümünde bir süreden beri sözleşmeli olarak dış ticaret sorumlusu görevi ile çalışmaktayken, iş akdinin işbu davaya konu yasaya aykırı eylemleri nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin bir süre önce kendi şirketine ait "www...com" alan adını tesadüfen bir harfi hatalı olacak şekilde "www...com" olarak yazmak suretiyle internet arama motorunda arama yaptığını, karşısına çıkan "....com" alan adlı internet sitesine girdiğinde sahibi olduğu markaların ve internet sitesi alan adının taklit edildiğini ve ayrıca 1.000,00 USD bedel ile de satılık olduğunu gördüğünü,

buna ilişkin ekran görüntülerinin ekte sunulduğunu, bununla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na faili meçhul olarak suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturma numarasının ise 2020/49089 olduğunu, iş akdi müvekkili tarafından haklı nedenle feshedilince davalının müvekkili şirkete gönderdiği ihtarname içeriğinde davalının "www...com" alan adlı internet sitesinin 19.03.2014 tarihinden itibaren kendisine ait olduğunu açıkça ikrar ettiğini, bu beyanı üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyasına ek bir dilekçe verilerek suçun failinin davalı olduğunun bildirildiğini,

davalı yanın kötü niyetli bu davranışlarının tespit edilmesi üzerine müvekkili şirketin hak sahibi olduğu "www...com" ve "www...com" internet sitesi alan adlarının durumunu kontrol etmek için domain tescillerini ve servis sağlama hizmetlerini aldığı ... firması ile iletişime geçtiğini, ... firması ilgililerinin internet sitelerine ilişkin servis sağlama hizmetinin artık kendilerinde olmadığı ve iki ay kadar önce her iki internet sitesinin servis sağlayıcısının ...

A.Ş olarak değiştirildiği bilgisini verdiğini, oysa ki müvekkilinin sözü edilen devir işleminden haberinin bile olmadığını, yapılan araştırma sonucunda davalının nasıl yaptığını bilemedikleri bir şekilde ve en önemlisi müvekkillerinin bilgisi ve izni olmaksızın ... firmasına sahte belge düzenleyip göndermek suretiyle müvekkili şirket yetkilisinin oğlunun sahip olduğu ... isimli firma adına açtığı sahte hesaba devir ettiği bilgisine ulaşıldığını, davalının, sözü edilen sahte hesabı açarken önce ... firması adına [email protected] adresli sahte e-posta hesabı açtığını,

irtibat ve hesabın kurtarılması işlemleri için kendi şahsi e-posta adresini ve kendi kişisel cep telefonu numarasını verdiğini, bu surette yasaya aykırı bir şekilde "www...com" ve "www...com" internet sitesi alan adlarının transferi işlemini gerçekleştirdiğini, sonra da sahte e-posta hesabı üzerinden müvekkillerinin bilgisi ve rızası dışında kendi adına tescil ettirdiğini, bunun üzerine müvekkillerinin davalı hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/6732 soruşturma numarası ile bu husus ile ilgili olarak ayrıca bir şikayette daha bulunduklarını,

davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tartışmasız olduğunu, davalının bu internet sitesini satılığa çıkararak kazanç sağlamaya çalıştığını, bu durumun müvekkillerinin ticari itibarını da zedelediğini, müvekkillerinin müşterileri şirketi internet ortamında aradığında karşılarına bu internet sitesinin çıktığını ve satılık olduğu bilgisinin olduğunu, davalının bu hukuka aykırı eylemleri nedeniyle manevi tazminat da talep ettiklerini, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini, davalının ileride telafisi imkansız zararlara sebebiyet vermemesi açısından öncelikle "www...com",

"www...com" ve "www...com" alan adlarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek, davalının hukuka aykırı olarak kendi üzerine kayıt/transfer ettirdiği "www...com", "www...com" internet sitesi alan adlarının müvekkillerinden ... Tic.

A.Ş'ye ücretsiz olarak devrine/transferine karar verilmesini, müvekkillerinin markasının taklit edilmesi suretiyle oluşturulan "www...com" alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesini, meydana gelen maddi zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla kendileri tarafından şu an belirlenmesi mümkün olmadığından şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini,

hükmün masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye çapında tirajı en yüksek 3 gazetede ikişer hafta ara ile iki defa yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketin dış ticaret biriminde 2013-2020 yılları arasında dış ticaret sorumlusu olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin mazeretsiz olarak işe gelmemesi ve davacı şirkete ait tescilli internet sitesi alan adlarının şifrelerini ele geçirdiği, bu alan adlarının domain haklarını davacının bilgisi ve izni olmaksızın servis sağlayıcı firmadan alıp sahte hesap açarak ... A.Ş.

İsimli servis sağlayıcı firmaya aktardığı akabinde de davacı şirketin alan adlarını bu hesaptan kendi adına kaydettiği iddiasıyla davacı tarafından feshedildiğini, işçilik davalarının derdest olduğunu, öncelikle iddia edildiği gibi müvekkilinin, markaları ve internet sitesi alan adlarını taklit etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin işe başladığı tarihten itibaren, şirkete kazanç sağlayacak tüm konuları yetkililerle paylaştığını ve bunların uygulamaya alınması için her toplantıda önerilerde bulunduğunu,

alan adlarının şirket bünyesindeki bir panele alınması işleminin yine şirketin çıkarlarını gözeterek ve özel sözleşme ile şirketin tüm dış ticaret sürecini yöneten müvekkili tarafından 2015 yılında şahsen yapıldığını, alan adlarının kayıtlı olarak saklandığı panelin gerekli olduğu takdirde kullanıcı adı ve şifre ile giriş yapılarak, çeşitli teknik ayarların yapılabildiği bir yönetim paneli olduğunu, müvekkilinin güvenlik amaçlı olarak,

şirket yararını düşünerek belirtilen transfer işlemini yaptığını, bir dönem mail gönderip-alma konusunda sık sık sorun yaşanmaya başlanınca, konunun müvekkili tarafından incelendiğini, alan adlarına ait hosting yönetim panelinin başka bir servis sağlayıcısında olduğu ve bu firmanın yetkilisi tarafından dışardan yönetildiğinin iletildiğini, tüm transfer işlemlerini yapıp, alan adı ve hosting panelini şirket bünyesine taşıması için şirket yetkilisi tarafından müvekkiline şifahen talimat verildiğini, tüm bu işlemlerin davacı şirket yetkilisi ve oğlunun bilgisi dahlinde yapıldığını,

kullanıcı adı ve şifrelerin müvekkili ile şirket yetkilisinin oğlu olan ...’da bulunduğunu, müvekkilinin alan adını hala kendi panelinde tuttuğunu, belirtilen alan adlarına ait web sitesi ve maillerinde herhangi bir değişiklik yapmadığını, www...com alan adının müvekkiline ait olduğunun şirket yetkilisi ...’un bilgisi dahilinde olduğunu, hatta davalı müvekkilinin ...'a isterse www...com alan adını yıllık yenileme süresi gelmeden transfer edilebilir duruma geldiğinde, kendisine devredebileceğini söylediğini, ancak sonrasında böyle bir talebin kendisinden hiçbir zaman gelmediğini, müvekkilinin,

herhangi bir hile ya da evrakta sahtecilik söz konusu olmadan, şirket yararını düşünerek yetkisi ve sorumluluğu dâhilinde, söz konusu transfer işlemini yaptığını, kötü niyetli bir davranışı, şirketi zararı uğratacak herhangi bir eylemi olmadığını, iddia olunduğu gibi ... adına sahte evrak göndererek sahte hesap açılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, [email protected] adresli mail hesabının müvekkilinin şahsına ait olup bu hesabın sahte bir mail hesabı olmadığını, ayrıca müvekkili aleyhine ...

A.Ş. isimli servis sağlayıcısına yapılan şikayetten sonra, uygulanan bloke işleminin hatalı olduğunun gerekli kayıtlar incelendikten sonra anlaşıldığını ve bu bloke işlemi iptal edilerek, ilgili hesabın sahibine yani müvekkiline iade edildiğini, ... ve ... şirketlerinin yıllardır birçok çalışanına mobbing uyguladıklarını, 22.05.2020 tarihinde, ...

A.Ş. yetkilisi firma olarak küçülmeye gideceklerini, daha az personelle devam edecekleri yönünde karar alındığını bildirdiğini, müvekkili ile konuşup, iş sözleşmelerinin feshi için konuyu aynı departmanda çalışan diğer kişilere de iletmesinin müvekkiline söylendiğini, 27.05.2020 tarihinde müvekkilinin tamamen iyi niyetli olarak şirket bilgisayarını, şirket sim kartını ve kaşelerini teslim ettiğini, firma yetkilisinin arabuluculuk için belirtilen tarihte görüşmeye gelmeyi reddettiğini, tazminat yükümlülüğünün söz konusu olabilmesi için ortada hukuka aykırı eylemden doğan bir zararın bulunması gerektiğini,

davacının herhangi bir maddi zararının bulunmadığını, manevi tazminatın hiçbir zaman haksız zenginleşme aracı olamayacağını, bu nedenle davacı tarafça fahiş miktarda talep edilen manevi tazminatın reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, "....Markalar arasında benzerlik değerlendirmesi yapılırken bakılması gereken ilk hususun, markaların aynı ya da benzer mal veya hizmetler sınıfı için mi kullanılıp kullanılmadığı hususu olduğu, markaların kullanıldığı mal veya hizmet sınıfları aynı ya da benzer bulunursa bir sonraki aşama olan markaların benzerliğinin değerlendirilmesine geçildiği, söz konusu markaların benzerlik değerlendirilmesi yapılırken yerleşik içtihatlara göre görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlikleri bakımından incelenmesi,

daha sonra markaların bir bütün halinde tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali doğurup doğurmayacağının değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporu dikkate alındığında; www...com ve www...com alan adlarının davacı adına tescilli olduğu, www...com alan adının dava açılmadan önce kısa bir süre davalı e-mailine kayıtlı olduğu, ancak davalının ticari etki yaratacak şekilde kullanımının dosyadan tespit edilemediği ve dava açılmadan önce bu iki sitenin davacılar adına tescil edildiği anlaşılmakla, bu sitelere yönelik taleplerin reddine karar verildiği,

yine bilirkişi raporu dikkate alındığında www...com adlı internet sitesinin içeriğinin hiç olmadığı, ziyaretçisinin bulunmadığı, kaldı ki mevcut durumu itibari ile davacı sitesine yönlendirme yaptığının anlaşıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/4155 E - 2019/5829 K ve 25/09/2019 tarihli ilamı da dikkate alındığında; markanın bir başkası tarafından internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağı, mevcut durum itibari ile davalının alan adını kullanımının bulunmadığı,

ticari etki yaratacak şekilde kullanımının tespit edilemediği anlaşılmakla, DAVANIN REDDİNE..... " şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili tarafından, "...HMK md.297, md.27 ile Anayasa Md. 141'de belirtildiği üzere gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının her şeyden önce adil yargılanma hakkını ihlal eder mahiyette olduğunu, davaya konu talepleri hakkında inceleme yapılmadığı gibi olumlu veya olumsuz herhangi bir hüküm tesis edilmediğini, ilk derece mahkemesinin davalı adına tescilli olan ‘www...com’ alan adlı internet sitesinin ticari etki yaratacak mahiyette kullanılmadığı gerekçesiyle (ki bu yöndeki kararın da hatalı olduğunu) davanın reddine karar verdiğini,

oysaki davaya konu taleplerinin sadece bu internet sitesine ilişkin olmadığını, talepleri arasında davalının müvekkilleri adına kayıtlı olmasına rağmen kötü niyetli müvekkillerinden habersiz olarak kendi adına transferini sağladığı ve kayıt ettirdiği 'www...com' - 'www...com' internet sitesi alan adlarının ücretsiz olarak müvekkillerine devri de bulunmasına rağmen, ilk derece mahkemesinin bu taleplerine dair herhangi bir inceleme yapmadığı gibi karar da tesis etmediğini,

davalı tarafın müvekkili şirketlere danışmanlık hizmeti verdiği sırada müvekkillerinden habersiz olarak tamamen kötü niyetle müvekkillerinin kayıt ve hak sahibi olduğu 'www...com'- 'www...com' alan adlı internet sitelerinin kayıtçı ve servis sağlayıcı firmalarını değiştirmek suretiyle kendi adına tescil ettirdiğini, nitekim davalı tarafın cevap dilekçesinde her iki internet sitesinin de kendi adına kayıtlı olduğunu beyan etmiş olup bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, bilirkişi heyet raporunda da davalının eyleminin müvekkilinin 2010/77390 sayılı marka hakkına tecavüz ve ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğinin belirtildiğini,

bunlara rağmen ilk derece mahkemesinin 'www...com' - 'www...com' internet sitesi alan adlarının ücretsiz olarak müvekkillerine devri talepleri yönünden herhangi bir inceleme yapmaması ve olumlu veya olumsuz karar tesis etmemesinin hatalı olduğunu, kararın gerekçe kısmı ile hüküm kısmının birbiri ile çelişkili olup gerekçe kısmında atıf yapılan bilirkişi heyet raporundan ayrık karar verilme nedeninin açıklanmadığını, mahkemenin atıf yaptığı heyet raporunda;

davalı adına tescilli olan www...com alan adlı internet sitesi aktif olmasa da davalı tarafından (1000 USD bedelle) satılığa çıkarılmasının, yani ticarete konu edilmesinin alan adının ticari etki yaratacak mahiyette markasal kullanım olduğunun, davalının eyleminin müvekkilinin 2010/77390 sayılı ‘...’ esas ibareli marka hakkına tecavüz ve ayrıca TTK md. 55/1-a/4 bendi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin belirtildiğini, mahkemenin gerekçesinin hükümle sebep sonuç ilişkisinin kurulmasını sağlayacak yeterlilikte açık, anlaşılabilir ve tatmin edici olmadığını,

öte yandan kullanımın ticari etki yaratacak mahiyette olup olmadığının tespiti teknik bir konu olup hakimin teknik bilirkişilerin görüşünden ayrılmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını, kötü niyet iddialarına ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi davalın ikrarının da göz ardı edildiğini,

dava dilekçelerinde davalının müvekkili şirkette bir süreden beri sözleşmeli olarak dış ticaret sorumlusu görevi ile çalışmaktayken müvekkilinin bilgisi olmaksızın kötü niyetle ve üstelik sahte belge oluşturmak suretiyle müvekkillerinin kayıt ve hak sahibi olduğu 'www...com' - 'www...com' alan adlı internet sitelerinin kayıtçı ve servis sağlayıcı firmalarını değiştirmek suretiyle kendi adına tescil ettirdiğinin beyan edildiğini, yani adeta çaldığını, davalı hakkında işbu eylemine ilişkin olarak İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/426 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını,

davalının cevap dilekçesinin 1.sayfasının son paragrafında alan adlarından ikisini kendisinin başka bir panele aldığını açıkça ikrar ettiğini, TMK’nın 2.maddesi uyarınca davalının eyleminin kötü niyetli olup olmadığının takdiri hakime ait olup bilirkişiler tarafından takdir edilecek bir husus olmadığını, davalının kötü niyetli olduğu hususunda tereddüt olmamasına rağmen ilk derece mahkemesinin internet sitesi alan adlarının ücretsiz olarak müvekkillerine devri talepleri yönünden herhangi bir inceleme yapmaması ve olumlu veya olumsuz karar tesis etmemesinin hatalı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalının bir dönem davacılardan ...Tic.

AŞ'de dış ticaret biriminde çalıştığı, davalının davacı şirketlerin bilgisi dahilinde davacı şirketlerin internet web adreslerine ve maillerine erişim sağladığının dosya kapsamından anlaşıldığı, davalının domain transferi gibi birtakım işlemler de yaptığı ve bu süreçte davacı taraf adına kayıtlı “www...com” web adresi ile benzer şekilde “www...com” web adresini kendi adına kayıt ettirdiği, bu hususun davalının da kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece davanın yukarıda yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiş ise de, verilen kararın dava dilekçesindeki tüm talepleri karşılayacak ve uyuşmazlığı kesin olarak giderecek mahiyet ve içerikte olmadığı, ayrıca eksik incelemeye dayalı olduğu görülmüştür.

Zira, halihazırda davalının sitesine girildiğinde zaten davacı internet sayfasına yönlendirme yapıldığı mahkemenin gerekçeli kararında belirtilmişse de, bu hususta bilişim uzmanlarından da ayrıntılı görüş alınarak, bu durumun davacılar bakımından kalıcı bir çözüm olup olmadığı, davacının kendi alan adlarına erişiminin sağlanıp sağlanmadığı, bahse konu bu internet alan adlarında halen davalının tasarrufunda kalan bir yetki bulunup bulunmadığı noktalarının netleştirilmesi gerektiği açık olduğu gibi, yine konu ile ilişkili ceza mahkemesi dosyası olmasına rağmen mahkemece ceza dosyasının incelenip kararda değerlendirilmediği,

son akıbetinin araştırılmadığı, ek olarak Karşıyaka CBS'den İzmir CBS'ye yetkisizlikle gönderildiği dosyadaki evraklarda belirtilen bir diğer soruşturma dosyası içeriğinin de incelenmediğinin görüldüğü, sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu, davalının domain transfer işleminin davacı tarafın zararına yol açmadığı belirtilmiş ise de, bu hususun kalıcılığı, ayrıca davalının 2014 yılında kendi adına aldığı alan adının, davacı taraf markaları ve özellikle davacı tarafın 2012 yılında (ve com.tr uzantılı olarak da 2013'de) aldığı alan adlarıyla olan benzerliği, karıştırılma ihtimalinin yeterince değerlendirilmediği,

bu hususta davacı şirket çalışanı olan davalının eylemlerinin dürüstlük kuralına uygunluğunun da ayrıca irdelenmesi gerektiğinin açık olduğu, dava tarihi itibariyle davacıların zararlarının tereddüte yer bırakamayacak surette tespiti gerektiği, her ne kadar kararın gerekçe kısmında, davalının web sitesinin içeriğinin olmaması, boş tutulması nedeniyle SMK 7/3-d maddesi anlamında ticari etkinin varlığından söz edilemeyeceği belirtilmiş ise de, davalının söz konusu web sayfasına "satılık" ilanı verdiğinin deliller arasındaki belgelerden görüldüğü, davalının da savunmalarında davacıya satıp devretmeyi teklif ettiğini açıkça beyan etmiş olduğu,

bu hususun bilirkişi raporunda da ticari etki olarak değerlendirilmesine ve karar gerekçesi içinde bu husus da belirtilmesine rağmen, mahkemece varılan sonucun aksi yönde olup bu haliyle kararda çelişki oluşturulduğu, kararın açıklanan tüm bu nedenlerle eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerektiği anlaşılmakla, mahkemece yapılması gereken; marka ve bilişim konusunda uzman farklı bir heyet içerisine zarar hesabı için bilirkişi de eklenerek, açıklanan tüm bu yönler ve taraf beyan ve itirazları da detaylı şekilde karşılanarak yeniden rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm tesis edilmesinden ibarettir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/62 Esas - 2021/157 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacılar tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,

4-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1432, K. 2024/1187, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Bam Karar Tarihi : 11/09/2024
  4. Karar Yazım Tarihi : 11/09/2024
  5. Gereği Görüşüldü
  6. Dava
  7. Cevap
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  9. İstinaf Sebepleri
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Hükü M
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1432
Karar No
2024/1187
Tarih
11 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1434 K.2024/1330
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1437 K.2024/1325
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1439 K.2024/1326
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1440 K.2024/1328
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1441 K.2024/875
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1442 K.2024/1202

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.