KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2021
- Dosya no
- 2021/406
- Karar no
- 2021/314
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2020
- Numarası
- 2016/547 Esas ve 2020/692 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar tarihi
- 19/04/2021
- Karar yazım tarihi
- 19/04/2021
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/12/2020 tarihli, 2016/547 esas ve 2020/692 karar sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 28/03/2011 tarihinde saat 11:00 sularında yaya olarak ... Belediyesi önüne geldiği sırada, ...'ın sevk ve idaresindeki, ... plakalı aracın çarpması neticesinde ağır şekilde yaralandığını, sürücü ...'ın Sayın Mahkemenizce belirlenecek kusuru sonucunda meydana gelen bu kaza nedeniyle müvekkilde ortaya çıkan kalıcı sürekli iş göremezliğin tazmini için işbu davanın açıldığını, azlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, şimdilik, 1.000,00 TL kesin işgücü / efor kaybı nedeniyle maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece.
ATK'dan maluliyete yönelik rapor alınmış, alınan raporda, %8,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 15/11/2017 tarihli kusur raporunda, sürücü ...'ın %15, davacı yaya ...'in ise %85 oranında kusurlu olduğu belirtilmekle, alınan aktüerya bilirkişi raporunda; maluliyet ve kusur indirimine göre, 795,59-TL geçici tam işgöremezlik tazminatının, 4.486,90-TL sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplandığı, davalı ...
Sigorta A.Ş. Tarafından, davacı ...'e 08/07/2013 tarihinde 10.015,00-TL ödeme yapıldığından, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının geçici ve sürekli işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağı kalmadığından, davanın reddine... Şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza neticesinde meydana gelen kırıklar nedeniyle 15/04/2011 tarihinde ... Ortopedi Servisinde Sol femur diafiz kırığı nedeniyle ameliyat olmuş, 18/06/2014 tarihinde de yine ...
Ortopedi Servisinde ayak parmaklarından ameliyat olduğunu, bu süreler arasında müvekkilinin sürekli olarak tedavi gördüğünü, buna göre vücudunda çoklu kırıklar olan, operasyonlar geçiren, kazadan sonra hiçbir zaman eski sağlığına kavuşamayan ve hayatını destekle geçirmeye mahkum olan müvekkili için belirlenen maluliyet oranının gerçekçi olmadığını, keza kusur dağılımı haksızdır ve gerçek duruma uygun olmadığını, bu nedenle yerel mahkemenin kararı eksik incelemeyle ve haksız bir sonuçla tesis edildiğini, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dava; 28/03/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminatın asli kusurlu olduğu iddia edilen ... plakalı aracı ZMMS sigortacısı davalı şirketten tahsili talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Adli Tıp Kurumunun maluliyete yönelik 25/12/2019 tarihli raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 15/112017 tarihli kusur raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının meslekte kazanma gücünden %8,2 oranında kaybettiği ve olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, bununla birlikte davacının %85 oranında kusurlu olduğu, yapılan hesaplama sonunda 4.486,90 TL sürekli işgöremezlik tazminatı alabileceğinin hesaplandığı buna karşılık 08/07/2013 tarihinde dava açılmadan önce 10.015,00 TL ödeme yapıldığı ve başkaca tazminat alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/406, K. 2021/314, 15 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama