KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1117
- Karar no
- 2024/1954
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/12/2020 (Dava) - 15/03/2022 (Karar
- Numarası
- 2020/770 Esas - 2022/236 Karar
- Dava
- Tazminat
- Bam karar tarihi
- 19/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.369 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih ve 2020/770 Esas - 2022/236 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilin maliki olduğu ... plakalı araç ile karşı yanın zorunlu trafik sigortası koruması altında olduğu ... plakalı araç arasında 04.09.20290 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ZMMS sigortalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunu, aracı incelemeye gelen eksperin davalı sigorta şirketinin korumasında olan ... plakalı aracın kusurlu olduğunu şifahen müvekkile ve servis yetkililerine söylemesi üzerine müvekkil aracın onarımına başlandığını ancak daha sonra yapılan incelemede kusurun müvekkil şirkete ait araç olan ... plakalı araç olduğumun söylenmesi üzerine huzurdaki davanın açıldığını,
kusur durumunun yapılacak bilirkişi inçelemesi ile tespit edilebileceğini, davalı sigorta şirketinin kazada kusurlu olan ... plakalı aracın ZMMS sigortasını 2291238 nolu poliçe ile tanzim ettiğini, kaza üzerine 306017 hasar dosya numarası ile dosya açıldığını, davalı sigorta şirketinin sigortalısının verdiği hasar bedelinin yanı sıra araçta meydana gelen değer kaybından da poliçe limiti ile sorumlu olduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin ZMMS sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu şekilde hareket ederek müvekkile ait araçta neden olduğu 100 VL hasar bedeli ile 100 TI. değer kaybının avans faizi ile davalı şirketten tahsiline ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar yerilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davaya cevap verilebilmesi için HMK 121 md. Gereği delillerin taraflarına tebliğinin gerektiğini, somut olayda sipgortalı araç sürücüsünün atfi kabil herhangi bir kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, tramer kayıtlarında başvuran tarafin 100 kusurlu olduğu hususunun kayıtlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin taleplerinin ZMMS genel şartlar ekinde yer alan esaslara görte hesaplanması gerektiğini, davacının faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini savunarak,
davanın reddini, her durumda hasar bedelinin ve değer kaybının genel şartlar ekinde yer alan hususlar çerçevesinde belirlenmesini, fazlaya ilişkin taleplerin reddini, her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkil şirketin lemerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...davacının aracındaki sürücünün, trafik kuralı ihlalinde bulunmadığı, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün, meydana gelen trafik kazasında, 2918 KTK nun 57/1c-2 maddesini ihlal ettiğini belirtilmiş ve meydana gelen kaza nedeniyle, 04/09/2020 tarihli kaza nedeniyle, 5.000,00 TL lik değer kaybının ve KDV dahil 15.939,00 TL hasar bedelinin bulunduğu belirtilmekle, davacıya ait aracın, kamyonet olduğu..." gerekçesiyle davanın KABULÜ ile.
100,00 TL değer kaybının dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100,00 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15.830,00 TL hasar kaybına ilişkin tazminatın ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile, 4.900,00 TL değer kaybının ilişkin tazminatın ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte, Davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın kazanın meydana gelmesine kam ve asli kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkili sigorta şirketinden herhangi bir talebinin bulunamayacağını, bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmelere itibar edilmeyen yeni bir bilirkişiden kusura ilişkin rapor aldırılması gerektiğini, kaza tespit tutanaklarının aksi ispat edilene kadar geçerli bir resmi belge olduğunu,
dosyada kazanın ne şekilde meydana geldiğine ilişkin kaza tespit tutanağının dışında başkaca bir bilgi ve belge bulunmadığını, dolayısıyla kaza tespit tutanağının aksi ispat edilemediğinden sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle sigortalı aracın maliki ve sürücüsüne kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, yerel mahkeme kararında avans faizine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının avans faizine ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, araçtaki hasar bedeli ve değer kaybının zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
1-) Olay günü trafik ışığı ve levhası bulunmayan 4 yönlü kavşakta meydana gelen kazada, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/1-c-2 maddesindeki “Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise, motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, geçiş hakkını vermek zorundadırlar.” düzenleme uyarınca sağdan gelen davacı sürücüsünün kullandığı araca yol vermeyen davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğu alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki diğer evraklardan anlaşılmakla, davalının kusura dair istinaf itirazları haklı görülmemiştir.
2-) Hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalının aldırmış olduğu ekspertiz raporunda tespit edilen hasar bedeli ile dava dosyasında alınan bilirkişi raporundaki hasar bedelinin neredeyse eşit olduğu, hasar bedelinin tazmininde gerçek zararın belirlenmesi gerekmekte olup, hükme esas alınan raporda iskontosuz ve KDV dahil onarım bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükmedilen hasar ve değer kaybı miktarları yerindedir.
Ancak davalıya sigortalı araç özel araç olup, asıl zarar verenden istenilemeyecek ticari temerrüt faizinin, onun sorumluluğunu üstlenen davalı sigortadan da istenemeyeceği, dolayısıyla bu aracın haksız eyleminin de TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına, bu durumda da bu davalıdan ancak yasal faiz istenebileceğine, bu davalının hukuki sorumluluğunu üzerine alan davalı sigorta şirketinden de ancak aynı oranda temerrüt faizi istenebileceğine göre, davalı sigorta bakımından istem gibi ticari işlerde öngörülen avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının faizin türü yönünde davalı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1117, K. 2024/1954, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama