İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1147 K.2025/101

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/341 Esas-2022/122 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca…

Esas2022/1147Karar2025/101Tarih29 Ocak 2025Okuma10 dk · 1.917 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Ocak 2025
Dosya no
2022/1147
Karar no
2025/101
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/07/2020 (Dava) - 10/02/2022 (Karar
Numarası
2020/341 Esas - 2022/122 Karar
Dava
Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı
Bam karar tarihi
29/01/2025
Karar yazım tarihi
29/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.917 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/341 Esas-2022/122 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kaza tarihi olan 01.02.2020 günü müvekkili ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile seyir halinde olduğunu, davalı ...'nün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın saat 22:00 sularında Aktepe sapağına 200 metre kala sinyal vermek suretiyle aracını sağa yanaştırdığı sırada hızlı bir şekilde gelerek müvekkilinin aracının sağ yan kısmından başlamak üzere sağ ön kısmına kadar çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak 20/03/2020 tarihli yazı ile reddedildiğini,

arabuluculuk müessesesinde de anlaşma sağlanamadığını, ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesi ile davalı şirket olan ...

Sigorta A.Ş'nin sigortası kapsamında olduğunu, ... isimli şahsın 1.72 promil alkollü olmasına rağmen trafik kazası tespit tutanağında müvekkilinin asli kusurlu, davalı tarafın ise kusursuz sayıldığını, ancak alkollü olduğunun alkol raporunda görüldüğünü ve ekte sunulduğunu, karşı taraf ...'nün kazanın gerçekleştiği sırada 1.72 promil alkollü olarak yasal sınır olan 0,50 promilin çok üzerinde alkol almış olduğunu ve kazaya sebebiyet verdiğini, ...'nün kazanın ilk aşamasında tüm masrafları karşılayacağı hususunda müvekkiline taahhütte bulunduğunu, ancak bu taahhüdünü yerine getirmediğini,

kaza sonucu meydana gelen zararları gidermek amacıyla müvekkilince toplamda yaklaşık 14.049,60 TL masraf yapıldığını, bu harcamaları belgeleyen faturaların ekte sunulduğunu, Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere manevi zarara hükmedilebilmesi için cismani zararın gerçekleşmesinin yeterli olduğunu, bu yüzden müvekkilinin uğramış olduğu zararın giderilmesi amacıyla manevi tazminat taleplerinin de bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan dolayı değer kaybı taleplerinin de bulunduğunu, değer kaybının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak kendilerine verilmesini talep ettiklerini belirterek,

14.049,60 TL maddi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının, 5.000,00 TL de manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış bulunan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda davacının değer kaybı, hasar bedeli ile manevi tazminatın tahsili talebiyle ikame ettiği işbu davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, araç maliki ... dava açtığına göre, sürücü ...'nın dava açmakta hukuki yararı kalmadığını, sürücü yönünden tefrik edilerek aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini,

değer kaybı ve manevi tazminat talebi yönünden arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle işbu talepler yönünden davanın tefrik edilerek usulden reddine karar verilmesini, manevi tazminat talebi teminat dışı olduğundan reddine karar verilmesini, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddini talep ettiklerini, kaza tespit tutanağında ... plakalı sürücü ...'nün kazada kusurunun olmadığının tespit edildiğini,

mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kusur oranlarının denetime elverişli şekilde tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, her ne kadar davacılar, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün alkollü olduğunu ileri sürmüşlerse de alkolün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir etkisi bulunmadığını, zira, davacı sürücü ...'nın hatalı şekilde şerit değiştirmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana geliş şekli ile araçtaki hasarın uyumlu olup olmadığının, hasar bedelinin fahiş olup olmadığının denetime elverişli şekilde tespitinin gerektiğini,

değer kaybı talebinde bulunulan aracın önceki kazalarının bulunup bulunmadığının, kilometresinin, araçtaki hasarın sökülüp takılabilir nitelikte olup olmadığının ve söz konusu hasarın değer kaybına neden olup olmadığının tespitini istediklerini, asla kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin ancak ve ancak sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'ye usulüne uygun olarak tebligat çıkarıldığı, ancak bu davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ".....Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre.

01/02/2020 tarihinde davacılardan ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sürücü ...'nün sevk ve idaresindeki ve davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın trafik kazası yaptığı, meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğü, sigorta şirketine başvurulduğu, zararın giderilmediği, bu sebeple hasar bedeli, değer kaybı zararının ve manevi zararın tazmininin talep edildiği,

toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre meydana gelen kazada sürücülerin % 50 + % 50 oranında kusurlu oldukları, sigorta şirketi ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde araçta meydana gelen hasar bedelinin tazminine ilişkin görüşme yapıldığı, değer kaybı zararının arabuluculukta görüşülmediği, sigorta şirketi yönünden değer kaybı alacağı ile ilgili dava şartı oluşmadığından sigorta şirketinden değer kaybı alacağı isteminin yerinde olmadığı, hasar bilirkişi raporu kapsamına göre davacının aracında toplam hasar zararının 13.393,00-TL olduğu, 410,00-TL değer kaybı zararının olduğu,

kusur oranı itibariyle talep edilebilecek hasar zararının 6.796,50-TL olduğu, değer kaybı zararının miktar artırımı yapılmadığından talep ile bağlı kalınarak 100,00-TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, meydana gelen kazada her iki sürücünün de %50 oranında kusurlu oldukları, kusurları itibariyle karşılıklı olarak birbirlerine zarar verdikleri anlaşıldığından manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından, sonuç olarak.

MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 6.696,50-TL HASAR BEDELİ, 100,00-TL DEĞER KAYBI BEDELİ olmak üzere toplam 6.796,50-TL' nin tamamından davalı ...

01/02/2020 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere, davalı sigorta şirketi 6.696,50-TL hasar bedelinden 20/03/2020 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak davacı ...' a verilmesine, fazlaya ait istemin reddine, tahsilde tekerrür oluşturulmamasına, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili tarafından, "...Araca çarpan ... isimli şahsın 1.72 promil alkollü olmasına rağmen trafik kazası tespit tutanağında müvekkilinin asli kusurlu, kazaya sebebiyet veren davalı tarafın ise kusursuz sayıldığını, şahsın alkollü olduğunun alkol raporunda görüldüğünü, dava dilekçeleri ekinde de dosyaya sunulduğunu, yasal sınırın çok üzerinde alkol almış olarak kazaya sebebiyet verdiğini, ...’nün kazanın ilk aşamasında tüm masrafları karşılayacağı hususunda müvekkiline taahhütte bulunduğunu, ancak bu taahhüdünü yerine getirmediğini, kaza sonucu meydana gelen zararları gidermek amacıyla müvekkilince toplamda 14.049,60 TL yapıldığını,

bu harcamaları belgeleyen faturaların dava dilekçeleri ekinde dosyaya sunulduğunu, bu harcamaları davalı şirket olan ...

Sigorta Anonim Şirketinin ödemesi gerektiğini, bilirkişi raporunda, müvekkili ...’nın yer çizgilerine ve şerit değiştirme kurallarına uymadığı, davalı ...'nün ise mücavir alanda hızını mahal şartlarına uydurmadan kazadan aktif kaçınma davranışı sergilemediği gerekçesiyle kusurlu bulunduğunu, mahkemece ise, davacı sürücü ...'nın %50 oranında, davalı sürücü ...'nün %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, ancak müvekkiline atfedilen kusura katılmanın mümkün olmadığını, müvekkilinin en az 200 metre kala yan yol giriş sinyalini verdiğini,

bu esnada çok hızlı bir şekilde seyir halinde 172 promil alkollü araç sürücüsü tarafından kendisine çarpıldığını, hal böyleyken bilirkişi tarafından müvekkiline kusur affedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının önündeki aracın davranış şekline göre hızını azaltmadığının, fren ve manevra tedbirine başvurmadığının, kazanın meydana gelmesinde kusurunun asli olduğunun ortada olduğunu, 2918 sayılı KTK’nın 48.maddesine göre 100 promilden daha yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiğinin belirtildiğini,

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 100 promilin üstünde alkollü olarak araç kullanan kişilerle ilgili rapor alınmasına gerek olmaksızın işlem yapılması gerektiğini belirttiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusuru bulunmamasına rağmen %50 kusurlu bulunarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca bilirkişi raporuna karşı taraflarca itiraz edilmiş olup itirazlar doğrultusunda ek rapor alınması ve dosyanın Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderilmesi talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu taleplerin karşılanmadığını ve eksik incelemeyle hatalı karar verildiğini,

manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, manevi zarara hükmedilebilmesi için cismani zararın gerçekleşmesinin yeterli olduğunu, bu yüzden müvekkillerinin uğramış olduğu zararların giderilmesi amacıyla manevi tazminat ödenmesi gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasına dayalı hasar bedeli, değer kaybı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı yalnızca davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacılardan ...'in sürücüsü, diğer davacı ...'ın ise sahibi olduğu ... plakalı araç ile davalı sürücü ...'ın karıştığı kazaya ilişkin olarak, davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, ancak kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü kusursuz olarak belirlendiğinden sigorta şirketi tarafından başvuruya red cevabı verilmesi üzerine, işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2-Davacılardan araç sahibinin araçtaki zarara dair dava açması karşısında, sürücü davacının araç hasarına dair dava açmasında hukuki yarar bulunmadığı söylenebilecek ise de, davacılar vekilinin 11.11.2020 tarihli talep açıklama dilekçesi ile davacı ... bakımından manevi tazminat istemli olarak davanın açıldığı beyan edilmiş olmakla, bu açıklama karşısında bu davacı yönünden husumet yokluğuna ilişkin bir karar verilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Bununla birlikte, davacı ... olay anında davacı araç sürücüsü olup, manevi tazminat istemiş ise de, dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre davacı ...'te herhangi bir yaralanma olmadığı ve yakınları bakımından da ağır bir yaralanma halinin somut olayda sözkonusu olmadığı anlaşılmakla, mahkemece bu davacı bakımından manevi tazminat istemli davanın esastan reddinde bir isabetsizlik görülmemiş, bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

3-Davacı vekili, mahkemece belirlenen %50'şer orandaki kusur oranını kabul etmediklerini beyan ederek istinaf itirazında bulunmuş ise de; her ne kadar kaza sırasında davalı sürücü ...'ın 176 promil alkollü olduğu tespit edilmiş ise de, alınan (nörolog bilirkişi dahil) bilirkişi heyet raporu ile kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin belirlenmiş olmasına, esasen kaza tespit tutanağında davacı sürücünün asli/tam kusurlu bulunup davalı sürücünün ise kusursuz bulunmuş olmasına,

mahkemece alınan kusur raporunda kusur oranlaması yapılmamakla birlikte, asli kusurlardan olan şerit ihlali yaptığı belirlenen davacı için mahkemece sadece %50 kusur oranı takdir edilmiş olmasına, davalı tarafın tali kusur izafesine rağmen belirlenen bu oransal duruma karşı herhangi bir istinaf itirazında bulunmamasına ve tüm dosya kapsamına göre, istinafa gelen davacı taraf aleyhine karar kaldırılamayacağından, bu husustaki istinaf itirazının da esastan reddi gerekmiştir.

4-Davacı vekili, araç hasarına dair harcama belgeleri sunduklarını beyan ederek istinaf itirazında bulunmuş ise de, mahkemece alınan 18.12.2021 tarihli hasar raporuna karşı sadece kusur yönüyle itirazda bulunmuş olup, raporda belirlenen hasar ve değer kaybı tutarına dair ise bir itirazda bulunmamış olduğu görülmektedir. Kaldı ki, alınan raporun ayrıntılı olup, hüküm kurmaya ve denetime de elverişli olması karşısında bu husustaki itirazların da kabulü mümkün görülmemiştir.

5-Bununla birlikte, mahkeme gerekçesinde değer kaybı bakımından gerekçenin kendi içinde çelişkili yazıldığı gibi yerinde de olmadığı, bu doğrultuda mahkemece değer kaybının arabuluculuğa konu edilmemiş olması nedeniyle sigorta şirketi yönünden bu kalem tazminata dair hüküm kurulmadığı belirtilmiş ise de, dava şartı olan başvuru şartına tabi olan işbu davada arabuluculuğun zorunlu arabuluculuk olmaması ve sigortaya başvuru aşamasında davacı tarafça değer kaybını da içerir şekilde maddi tazminat başvurusunda bulunulmuş olması karşısında, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmamıştır (bu yönde bknz.

Yargıtay 4. HD 2021/23273 E.- 2022/901 K., 2021/8181 E. - 2022/1358 K). Bununla birlikte, mahkemece kurulan hükümde sonuç olarak değer kaybına hükmedilmesi ve davacılar vekilinin de açıkça değer kaybını istinafa getirmemiş olması karşısında bu husus burada eleştirilmekle yetinilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacılar vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/341 Esas - 2022/122 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/01/2025

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1147, K. 2025/101, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1147
Karar No
2025/101
Tarih
29 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1148 K.2025/41
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1148 K.2025/38
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1149 K.2025/200
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1156 K.2025/113
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1156 K.2025/11
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1158 K.2025/42

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.