KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/1168
- Karar no
- 2025/467
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/12/2020 (Dava) - 20/04/2022 (Karar
- Numarası
- 2020/116 Esas - 2022/25 Karar
- Dava
- Patent Başvurusu Gaspının Tespiti, Tescilin Hükümsüzlüğü, Tescil ile Maddi ve Manevi Tazminat
- Bam karar tarihi
- 25/03/2025
- Karar yazım tarihi
- 25/03/2025
Karar Metni
1.573 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/04/2022 tarih ve 2020/116 Esas - 2022/25 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, müvekkiline ait patent hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin kaldırılması ve bu tecavüz nedeniyle uğranılan zararın maddi ve manevi tazmine ilişkin olduğunu, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2020/3879 ve 2020/67753 sayılı dosyası üzerinden arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ve sonuç alınamadığını, davalılardan ...'nun arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, HUAKY'nin 25/9.
Maddesi gereğince dava giderlerinin tamamından davalılardan ...' nun sorumlu tutulması gerektiğini, davacının ortopedi uzmanı doktor olduğunu, 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzmanlık eğitimi yaptığı dönemde ..., ..., ...'in katkısı ile "..." adlı buluşu bulduklarını, davacının buluşun hastalar üzerinde uygulanabilirliğini test etmek amacıyla buluşun bulunduğu dönemde anabilim dalı başkanı olan davalı Prof.
Dr. ...'ndan destek talep ettiğini, davalı ...'nun idari amiri olarak müvekkiline ve diğer buluş sahiplerine buluşun hastalar üzerinde uyglanması için gerekli izni verdiğini, gerekli testler gerçekleştirildikten sonra davalı ...'nun buluş sahiplerinden izin almaksızın diğer davalı ... ...
A.Ş ile birlikte patent başvurusu hakkına sahip olmamalarına rağmen patent başvurusunda bulunduğunu ve "2015/09453 başvuru numaralı 30/07/2015 başvuru tarihli, 21/02/2017 başvuru yayın tarihli, TR ... başvuru yayın nolu ve" ...
TR ... nolu incelemeli Patent Belgesinin davalılar adına tescil edildiğini, davalının buluşa ilişkin hiç bir katkısının olmadığını, davalılar tarafından yapılan patent başvurusuna buluş sahibi müvekkilinin hiç bir bilgisi ve rızası olmadığını, davacı ile davalılar arasında patentin devir konusunda görüşmeler yapıldığını, noter devri konusunda anlaşılmış olmasına rağmen son anda davalıların vazgeçtiklerini, patentin buluşu yapana ait olduğunu, davalıların müvekkilinin kısmı hakkının bulunduğu patent hakkını gasp ettiklerini,
müvekkilinin davalılar tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli patent başvurusu nedeniyle maddi olarak da zarara uğradığını, YKK mevcut olduğunu, manevi olarak da müvekkilinin zarar gördüğünü ve bu konuda 10.000,00-TL manevi tazminat talepleri olduğunu ileri sürerek,
öncelikle davanın ..., ..., ...' ihbarına, davanın kabulüne, müvekkilinin gerçek hak sahiplerinden biri olduğunun tespitine, patent payı oranının müvekkiline devrine, patentün hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve müvekkilinin payı oranında adına tesciline 500,00-TL maddi 10.000,00-TL manevi tazminatın işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınaka müvekkiline verilmesine, verilecek mahkeme kararının masrafları davalılardan alınarak tirajı yüksek iki gazeteden birinde ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu üründe müvekkili şirketin ve pantent belgesinde ismi geçenlerin buluş sahibi konumunda olduğunu, müvekkilinin iyi niyetle hareket edip, somut olayda hiç bir şekilde tecavüzün söz konusu olmadığını, dava konusu ürünün üretilmesi, satışa hazır hale getirilmesi,
geliştirilmesi Arge desteği verilmesinin tamamen müvekkili şirket tarafından yapıldığını ve masrafların da müvekkili tarafından karşılanmış olduğunu, ürünün henüz ticari satıma konu olmadığını, ürünün gelişimi içindeki tüm aşamalardan buluş sahiplerinin bilgilendirildiğini ve yapılan numunelerin kendilerine verildiğini, ürünün SUT fiyatı ve C belgesinin şu aşamada olmadığını, bu aşamada ürünün kullanılmadığını, müvekkil şirketin henüz ilgili üründen kar elde etmediğini, hal böyle iken davacının nasıl bir maddi ve manevi zararının oluştuğunun anlaşılamadığını,
müvekkili şirketin bugüne kadar ürün için 300.000,00-TL üzerinde Arge ve sair harcamalar yaptığını, diğer buluş sahiplerinin maddi olarak katkısının olmadığını, patent başvurusuna ilişkin masrafların da müvekkili tarafından yapıldığını, bu aşamada maddi zarara uğrayan davacı değil müvekkili şirket olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu yazışmalardan anlaşılacağı üzere patentin alındığı ilk günden beri bilgi sahibi olduğunun açıkça görüldüğünü, tecavüzden bahsedilmesi için kanunda belirtilen tecavüz fiillerinden her hangi birinin gerçekleşmiş olmasının gerektiğini, somut olayda böyle bir durumun olmadığını,
zaman aşımı itirazları bulunduğunu belirtmiş, öncelikle davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...davalıların dava konusu patenti kullandığına dair yeterli ve somut delilin bulunmadığı, davacının patent hakkına tecavüz olduğu iddiası yönünden yeterli somut delillerle ispatlayamadığı..." gerekçesiyle Davacının davasının kısmen kabulüne, Davacının 2015/09453 nolu patentte diğer davalılarla birlikte başvuru sahibi olarak yer almasına, ilgili kaydın bu şekilde düzeltilmesine, davacının sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu ile ilgili olarak arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalılardan ...'nun arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, Arabuluculuk Kanun Yönetmeliği maddesi gereğince dava sonunda yargılama giderlerinin tamamından davalılardan ...'nun sorumlu tutulması gerektiğini, yerel mahkemece eksik inceleme yapılarak bu hususun dikkate alınmadığını, yerel mahkemece patent hakkında gasbın mevcut olup olmadığı konusunda alınan raporda,
davalıların müvekkiline ait patent hakkını gasp ettiklerinin açıkça ortaya konulmasına rağmen gerekçe gösterilmeksizin aksi bir sonuca varılmasının hukuka aykırı olduğunu, patent hakkında gasbın açık olduğu bir durumda manevi tazminata hükmedilerek davalıların isimlerinin patent belgesinden isimlerinin terkin edilmesi gerektiğini, maddi tazminat talepleri ile ilgili olarak iki bilirkişi incelemesi yapılarak tazminat rakamının alt üst sınırları içerisinde belirlenmesine rağmen tazminat taleplerinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin reddinini hukuka aykırı olduğunu belirterek,
yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, patent başvurusu gaspının tespiti, davalılar adına yapılan tescilin hükümsüzlüğü ile kendi adına tescili, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davaya konu patentin TPMK nezdinde patent sahibi olarak davalılar, buluş sahibi olarak ise davacı, davalı ... ve başka gerçek kişiler oldukları anlaşılmaktadır. Davacının buluş sahibi olduğu da davalıların kabulündedir. Davacı davalıların başvuru hakkına sahip olmadıklarını savunarak davalılar adına yapılan tescilin hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde davacının çalışmasını gerçekleştirdiği ortopedi bölümünde davalı ...'ın anabilim dalı başkanı olduğunu, buluşun uygulanabilirliği için kendisinden destek talep ettiklerini belirtmiştir. Davalı ... ise cevap dilekçesinde davacının iddialarını reddetmiştir.
Davacı her ne kadar davalı ...'ın buluş sahibi olmadığını ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında yer alan delillere göre anılan davalının buluş sahibi olmadığını ispat edemediğinden mahkemece davalı ... yönünden verilen hüküm doğrudur.
Buluş sahipliği her zaman bir gerçek kişiye aittir. Patent isteme hakkı da buluşu yapana veya onun haleflerine ait olup bu hakkın devri mümkündür. Yani buluş sahibi devir işlemi ile bu hakkı tüzel kişiye de devredebilir. Davalı ...
A.Ş. cevap dilekçesinde ürünü sanayi alanında üretebilmek, satışa hazır hale getirilmesi için geliştirebilmek için Ar-ge desteği verdiğini, bunların davacının bilgisi dahilinde olduğunu, buluş sahiplerinin de başvuruda belirtildiğini ileri sürmüştür. Davacı ise davalının bu iddialarını kabul etmemiştir.
Bu durumda buluş sahibi olduğu davalı tarafından da kabul edilen davacı ile patent isteme hakkının devrine yönelik bir anlaşması olduğunu ispat etmesi gereken davalı şirketin bu hususu dosya kapsamındaki deliller uyarınca ispat edemediği anlaşıldığından bu davalı yönünden yapılmış olan tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Son olarak ise davaya konu patent henüz üretime geçmediğinden, başka bir deyişle kullanılmadığından davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmuştur. Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının davacı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1168, K. 2025/467, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama