KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1224
- Karar no
- 2025/180
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/03/2013 (Dava) - 14/04/2022 (Karar
- Numarası
- 2014/1453 Esas - 2022/282 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 12/02/2025
- Karar yazım tarihi
- 12/02/2025
Karar Metni
1.513 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1453 Esas-2022/282 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Erzurum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/2068 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, konusunun keşide yeri İzmir, 15/08/2003 tarihli, alacaklısı ... olan 20.000,00 TL bedelli ...'a ait bir teminat çeki ile yine alacaklısı ... olan 01/11/2003 düzenleme, 01/01/2004 ödeme tarihli 20.000,00 TL bedelli bir adet teminat olarak verilen bono olduğunu, bu takip dosyasının nasıl geçtiğini bilmedikleri bir şekilde daha sonra el ve numara değiştirerek 2007/2389 no ile ... adlı kişiye geçtiğini,
alacaklı tarafın vekilinin -müvekkili 10 aydır aynı adreste oturmasına rağmen- tebligatları usulsüz olarak değişik adreslere çıkarttığını ve borçlu müvekkilinin bu işlemi öğrenememesi için en son olarak ilanen tebligat yaparak borcu kesinleştirdiğini, maalesef bundan sonra dosyanın yine üçüncü bir kişi olan ... adlı kişiye temlik edildiğini ve bu kişinin de borçlunun Balıkesir ilinde kain arsa vasfındaki taşınmazı üzerine haciz koydurup satışını istediğini, bu takip ile ilgili olarak müvekkilinin ancak taşınmaza kıymet takdiri yapılacağı sırada haberdar olduğunu, müvekkilinin bu kişilere borcunun bulunmadığını,
aralarında herhangi bir alışveriş olmadığını, borca konu olan çek ve bononun teminat olarak verilmiş olup haksız yere işleme konulduğunu belirterek, Erzurum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/2068 (yeni: 2007/2389) sayılı dosyası ile ilgili borcunun bulunmadığına karar verilmesini, kötü niyetli olarak bu işlemi gerçekleştiren davalıların %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi ismine düzenlenmiş olan 15/08/2003 tarih ve 20.000,00 TL miktarlı çeki alacaklı ...'ye verdiğini, ...'nin ise çeki ciro ederek müvekkillerine verdiğini, çekin vadesinde ödenmediğini, 2005 yılında davacı hakkında Erzurum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/2068 sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, tüm araştırmalardan sonra davacı adına ilanen tebligat yapıldığını, davacı tarafın asılsız iddialarda bulunarak müvekkilini mağdur etme yoluna gittiğini, miktar yönünden pazarlık ettiğini ve anlaşma sağlanmayınca işbu davayı açtığını,
icra dosyasının alacaklı ... üzerinden işleme konulduğunu, fakat ...'in alacağını müvekkili ...'a devretmesi nedeniyle icra dosyası işlemlerine ...'ın devam ettiğini, davacının iddialarını üçüncü kişi olan müvekkiline karşı sunması ve böyle bir dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, iddia ettiği hususları müvekkiline karşı değil çeki düzenleyip verdiği ...'ye karşı açmasının gerektiğini, Çek Yasasına göre çekin teminat olarak verilmesi diye bir işlemin bulunmadığını,
davacının bu iddiayı ortaya atarken hangi işlem veya alışverişe ya da neye istinaden çeki teminat verdiğini ya da çeki verdiği ... ile arasındaki münasebetin ne olduğunu belirtmediğini, ...'ye karşı dava açması gerekirken iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkiline karşı dava açmasının husumet yönünden hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davacının kendi ismine düzenlenmiş olan 15/08/2003 tarihli ve 20.000,00 TL miktarlı çeki alacaklı ...'ye verdiğini, ...'nin ise bu çeki ciro ederek kendisine verdiğini, çekin vadesinde ödenmediğini, 2005 yılında davacı hakkında Erzurum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/2068 sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, borçlunun tespit edilen adreslerine ödeme emri gönderildiğini, davacının bilerek bu tebligatları almadığını, tüm bu araştırmalardan sonra davacı adına ilanen tebligat yapıldığını,
tebligat yapılıp takip kesinleştikten sonra davacı adına kayıtlı olan ev üzerine haciz konulduğunu, bu haczin 3-4 yıldır konulmuş bir haciz olduğunu, davacının hacizden haberi olduğunu, asılsız iddialarda bulunarak kendisini mağdur etme yoluna gittiğini, söz konusu borcu hakkında miktar yönünden pazarlık yaptığını, anlaşma sağlanamayınca işbu davayı açtığını, takibin Erzurum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/2068 sayılı dosyası üzerinden açıldığını, bu dosyanın müracaata kalmış olup 2007 yılında kendileri tarafından yenilendiğini ve 2007/2389 sayılı dosyası üzerinden işlemlere devam edildiğini,
alacağını ...'a devretmesi nedeniyle icra dosyasında alacaklı olarak işlemlere ...'ın devam ettiğini (alacağın temliki/devredilmesine ilişkin evrakların icra dosyasına sunulduğunu), davacının iddialarını üçüncü kişi olan kendilerine karşı sunması ve böyle bir dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, iddia ettiği hususları kendilerine karşı değil, çeki düzenleyip verdiği ...'ye karşı açmasının gerektiğini, kaldı ki, davacı iddiasında haklı olmuş olsaydı 2003 yılından beri bu çek hakkında adli mercilere dava açıp çek üzerine tedbir konulması veya çeki düzenleyip verdiği ...'ye karşı dava açmış olması gerektiğini,
davacının çeki düzenlediği tarihlerde ... ile ticari alışveriş yaptığını ve birlikte hareket ettiklerini, birlikte alışveriş yaptıklarının bankadaki ve diğer resmi kurumlardaki işlemlerden belli olduğunu, ...'ye kendi kredi kartlarını bile verip kullandırdığının ve birlikte iş yaptıklarının resmi olarak belli olduğunu, çekin teminat olarak verilmesi diye bir işlemin bulunmadığını, davacının bu iddiayı ortaya atarken ... ile arasındaki münasebetin ne olduğunu belirtmediğini, iyi niyetli üçüncü kişi olan kendilerine karşı açmasının husumet yönünden hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Davacı davasını ilk olarak İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açmış olup, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/03/20214 tarih ve 2013/124 Esas-2014/125 K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın yukarıdaki esasına kaydedildiği, icra takiplerinin dayanağı çek ve bononun lehdarı olan ... aleyhine davacı tarafından açılmış olan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1417 Esas-2015/909 Karar sayılı dosyasında verilen davanın reddi kararının kesinleştiğinin anlaşıldığı, sözkonusu ilam incelendiğinde; davacısının ... olduğu,
davalısının eldeki davada dava konusu edilen çek ile bononun lehdarı bulunan ... olduğu, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğinin anlaşıldığı, yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davaya konu çek ile senedin davacı tarafından tanzim edildiği, lehdarının dava dışı ... olduğu, ciro yolu ile çek ve bononun davalıların eline geçtiği, hamil tarafından çek ve senedin toplam değeri üzerinden icra takibi başlatıldığı, çek ve senedin geçerli unsurları taşıdığı, senet metninden teminat amaçlı verildiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığının dosya kapsamında sabit olduğu,
davacı taraf dava konusu çek ile senedin dava dışı ...' ye teminat amaçlı verildiğini ileri sürmüş ise de; söz konusu çek ve bononun teminat amaçlı verildiğini ispat edemediği, buna dair değerlendirmenin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1417 Esas-2015/909 Karar sayılı dosyasında yapılarak verilen karar kesinleştiği,
kesinleşen mahkeme kararındaki tespit ve değerlendirmeler ile gerekçeler dikkate alındığında ve ayrıca davacı mahkeme nezdinde de çek ve senedin teminat olarak verildiğini ispat edemediğinden dava konusu edilen çek ile bononun ciranta ve hamili bulunan davalılar yönünden de AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASININ REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından, "...Davalı vekili icra takibinden haberlerinin olduğunu beyan etmişse de bunun doğru olmadığını, davalıların danışıklı dövüşü nedeniyle borçtan çok geç haberdar olduğunu, karara katılmanın mümkün olmadığını, kararın istinafen incelenerek kaldırılmasını ve davalı tarafa borçlu olmadıklarına dair karar verilmesini talep ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Erzurum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2389 Esas (Eski Esası: 2005/2068) sayılı icra takibine dayanak bono ile çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; somut olayda, davacı aleyhine Erzurum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/2068 sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından 01/01/2004 vadeli, 20.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., lehdarı ... olan bono ve keşidecisi ..., lehdarı ... olan, 15/08/2003 tarihli, 20.000,00 TL bedelli (20.000.000.000 Eski TL ile) çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip tutarının 40.000,00 TL asıl alacak, 30.904,10 TL işlemiş faiz, % 5 tazminat ve % 0,30 komisyon bedeli olmak üzere toplam takip çıkışının 71.964,10 TL olduğu, davalı ...’ in bonoda ve çekte ciranta konumunda olduğu,
takip dosyası alacağının davalı ... tarafından Bakırköy 28. Noterliği’ nin 18/08/2011 tarihli temlik sözleşmesi ile temlik alındığı, Erzurum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/2068 sayılı dosyasının 03/09/2007 tarihinde yenilenmekle 2007/2389 numarasını aldığı ve takibin itirazsız olarak kesinleşmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, takip konusu bononun ve çekin teminat amaçlı olarak verildiği iddiasıyla eldeki davayı açmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; davacının teminat senedi iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği, açıkça yemin deliline dayanmadığı, davacının aynı iddialarla çek ve bononun lehdarı ...’ ye karşı açtığı menfi tespit davasının İzmir 5. ATM’ nin 2014/1417 Esas – 2015/909 Karar sayılı dosyasında görüldüğü, 03/11/2015 tarihli karar ile davanın reddine karar verilip temyiz istemi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’ nin 12/02/2019 tarihli ve 2017/2750 Esas – 2019/823 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bu nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1224, K. 2025/180, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama