İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1228 K.2025/111

Taraflar arasındaki şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminata ilişkin davanın yargılaması sonunda ek kararda yazılı nedenlerden dolayı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen ek karara karşı…

Esas2022/1228Karar2025/111Tarih19 Şubat 2025Okuma9 dk · 1.783 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1228 E., 2025/111 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri Davalılar

Karar tarihi
19 Şubat 2025
Esas no
2022/1228
Karar no
2025/111
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/06/2022 (Ek Karar
Numarası
2016/553 Esas 2021/675Karar
Davacı
—
Dava
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
Dava tarihi
22/06/2016
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
19/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.783 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminata ilişkin davanın yargılaması sonunda ek kararda yazılı nedenlerden dolayı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen ek karara karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...

A.Ş.'nin halka açık bir şirket olduğunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosu'nun yürütmekte olduğu bir soruşturma kapsamında Savcılığın talebi üzere Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 26.10.2015 tarih ve 2015/4140 D.İş sayılı kararı ile şirketin davalıların da aralarında bulunduğu yönetim kurulunun görevine son verilerek CMK 133. maddesi kapsamında yönetici kayyım atanmasına karar verildiğini, şirket tarafından bağışların ...

Eğitim Sağlık Hizmet ve Yardım Vakfına yapıldığını, vakfın kurucularının davalıların yanında ... Holding A.Ş., ...İnşaat ve Tic, A.Ş. ve davacı şirket olduğunu, ...

Üniversitesinin de vakfa ait olduğunu, davacı şirketin faaliyetleri ile ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Sermaye Piyasası Kanunu ve İlgili mevzuat çerçevesinde incelemeler yapıldığını ve bu incelemeler sonucunda tespit edilen hususlara ilişkin olarak Kurul'un 04.03.2016 tarihli toplantısında alınan kararları bildirir Sermaye Piyasası Kurulu'nun 09.03.2016 tarih ve 44649743-663.02-E.2804 sayılı kararında aynen.

“SPK'nun 21'inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca. Kurulumuz kararından itibaren 3 ay içinde ... Grubu şirketlerinin ve bağlı ortaklıklarının 31.12.2015 tarihi itibariyle uğramış olduğu en az 170.537.246 TL'lik zararın 31.12.2015 tarihi itibariyle işleyecek faiziyle beraber halka açık ... Grubu şirketlerine ve bağlı ortaklıklarına ödenmek üzere, ......, ... nezdinde gerekli tedbirlerin alınması hususunda halka açık ...

Grubu şirketlerine ve bağlı ortaklıklarının kayyımlarının bilgilendirilmesine...” denildiğini, bu karar gereği şirketin zararının tahsili amacıyla davalılara gönderilen ihtarnamelerde Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21. maddesinin 4. Fıkrası gereğince, halka açık ... Grubu şirketlerinin ve bağlı ortaklıklarının 01.01.2009 — 30.09.2015 tarihleri arasında yaptıkları bağışlar ile ilgili olarak ...

Grubu şirketlerinin ve bağlı ortaklıklarının 31.12.2015 tarihi itibariyle uğramış olduğu en az 170.537.246 TL'lik zararın, 31.12.2015 tarihi itibariyle işleyecek faiziyle beraber hakla açık ...

Grubu şirketlerine ve bağlı ortaklıklarına ödemeleri gerektiği hususunun belirtildiğini, söz konusu ihtarnamelere karşı davalılar tarafından gönderilen ihtarnamede, ihtarnamelerde belirtilen SPK kararına iptal davası açıldığını, bahsi geçen bağışlarla şirketin zarara uğratıldığı iddialarının gerçek olmadığını, bu nedenle herhangi bir ödeme yapılmasının söz konusu olamayacağının belirtildiğini, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21/4 maddesine, kurul kararına ve ilgili mevzuata göre şirketin uğradığı zararın iadesini yasal faiziyle talep hakkının mevcut olduğunu,

davalıların şirketi mevzuata aykırı işlem ve eylemleri ile “Örtülü Kazanç Aktarımı” yoluyla doğrudan zarara uğrattıklarını, halka açık bir ortaklığın çeşitli amaçlarla kurulmuş olan vakıflara kişi ve kurumlara bağışta bulunabilmesi için; ortaklık esas sözleşmesinde hüküm bulunması, bağışta bulunma durumunda “önemlilik” kavramının dikkate alınması, yıl içinde yapılanlar dahil tüm bağışların usulünce ortaklara duyurulması, özel durum açıklamalarının yapılması ve borsa bülteninde de yayınlanması,

bu ödemelerin örtülü kazanç aktarımı yasağına girmemesi gerektiğini, oysa davalıların kurul kararında da belirtildiği üzere ilişkili durumda oldukları ... Vakfı ve...

Üniversitesi'ne yaptıkları emsallerden hayli yüksek oranlarda ve ilgili mevzuata uyulmadan yapılan bağışlar ile bağışlara dair mevzuata, Türk Ticaret Kanunu ile getirilmiş özen ve sadakat yükümlülüklerine, sermaye piyasası mevzuatında düzenlenmiş örtülü kazanç aktarımı yasağına aykırı şekilde “Örtülü Kazanç Aktarımı” yoluyla şirketi doğrudan zarara uğrattıklarını belirterek müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların şimdilik 50.000,00 TL'lik kısmının her bir davalıdan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 24.05.2021 tarihli ıslah dilekçesinde, toplam 4.228.285,35-TL zararın davalılardan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket genel kurul kararı olmaksızın iş bu davanın açılmasının eksiklik olduğunu, Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunda, şirketin dava hakkı açısından, geçerli bir ibra kararının, yöneticileri sorumluluktan kurtaracağını, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun istendiği bu davada geçerli ibra kararının bulunduğunu, sadece SPK Kararı dayanak gösterilen açılmış olan tazminat davasının reddinin gerektiğini, müvekkilleri tarafından sebebiyet verildiği iddia edilen zararın bir yargı mercii tarafından verilen kesinleşmiş bir karara dayanılarak ortaya konuşmuş hukuka aykırı bir fiille değil,

salt SPK'nın idari mahiyetindeki kararına dayandırıldığını, SPK'nın 04.03.2016 tarihli bahsi geçen kararının, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelere dayandığını, ... A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olan müvekkillerinin, yapılan bağışlara ilişkin olarak mevzuata ve esas sözleşemeye uygun olarak; kamu tüzel kişiliğini haiz bir vakıf üniversitesi olan, 03.03.2011 kuruluş tarihli ... ...

Üniversitesi'ne ilk defa 19.12.2011 günü her iki şirket Yönetim Kurulu Kararları gereği bağış yapılmasına karar verildiğini, şirketin 2011 yılı Olağan Genel Kurulunda yapılan bağışların genel kurulun onay ve bilgisine sunulduğunu, genel kurul kararları hakkında herhangi bir dava açılmasının da söz konusu olmadığını, kaldı ki mevzuat ve şirket esas sözleşmesi gereği ilgili mali yıl içinde yapılan bağışların, dağıtılabilir kar matrahına eklenmesi gerektiğini, dolayısıyla şirketlerdeki hisse sahiplerinin bağışlar nedeniyle zarar uğraması,

kar paylarının azalması gibi bir durumunda söz konusu olmadığını, bunun gibi, esas sözleşme uyarınca genel kurul kararı ile şirket tarafından bağış yapılmasına karar verilmiş olduğu düşünüldüğünde, hissedarların bu bağışların yapılmasına onay verdikleri, dolayısıyla usulüne uygun olarak yapılan genel kurul kararlarına dayanan bağışlar nedeniyle iradeleri dışında zarara uğratıldıklarından söz edilmeyeceğinin açık olduğunu, 2009 yılından 2015 yılına kadar genel kurularda alınmış kamuya duyurulmuş, şirket web sitesinde yayınlanmış kararlar hakkında, SPK da dahil olmak üzere herhangi bir kişi ya da kurum tarafından hiçbir dava açılmadığını,

yönetim kurulu üyesi olan müvekkillerinin de her yıl ibra edildiğini, şirket tarafından yapılan bağışlar hakkında Sermaye Piyasası Kurulu tespitlerinin örtülü kazanç aktarımı kapsamında değerlendirilmeyeceğini, örtülü kazanç aktarımı olması için faaliyet raporlarında ve mali tablolardan görünmeyen ve gerçeği yansıtmayan veya yanıltıcı şekilde görünen para transferlerinin bulunması gerektiğini, genel kurul kararının varlığının da gizli anlaşma yapılması ihtimalini ortadan kaldırdığını, Türkiye Muhasebe Standarları'nın 24 numaralı standardının 9. maddesinde ilişkili taraf,

finansal tablolarını hazırlayan işletmeyle ilişkili olan kişi veya işletmeler olduğunu, şirket tarafından bağış yapılan ...

Yardım Vakfı'nın, hukukumuzda ticari işletme/esnaf işletmesi olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan vakıf niteliğine haiz tüzel kişilik olduğunu, yapılacak bağışlara ilişkin esas sözleşmede hüküm bulunmasının kanuni bir zorunluluk olmadığı dönemde konuya ilişkin esas sözleşmede hüküm bulunmadığı yönünde yapılan tespitin, şirketin 2013 öncesinde yapılan bağışların hukuki geçerliğini de etkilemeyeceğinin tartışmasının olduğunu, SPK Denetleme Raporu'nda Bağışlara İlişkin Emsal Tespitinin Yapılmadığının görüldüğünü, ...'in kümülatif bağış tutarları aynı zamanda ...'ın bağış tutarlarını da içerdiğini,

SPK Raporunda ...'in %1,5924 lük bağış oranına haiz olduğu ve bunun en yakın şirketin yaptığı bağışa oranının (%0,7439) iki katı olduğu tespit edilirken, aslında ... ve ...'ın bağışlarının bir arada değerlendirilmiş olduğunun göz ardı edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece. 6762 sayılı TTK'nın 320 ve 6102 sayılı TTK'nın 369. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini, tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmekle yükümlü bulundukları ticaret şirketlerinde amacın kâr elde edilmesi ve bunun bölüşülmesi olduğu, davalıların hissedarı ve yöneticisi oldukları, davacı ...

A.Ş.'nin halka açık ve borsada işlem gördüğü, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasının gerektiği, şirketin kar ettiği ve ortaklarına kar payı dağıtılmadığı halde, davalı yöneticilerin aralarında organik bağ bulunan vakıflara ve kurumlara bağış yapılmasını sağladıkları, bu nedenle yapılan bağışların örtülü kazanç aktarımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre davalı yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurul kararının gerekmediği,

dava konusu bağışların yapıldığı genel kurullarda ibra kararlarının alındığı savunulmuş ise de, genel kurul tutanaklarına göre bağışların açıkça tartışılmadığı, dava belirsiz alacak davası niteliğinde bulunduğundan ıslah talebine karşı zamanaşımı def'inin dinlenemeyeceği, davalılar tarafından keşide edilen 25.04.2016 tarihli ihtarname ile talep edilen alacağın ödenmeyeceği bildirilmekle bu tarih itibariyle temerrütün oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece 08/06/2022 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile, davalılar vekilinin muhtıra tebliğine rağmen verilen bir haftalık kesin süre içerisinde nispi istinaf harcını ve istinaf kanun yoluna başvurma harcını yatırmadığı, HMK'nun 344. Maddesi uyarınca davalıların istinaf yoluna başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nun 344. maddesi uyarınca davalıların istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesine yaptıkları başvurunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, adli yardım koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; 6762 Sayılı TTK'nın 336 ve 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin/ yöneticinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davalılar vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesi ile adli yardım talep edilerek nispi istinaf karar harcı yatırılmamıştır. Adli yardım talebi Dairemizin 28/12/2021 tarih ve 2021/1951 Esas sayılı ara kararı ile HMK'nın 334. maddesi gereği reddedilmiştir. Davalılar vekili tarafından Dairemiz ret kararına yapılan itiraz Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 18/02/2022 tarih ve 2022/2 D.İş Esas 2022/2 Karar sayılı kararı ile reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir.

Bunun üzerine Dairemizce 6100 sayılı HMK'nun 344. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuru esnasında alınması gerekli olan nispi istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcının ikmali için gereği yapılmak üzere ilk derece mahkemesine müzekkere yazılmış, anılan müzekkere üzerine işlem muhtırasının davalılar vekiline 10/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği,

davalılar vekilinin muhtırada belirtilen eksik nispi istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma harcını verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde ikmal etmediğinden davalıların adli yardım talebinin reddedilmiş olması ve süresi içerisinde harç yatırılmadığından Dairemizce HMK'nun 352. maddesi gereğince HMK'nun 346/1 madde kapsamında istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verme yetkisi bulunduğu görüşünde ise de, emsal Yargıtay kararı doğrultusunda 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince gerekli kararın verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.

Dairemizin anılan kararı üzerine ilk derece mahkemesince 08/06/2022 tarih 2016/553 Esas 2021/675 Karar sayılı istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile süresi içerisinde gerekli istinaf harcı yatırılmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına hükmedilmiştir.

Davalılar vekilinin istinaf itirazı ek karara yöneliktir.

Mahkemece davalılar vekilinin eksik istinaf harçlarını usulüne uygun gönderilen işlem muhtırasına rağmen yatırmadıkları gözetilerek Dairemizin geri çevirme kararı üzerine davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması yönündeki istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalılardan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1228, K. 2025/111, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1228
Karar No
2025/111
Tarih
19 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1230 K.2025/154
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1234 K.2025/149
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1234 K.2025/185
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1237 K.2025/256
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1241 K.2025/186
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1243 K.2025/193

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.