KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1234
- Karar no
- 2025/185
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/04/2022
- Numarası
- 2020/67 esas- 2022/338 karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.745 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirkete ...Sigortası ile sigortalı olan muhtelifemtia olarak belirtilen makine yağı yükünün, davalı ...'ın maliki, ...'in olduğu ... plakalı tir ile Müvekkili şirkete sigortalı ... A.Ş.'ye ait ... AŞ'den ....
Şti'ye taşınması sırasında kısmen zayi olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı emtianın yüklü bulunduğu tırın 08.052018 tarihinde ...üzerinde park eden ...'in iddiasına göre dinlenmek için uyurken tırın dorse kapağı kilidinin kesildiğini ve 5 palet makine yağının eksildiğini, KTK.
85 madde hükümleri ile TBK 66 madde hükümlerine gereği adam çalıştıranın başkasına verdiği zarardan sorumlu olacağını, belirtilen sebepler ile araç maliki vesürücü hakkında ... sayılıdosyası ile başlatılan icra takibine borçluların itirazı ile takibin durduğunu borçlunun takibe ilişkin haksız itirazlarının iptaline, ... sayılı icra dosyasındaki takibin devamıma, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, diğer davalının yanında uzun yol tır şoförlüğü yaptığını, dava konusu olaya ilişkin malları İstanbul'da götürdüğü esnada herhangi bir kusuru ya da yükümlülüğü olmaksızın malların indirilmediğini, araçta kaldığını, maddi zararın ise indirilmeyen malların araçta kaldığı gece çalınmasından kaynaklandığını, müvekkilinin yaşanan hadiseden sonra gerekli mercilere bildirimde bulunduğunu, malların çalındığı zaman diğer mallar indirilmiş olsa bu hırsızlığın olmayacağını, malların indirilmemesinde söz sahibinin diğer davalı işveren olduğunu, davanın müvekkiline yöneltilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın öncelikle husumetten,
mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin, davacı sigortalısı...
AŞ'ne ait ve bu şirkete ait davacı tarafından sigortalı anılı emtianın kısmen zayi olmasından dolayı zayiata ilişkin zaranı, dilekçe ekinde sunulan faturadan da görüleceği üzere taşıma işlemini gerçekleştirliği davacı şirket sigortalısı ... şirketine ödediğini ve zararı karşıladığını, belirtilen şekilde zararın karşılanmasına karşın sigortalının zarara ilişkin ayrıca sigorta şirketinden de talep ettiğini ve aldığını, bu bağlamda söz konusu uyuşmazlığın da ... ile davacı sigorta şirketi arasında olduğunu, ayrıca müvekkilince ödemeye ilişkin evrakın icra dosyasına da sunulduğunu,
davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında;"Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; açılan davanın, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ... A.Ş'ye ödemiş olduğu sigorta tazminatını davalı taşıyıcılardan tazmini talepli itirazın iptali davası olduğu, dava dışı sigortalı ...
A.Ş'nin taşıma sırasında meydana gelen hırsızlık fiili sebebiyle hasıl olan zararını, davalı ...'a 17/05/2018 tarihli ... seri sıra numaralı 22.576,95-TL bedelli eksik ürün bedeli faturası ile yansıttığı, davalı ...'in hem cevap dilekçesinde hem de takip dosyasındaki itiraz dilekçesinde bu hususu belirttiği, davacı sigortanın bu davaya konu edip rücuya tabi olduğunu iddia ettiği ödemenin mükerrer ödeme olduğu, esasında zarara uğrayan sigortalının davalı ... 'ten zararını bilirkişi raporunda hesaplanan miktardan da fazla olarak tahsil ettiği, bu sebeple davalılara karşı yapılan takibin haksız olduğu,
mükerrer ödemeyi amaçladığı mahkememizce anlaşılmış, 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış; davalılar takibe itirazda dava dışı sigortalı olan ...
A.Ş'nin zararını tazmin ettiklerini belirtip fatura dahi sunmalarına rağmen davalıların mükerrer ödeme yapması sonucunu amaçlayarak haksız takibin devamı için eldeki davayı açan davacı şirketin takibinde kötüniyetli de olduğu mahkememizce değerlendirilmiş ve gerekçesi açıkça yukarıda izah edildiği üzere davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...."gerekçesi ile, '' 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatı olan 2.946,06 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;"Müvekkil şirkete Nakliyat Abonman Sigortası ile sigortalı olan muhtelif emtia olarak belirtilen makine yağı yükü, davalı ...’ın maliki, ...’in sürücüsü olduğu ... plaklı tır ile müvekkil şirkete siortalı ... A.Ş.’ye ait ... A.Ş.’den ...
Şti’ye taşınması sırasında kısmen zayi olduğu,Davacı şirkete sigortalı emtianın bulunduğu ... plaklı araç ile 08.05.2018 tarihinde ... üzerinde park eden..., iddiasına göre dinlenmek üzere uyuduğu, bu sırada kimliği belirsiz kişilerce tırın dorse kapağının kilidi kesildiği ve dorse içinde bulunan emtiadan, 5 palet makine yağının eksildiği,
Karayolları Trafik Kanunu md. 85 hükmü gereği motorlu aracın işletilmesi zarara sebebiyet verir ise işleten bu zarardan sorumlu olacağı, ayrıca TBK md. 66 hükmü gereği adam çalıştıran, çalışanın başkasına verdiği zararlardan sorumlu olacağı, bu kapsamda davalı ve araç maliki ... oluşan zarar sebebi ile sorumlu olduğu, Ayrıca araç sürücüsü ... ise zayi olma sırasında müvekkil şirkete sigortalı emtianın zilyedi sıfatında bulunduğundan, zilyetliğinde bulunan emtianın zarara uğramasından Türk Medeni Kanunu hükümlerince sorumlu olacağı, Yerel mahkeme bilirkişi raporuna itirazlarını dikkate almayarak,
'müvekkil sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mükerrer ödeme olduğunu, zarara uğrayan sigortalının davalı ...'dan zararını bilirkişi raporunda hesaplanan miktardan da fazla olarak tahsil ettiğini' gerekçe göstererek davanın reddedildiği, ZORUNLU KARAYOLU TAŞIMACILIK MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI B.4.
Tazminatın ve Giderlerin Ödenmesi maddesine istinaden;Sigortacı, tazminatı B.3 bölümündeki belgelerin eksiksiz olarak, şirketin merkez veya kuruluşlarına iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde, poliçedeki teminat tutarları dahilinde ödemekle yükümlüdür.Davacı şirkete, oluşan zarar nedeniyle ödeme yapılması için sigortalı tarafından başvuru yapıldığı ve davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarı ödediğini,
DAVALI TARAFIN ALACAĞINDAN MAHSUP EDEREK SİGORTALIYA ÖDEME YAPMIŞ OLMASI, -sigortalı tarafından müvekkil şirkete bildirilmediği sürece- MÜVEKKİLİN MAHSUP İŞLEMİNDEN HABERİNİN OLMAMASI NEDENİ İLE ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ ORTADAN KALDIRMADIĞI,Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, sigortalı ... A.Ş. davalı ...'dan zararını karşıladıktan sonra davacı sigorta şirketine hasar başvuru yaptığı, davacı ise sigortalısı tarafından kendisine yapılan başvuru neticesinde iyi niyetle ödeme yaptığını, davacı sigorta şirketi yapmış olduğu ödeme nedeniyle kusurlu olmayıp, aksine kanundan doğan sorumluluğunu yerine getirdiği,
YEREL MAHKEMENİN KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA HÜKMETMESİNİN HUKUKA VE HAKKANİYETE AYKIRILIK OLUŞTURDUĞUNU,Yerel mahkeme davalıların takibe itirazda zararı tazmin ettiklerini ve fatura da sunduklarından bahisle kötü niyet tazminatına hükmettiğini, davacı sigorta şirketinin sigortalısına hasar bedeli olarak 14.730,34-TL ödeme yaptığını, konu fatura incelendiğinde görülecektir ki;
açıklamada 'eksik ürün bedeli' yazmakta ve tutar olarak da 20.904,58-TL yazdığını, bu tutarın neye istinaden ödendiği anlaşılamamakta ve ihtilafla ortaya çıkan bir hususta kötü niyet tazminatı hükmedilmesinin hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu, Arz etmeye çalışılan tüm bu sebeplerle Yerel Mahkeme tarafından verilen 2020/67 Esas 2022/338 Karar ve 14.04.2022 tarihli kararının kaldırılması gerektiğinden, istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğu, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı nezdinde nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalı ...'ın maliki, davalı ...'in sürücü olduğu araç ile taşındığı sırada kısmen çalınarak zayi olması sebebiyle dava dışı sigortalıya ödenen bedelin kusurlu olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından sigortalısına yapılan zarar ödeme tarihinden önce araç maliki olan davalı tarafından sigortalının zararının giderilmesi sebebiyle davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş,
verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan ödemenin sigorta şirketine bildirilmemesi ve davacının iyi niyetle ödeme yapması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen ödemenin iyi niyetle yapıldığına ilişkin istinaf sebebi yargılama aşamasında sunulan itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiş,
gerekçeli kararda her bir iddia ve savunma sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.
TTK'nın 1472/1 maddesi uyarınca sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunması halinde bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceğinin hüküm altına alındığı, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan zarar ödemesi tarihinden önce sigortalının zararının davalı araç maliki tarafından karşılandığı ve sigortalının sorumlulara karşı dava ve talep hakkının sona erdiği,
bu durumda sigortalıya halef olan davacı sigorta şirketinin de sorumlulara karşı dava ve talep hakkının ortadan kalktığı, davacı tarafından sigortalı tarafından kendisinin bilgilendirilmediği ve iyi niyetle ödeme yapıldığı iddiasının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu hususun davacı ve dava dışı sigortalı ile aralarında akdedilen sigorta poliçesi kapsamında ancak sözleşmenin tarafına karşı ileri sürülebileceği anlaşılmakla Mahkemece bu hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Ancak, davacı davanın dayanağı olan icra takibinde haksız ise de, davacının dava dışı sigortalıya yapılan ödeme hususunda sigortalı tarafından icra takibinden önce bilgilendirildiğine dair dosya kapsamında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu durumda davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilmediği ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla Mahkemece kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Mahkemece davalılar aleyhine açılan davanın aynı gerekçe ile reddedilmesi sebebiyle davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, davacı vekili tarafından bu yönden karar istinaf edilmediğinden kaldırma sebebi yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.Sonuç olarak; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına,
davanın reddine, davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 175,04 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 440,36 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlülükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
7-Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlülükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 8-1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
10-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, 11-Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 135,60 TL posta masrafı olmak üzere 491,90 TLnin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1234, K. 2025/185, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama