KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1243
- Karar no
- 2025/193
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/3/2022
- Numarası
- 2020/641 (E) - 2022/251 (K
Karar Metni
1.880 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Birleşen İstanbul Anadolu 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/34 (E) sayılı davasında:
DAVANIN KONUSU
Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ:6/2/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 (E) [eski esas no. 2015/1071 (E)] sayılı davasında:Davacılar vekili dilekçesinde özetle,17/1/2007 günü saat 09.10 sularında idaresindeki ... plaka sayılı araçla, ...
Mahallesi yönünden ... istikametine doğru seyir halinde bulunan müvekkillerinin desteği ...'ın, 66'ncı ...'ın önüne geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın takla atması nedeniyle öldüğünü, davalının destekten yoksun kalma tazminatından ve cenaze giderlerinden sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 4.500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 2.500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 2.500 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 500 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
1/3/2022 günü sunduğu dilekçeyle, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 52.140,94 TL'ye davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını ise 3.787,74 TL'ye yükseltmiştir.Dava dilekçesi 8/12/2015 günü tebliğ olunan davalı vekili, Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden 22/12/2015 günü sunduğu cevap dilekçesinde özetle;
... plakalı aracın Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesiyle sigortalandığını, öncelikle zamanaşımı itirazı sunduklarını, dolayısıyla zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın bu yönüyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, iddia edilen tutarda cenaze gideri yapıldığının kanıtlanması gerektiğini, ZMMS sigortasının üçüncü şahısları koruma altına aldığını, davacı yanın işletenden talep hakkı bulunmadığından müvekkili şirketten de herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını,
destekten yoksun kalma tazminatının Miras Hukukundan ayrı ve bağımsız bir hak olmasının desteğin müterafik kusurunun ileri sürülmesine engel olmadığını, öte yandan davacılara destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi durumunda Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.4-a maddesi gereğince müvekkili şirketin rücu hakkını kazanacağını, dolayısıyla davacılara ödenen bir tutarın davacılardan rücusu gerekeceğinden, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi gereği destekten yoksun kalma talebinin kabulünün mümkün olmadığını, müteveffanın kazancına ilişkin talebe itiraz ettiklerini,
kazada kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesini, ve davacının sosyal güvenlik kuruluşlarından bir ödeme alıp almadığının tespitini talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/34 (E) sayılı davasında:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 17/1/2007 günü saat 09.10 sularında idaresindeki ... plaka sayılı araçla, ...
Mahallesi yönünden ... istikametine doğru seyir halinde bulunan ve aynı zamanda ...'ın oğlu olan ...'ın, 66'ncı ...'ın önüne geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın takla atması nedeniyle öldüğünü, davalının destekten yoksun kalma tazminatından ve cenaze giderlerinden sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
1/3/2022 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı tutarını 950,20 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinin 17/1/2007 günü meydana gelen kaza bakımından Türk Ceza Kanununun (TCK) 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının 17/1/2015 günü geçtiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin 13/4/2017 gün ve 2017/1071 (E) - 2017/390 (K) sayılı kararı, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine,Dairemizin 27/10/2020 gün ve 2019/1284 (E) - 2020/4113 (K) sayılı kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada, bu kez 24/3/2022 günü İstanbul Anadolu 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/641 (E) [eski esas no.
2015/1071 (E)] sayılı asıl davada, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 52.140,94 TL, davacı ... için 3.787,74 TL, davacı ... için 1.886,54 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsil edilerek, adları geçen davacılara verilmesine, davacı ...'ın fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen İstanbul Anadolu 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/34 (E) sayılı davasının kabulüne, davacı ... için 950,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar vermiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta Şirketi vekili dilekçesinde özetle.
8 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini; araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumuna tam kusuruyla neden olduğundan, davaya konu taleplerin teminat dışı kaldığını; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, zira genel şartlar uyarınca PMF Yaşam Tablosunun esas alınması gerekirken, TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanıldığını, şayet başka bir hesaplama yapılacaksa dahi kaza tarihinde uygulanan CSO-1980, %2 teknik faiz ile hesaplamanın yapılması gerektiğini, rapordaki hesaplama yöntemlerine itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda pay oranlarının hatalı saptandığını,
davacı eş lehine hesaplanan tazminattan güncel nüfus kayıt örneği de getirtilerek evlenme olasılığı indirimi yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı ...
Sigorta Şirketi vekilinin, İstanbul Anadolu 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 (E) [eski esas no. 2015/1071 (E)] sayılı asıl davasında davacılar ... ve ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümleri ile birleşen İstanbul 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/34 (E) sayılı davasında, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde:İstanbul Anadolu 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 (E) [eski esas no.
2015/1071 (E)] sayılı asıl davasında, dava dilekçesinde, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 2.500 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacılar vekilinin, 1/3/2022 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 3.787,74 TL'ye yükselterek, davacı ... için 2.500 TL maddi tazminat talep ettiğini yinelemesi;
birleşen İstanbul 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/34 (E) sayılı davasında ise, dava dilekçesinde davacı ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacı vekilinin 1/3/2022 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 950,20 TL'ye yükseltmesi; ilk derece mahkemesinin hükmünü verdiği 2022 yılı için HMK'nin 341'inci maddesinin, 2'nci fıkrasında öngörülen istinaf başvuru sınırının, aynı Kanunun ek 1/1-2'nci maddesi uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplandığında 8.000 TL olması,
böylece İstanbul Anadolu 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 (E) [eski esas no. 2015/1071 (E)] sayılı asıl davasında davacılar ... ve ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümleri ile birleşen İstanbul 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/34 (E) sayılı davasında, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümlerinin HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca dava değerine göre kesin olduğunun anlaşılması karşısında, davalı ...
Sigorta Şirketi vekilinin incelenmesine yasal olanak bulunmayan İstanbul Anadolu 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 (E) [eski esas no.
2015/1071 (E)] sayılı asıl davasında davacılar ... ve ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümleri ile birleşen İstanbul 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/34 (E) sayılı davasında, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümlerine yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı ...
Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Anadolu 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 (E) [eski esas no. 2015/1071 (E)] sayılı asıl davasında, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükmünün incelenmesinde: Eldeki İstanbul Anadolu 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 (E) [eski esas no.
2015/1071 (E)] sayılı asıl davanın, 17/1/2006 günü meydana gelen ve 5237 sayılı TCK'nin 85inci maddesinin 1'inci fıkrasına uyan taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturan olay için öngörülen cezanın üst sınırına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanunun 66/1-d maddesinde öngörülen ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla uygulanması gereken 15 yıllık zamanaşımı içinde 23/11/2015 günü açıldığının anlaşılması karşısında davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş.
İstanbul Anadolu 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 (E) [eski esas no.
2015/1071 (E)] sayılı davasında, davacı ...'ın destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan zararının, ölen desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek, adı geçen davacı ile ölen desteğin olası yaşam süresi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak ve desteğin gelirinden kendisi için 2 pay, eşi davacı ... için 2 pay, annesi ... için 1, kızı ... için 22 yaşını dolduruncaya kadar 1 pay, her bir oğlu için 18 yaşını tamamlayıncaya kadar ayrı ayrı 1 pay ayıracağı kabul edilerek,
Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı;
nüfus kaydı içeriğine göre 1/8/1969 doğumlu olup hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenlendiği tarih itibarıyla 52 yaşını bitiren ve 7 çocuğu olduğu anlaşılan davacı ... lehine hükmolunan tazminattan evlenme olasılığı indirimi yapılmamasının doğru olduğu sonucuna varılmıştır.Diğer yandan, destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler arasında, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği konusunda da herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Hemen belirtmek gerekir ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/6/2011 gün ve 2011/17-142 (E)- 2011/411 (K) sayılı kararında açıklandığı gibi,
mirasbırakanın trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olmasına karşın, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir.Davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdiği zarar;
ileri sürüldüğü gibi desteğin sürücüsü olduğu araçla tek taraflı kaza yapmasından kaynaklansa bile salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır.Bu halde sürücünün ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur.
Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olması da düşünülemez.Şu hale göre poliçenin akdedildiği tarihte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 92/g maddesinin yürürlükte olmadığı da gözetildiğinde; sürücü miras bırakanın, ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuruyla olsun, salt ölmüş olmasıyla, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan oluşan zarar, gerek Kanun gerekse poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olduğundan, desteğinin kusurunun olması, davacının hakkına etkili bir unsur olarak kabul edilemez.
Bu nedenle destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır.Öte yandan davacının uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır.Somut olayda, davacı ...'ın talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır.
Dolayısıyla, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacıya yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir.
Sonuç olarak yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği 1/6/2015 gününden önce desteğin tam kusuruyla meydana gelen ve desteğin ölümüyle sonuçlanan kazada, desteğin kusurunun veya müterafik kusurunun destek alacaklılarına yansıtılması olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
6/2/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1243, K. 2025/193, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama