KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1254
- Karar no
- 2025/252
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/03/2022
- Numarası
- 2020/152 Esas - 2022/240 Karar
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 27/02/2020
- Karar yazım tarihi
- 14/02/2025
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2022 tarih 2020/152 Esas 2022/240 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, banka ile dava dışı ... Ltd.
Şti arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin geri ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından alacağın tahsili için İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2015/18159 Esas sayılı dosyasından icra takibine başlandığını, borçlu teminatında bulunan ipotekli taşınmazlar hakkında İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2015/17552 Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, taşınmazların paraya çevrildiğini,
kredi asıl alacağına mahsup edildiğini, haricen yapılan diğer tahsilatlarla 402.008.61-TL sağlanan tahsilatın borçtan düşüldüğünü belirterek davalıların itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraflar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı Banka ile dava dışı ... Ltd.
Şti arasında 06.12.2013 düzenleme tarihli 1.125.000.-TL limitli Kredi Genel Sözleşmesi akdedildiği, davalıların kredi sözleşmelerine 1.125.000.-TL tutarla kefil oldukları, sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete taksitli ticari kredi, BCH kredisi, KMH'dan krediler kullandırıldığı Ticari Kredi kartı tahsis ederek kullanıma açıldığı, kredilerin teminatı olarak dava dışı asıl borçlu şirketin borçlarını teminen taşınmaz ipoteği alındığı, ihtar sonrası ödeme yapılmaması üzerine davalılar aleyhine İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2105/17552 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile,
davalı müteselsil kefiller yönünden İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2015/18159 E. sayılı dosyasından tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız icra takibine başlandığı davalıların faiz, faiz oranı ve ferilerine itirazı üzerine takibin durdurduğunu, davacı bankaca, takip sonrası dava dışı asıl borçlu şirketin borçlarının teminatı olarak bankaya ipotek edilen taşınmazların satışından sağlanan 402.008.61TL tahsilatın 18.01.2017 tarihinde kredilere mahsup edildiği, bilirkişi kök raporunda18.01.2017 tarihinde 402.008.61-TL tahsilatın BK.
100 md. doğrultusunda öncelikle faiz ve eklerine mahsup edilerek hesap yapılmış 26.02.2020 dava tarihi itibariyle ...'in 696.417.40-TL, ... yönünden ise 694.662.49-TL banka alacağının hesaplandığı belirtilerek davanın kabulü ile. İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2015/18159 E. sayılı dosyasında, davalıların itirazının iptaline.
119.567,70-TL asıl asıl alacağına yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ... vekili, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz ve diğer hesaplamaların yanlış yapıldığını, müvekkiline kat ihtarı gönderilerek temerrüde düşürüldüğü belirtilmişse de, kat ihtarında ödeme için 1 günlük süre verilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı olup, müvekkilinin hukuka uygun şekilde temerrüde düşürülmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun davalı kefillerden tahsili hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Eldeki davada, davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla borçlu davalı kefiller aleyhine icra takibine girişildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, davanın temelini icra takibi oluşturduğundan itirazın iptali davasında alacak/borç durumunun takip tarihi itibarıyla belirlenmesi gerekmektedir.
Davalı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz ve diğer hesaplamaların yanlış yapıldığını ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporunda yazılı olan ancak itiraz dilekçesinde itiraz edilmeyen hususların karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı kabul edileceğinden, rapora itiraz dilekçesinde yer almayan ancak istinaf sebebi olarak ileri sürülen hususların reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine aldırılan ek bilirkişi raporunda davacı vekilinin talebi doğrultusunda davacı bankaya ipotekli gayrimenkullerin 01.12.2016 tarihinde yapılan icra satışından sağlanan tahsilatların 03.12.2015 tarihinde hesaplanan takip çıkış rakamından düşülerek, takip tarihi ile tahsilat tarihi arasındaki dönem yönünden asıl alacağa faiz işletilerek kefalet sorumluluğu takip tarihi yerine dava tarihi itibarıyla belirlenmesinde isabet bulunmamakta ise de, davalı tarafça ek rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı,
bu şekilde davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu değerlendirilerek, davalı ... vekilinin rapora itiraz niteliğindeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, diğer taraftan, mahkemece hükme esas alınan ek rapor bilirkişi raporunda alacak miktarının dava tarihi itibarıyla hesaplanmasına karşın, kararda asıl alacak miktarına işletilecek faizin dava tarihinden itibaren mi, yoksa takip tarihinden itibaren mi işletileceğinin belirtilmediği,
bu şekilde belirlenen alacak miktarına hangi tarihten itibaren faiz işletileceği hususunun hükmün infazında tereddüt yaratacağı, ancak iş bu hususun da yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gözetilerek, istinaf sebep ve gerekçeleriyle bağlı kalınarak HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden aşağıdaki gibi hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1254, K. 2025/252, 14 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama