KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/127
- Karar no
- 2024/780
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/05/2019 (Dava) - 25/11/2021 (Karar
- Numarası
- 2019/173 Esas - 2021/969 Karar
- Dava
- Tazminat (Kasko Poliçesi Kapsamında Maddi Tazminat
- Bam karar tarihi
- 09/05/2024
- Karar yazım tarihi
- 09/05/2024
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarihli 2019/173 Esas ve 2021/969 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 09.10.2018 tarihi saat 08:00 sıralarında ... idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait ve sürücü ... idaresindeki kırmızı ışıkta beklemekte olan ... plakalı araca arkadan çarparak sürücünün yaralanmasına ve aracın hasar görmesine sebebiyet verdiğini karşı yan müvekkil şirketin kasko sorumlusu bulunmakta olup hasarı gidermediğini, bu nedenle arabuluculuk kurumuna yapılan başvuruda anlaşmama şeklinde sonuçlandığını,
dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ... davacı aracına arkadan çarptığı için asli tam kusurlu tespit edildiğini ancak iş bu kazanın kusur durumuyla bir ilgisi bulunmadığını davalı müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın 134323281 sayılı poliçe gereğince kasko sorumlusu olup kaza tarihi itibarıyla dava konusu araç teminat altında bulunduğunu davalıya yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını,
gerek ön başvuruda gerekse arabuluculuk görüşmelerinde davalıyla mutabık kalınmadığını ayrıca davacı ... şirketiyle mutabık kalınmaması nedeniyle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/152D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitte dava konusu aracın piyasa rayiç değeri ve değer kaybı tespiti yapılmadığı gibi hasar bedeli de az tespit edildiğini davalı hasarı ret sebebini ispat etmek zorunda olduğunu davacı aracı hasarlı haliyle 32.500 TL bedel ile satış yaptığını davacının zarara uğradığı piyasa rayiç değerine göre sabit olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL hasar bedelinin hasar ret
tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç 10.10.2017/2018 tarihleri arasında K-106506559-0-0 sayılı genişletilmiş kasko poliçesiyle müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu müvekkil şirketin adresi İstanbul olduğundan davaya bakmaya yetkili İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğundan dosyanın yetki yönünden reddine karar verilmesini araçtaki hasarın kasko sigortası genel şartlarına uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini müvekkil şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde hasara ilişkin olması gereken belgeler yer almadığını bu nedenle davacının delillerini görüp değerlendirmeden davaya yanıt
vermenin mümkün olmayacağını, müvekkil şirket nezdinde tanzim edilen kasko poliçesi kapsamına ayrıca özel şartlar eklenmiş olup iş bu klozlara aykırı bir durumun tespiti halinde de davanın reddi gerektiğini kasko sigortası genel şartları uyarınca tüm bu hususlar göz önüne alınarak bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasını talep ettiklerini müvekkil şirketin dava tarihinden itibaren yasal faiz sorumluluğu bulunduğunu aksi taleplerin reddi gerektiğini belirterek davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ''...aracın davacıda iken, pert olarak satıldığı ve davacı vekilince ibraz edilen, araç satış sözleşmesinde, 14/03/2019 tarihli, İzmir 9. Noterliğince gönderilen araç satış sözleşmesinde, satış bedelinin 32.500,00 TL olduğu, alınan bilirkişi raporunda, otomobilin kaza öncesi rayiç bedelinin 80.000,00 TL olduğu, otomobilin onarımı için gereken bedelin aracın ikinci el piyasa fiyatının %50 sinden fazla olduğu,
bu şekilde, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre de onarım bedelinin ekonomik olmayacağı ve bu nedenle hurda-pert olarak değerlendirilmesi gerektiği, ve aracın 14/03/2019 tarihli araç satış sözleşmesi ile davacı tarafça, 32.500,00 TL satıldığı anlaşılmakla, araçta ki gerçek hasarın 47.500,00 TL olduğu anlaşılarak, davacı vekilininde talebi doğrultusunda, arttırım dilekçesine göre 47.500,00 TL nin talebi, dava tarihinde itibaren olmakla, bu şekilde kabulüne, davalı vekilinin, zaman aşımı definin devam eden ceza dosyası olduğu anlaşılmakla, 2918 sayılı kanunun 109 ve TCK 89. Maddeleri de dikkate alınarak...'' gerekçesiyle;
''...DAVANIN KABULÜ İLE. Davacının 47,500 TL lik hasar tazminat bedelinin davalı ... şirketinin dava tarihinden itibaren avans faizi ile, davalıdan alınıp davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ve müvekkili şirketçe hasar aşamasında yapılan tespitler neticesinde sovtaj bedeli 45.000,00 tl olup yerel mahkemece yanlış hesaplama yapıldığını, Yerel Mahkeme kararında Müvekkili Şirketin 47.500,00 TL tazminat ödemesine karar verildiğini, hasar aşamasında yapılan incelemelerde ve davada alınan bilirkişi raporlarında aracın sovtaj bedelinin 45.000,00 TL olarak belirlendiğini ancak araç üzerinde incelemeler devam ederken aracın hasar aşamasında 32.500,00 TL'ye satıldığını,
ilgili satış ile müvekkilinin gerekli incelemeleri yapma hakkına engel olunduğu gibi piyasa değerinin çok daha altında bir tutara araç satılarak veya düşük bir tutar ile satılmış gibi gösterilerek müvekkilinin zarara uğratıldığını, Yerel Mahkemenin ilgili hususu değerlendirmediğini araç satış bedelini sovtaj bedeli olarak kabul ederek davanın 47.500,00 TL üzerinden kabulü ile avans faiz işletilmesine karar verildiğini, araç hasar aşamasında satılmış olduğundan müvekkili şirketin ödeme yapması engellenmiş olup,
dava açıldığı tarihten itibaren avans faiz işletilerek asıl alacaktaki zarara ek olarak müvekkili şirketin faiz yönünden de zarara uğradığını belirterek, kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini, inceleme sürecinde tehir-i icra talebinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve diğer sair giderlerin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan trafik bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu; davalı tarafından 25/08/2021 tarihli 2. ek rapora itiraz edilmediği bu nedenle 2. ek raporun davacı lehine kesinleştiği;
davacı aracının kasko poliçesinde aracın kullanım şekli özel araç olarak belirlenmiş ise de araç malikinin şirket olması nedeni ile davacının sıfatı da nazara alınarak mahkemece dava tarihinden itibaren avans faizi uygulamış olmasının yerinde olduğu anlaşıldığından; davalı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/127, K. 2024/780, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama