KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/138
- Karar no
- 2024/842
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/12/2017 (Dava) - 16/09/2021 (Karar
- Numarası
- 2019/48 Esas - 2021/696 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 16/05/2024
- Karar yazım tarihi
- 16/05/2024
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarihli, 2019/48 Esas ve 2021/696 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya 2008 yılında 6.700,00 TL lik mobilya satıklarını, verdiği senedi ödemediği için 22. İcra Müdürlüğünün 2017/5177 sayılı dosyasında adi senet olarak dayanak yapıp ilamsız icra takibi yaptıklarını, davalının itiraz ettiğini, bu yüzden itirazının iptalini %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıdan mobilya almadıklarını, senet te vermediklerini, senedin zaman aşımına uğradığını tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ''...Davacı vekili davalıya mobilya sattıklarını iddia etmiş ise de, buna ilişkin sözleşme, fatura, teslim tutanağı, kurulum tutanağı, servis fişi gibi hukuki ilişkiyi gösterecek herhangi bir belge ibraz edememiş sadece takip dayanağı senedi ibraz etmiş olup, bu senette hukuki ilişki hakkında bir açıklık bulunamamaktadır. Davalı vekili ise müvekkilinin davacıdan mobilya almadığını, herhangi bir alışverişinin de bulunmadığını belirtmiştir.
Senet zaman aşımına uğramış olup, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2014/5581 Esas ve 2014/9288 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi zaman aşımına uğramış bono yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup temel ilişki, tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilir.
Ancak davacının senet ve icra dosyası dışında temel alacak verecek ilişkisini ispatlayabilecek hiç bir delil ibraz etmediği anlaşıldığından davasını ispatlayamadığından...'' gerekçesiyle; ''...Davanın REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili mobilya ticareti ile iştigal etmekte olup davalı ile yapılan alış veriş nedeni ile senet imzalandığını ancak uzun süre borç ödenmemesi yapılan görüşmelerden de sonuç alınmaması nedeni ile davalı hakkında İzmir 22. İcra Müdürlüğü 2017/5177 e sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun yapılan itirazı üzerine takibin durduğunu ve takibin iptali için yerel mahkemede dava açıldığını, yapılan yargılmada davanın reddine karar verdiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,
müvekkili ile borçlu davalı arasındaki alışveriş nedeni ile senet düzenlenmiş olup senedin vade tarihinden itibaren 3 yıldan uzun süre geçmiş olması nedeni ile adi takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere borçlu davalı vekilinin 05.11.2019 tarihli duruşmadaki beyanında “müvekkilinin boş bir kağıda imza attığını, tamamen safiyane şekilde imza atıp avukata gönderdiğini, ondan sonra dava konusu icra dosyasının ortaya çıktığını, müvekkilinin herhangi bir senede imza atmadığını, yalnızca icra takip bürosundan gelen telefon üzerine boş bir kağıda imza attığını,
buna göre icra dosyasına konu olan senedin oluşturulmuş bir senet olduğunu” belirttiğini ancak adli tıp kurulu ihtisas dairesinden alınan raporda takip dayanağı bonodaki imzanın borçluya ait olduğu ve sonradan oluşturulduğuna dair teknik bir bulgu saptanmadığının belirtildiğini, borçlu olmayan bir kimsenin ne kadar safiyane duyguları olursa olsun boş bir kağıda imza atarak avukata gönderdiği savunması hayatın olağan akışına aykırı olmakla birlikte davalının beyanları kendi içinde tutarsız olup adli tıp kurumu raporunda da davalının beyanlarının gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını,
yine davalı taraf müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını beyan etmekle birlikte müvekkiline yapılan telefon aramasında müvekkilinin takip hangi icra dairesinde açılmış ise oraya ödeme yapacağını söylediğini ifade ettiğini, burada davalının tevil yollu borcun varlığını ikrar ettiğini, buna rağmen takibe tamamen kötü niyetle itiraz ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının iptali ile yapılacak inceleme ve yargılma neticesi davanın ve karşı taraf vekilinin icra takibi açması halinde tehiri icra talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, zamanaşımına uğramış senede esas alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili davalıya mobilya sattıklarını iddia etmiş ise de, buna ilişkin sözleşme, fatura, teslim tutanağı, kurulum tutanağı vb. taraflar arasındaki mobilya alışverişini, yani hukuki ilişkiyi gösterecek herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı sadece zamanaşımına uğramış olması nedeni ile kambiyo senedi olma vasfını kaybetmiş 20/02/2008 tanzim tarihli, 31/06/2008 vade tarihli 6.700,00 TL bedelli takibe esas bonoya dayandığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,; davalı vekili de müvekkilinin davacıdan mobilya almadığını, herhangi bir alışverişinin de bulunmadığını savunmuş;
senet zamanaşımına uğramış olup, yerleşik uygulamaya göre zaman aşımına uğramış bono yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup temel ilişkinin tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabileceği, ancak davacının İzmir 22. İcra Müdürlüğü 2017/5177Esas sayılı dosyasında takibe esas senet dışında senedin düzenlenmesini gerektirir temel ilişkiyi ispat edecek delil gösteremediği, takibe konu senet üzerinde herhangi bir açıklama şerhinin de bulunmadığı anlaşıldığından; mahkemece davanın reddine dair kararı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/138, K. 2024/842, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama