KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Asıl Dava Dosyası
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2022/1688
- Karar no
- 2025/682
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2019 (Dava) - 30/06/2022 (Karar
- Numarası
- 2019/333 Esas - 2022/694 Karar
- Dava
- Tazminat
Karar Metni
2.513 kelime·13 dk okuma·10 bölüm
BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/413 Esas - 2022/420 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 06/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/05/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve 2019/333 Esas - 2022/694 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
ASIL DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Tic Ltd Şirketine ait ... plakalı aracın davacıların murisi ...'nın maliki olduğu ve yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, murisin ağır yaralanıp daha sonra vefat ettiği kaza ile ilgili İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/382 E-2013/501 K sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, murisin aylık gelirinin 3.000-TL olduğunu, kaza sebebiyle ... Sigortanın ödemeler yaptığını, müvekkillerinin zararının karşılanmadığını ileri sürerek, her bir müvekkili için 2.000-TL maddi, her bir müvekkili için 70.000-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVA CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza ile ilgili İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/382-2013/501 E-K sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, dosyanın kesinleşmediğini, kusur oranının kesinleşmediğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, tazminat yönünden oluşan kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, sigorta şirketinden ve SGK'dan ve diğer kişilerden ödeme alıp almadıklarının sorulmasını talep ettiği, müvekkilinin asgari ücret ile çalıştığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... güncellenerek tazminattan mahsubunun gerektiğini, kusur indiriminin yapılması gerektiğini, manevi tazminatın sigorta teminatı dışında kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak davaya yazılı bir cevap vermemiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 07.01.2012 tarihinde davalı ...
Şirketine ait ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacıların murisi ...'nın maliki olduğu ve olay anında içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın trafik kazası yapması sebebiyle davacıların desteği ...'nın vefat ettiği, bu kaza sebebiyle davacılar destekten yoksun kalması ve manevi tazminat yönünden İzmir 5. ATM'nin 2014/817 Esasından dava açtıklarını,
bu davanın yargılamasında alınan bilirkişi raporlarına göre 1 defa ıslah yaptıklarını ancak tekrar 18.02.2022 tarihli rapora göre tazminat alacaklarının daha fazla olması sebebiyle fazlaya ilişkin olan kısım yönünden ... için 264.540,10-TL, ... için 10.601,86-TL için ek davanın açıldığını, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere bu alacağın ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve dosyanın mahkememizin 2019/333 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP
Davalı ... .....Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunarak zamanaşımı gerçekleştiğini, ana davanın ve birleşen davanın külliyen reddinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise kabul anlamına gelmemek kaydıyla ek davada talep edilen tutarların fazla olduğunu, alınan raporlarda ciddi boyutta matematik ve mantık hatası yapıldığını savunarak, fazla talep edilen miktar yönünden davanın reddini ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; birleşen dosya yönünden ileri sürülen hususların doğru olmadığını, birleşen dosyada talep edilen tazminat yönünden zamanaşımının gerçekleştiğini savunarak, davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise kabul anlamına gelmemek üzere yapılacak indirimlerin mahsubu ile davacıların fazla istemlerinin reddini talep etmiştir.
Birleşen dosya yönünden ... Sigorta A.Ş'ne (... Sigorta AŞ) dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya yazılı bir cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "....Asıl dava dosyası yönünden;
1-Maddi tazminat yönünden açılan davanın, kısmen kabulü ile, ... için 77.292,24 TL, ... için 984,88 TL, ... için 19.341,30 TL olmak üzere toplam 97.618,42 TL' nin davalılar ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Ve ... 07/01/2012 kaza tarihinden itibaren, yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta AŞ'nin 03/02/2014 temerrüt tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi bakiye poliçe limiti, 141.350,00 TL limitli sınırlı olmak üzere) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Fazlaya ait istemin reddine,
2-Manevi tazminat yönünden; Davanın Kısmen Kabulü ile ... için 10.000 TL, ... için 8.000 TL, ... için 8.000 TL olmak üzere toplam 26.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'den 07.01.2012 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Fazlaya ait istemin reddine,
Dosyamızla birleşen İzmir 2 ATM'nin 2022/413 Esas sayılı dosyası yönünden;
1-Maddi tazminat yönünden, davanın kabulü ile ... için 264.540,10 TL, ... için 10.601,86 TL olmak üzere toplam 275.141,96 TL'nin tamamından davalılar ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Ve ... 07/01/2012 kaza tarihinden yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ (bakiye 141.350,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak) 03/02/2014 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
Sigorta şirketi yönünden tahsilde tekerrür oluşturulmamasına...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, trafik kazalarından kaynaklanan tazminat alacaklarına ilişkin ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, yerel mahkemece verilen karara karşı davası ... Sigorta A.Ş. Tarafından da istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ancak davalı tarafın talep ve itirazlarının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunda birleşen dava yönünden faiz tarihinin hatalı belirlendiğinin iddia edildiğini ancak haksız fiilden doğan zararlarda faiz başlangıç tarihinin haksız fiil tarihi olması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen dava yönünden faiz tarihinin hatalı belirlendiğini, hükme esas alınan rapor ile yargılama aşamasında alınan raporlar arasında çelişki olması nedeniyle mahkemece verilen kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, yeniden yargılamayı gerektirdiğini, yerel mahkemenin de kabulü olduğu üzere, kısa kararda sehven yazılan miktarın düzeltilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı sigorta şirketi vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
1-) Davalı sigorta şirketi her ne kadar kaldırma kararından sonra alınan aktüer raporlar arasında çelişki olduğunu belirtse de, alınan 29.09.2021 tarihli raporda kusur oranının yanlış hesaplandığı, bu sebeple hükme esas alınmasının mümkün olmadığı açıktır.
Hükme esas alınan 18.02.2022 tarihli raporun ise Yargıtay uygulamasına uygun olarak ( Yargıtay 17. HD''nin 14/01/2021 gün ve 2020/2598 E-2021/34 K. ve 24/02/2021 gün ve 2019/3292 E-2021/1848 K. sayılı kararları) bakiye ömür TRH 2010 tablosu uyarınca belirlendikten sonra hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatı hesapladığı, bu sebeple hükme esas alınmasının yerinde olduğu anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava konusu olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Dosya kapsamına göre davacıların davadan önce başvurusu sonrasında davalı sigorta şirketinin bir kısım ödeme yaptığı açıktır. O halde mahkemece, birleşen davada davalı sigorta şirketi yönünden ödeme yaptığı tarihten itibaren temerrüde hükmedilmesi doğru olmuş, davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.
3-) Hükme esas alınan 18.02.2022 tarihli raporda davacı ...'nın toplam tazminat alacağının 1.920,24-TL, sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin güncellenmiş değerinin ise 1.319,76-TL olduğu tespit edilmiştir. Tazminat alacağında kusur sebebiyle (%25) yapılan indirim sonucu netice alacak 1.440-TL olup bu bedelden güncellenmiş bedelin (1.319,76-TL'nin) mahsubu ile bakiye destek alacağının 120,24-TL olacağı anlaşılmasına karşın 984,88-TL alacağın tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece bu hususun sehven yapıldığı da gerekçede belirtilmekle birlikte bu konudaki davalı sigorta şirketinin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
4-) Davalı araç maliki ve işleteni ... San. Tic. Ltd. Şti. tacir olup TTK'ya göre ticari müesseseyi ilgilendiren bütün muamele ve fiiller nedeniyle ticari faiz ile sorumludur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91. maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine alan sigorta şirketinin de sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir (bknz. Yargıtay 17. HD, 21.12.2019 T. 2016/6393 E. - 2019/1910 K.). Açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi ve işleten yönünden hükmedilen tazminatlara birleşen davada talep edildiği gibi ticari temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu konudaki davacılar istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
5-) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Somut olayda murisin içinde yer aldığı aracın sürücüsü ...'ün ceza dosyasındaki mahkeme ifadesinde muris ile birlikte alkol aldıktan sonra araca binerek sürücülüğünü yaptığı esnada kazanın meydana geldiğine yönelik beyanı karşısında murisin sürücü ...'ün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi sebebiyle müterafik kusurlu olduğu anlaşıldığından hesaplanan tazminattan Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre TBK. 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının birleşen davada faizin türü yönünden davacılar lehine, müterafik kusur yönünden ise sadece istinaf başvurusunda bulunan davalı sigorta şirketi lehine tazminatlarda %20 indirim yapılması gerektiği şeklinde kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1688, K. 2025/682, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama