KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/442
- Karar no
- 2024/1469
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/02/2020 (Dava) - 26/11/2021 (Karar
- Numarası
- 2020/93 Esas - 2021/943 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 17/10/2024
- Karar yazım tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
2.062 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2021 tarihli 2020/93 Esas ve 2021/943 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya ... San. ve Tic. Ltd. Şti.' nin hisselerinin 450.000,00-TL bedelle satıldığını, bu taraflar arasında 04/09/2018 tarihli limited şirket hisse devri sözleşmesi imzalandığını, hisse bedelinin 100.000,00-TL'sinin peşin olarak ödendiğini, geriye kalan 350.000,00-TL için devir alan davalının sahibi olduğu ...
San ve Tic Ltd Şti'ne ait çeşitli vadelerdeki 6 adet çekle ödeneceğini taahhüt edildiğini, vadelendirilmiş ödemeden sadece 30/10/2018 tarihli 50.000,00-TL tutarlı çekin ödendiğini, diğer 300.000,00-TL değerinde olan 5 adet çekin vade tarihleri geldiği zaman bankaya ibraz edildiğini fakat karşılıkları olmadığının öğrenildiğini, müvekkili tarafından söz konusu borcun ödenmesi konusunda ...'e defalarca başvurulduğunu fakat bir yanıt alınamadığını ...'in çeklerin vade tarihleri gelmeden borca batık durumda olan ...
San ve Tic Ltd Şti isimli firmayı yanında çalışan ... isimli şahsa devrettiğini, ... Ltd.
Şti. aleyhine icra takibine girişilmiş ise de alacağın tahsil edilemediğini, taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesi uyarınca davacı alacağından ...'in devir alan sıfatıyla sorumlu olduğunu ve bu nedenle davalı aleyhine İzmir 23. İcra Dairesi'nin 2019/10079 esas sayılı takibine girişildiğini, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının borca itirazının iptaline takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...
San ve Tic Ltd Şti'de bulunan 250 adet hissesini İzmir 25.Noterliği'nin 04/09/2018 gün ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile 25.000,00-TL bedelle müvekkiline devrettiğini, ayrıca bu devir sözleşmesi dışında aynı tarihli devir sözleşmesine aykırı bir de adi sözleşme yapıldığını, söz konusu 04/09/2018 tarihli adi sözleşmede davacı ...'nin şirket hisselerinin tamamını müvekkili ...'a 450.000-TL bedelle ve ödeme koşulları sözleşmede belirtildiği şekilde satışının yapıldığını, müvekkilinin adi sözleşmede yazılı olarak belirtilen bedellerden 30/10/2018 tarihine kadarki toplam 150.000-TL'yi davacıya ödediğini,
davalının söz konusu ödemeleri gerçekleştirdikten sonra hisselerin tamamını İzmir 25. Noterliği'nin 22/11/2018 gün ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ...'a devir ederek şirketten ayrıldığını, davacının öncelikle hisse satışı karşılığında ödenmesi gereken 300.000-TL'nin ödenmemesi sebebiyle güveninin kötüye kullanıldığını ileri sürerek hisse devir sözleşmesinin iptaline olmadığı takdirde devrin geçerli olmaması nedeniyle müvekkilinin ortaklığın devam ettiğine dair bir dava tesis etmeksizin hisse devir bedelinin tahsiline yönelik hem kambiyo senetlerine özgü takip yolu hemde ilamsız icra takibi gerçekleştirdiğini,
bakiye 300.000-TL'nin ... San ve Tic Ltd Şti'nin hisselerine ait bir bedel olduğunu, müvekkilinin hisse sahibi olmadığını bu bedelin hisse sahibinden istenmesi gerektiğini, müvekkilinin hisse devri nedeniyle davacıya çeşitli miktar ve tarihlere ait toplam 300.000TL bedelli ... San ve Tic Ltd Şti'ne ait çekler verdiğini, bu şirketin 02/11/2018 tarihinden itibaren tek ortağının ... olup müvekkilinin hisseleri devrettiği tarihte ...
İnş Ltd Şti'nin borca batık olmadığını, davacının çekleri kontrol ederek aldığını, davacının iyi niyetli olmadığını, ... Ltd Şti'nin hisselerinin devri sırasında bu şirket aleyhine kiracılığın tespitine yönelik yürütülen bir davanın söz konusu olduğunu, ... Ltd Şti'nin tek gelir kaynağının mülkiyeti hazineye ait olup ... ili, ... ilçesi, ...
Mah., ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan işletme olduğunu, davacının bu yerde 08/05/2017 tarihinde imzalanan 6 ay süreli sözleşmeye istinaden kiracı olarak bulunmakta iken kiraya veren Ege Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 06/03/2018 tarih 17762 sayılı yazısı ile tahliyesinin istenildiğini, tahliye edilmemesi nedeniyle hisse devrinden çok önceki bir tarih olan 21/03/2018 tarihli davanın açıldığını, müvekkilinin söz konusu hisseyi bu davanın varlığını bilerek almış ise de, şirket teslimi yapıldıktan üç ay sonra Bornova Kaymakamlığının 05/12/2018 tarih 2886 S.K.
75.maddesine göre tahliyeye yönelik işlemin gerçekleştiğini, şirketin tek iştigal konusu olan yerden tahliye edilmiş olması nedeniyle değerinin kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili tarafından davacıya sözleşmeye dayalı olarak şirket hissesinin devrinden önce de dahil olmak üzere 150.000,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin hissenin ederinden daha fazla ödeme gerçekleştirdiğini, davacı, ...
San ve Tic Ltd Şti'ne ait ve ödenmediğini belirttiği beş adet çeklerden dolayı İzmir 23.İcra Müdürlüğü'nün 2019/413,414,1924,4864 esas numaralı icra takiplerini başlattığı halde bir de bu davayı açmak suretiyle müvekkilinden alacak talep ettiğini, davacı tarafından kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığını, çeklerin kambiyo vasfı bulunmadığından bahisle takibin iptali söz konusu olmadığı halde mükerrer olarak ilamsız takip yapıldığını, bu durumun müvekkilinin hukuki durumunu ağırlaştırdığı gibi taraflar arasındaki menfaat dengesini bozduğunu ileri sürerek,
davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ''...Davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 23. İcra Dairesinin 2019/10079 Esas sayılı takibinde borca itirazının kısmen iptaline, 290.710,00-TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş 23.874,86-TL faiz olmak üzere toplam 314.584,86-TL nin tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsili bakımından takibin devamına, Hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 18,50 oranını aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına, Fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, İş bu alacağın tahsili karşılığında davacının 04.09.2018 tarihli protokol gereği davalıdan aldığı keşidecisi ...
SAN. TİC. LTD.
ŞTİ, lehtarı ... olan 30.01.2019 tarihli, 50.000,00-TL bedelli ... nolu, (İzmir 23. İcra 2019/1924 sayılı takip konusu), 30.12.2018 tarihli 100.000,00-TL bedelli ... nolu, (İzmir 23. İcra 2019/413 sayılı takip konusu), 30.11.2018 tarihli, 50.000,00-TL bedelli ... nolu, (İzmir 23. İcra 2019/414 Esas sayılı takip konusu), 30.03.2018 tarihli, 50.000,00-TL bedelli, ... nolu, (İzmir 23. İcra 2019/4865 esas sayılı takip konusu), 30.04.2018 tarihli, 50.000,00-TL bedelli çeklerin davalıya iadesine, Takip konusu alacağın % 20'si oranındaki 62.916,97-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından ...
Bankası tarafından tahsis edilmiş çek defterine yazılmış çekler vade tarihleri geldiğinde devir alan tarafından ödeneceğinin belirlendiğini, yerel mahkeme tarafından da tespit edildiği üzere toplam 450.000 TL nin 290.710,00-TL' sinin ödenmediğini, kalan bedelin ödenmeme nedeni sözleşmenin içinde de yer aldığı üzere, yanılma, aşırı yaralanma ve geçersiz sözleşme sebebiyle yaşatılan mağduriyetten kaynaklandığını, her ne kadar yapılan sözleşmenin bağlayıcı söz konusu ise de, ...
Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin tek gelir kaynağının mülkiyeti hazine'ye ait olup, davacı söz konusu bu yerde 08/05/2017 tarihinde imzalanan 6 (altı) ay süreli sözleşmeye istinaden kiracı olarak bulunmakta iken, kiraya veren Ege Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 06/03/2018 tarih,17762 sayılı yazısı ile tahliye edilmesi istenildiğini, tahliye edilmemesi nedeniyle de hisse devrinden çok önceki bir tarih olan 21/03/2018 tarihli davanın açıldığını, müvekkili söz konusu hisseyi bu davanın varlığını bilerek almış ise de, bu dava dışında henüz şirket teslimi yapıldıktan üç ay sonra, Bornova Kaymakamlığının 05.12.2018 günlü 2886 s.k.
75. Maddesine göre tahliyeye yönelik işlemin gerçekleştirildiğini, sözleşmede belirtilenin dışında, davacıdan kaynaklanan neden ile iş yerinin 2886 s.k.
Çerçevesinde müvekkili tarafından satın alınan şirketin tek gelir kaynağı olan işletmenin tahliye edilmesine yönelik işlemin de başlatılmasıyla her ne kadar adi sözleşmenin 6. maddesinde kiracılığın tespitine ilişkin davanın varlığından ve sonuçlarından bahsedilmiş ise de, süreç hakkında müvekkilinin yeterince bilgilendirilmediğini, 10 Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2018/391 esas üzerinden yürütülen davada verilmiş olan tedbir kararının bildirimi nedeniyle davacının haklılığı konusunda kendisinde kanaat oluşturulduğunu,
müvekkilinin şirketin tek mal varlığı olan kiralanan taşınmazdaki işletmenin 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi çerçevesinde tek iştigal konusu olan yerden mutlaka tahliye dileceğini bilme olanağı olmadığı gibi bunun bilinmesinin de beklenmemesi gerektiğini, müvekkiline hukuk davasının varlığı ileri sürülmüş olup müvekkilinin de bu davanın varlığına dayalı olarak güven ilişkisi çerçevesinde sözleşmeyi imzaladığını, müvekkilinin davacıya ait şirketteki hisselerini satın almasındaki sebebin, hisseleri satın almış olduğu şirketin iştigal konusuyla ilgili olarak kar etmek olduğunu, iradesinin de bu yönde olduğunu,
şirketin 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi çerçevesinde tek iştigal konusu olan yerden mutlaka tahliye dileceği ve ederinin adi sözleşmede kararlaştırılan kadar olduğu konusunda yanıltıldığını, buna karşın davacının, şirketin tek iştigal konusu olan yerden tahliye edilmesi halinde şirketin hiç bir değerinin olmayacağını, verilmiş olan tedbir kararına rağmen davanın yaklaşık sonuçlarını takip eden avukatı sebebiyle bildiğini, ayrıca davacının sözleşmeden dönülmesi halinde haksız elde edeceği kazancı elde edemeyeceğini de bildiğini, müvekkilinin ise bu husustan haberi bulunmadığını,
bu sebeple taraflar arasında imzalanan sözleşmenin zaten geçersiz bir sözleşme olduğunu, geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak müvekkilinden haksız kazanç sağlandığını, sözleşme kurulduğu aşamada geçersiz olduğundan, bu sözleşmeye dayanılarak alacak talep edilmesinin hukuka uyarlı olmadığını, yanılma ve aşırı yararlanmanın söz konusu olduğu fiili durumunun varlığının açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin yanılmasında bir kusurun varlığının kabulü halinde dahi ortada bir zarar oluşmuş ise ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlülüğünün gündeme gelmesinin mümkün olduğunu ancak ortada bir zarar olmadığı gibi,
müvekkilinin zaten davacıya 150.000 TL lık ödemesinin söz konusu olduğunu, davacının hak etmediği, zaten mutlak tahliye edileceği taşınmaz ile ilgili olarak ayrıca 329.961 TL daha talep ettiğini, şirkete ait çeklerin ödenmemesi sebebiyle şirket aleyhine hukuki işlem yapması gerekirken bu tür bir işlem yapamadan doğrudan müvekkilinden talepte bulunulmuş olmasının da hukuki olmadığını, davacı tarafından, kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığını, çeklerin kambiyo vasfı bulunmadığından bahisle takibin iptali de söz konusu olmadığı halde mükerrer olarak bir de ilamsız takip yapılmış olup,
bu durum müvekkilin hukuki durumunu ağırlaştırıldığı gibi taraflar arasındaki menfaatler dengesini de bozduğunu belirterek kararının müvekkili yararına kaldırılmasına; yapılacak olan yeni yargılamada asıl davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; 04/09/2018 tarihli limited şirket hisse devri sözleşmesine istinaden ödenmeyen çeklerden kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan ek bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu;
taraflar arasında resmi yazılı şekilde yapılan İzmir 25. Noterliği'nin 04/09/2018 tarihli ... yevmiye numaralı "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" yanında aynı tarihli ... yevmiye nolu ortaklar kurulu kararı yanında, aynı konuya ilişkin 04/09/2018 tarihli adi yazılı "Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" ile tarafların hisse devri şartlarını kararlaştırdıkları sözleşmenin de taraflar arasında geçerli olduğu, hisse devir sözleşmesine konu ... Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.'nin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde şirketin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü Merkez ... sicilinde kayıtlı olduğu, şirketin 250 payının tamamının ... adına kayıtlı iken İzmir 25 Noterliği'nin 04/09/2018 tarihli ... yevmiye nolu "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile şirketin %100 oranındaki ortaklık payının ...'e devredilmiş olduğu ve şirket kayıtlarına yansıtıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen İzmir 25.Noterliği'nin 04/09/2018 tarihli 22577 yevmiye numaralı pay devir sözleşmesinde toplam hisse bedeli 25.000,00-TL olarak gösterilmiş ise de, yine taraflar arasında düzenlenen ve itiraza uğramayan 04/09/2018 tarihli adi yazılı "Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" nde devir bedelinin 450.000,00-TL olarak gösterilmiş olduğu, ... San. ve Tic. Ltd.
Şti'nin %100 hisse sahibi bulunan ...'nın bütün aktif ve pasifiyle birlikte hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte hissesini 450.000-TL bedelle ...'e devrettiği anlaşılmıştır.
Devir sözleşmesinin 4.maddesinde belirtilen devir bedeline ilişkin olarak verilen 6 adet çekin vade tarihleri geldiğinde devir alan davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 5 adet çekin ödenmediği; yine sözleşmenin 6.maddesinde ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından Ege Üniversitesi Rektörlüğü aleyhine İzmir 10. SHM'nin 2018/391 esas sayılı dosyası ile açılan kiracılık sıfatının tespitine ilişkin dava hususunda devir alanın söz konusu davayı ve dava konusunu bilerek isteyerek şirketi devir almakta olduğu yargılamadan doğacak her türlü neticeden dolayı devir edenin sorumlu tutmayacağı hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.
Devir tarihinden sonra şirketin Ege Üniversitesindeki işletmesinden tahliye edilmesinin davalının hisse bedelinin ödenmesi husundaki sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, davalının ödememe gerekçesi olarak gösterdiği hususların hukuken kabul edilebilir nitelikte bulunmadığı, bu durumda davalının hisse devrinden kaynaklı borcunu ödediğini de iddia ve ispat etmemiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/442, K. 2024/1469, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama