İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/640 K.2024/1622

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarihli 2019/751 Esas ve 2022/165 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2022/640Karar2024/1622Tarih6 Kasım 2024Okuma14 dk · 2.777 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Kasım 2024
Dosya no
2022/640
Karar no
2024/1622
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/02/2022
Numarası
2019/751 Esas - 2022/165 Karar
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
27/11/2018
Bam karar tarihi
06/11/2024
Karar yazım tarihi
06/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.777 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarihli 2019/751 Esas ve 2022/165 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkilinin aleyhine Kumluca İcra Müdürlüğü'nün 2018/1228 sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, takip dayanağı senette yetkili kılınan mahkemelerin İzmir Mahkemeleri olduğunu ayrıca müvekkilinin İzmir'de ikamet ettiğini, borca itiraz ile birlikte yetkiye de itirazda bulunduklarını, ayrıca senet üzerinde tahrifat yapılarak borç miktarının 33.000,00 TL olarak gösterildiğini, bununla ilgili suç duyurusunda da bulunduklarını, müvekkilinin senet üzerinde yapılan tahrifat gereğince olmayan borcunun karşı tarafça tahsil edilmeye çalışıldığını, davalı şirketten böyle bir mal almadığını,

belirterek yazılı sebeplerle ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sebeplerle davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında da kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında arabuluculuk görüşmelerinin yapılmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının açmış olduğu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının bonodaki imzayı kabul ettiğinin ve bonoda malen kaydı bulunduğunu, davacının, müvekkili şirketten 02.03.2016 tarihli 102364 irsaliyeli numaralı faturaya konu 33.000,07 TL bedelli ürünleri satın aldığını, işbu alışveriş müvekkilinin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu, faturanın davacının faturada yer alan adresine iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, ancak davacının bildirdiği adresten,

adresin kapalı olması sebebiyle iade geldiğini, davacının, müvekkili şirketten mal aldığını ve borca karşılık işbu bonoyu verdiğini, 02.03.2016 tarihli 102364 irsaliyeli numaralı fatura incelendiğinde, faturada yer alan bedel ile bono üzerinde yer alan bedelin aynı olduğunu, davacının faturaya konu borcuna karşılık bonoyu verdiğinin açık olduğunu, kaldı ki, bedelin yazı ile olan kısmı ‘’otuzüçbin’’ olarak belirtilmiş olup, yazı ile rakam arasında çelişki varsa, yazının esas alınacağının genel kural olduğunu, davacı her ne kadar bonoda tahrifat iddiasında ise de, bono üzerinde tahrifat olmadığını,

davacının müvekkilinden mal aldığını ve fatura miktarı kadar, borcuna karşılık bono verdiğini ve bononun da protesto edildiğini, bu aşamalarda dahi hiçbir itirazı olmadığını, davacının iddiasının haksız ve kötüniyetli olduğunu, kaldı ki davacının bono altındaki imzaları da kabul ettiğini ama bedelde tahrifat olduğunu ve mal almadığı iddiasında olduğunu, açıklanan nedenlerle, öncelikle, davacı davasını açmadan önce arabulucuya başvurmadığından davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR

Mahkemece; "...

24/05/2019 takip çıkış tarihli, davalı tarafından davacı aleyhine dayanak 08.09.2015 düzenleme tarihli, 20.04.2016 vade tarihli 33.000,00 TL bonoya istinaden, 33.000,00 TL asıl alacak, 6.908,30 TL işlemiş faiz, 99,00 TL %0,30 komisyon, 116,99 TL protesto gideri olmak üzere toplam 40.124,29 TL nin tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği ve işbu takibin kesinleşmiş olduğu, Kumluca 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/103 esas 2019/16 karar sayılı ilamının incelenmesinde;

davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan yetki itirazı davası davanın yapılan yargılaması sonucunda, yetki itirazının kabulüne, Kumluca İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine, İzmir İcra Müdürlüğünün yetkili olduğuna dair karar verildiği, anılan kararın 18/04/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/129897 soruşturma sayılı dosyasının yetkisizlikle gönderildiği, Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/5 sayılı dosyasının celbedildiği, incelenmesinde; davacı tarafından yapılan şikayet üzerine davalı hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan soruşturma yapıldığı, davacının yazı ve imza örneklerinin alındığı, dosyaya ibraz edilen Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08/08/2019 tarihli uzman raporunda, incelemeye konu senedin ilk düzenlenişi esnasında “Türk Lirası” bölümüne “13.000” ibareleri, “senedim...mukabilinde” bölümüne “in” yazısı, “Borçlunun” bölümüne “...

Cad. No.... ... apt. Kat...

Daire ... ... ...” ibareleri ve “Düzenlenme Tarihi” bölümüne “08 09 2015” tarih rakamlarının yazılarak imzalandığı, bilahare farklı mürekkepli bir kalemle halen mevcut duruma tahrifen getirildiği sonucuna varıldığı, tetkike konu senet üzerinde gerçekleştirilen tahrifatın, ilk nazarda dikkat çekmeyecek nitelikte olması sebebiyle, söz konusu senedin iğfal kabiliyetini haiz olduğu, tetkike konu senedin arka yüzünde basılı bulunan “... ...” içerikli kaşe basım izi üzerinde atılı bulunan ciranta imzası ile ...'ın mukayese imzalar) arasında benzerlik görüldüğü,

söz konusu ciranta imzasının ... elinden çıktığı, tetkike konu senet üzerinde ... adına atılı bulunan borçluları ile ...'ın mukayese imzaları arasında benzerlik görüldüğü, söz konusu imzalarının ... elinden çıktığı, 05/05/2020 tarihli uzman raporunda, tetkike konu senedin arka yüzünde basılı bulunan “....” içerikli kaşe basım izi üzerinde atılı bulunan ciranta imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında benzerlik görüldüğü, söz konusu ciranta imzasının ... elinden çıktığı, tetkike konu senet üzerinde ... adına atılı bulunan borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında benzerlik görüldüğü,

söz konusu borçlu imzalarının ... elinden çıktığı, tetkike konu senet muhtevasındaki yazıların, söz konusu senedin “Türk Lirası” bölümündeki “33” rakamları hariç olmak üzere ... ve ... elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte kaligrafik uygunluk tespit edilemediği, mukayeseye esas yazıların sadece huzurda alınmış olmaları nedeniyle daha ileri derecede bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olmadığı,

tetkike konu senedin “Türk Lirası” bölümündeki “33.000” rakamlarından binler ve on binler basamaklarındaki “33” rakamlarının mükerrer hatlarla oluşturulmuş olması ve mevcut durumu itibariyle şahıs tespitine elverir nitelikte kaligrafik özellik içermemesi nedeniyle sözkonusu rakamların, ... ve ... elinden çıkıp çıkmadığı hususunda herhangi bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olmadığı, rapor edilmiş, tanzim edilen uzman raporları, taraflara tebliğ edilmiştir.

Davalı tarafın tanık dinletme yönündeki istemi, davanın mahiyeti ve miktarına nazaran yerinde görülmemiş, tarafların ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri yönünden kesin süre verilmesine karşın, davalı tarafça 2015 yılı yasal defterleri ibraz edilmeyip 2016 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişi ... tarafından Mahkememize ibraz edilen ayrıntılı rapor, Mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli nitelikte görülmüştür.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının dayanak 08.09.2015 düzenleme tarihli, 20.04.2016 ödeme tarihli 33.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığının tespiti hususlarında toplandığı, davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi tayini ile yaptırılan incelemede davalı tarafça düzenlenen irsaliyeli faturanın, açık fatura (Kaşe-imza faturanın üst kısmında) şeklinde irsaliyeli fatura olduğu, eksiksiz teslim alan imzasının bulunmadığı gibi, bononun düzenlenme tarihi ile fatura tanzim tarihi itibariyle davalının 2015 yılına ait yasal defterlerini ibrazdan kaçındığı,

davalının 2016 yılına ait yasal defterinin ise açılış onayı ve kapanış onaylarının yapılı olduğu, davalı tarafça davacı adına düzenlenen 33.000,00 KDV dahil toplam bedelli faturanın, “120.288 ...” muhasebe hesap kodu ile açık fatura şeklinde defter kayıtlarına alındığı, 31.12.2016 tarihinde davacı-borçlu ...”nın 33.000,00 TL borç bakiyesi'nin bulunduğu,

08.09.2015 tanzim ve 20.04.2016 vade tarihli 33.000,00 TL'lik bono ile ilgili 2016 yılı açılış fişinde ve yıl içindeki kayıtlarda, herhangi bir muhasebe hesap kaydının yer almadığı öte yandan davalının davacı adına düzenlediği 02/03/2016 tarih A-102364 numaralı irsaliyeli faturada da "eksiksiz teslim alan imzasının" bulunmadığı, bu itibarla davalının ticari defter ve kayıtlarında işbu alacağın kanıtlamadığı,

öte yandan dava konusu bono üzerinde yapılan kriminal incelemeler sonucunda Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08/08/2019 ve 05/05/2020 tarihli uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu bono nedeniyle Kumluca İcra Müdürlüğünün 2018/1228 esas sayılı dosyasında yürütülen takip nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış,

öte yandan İİK nun 72.maddesi gereğince davacının işbu takip sebebiyle uğramış olduğu zarara ilişkin herhangi bir delil sunulmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle "...Davanın kabulü ile, Kumluca İcra Müdürlüğünün 2018/1228 esas sayılı dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal koşulları gerçekleşmediğinden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olup kaldırılmasının gerektiğini, davacı aleyhine müvekkili şirket tarafından Kumluca İcra Müdürlüğü 2018/1228 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatılmışsa da, borçlu davacı Kumluca 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/103 E. sayılı dosyası ile açılan, icra takibine yetki yönünden itiraz ettiğini ve mahkemece Kumluca İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine, İzmir İcra Müdürlüğünün yetkili olduğuna karar verildiğini, akabinde icra dosyası, yetkili olarak bildirilen İzmir İcra Müdürlüğüne gönderildiğini ve İzmir 27. İcra Müdürlüğü 2019/8355 E. sayısını aldığını,

davacının, müvekkili şirketten, 02.03.2016 tarihli 102364 irsaliyeli numaralı faturaya konu 33.000,07 TL bedelli ürünleri satın aldığını, işbu fatura, davacının faturada yer alan adresine iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini ancak davacının bildirdiği adresten, adresin kapalı olması sebebiyle iade geldiğini, işbu alışveriş müvekkilinin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu, 17.01.2022 tarihli bilirkişi raporuyla müvekkili şirketin ticari defterlerinde davacı ...’ın 33.000 TL borç bakiyesinin bulunduğunun tespit edildiğini,

davacının borçlu olduğu müvekkilinin hukuka uygun olarak tutulan yazılı bir delil olan ticari defterleriyle de ispatlandığını, davacı, müvekkili şirketten mal aldığını ve borca karşılık işbu bonoyu verdiğini, 02.03.2016 tarihli 102364 irsaliyeli numaralı fatura incelendiğinde, faturada yer alan bedel ile bono üzerinde yer alan bedel aynı olduğunun görüleceğini, davacının faturaya konu borcuna karşılık bonoyu verdiğini, bononun protesto da edildiğini, davacının bu aşamalarda dahi hiçbir itirazının olmadığını, davacı bono altındaki imzaları da kabul etmekte, ama bedelde tahrifat olduğunu ve mal almadığı iddiasında olduğunu,

davacının tüm bu iddiaları hayatın olağan akışına ters düşmekte olup, inandırıcılıktan uzak olduğunu, bono incelendiğinde görüleceği üzere "malen" kaydı yer almakta olup, malların zaten teslim edildiğinin ispat yükünün davacı yanda olduğunu, davacının hiç mal almadığını ve borcunun olmadığı iddiasında ise de, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçlu takibe konulan bononun bedelsiz olduğunu "bonoda malen kaydı yer alması" nedeniyle yazılı delille kanıtlamasının gerektiğini,

davacı yan malları teslim almadığını iddia ediyorsa bunu yazılı delille ispatlaması gerekmekte iken ve dosya kapsamında bu hususa ilişkin hiçbir delil yokken, malları teslim almadığı iddiası hukuki dayanaktan uzak olduğunu, davacı müvekkilinden faturada belirtilen malları satın aldığını ve söz konusu mallar kendisine teslim edildiğini, bu nedenle bono bedelinde tahrifat iddiası ile davacının borçlu olmadığının tespiti talebinin reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafça kabul edilmemek kaydıyla, bir an için, bonodaki rakamların değiştirilmek suretiyle tahrifat yapıldığı iddiası ihtimalinde dahi,

iddia edilen tahrifattan önceki bedel kadar borçlu olduğunun tespiti gerekmekte iken, borçlunun söz konusu bonodan borçlu olmadığının tespitinin hukuka aykırı olup, kaldırılmasının gerektiğini, hem ceza dosyası beklenmemiş hem de asla kabulü mümkün olmamakla birlikte, iddia edilen tahrifattan önceki bedel göz önüne alınarak, o miktar üzerinden hüküm tesis edilmemiş olması hukuka aykırı olup, bu nedenle de kararın kaldırılmasının gerektiğini gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, senet bedelinde tahrifat ve bedelsizlik iddiasına dayananan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Somut olayda, davacının keşidecisi, davalının ise lehtarı olduğu, 08/09/2015 keşide, 20/04/2016 vade tarihli, malen kaydı bulunan 33.000,00 TL bedelli senedin, lehtar olan davalı tarafça Kumluca İcra Müdürlüğü'nün 2018/1228 esas sayılı takip dosyasında kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe konulduğu, davacı keşidecinin, senet altındaki imzayı kabul ederek bedelde tahrifat yapıldığını ve davalı şirketten mal almadığını iddia ederek, sahtecilik ve bedelsizlik iddialarına dayanarak eldeki menfi tespit davasını açtığı, davalının tahrifat iddialarını kabul etmeyerek,

davacının senet bedeli kadar kendisinden mal aldığını savunarak fatura ibraz ettiği, davacının yapmış olduğu şikayet üzerine açılan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/129897 soruşturma sayılı dosyasında dava konusu senette tahrifat iddialarına ilişkin olarak Antalya Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü'den alınan 08/08/2019 tarihli ve 05/05/2020 tarihli uzmanlık raporları ile senetteki 33.000 TL bölümündeki 33 rakamının evvelce yazılı bulunan 13 rakamı üzerinden farklı mürekkepli bir kalemle mükerrer yazım yapılmak suretiyle oluşturulduğunun tespit edildiği,

anılan raporlara dayanılarak davalı şirket yetkilisi ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması amacıyla kamu davası açıldığı, davanın akıbetinin dosya kapsamından tespit edilmediği, davalı şirket yetkilisinin soruşturma dosyasında alınan kriminal raporlara itiraz ettiği, mahkemece ceza souşturma dosyasında alınan kriminal raporlara göre senette tahrifat yapıldığının sabit olduğu ve davalının ticari defter ve kayıtları ile davacıdan alacağı bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.

Mahkemece ceza soruşturma dosyasında alınan kriminal raporuna göre tahrifat yapıldığı kabul edilerek hüküm oluşturulmuş ise de, soruşturma dosyasında açılan ceza davasının akıbetinin araştırılmadığı, ceza mahkemesince yargılama sonunda ne tür bir karar verildiği tespit edilememiştir. Davalı tarafça, soruşturma dosyasında alınan kriminal raporlara itiraz edilmesine rağmen mahkemece senetteki tahrifat iddialarına ilişkin davalının itirazlarını da karşılayan yeni bir rapor alınmamıştır.

6098 sayılı BK.nun 74.maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlar.

Bu durumda mahkemece ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi ya da tahrifat iddiası yönünden ayrıca inceleme yaptırılıp deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (bknz Yargıtay (Kapatılan) 19. HD'nin 12/05/2014 tarihli, 2014/6024 esas, 2014/9019 karar sayılı, 28/04/2016 tarihli, 2016/3576 esas, 2016/7774 karar sayılı, 06.02.2013 tarihli, 2012/15052 Esas, 2013/2327 Karar sayılı, 28/10/2016 tarihli, 2016/6130 esas, 2016/14045 karar sayılı, Yargıtay 13. HD'nin 2014/18035 esas,

2015/8565 karar sayılı emsal kararları).

Kabule göre de, ceza soruşturma dosyasında alınan kriminal raporda tahrifat öncesi senet bedelinin 13.000,00 TL olarak tespit edilmesine, senette malen kaydı bulunmasına, ceza soruşturma dosyasında davacının 11/02/2019 tarihinde kollukta verdiği imzalı beyanında, "4 sene kadar önce ismini hatırlamadığı bir şahısla birlikte ortak sebze işine girdiklerini, ... isimli şahıstan fide satın aldıklarını, fidelerin parasını ödeyemeyince, ... isimli kişinin senet istediğini, fidelerin tutarının 33.000,00 TL olmadığını, 7.000,00 TL veya 11.000,00 TL olduğunu, senedi imzaladığını ancak senet üzerinde tahrifat yapıldığını" ifade etmesine rağmen, ispat yükünün yanlış değerlendirilerek davalının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.

Kural olarak kıymetli evrakın soyutluk (illetten mücerretlik) ilkesi gereği temel ilişkiden ayrı olarak tek başına senetten kaynaklanan hak talep edilir.

Bonoda bedel kaydı TTK 776 maddesinde bir unsur olarak sayılmamıştır. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir.

Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir.

Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir.

Nihayet, “malen” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının malı teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2015 tarihli ve 2013/19-1622 E., 2015/1238 K. sayılı kararında, 18/11/2021 tarihli 2017/(19)11-3090 esas, 2021/1460 karar sayılı kararlarında da değinilmiştir.

Somut olayda, davacı kolluktaki ifadesi ile fide alım satımı nedeniyle davalıya bono verdiğini ve borcunu ödeyemediğini kabul etmiş, imzasına da itiraz etmemiştir. Kriminal inceleme ile bedelde tahrifat yapıldığı belirlenmiş ise de, senedin tahrifattan önceki bedelinin 13.000,00 TL olduğu da tespit edilmiş olup, senet tahrifattan önceki bu miktar yönünden geçerlidir.

Her iki taraf da bononun mal alımı karşılığı verildiğini ifade ettiğine, bonoda da “malen” kaydının yer almasına ve bonodaki malen kaydının taraflarca da değiştirilmediğinin anlaşılmasına göre ispat yükü yer değiştirmemiştir. Bu durumda imzasını kabul ettiği ve ticarî ilişki nedeniyle verildiğini kabul ettiği malen kaydı bulunan bonodaki tahrifattan önceki 13.000,00 TL'lik kısım yönünden senedin bedelsiz kaldığını ispat yükü altında olan taraf davacıdır.

Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçlu takibe konulan bononun bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerekir. Takibe konu yapılan senedin (bononun) metninden bu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil de dosyaya sunmamıştır.

Zira, davacı, senedin (bononun) keşidecisi, davalı da lehtarı bulunduğuna göre, senedin tarafı olan davacı üçüncü kişi olmadığından, bedelsizlik iddiasını tanıkla değil, usulün öngördüğü biçimde yazılı delille ispatlaması gerekir. Dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır.

Öyleyse, mahkemece, dava konusu senedin tahrifattan önceki miktarının 13.000-TL olduğu belirlendiğine göre bedelsizlik iddiasının ispatlanamaması nedeniyle bu kısım yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur.

Ayrıca, dava konusu icra dosyasının yetkisizlikle İzmir İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği ve İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8355 esas numarasını aldığı tespit edilmesine rağmen, hükümde yetkisizlikle dosyayı gönderen icra müdürlüğünün isim ve takip numarasının yazılması da hatalı olmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalının istinaf itirazlarının kabulüne; kararın HMK nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarihli, 2019/751 Esas ve 2022/165 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan toplam 685,22 TL istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,

4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/640, K. 2024/1622, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/640
Karar No
2024/1622
Tarih
6 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/641 K.2024/1623
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/641 K.2024/880
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/641 K.2024/924
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/642 K.2024/1970
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/644 K.2024/1900
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/645 K.2024/721

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.