KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/715
- Karar no
- 2024/1796
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/12/2020 (Dava) - 15/02/2022 (Karar
- Numarası
- 2020/527 Esas - 2022/72 Karar
- Dava
- Tazminat
- Bam karar tarihi
- 05/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
1.410 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2020/527 Esas - 2022/72 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı otomobiliyle 10.08.2020 tarihinde Karşıyaka Örnekköy Mahallesinde seyir halindeyken, davalı ...'ün kullanmakta olduğu ... plakalı kamyonetin çarpması sonucunda yaralandığını ve çarpma sonucunuda aracında büyük maddi hasarın meydana geldiğini, müvekkilinin kaza sonrası ambulansla hastaneye götürüldüğü için, trafik polisi tarafından tutulan kaza tespit tutanağının yokluğunda hazırlandığını, müvekkili tarafından trafik kazası tespit tutanağının 28.08.2020 tarihinde teslim alındığını,
müvekkilinin kazaya uğrayan aracını İzmir 2. Sanayi Sitesinde bulunan ... tamir atölyesine tamir edilmek üzere götürülrüldüğünü ve tamir öncesi araçta meydana gelen hasar ve değer kaybının tespiti maksadıyla İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/92 D. İş.
Sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını, yaptırılan tespit ile aracındaki hasar ve tamir bedelinin 29.700,00 TL (KDV dahil) olduğunun tespit edildiğini, aracın km’sinin 165.000 km’nin üzerinde olmasından dolayı değer kaybı talebimiz hesaplamaya dahil edilmediğini, kaza tespit tutanağınında kazanın oluşunu doğru bir şekilde tutanağa geçirmişse de, tutanağın kusur durumunu belirten bölümünde araçları karıştırmak suretiyle ... plakalı araç sürücüsü müvekkili asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ü tali kusurlu olarak gösterildiğini, ,müvekkilinin ana yol üzerinde seyir halindeyken kavşaktan geçtiği anda,
davalı sürücünün kontrolündeki ... plakalı araç yan yoldan hızla kavşağa girmiş ve müvekkiline ait otomobiline sol sürücü kapısından çarptığını, müvekkilini aracına çarpan ... plakalı araç sürücüsü olayda tam kusurlu olduğunu davalı ..., trafik kaza tespit tutanağı doğrultusunda, hasar karşılığı müvekkiline 3.060.TL ödeme yaptırıldığını bu ödeme talep edilen tazminat bedelinden düşüldüğünü, sigorta tarafından yapılan ödeme tazminatın %25'lik kısmına karşılık geldiğinden, sigorta eksperinin belirlediği tazminat bedeli 12.240.TL olduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 10.000.TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek gecikme faiziyle birlikte fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 100.TL delil tespiti masrafının tespit tarihinden itibaren işleyecek gecikme faiziyle birlikte davalılardan, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 100.TL kaim araç kiralama bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; davayı kabul etmediklerini, davanın yetkili ticaret mahkemesinde açılmadığını, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde 62993536 numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 14.12.2019-2020 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu,
davacı tarafın başvurusu üzerine genel şartlara uygun şekilde hazırlanan ekspertiz raporuna göre davacı tarafa 20.10.2020 tarihinde 3.059,92 TL maddi hasar tazminatı ödendiğinden müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini savunarak, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... .....Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davacının kusur durumlarının karıştırıldığına yönelik iddiasını ispatlaması gerektiğini, ayrıca tutanaktaki tali kusur tespitine de katılmadıklarını, hukuken kaza tespit tutanakları tarafların kesinleşmiş kusur durumlarını göstermediği gibi tek başına hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığını, tarafların kusur durumlarının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan kusur raporunun alınması gerektiğini, İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/92 D.İş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporu müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini,
tespit raporunu kabul etmediklerini savunarak, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...’e dava dilekçesi ve tensip zaptı 23.12.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından cevap ve kanıt sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...davacının davasının KABULÜ ile, 1-17.019,00-TL hasar bedeli alacağının davalı sigorta şirketi yönünden 20/10/2020 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 10/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-1.750,00-TL ikame araç bedelinin davalılar ... San. Tic ve paz. Ltd. Şti. ile davalı ...’den kaza tarihi olan 10/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacının tespit dosyasında yapılan giderlere ilişkin talebinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin tespitin detaylı bir şekilde inceleme yapılmadan belirlendiğini, bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatlarının fahiş oranda yüksek olduğunu, kabul etmediklerini, söz konusu tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay İçtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin şirketin KDV'sinden sorumlu olmadığını, tedarik ve işçilik iskontosu uygulanmamasının hatalı olduğunu,
söz konusu kazaya ilişkin olarak zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları gereğince müvekkili şirketin uygulayacağı iskonto oranları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bu oranın da en az %30 olması gerektiğini, ekspertiz ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, keyfi olarak ekspertiz incelemesi yaptırılarak ekspertiz ücreti talep edilmesinin makul gider olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, talep arttırım dilekçesine konu olmuş alacak kalemleri yönünden zaman aşımının dolduğunu, yerel mahkemenin bu hususla ilgili bir değerlendirme yapmaksızın hüküm kurduğunu, yerel mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ancak raporda çok açık hataların mevcut olduğunu, bu hususta itirazda bulunduklarını ancak mahkemece kabul görmediğini, dosya içeriğinde kusur değerlendirmesi yapılmadığını,
bilirkişi tarafından parça değişim ve işçiliğin 28.685,00 TL olabileceği tespitinde bulunulduğunu ancak bu tespitler için hangi kurum ve kayıtların referans alındığının belirtilmediğini, işçilik ve parça fiyatlarına ilişkin karşılaştırmalı fiyat listesi sunmadığını, somut değerlendirme ve karşılaştırmalar içermeyen bu tespitin hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, kazaya karışan aracın 2006 model bir araç olduğunu, anılan aracın ikamesi için günlük 100 TL olarak belirlenen bedelin çok fahiş olduğunu,
olay tarihi ve araç standartları ile farklı araç kiralama şirketlerinden fiyatlar alınarak günlük kira bedelinin gerçek verilere göre belirlenmesi gerektiğini, yerel mahkemece faiz başlangıç tarihinin de hatalı tespit edildiğini, müvekkili şirket yönünden bir bildirim bulunmadığından, dava öncesinde temerrüd şartlarının oluşmadığını, davacı taleplerinin bir kısmını ıslah dilekçesi ile arttırdığını, tüm faizlerin kaza tarihi olan 10/08/2020 tarihinden itibaren işletilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle araçtaki hasar bedeli ve ikame araç bedelinin karşı araç sürücü, işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı işleten ve sigorta şirketi vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacı aracında bilirkişi raporu ile tespit edilen hasar bedelinin, davadan önce alınan bilirkişi raporunda belirtilen hasar bedeli ile neredeyse aynı miktarlar olduğu, bu şekilde iki farklı bilirkişiden alınan raporlardaki bedellerinin birbirini doğruladığı,
yerleşmiş Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere hasar bedelinin tazmininde gerçek zararın belirlenmesi gerekmekte olup iskonto uygulanmasının mümkün olmadığı, ikame araç bedelinin somut olayın koşullarına göre araştırılarak tespit edildiği anlaşılmakla, istinaf eden davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/715, K. 2024/1796, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama