KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Dosya no
- 2022/732
- Karar no
- 2024/652
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/09/2019 (Dava) - 16/12/2021 (Karar
- Numarası
- 2019/304 Esas - 2021/1161 Karar
- Dava
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Bam karar tarihi
- 18/04/2024
- Karar yazım tarihi
- 18/04/2024
Karar Metni
1.886 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarihli 2019/304 Esas ve 2021/1161 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 02/03/2018 tarihinde sürücü ...' ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile karışmış olduğu çift taraflı trafik kazasında davacı ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında davacı Bilecik Bozüyük Devlet Hastanesinde tedavi görmüş ve tedavi sonrasında mevcut yaralanma davacıda kalıcı hasar bıraktığını, ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketinde mevcut olduğunu,
belirtilen kazadan kaynaklı kalıcı ve geçici iş göremezlik oran ve sürelerinin tespiti ile bu oran ve sürelere denk gelecek maddi zararın davalı sigorta şirketinden tazmini talep olunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL maddi tazminatın (50 TL' sı geçici iş göremezlik ve 50 TL' sı kalıcı iş göremezlik olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile davacıya ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; talep etmiş oldukları 50,00 TL kalıcı iş göremezlik maddi tazminat talebinin arttırılmış hali olan 193.579,92 TL ile 50,00 TL geçici iş göremezlik maddi tazminat talebinin arttırılmış hali olan 2.965,92 TL' nın olay tarihi olan 02/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bedel artırım dilekçesinin davalı tarafa tebliğe çıkartılmasına, dava masrafları ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket'in poliçe kapsamında sorumluluğu poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, öncelikle zamanaşımı def’ileri dikkate alınarak, ikame edilmiş olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ''....02/03/2018 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile yine dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçların çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, davacının dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunduğu,
dava dışı sürücü ...'in dönüş yapmak için kendisine yeşil ışığın yanmasını beklemeden kırmızı ışık yandığı sırada dönüş yapması ve bu suretle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47. ve 52. maddelerine aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda asli ve takdiren yüzde yetmiş oranında kusurlu bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Karşı taraf araç sürücüsü ise trafik kurallarına uygun olarak hızını mezkun mahal şartlarına indirerek dikkatli, tedbirli ve müteyakkız bir şekilde ışıklı kavşağa girmesi gerekirken hızını azaltmadan kavşağa girmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tali ve takdiren yüzde otuz oranında mahkememizce kusurlu kabul edilmiştir. Davacının ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır.
Davalı sigorta şirketi dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ve kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısıdır.
Bu şekilde meydana gelen kazada dosyada mevcut raporlara göre davacının yüzde kırk dokuz oranında daimi maluliyetinin bulunduğu ve altı ay süre ile geçici iş göremezlik durumunun bulunduğu, davacının davalı sigorta şirketinden dava dışı sigortalının kusuruna isabet eden daimi maluliyet tazminatı miktarının 193.579,92 TL ve tedavi süresince geçici iş göremezlik tazminat miktarının 2.965,92 TL tutarında talep edilebileceği anlaşılmaktadır.
Söz konusu tazminat tutarları ise davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesi limitleri dahilinde kalmaktadır.
Bu itibarla söz konusu bu tazminatlardan davalı sigorta şirketi sorumludur...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜ İLE, 2,965,92 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 193.579,92 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 196.545,84 TL maddi tazminatın 22/07/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine....'' şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemece 18/01/2022 tarihli tavzih kararı ile ''...Mahkememizin 16/12/2021 tarih ve 2019/304 Esas, 2021/1161 Karar sayılı kararının "DAVALI ... SİGORTA A.Ş" şeklindeki Paragrafının çıkartılarak yerine "DAVALI ...
SİGORTA A.Ş" İFADESİ YAZILMAK SURETİYLE HÜKMÜN HMK.304 MADDESİ UYARINCA BU ŞEKİLDE TAVZİHİNE, Mahkememizin 16/12/2021 tarih ve 2019/304 Esas, 2021/1161 Karar sayılı kararının "Davacı tarafından yapılan 54,00 TL elektronik tebligat, 16,20 TL tebligat, 70,90 TL posta masrafı, 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı, 670,97 TL ıslah harcı, 0,50 TL KEP, 440 TL Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu muayene ücreti ve 1.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 1341,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ŞEKLİNDEKİ PARAGRAFININ ÇIKARTILARAK YERİNE "Davacı tarafından yapılan 54,00 TL elektronik tebligat,
16,20 TL tebligat, 70,90 TL posta masrafı, 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı, 670,97 TL ıslah harcı, 0,50 TL KEP, 440 TL Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu muayene ücreti ve 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 2114,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," İFADESİ YAZILMAK SURETİYLE HÜKMÜN HMK. 304 MADDESİ UYARINCA BU ŞEKİLDE TAVZİHİNE...'' karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararına esas alınan iş görmezlik raporunun hatalı olduğunu, mahkemece yapılacak yargılama sırasında, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek, başvurana peşin sermaye değerli ödeme yapılıp, yapılmadığının tespit edilmesi, eğer ödeme yapılmışsa müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılması,
müvekkili şirketin poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik talebinden sorumlu olmadığını, davaya konu geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi gideri kapsamında olması sebebiyle, 6111 Sayılı yasanın 59. maddesi ile değiştirilen KTK 98 düzenlemesi gereği, müvekkili sigorta şirketinin değil Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,
en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olduğundan hükümde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeni ile maddi (kalıcı -geçici maluliyet) tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-)Mahkemece alınan kusur raporunda tarafların kusur durumlarının oransal olarak belirlenmediği, davalı vekilinin kusur tespiti yönünden alınan rapora süresinde itiraz ile yeni rapor alınması yönündeki talebi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmediği, davalının itirazı karşılanmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle, kusurun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu’nundan kaza tutanağı ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile dosya kapsamındaki kusur raporlarının da incelenerek, davalı vekilinin itirazlarının da karşılanacağı, kusur tespitleri arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin de giderileceği, hüküm kurmaya yeterli değerlendirme içeren kusur raporunun alınması için kararın kaldırılması gerekmiştir.
2-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan ve Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığının düzenlediği raporun “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği”nden ve bu yönetmeliğin yetersiz kaldığı durumlar için “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” eklerinden faydalanılarak hazırlanmış olduğundan maluliyet raporunun yeterli bir rapor olduğu söylenemez.
Kaza tarihinde (02/03/2018) geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik olup, mahkemece daha önce Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine düzenlenmiş olduğundan mahkemece doğru yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun yeni bir maluliyet raporu alındıktan sonra,
aktüer bilirkişisinden bu rapora ve yine TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafından rapora süresinde bu yönden itiraz edildiği halde itirazı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin, itirazı karşılanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
3-)Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurunda kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/21203 Esas, 2021/6808 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır).
Davalı vekili cevap dilekçesi ile ve yargılama aşamasında ısrarla bu yönden inceleme ve değerlendirme yapılmasını talep ettiği halde, Mahkemece bu yönde bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, dosya kapsamında davacının müterafik kusurlu olduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belgenin bulunup bulunmadığı incelenerek, davacının yaralanmasının niteliği de gözetilerek, müterafık kusur yönünden resen değerlendirme yapılması gerektiği halde, bu yönden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamış olması hatalı olmuştur.
4-)Davacının bağlı bulunduğu SGK ile yazışma yapılmış, SGK'nın cevabi yazısında "İlgi tarih sayılı yazınıza istinaden Kurumumuz kayıtları tetkikinde sigortalılarımızdan ... T.C. Kimlik Numaralı ...'e 02.03.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile ilgili herhangi bir gelir bağlanmamıştır.
Yazınızda istemiş olduğunuz geçici işgöremezlik tutarlarını gösterir belgeler, trafik kazası ile ilgili Kurumumuzca karşılanan hastane giderlerini gösteren belgeler ve hizmet dökümü yazımız ekinde olup kaza tarihi olan 02.03.2018 tarihinde sigortalı 8151.17: Iplik Egirme Operatörü (Ring/vater/vargel) meslek koduyla çalışmaktadır.Bu kişinin Sosyal Güvenlik Kurumundan aktif olarak herhangi bir emekli aylığı almadığı anlaşılmıştır" şeklinde bilgi vermiş ayrıca üst yazıda Geçici İşgöremezlik Ödeme Dökümü (2 Adet) denmiş ise de, ekte ödeme dökümünün bulunmadığı,
ayrıca aktüer raporda geçici işgöremezlik ödemesi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının belirtilen yönlerden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarihli 2019/304 Esas ve 2021/1161 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/732, K. 2024/652, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama