KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/791
- Karar no
- 2025/160
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/10/2017 (Dava) - 14/12/2021 (Karar
- Numarası
- 2017/1099 Esas - 2021/991 Karar
- Dava
- Tazminat
- Bam karar tarihi
- 06/02/2025
- Karar yazım tarihi
- 06/02/2025
Karar Metni
1.685 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarih ve 2017/1099 Esas - 2021/991 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin de içinde bulunduğu ... plaka sayılı araca davalılardan ... kullanımındaki aracın çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, kaza sonucunda maddi hasar meydana geldiği gibi 4-5 kişinin de yaralandığını, söz konusu kazada müvekkilinin ağır yaralandığını ve çarpmanın etkisi sonucu müvekkilinin olay anında bayıldığını ve gözünü hastanede açtığını, müvekkilinin iş için İstanbul da bulunup ikametgahının İzmir de bulunması nedeniyle ertesi gün İzmir e sevkedilmek zorunda kalınıldığını,
müvekkilinin tedavisi için hastaneye başvurduğunu ve yapılan ilk incelemelerde kendisine kaza neticesi iç kanaması olup ciğerlerinin söndüğünün beyan edildiğini, müvekkili tarafından karşı tarafın haksız fiil neticesi İzmir CBS de yapılan soruşturma sonucu ... hakkında İstanbul Anadolu 26 Asliye ceza mahkemesinin 2017/288 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, müvekkilinin kaza neticesinde manevi yönden de büyük bir şok yaşadığını ve ölüm korkusu yaşadığını ileri sürerek,
sigorta açısından maddi tazminat ile bağlı kalmak kaydıyla maddi tazminat alacaklarının tespiti ile şimdilik 2.200,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi olmak üzere 17.200,00 TL maddi -manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle olarak 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gerekli hususlardan bahsedilmediğini, HMK Madde 119/g bendine göre davacı, dava dilekçesinde dayandığı hukuki sebepleri belirtilmesi gerekmekte olduğunu, davacının neticei talebinde müvekkili müşterek ve müteselsil sorumlu tuttuğu bu davada müvekkili davaya dahil etme sebebi gösterilmediğini, müvekkilinin, aracının çalınmasında hiçbir ihmal veya kusuru olmadığı ve hatta sonrasında da her türlü cezai ve hukuki yola başvurarak yükümlülükleri yerine getirdiği sabit olduğunu, müvekkilinin,
diğer davalı ...’ın babası ile kaza tarihinde evli olup davalı ...’ın o dönemde müvekkilin eşinin çocuğu olduğunu, davalı müvekkil ile birlikte yaşamamakta babasını ziyarete gelip gidebildiğini, her ne kadar ..., kazanın gerçekleştiği sırada müvekkilin eşi olan şahısın oğlu olsa da müvekkil ile ... hiçbir zaman aynı evde yaşamadığını, müvekkili kendisini fiziksel olarak hasta hissettiği gün eve gelip uyuyakaldığını, müvekkilin ... plakalı 2015 model ... model aracının anahtarı ise müvekkilin çantasında olduğunu, diğer davalı ...'ın,
müvekkilinin ikamet ettiği eve gelerek müvekkile ait aracın anahtarını müvekkilin uyuduğu odasında bulunan çantasını açarak çaldığını ve aracı hakimiyetine geçirdiğini, müvekkilinin aracının çalındığını olayın ertesi gün uyandığında fark ettiğini ve derhal kim tarafından çalındığını öğrenmek için aynı sitede ikamet eden ve site yönetiminde görevli arkadaşı ...’a giderek aracın bulunduğu yeri gösteren kamere kayıtlarını izlemek istediğini;
müvekkili ile ... kamera kayıtlarını izleyerek aracı çalan kişinin ... olduğunu gördüğünü, davaya konu trafik kazası sonucunda müvekkilin ... plakalı aracında da 35.031,44.-TL bedelli maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilin kaza sonucu pert olan aracın çekimi için 236,00.-TL çekici bedeli ile ekspertiz raporu için de 259,00.-TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı bir Sürücü Kursu’nda eğitimci olarak görev yapmakta olduğunu, amacı trafikte bilinçli insanlar yetiştirerek trafik kazalarını engellemek,
trafikte bilinçli sürücüleri arttırmak iken kendisine ait aracının çalınarak kazaya karışılması ve bu nedenle birine fiziksel ve ruhsal zarar verilmesi müvekkili manevi açıdan da oldukça yaraladığını, müvekkilinin, kaza sebebiyle eşinden boşanmak zorunda kaldığını, müvekkilinin aşk evliliği olarak başlayan evliliğinin davalı ...’ın müvekkile maddi ve manevi çöküntü yaratmış olması sebebiyle sona erdiğini,
müvekkilinin bu davada “...” olarak davalı sıfatıyla taraf olmuşsa da mahkemenize sunulan vekaletnamede de görüldüğü üzere müvekkil yaşanılan trafik kazası sebebiyle davalılardan ... ile husumetinin doğmasıyla eşinden boşanmak zorunda kalmış ve yeni vekalette kızlık soyadına döndüğünü, yaşanan bir olay neticesinde kişinin hiçbir kusurlu hareketi olmamasına rağmen, herhangi bir özen yükümlülüğünü ihlal etmemesine rağmen, maddi manevi her türlü zarara uğramışken müvekkiline zarar vermek amacı ile hareket eden şahsın davranışlarının müvekkile yüklenilmesi olayın asıl sorumlularını ödüllendirmekten ibaret olacağını,
trafik kazasına karışan aracın çalınmasında ve sonrasında müvekkilinin herhangi ihmal ya da kusurunun olmaması sebebiyle müvekkilinin, işleten gibi sorumlu olmayacağını, müvekkilin davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmininden sorumlu olmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin şirketin müseccel adresi “... Cad. ... Sitesi No: ... Kule:...
Kat: ..../...” olduğunu, HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu,davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etme gerektiğini, zira davacının, kaza sonrası fiilleri ile zararın artmasına sebebiyet vermiş olması muhtemel olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluğun tespiti halinde davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacının maluliyetinin belirlenebilmesi için adli tıp kurumu ilgili daire’nin tespitleri hükme esas alınması gerektiğini,
Trafik sigortası ve maluliyet teminatının mevcut olduğu motorlu taşıtlara ilişkin Sorumluluk Sigortalarında teminat kapsamında gerçekleştirilecek tazminat ödemelerinde münhasıran 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” esas alınması gerektiğini, T.C.
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın 20.09.2010 tarih ve 44390 sayılı “Motorlu Araçlara İlişkin Zorunlu Sigortalarda Tazminat Ödemelerine Esas Olan Maluliyet Oranları Hakkında Sektör Duyurusu” uyarınca da arazların oransal değerlendirmelerinde işbu yönetmelik esas alınarak hazırlanan raporların kabul edilmesi gerektiğini, davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, KTK 98. ve 99. ve TTK 1299. maddeleri uyarınca sigorta tazminatı ödeme yükümlülüğünün, ancak sigorta şirketine ihbar ile başlayacağını,
müvekkil şirkete usulüne uygun olarak ihbar yapıldığının ve tazminatın hesabına esas olabilecek tüm belge ve bilgilerin ibraz edildiğinin ispat görevinin davacı yana ait olduğunu, ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle müvekkil şirketin temerrüdünden bahsedilebileceğini savunarak, bir an için sorumluluklarına hükmedilse dahi, haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı 23/08/2016 tarihli trafik kazası nedeni ile tedavi giderinden ve geçici iş göremezlikten kaynaklı 2.494,15 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Maluliyet nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması ve kazanç kaybına yönelik maddi tazminat talebi yönünden davanın REDDİNE, 2-5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'ndan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının manevi tazminat talebi yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin çektiği acı, ağrılarının, elem, keder ve ızdıraplarının bir nebze giderilmesini sağlayacak bir tutar olması gerektiğini, müvekkilinin oturduğu yerde direkt olarak üzerine gelen davalı ... yönetimindeki aracı gördüğünü ve dehşetle yapacak hiç bir şeyi olmaksızın çaresizce ölüm korkusu yaşadığını, akabinde müvekkillinin bilinçsiz bir şekilde hastaneye kaldırıldığını, sonrasında İzmir'e sevk edildiğini, müvekkilinin dizinde, ayağında kaburgalarında arazlar oluştuğunu,
şikayetlerinin aylarca sürdüğünü ve yaşam kalitesinin düştüğünü, davanın açılma tarihini 05/10/2017 olduğunu, o zaman talep edilen 15.000 TL'nin yaşanılan olumsuzluklar dikkate alındığında gayet düşük olduğunu, geçen sürede ekonomik olumsuz gelişmeler ve enflasyon oranları göz önüne alındığında yaşanılan durumları tatmin etmekten uzak olduğunu, talep edilen tutarın günün ekonomik koşulları karşısında değer kaybettiğini, buna rağmen yerel mahkemece hükmedilen tutarın yasanın aradığı koşullara uygun bir karar olmadığını, hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini belirterek,
yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet veren müvekkilinin maliki olduğu aracın diğer davalı ... tarafından çalındığını, müvekkilinin aracın çalınmasında hiç bir ihmal veya kusurunun olmadığını ve hatta sonrasında da her türlü cezai ve hukuki yola başvurarak yükümlülükleri yerine getirdiğini, sorumluluktan kurtulduğunu, soruşturma dosyasında verilen kararın yanlış değerlendirme sonucu oluşturulduğunu, haksız ve mesnetsiz olduğunu, tazminat davasında kurulan hükmün ise incelenmeksizin verildiğini hatta her türlü hukuki işlemin usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini,
davacının olayla illiyeti bulunan kalıcı fonksiyon kaybı bulunmadığı gibi sakatlık oranının da sıfır iken iş göremezlik kaybı hesaplanamayacağını, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurlu olmadığını, kendisinin de maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle aleyhine manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı ve davalılardan ... vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının söz konusu kazada yolcu olarak yer alması sebebiyle kusursuz olduğu,
davacıda kalıcı maluliyet olmasa dahi geçici işgöremezlik zararının kazaya sebebiyet veren sürücü, işleten ve sigortacıdan tahsil edilebileceği, davaya konu edilen kazada yaralanma sebebiyle davacının maruz kaldığı acı ve elemin giderilmesinin gerektiği, buna yönelik olarak tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü nazara alındığında davacı için takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde belirlendiği anlaşılmakla,
taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/791, K. 2025/160, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama