İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/864 K.2024/1836

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/677 Esas-2022/72 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca…

Esas2022/864Karar2024/1836Tarih11 Aralık 2024Okuma10 dk · 2.067 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Aralık 2024
Dosya no
2022/864
Karar no
2024/1836
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/06/2017 (Dava) - 27/01/2022 (Karar
Numarası
2017/677 Esas - 2022/72 Karar
Dava
Tazminat
Bam karar tarihi
11/12/2024
Karar yazım tarihi
11/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.067 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/677 Esas-2022/72 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

30/06/2016 tarihinde müvekkil, arkadaşı ... nün sevk ve idaresindeki Güzelbahçe yönünden Konak yönüne seyir eden ... plakalı aracın arka koltuğunun sol tarafında iken Sahilevleri Mahallesi Gürsel Caddesi'nde aracın sol arka kapı ve bagaj kısmına sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı iş makinesi çarptığını, çarpma sonucunda vücudunda kemik kırığı oluşması suretiyle yaralan müvekkilinin tesadüfen oradan geçmekte olan tanıdıkları ... ve ... tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ne götürüldüğünü, müvekkili hastaneye götürüldükten sonra ... ile davalı sürücü ... maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini, Ancak,

araç sürücüsü ... olayın şoku ile müvekkilin görünüş itibariyle herhangi bir yara almadığını düşündüğünden kaza tutanağında müvekkilin adı yaralı olarak geçmediğini, Müvekkilin kaza sonucu yaralandığı hususu, gerek içinde bulunduğu aracın sürücüsü ... ve aynı araçtaki diğer yolcu ... gerekse müvekkili hastaneye götüren ... ile ...'in tanıklıkları ile ispat edilebileceğini, Müvekkilinin, gözlük cam ve parçalarının alım satımı ile ithalat ve ihracatı üzerine çalışmakta olup ...

San. Tic. ve Ltd. Şti.'nin kurucusu ve çalışanı olduğunu, Müvekkilinin geçimini ticaret ile sağladığından işi gereği gerek dükkana gelen müşterilerle ilgilenmekte gerekse mal alım, satım ve teslimatları için dükkan dışında çalışmaktadır.

Bu bakımdan, işi masa başı bir işin aksine sürekli hareket halinde olmayı gerektirmek olduğunu, Ancak, takdir edilecektir ki bu denli hareket gerektiren bir mesleğin icrası, tedavi süresince istirahat etmek zorunda kalan müvekkil için mümkün olmadığını, Bu nedenle, müvekkilin çalışamadığı 4 ay boyunca iş ve kazanç kaybı da söz konusu olduğunu, Kaza, müvekkilin içinde bulunduğu aracın kendi şeridinde seyir halinde iken karşı şeritteki iş makinesinin çarpması sonucu gerçekleştiğinden sigorta ekspertiz raporuna göre sürücü ...

4100 hatalı bulunduğunu, Aynı şekilde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/101342 numaralı dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda da sürücü 7 ...'nun KTK”'nın 84. maddesi gereği asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Müvekkilin zararının karşılanması için 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca araç sahibi ...'nun sigortacısı ...

A.Ş.'ye başvurulmuş olmasına rağmen tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmamış ve zararımız karşılanmadığını, açıklanan sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 107. Maddesi gereği fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 10.000-TL geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı ve 10.000-TL tedavi giderleri ve ulaşım masrafı olmak üzere toplam 20.000-TL'nin 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...

A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000-TL manevi tazminatın 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazalarından kaynaklı tazminat talepleri Borçlar kanununa tabi olması nedeni ile Görevli mahkeme Asliye Hukuk mahkemeleri olup dosyanın bu nedenle görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, Davacı yan dava dilekçelerinde kaza tutanağının maddi hasarlı olarak tutulduğunu zira araç sürücüsü ... davacının görünüşü itibari ile herhangi bir yerinde yaralanma olmadığını gördüğünü ve bu nedenle tutanağın maddi hasarlı tutulduğunu açıklandığını,

müvekkillerde karakol ifadelerinde benzer bir beyanda bulunarak sürücünün hastahaneyi aradığını ve davacı yanda herhangi bir yaralanma ve bulgu olmaması üzerine iş bu kaza tutanağının birlikte tutulduğunu belirttiğini, Yine 30.06.2016 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Acil servisi kayıtlarında da davacı da yapılan tetkiklerde nörolojik muayenesi olağan leğen kemiği orta hatta minimal hassasiyet ve sol ayak dış kısmında hassasiyet olduğu bunun dışında herhangi bir bulguya kırık vs durum rastlanmadığı açıklandığını,

Davacı yan bir takım tedavi evraklarını dosyaya sunmuş ise de açıklandığı üzere bu tür kırığın her hangi bir nedenle oluşma ihtimalide yüksek olduğunu, Cumhuriyet başsavcılığınca alınan raporada katılmadıklarını, müvekkil bu raporda da açıklandığı üzere yola çıkan köpeğe çarpmamak amaçlı olarak manevra yapmak zorunda kalmış ve bir canlının hayatını kurtarayım derken hiç istemediği kazanın tarafı olduğunu, Bilirkişi raporunda kazada ki asli kusuru KTK 84/f maddesinde ki "Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma"fıkrası gereğince vermiş olsa da bunun kabulü mümkün değildir;

zira müvekkilinin bu manevrayı olağan üstü bir halin gerçekleşmesi nedeni ile yaptığını, durum bu kadar açık iken bu nedenle kusur izafesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu Madde 86 da İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur denildiğini, davaya konu kazada müvekkillerden ..."nun herhangi bir kusuru bulunmadığını,

Yalnızca aracın maliki olması nedeni ile Karayolları Trafik Kanununa göre kusursuz sorumluluğu söz konusu olduğunu, Yine Kabul anlamına gelmemek kaydı ile Türk Borçlar Kanununun 52.maddesinde “Zarar gören,zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir dendiğini, davacı yan kırığın kazadan kaynaklı olduğunu iddia etmiş ise de kaza sonrasında hastahaneye geç başvurması nedeni ile zararın artmasına neden olduğunu,

Kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı yan dava dilekçesinde 10.000,00 TL iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı 10.000,00 TL tedavi ve ulaşım masrafları olmak üzere 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, İş bu tazminat talepleri de fahiş olduğunu, Davacı yanın taleplerinin de açık açık belirlenmesi ve ne kadar tedavi giderleri ve ne kadar ulaşım gideri talebi olduğunun kalem kalem açıklanması buna ilişkin giderlerini ve istemlerini belgelemesi gerektiğini, Yine davacı tarafça 4 ay boyunca iş ve kazanç kaybı olduğu hususu belirtilmiş ancak dosyada hangi tarihlerde raporlu olduğu ve buna ilişkin doktor raporu bulunmadığını,

Yine Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna dair zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini, Davacı yanın istemiş olduğu tazminat fahiş ve haksız olduğunu, Bu nedenle buna ilişkin talebinde reddini ile davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yanlar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş (... Sigorta A.Ş) vekili cevap dilekçesinde özetle. 30/06/2016 tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı ... plaka sayılı iş makinesinin karıştığı trafik kazası neticesinde, müvekkil şirketçe sigortalı olmasından bahisle davacı için maluliyet tazminatı talep edilmektedir.Öncelikle davacı tarafça müvekkil şirkete dava açılmadan önce yapılan başvuru usulüne uygun olarak yapılmamıştır.

Davacı vekili tarafından müvekkil şirkete yapılan başvuruda gönderilen evraklar üzerinden bir tazminat hesaplaması yapılması mümkün değildir. Bu husus davacı vekiline başvuruya istinaden verilen cevapta bildirilmiştir. Müvekkil şirket tarafından hasar dosyasının tamamlanabilmesi için bir takım evraklar davacı vekilinden talep edilmiştir. Ancak davacı vekili tarafından herhangi bir cevap verilmemiş ve istenilen evraklar müvekkil şirkete gönderilmemiştir.

Davacı vekili hasar dosyasının tamamlanabilmesi için gerekli evrakları temin etmek yerine dava açmayı tercih etmiştir. Bu davanın açılmasında müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Sigorta şirketlerine dava açmadan önce başvurunun zorunlu tutulmasındaki amaç mağduriyetin dava yoluna nazaran çok daha kısa bir süre içerisinde giderilmesini sağlamaktır.

İşbu belirttiğimiz sebeplerden dolayı bir dava şartı olan zorunlu başvurunun usulüne uygun olarak yapılmamasından dolayı aleyhimize haksız olarak açılan davanın usulden reddini talep ettiklerini, ayrıca davacı vekilinin iddiasına göre kazadan sonra anlaşmalı maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanakta davacının adı yaralı olarak yer almadığını, bunun nedenini ise sürücü ...'nün olayın şokuyla davacının herhangi bir yara almadığını düşünmesi olarak gösterdiğini, Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ekte bir örneğini ibraz ettiğimiz poliçe ile sigortalı olduğunu teyit ettiklerini,

Teminatlarımız poliçenin ön yüzünde kayıtlı olduğunu, davanın kabülü alamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı taraf, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, Mezkur poliçede meydana gelen riziko hallerinde azami poliçe teminatları belirtildiğini, Fakat poliçelerde gösterilen ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu azami limiti gösteren meblağlar muaccel ve maktu meblağlar olmayıp, ancak uğranılan gerçek zararı karşılamak için ihdas edilmiş meblağlar olduğunu,

bu sebeple davanın açılmasından sorumlu olmadıkları için mahkemenizce davanın kabul edilmesi halinde faizden dava tarihi itibari ile sorumlu tutulmaları gerektiğini, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "...1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE; 2-4.033,00-TL geçici iş görmezlikten kaynaklanan maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 12/06/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, 4-Manevi tazminat davasının KABÜLÜ ile, 5.000-TL manevi tazminatın 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından; "....Mahkeme dosyasında düzenlenen 01/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin iş göremez kaldığı dönemdeki zararının 4.033,41-TL olduğunun tespit edildiğini ve mahkemece maddi tazminat yönünden bu rapora göre karar verildiğini, bilirkişi tarafından yapılan tespitte, bu bedelin müvekkilinin asgari ücretli olduğu yönünde hesaplama yapılarak belirlendiğinin belirtildiğini, ancak, müvekkili dava dilekçelerinde de belirttikleri ve vergi levhasını dava dilekçesi ekinde sundukları üzere ...

Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin iki ortağından biri olup 2020'den bu yana da tek ortağı olduğunu, müvekkilinin şirket ortağı ve çalışanı olarak mal alım satım vb. ticari ilişkiler nedeniyle sürekli hareket halinde olup çalışamadığı dönemde uğradığı zararın 4.033,41-TL gibi düşük bir miktar olmasının beklenemeyeceğini, müvekkili şirket ortağı iken bilirkişinin, müvekkilinin mağdur sıfatı ile verdiği ifadede düşük gelirli muhasebeci yazıldığı gerekçesine dayanarak asgari ücretten zarar hesaplamasının anlaşılabilir olmadığını,

bilirkişi raporuna karşı 11/01/2022 tarihli itiraz dilekçeleri ekinde Ticaret Sicil Gazetesi ile vergi levhası tekrar sunulmuş ise de mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin gerçek gelir durumu dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapılması gerektiğini, tedavi giderleri yönünden maddi tazminat hesabı yapılmamış olmasının dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin ...'nde tedavi gördüğü ve ...'nde ameliyat olduğu hususlarının dilekçelerinde belirtildiğini, makbuzların dosyaya sunulduğunu, ancak, bunlarla ilgili hiçbir hesaplama yapılmadığını ve bedele hükmedilmediğini, bu giderlerle ilgili iddia kanıtlanmasa bile,

yaralanmanın derecesi ve doktor raporları ile hastane kayıtları incelenerek uzman bir doktordan yaralanma nedeniyle yapılması zorunlu tedavi giderlerinin ne kadar olabileceği konusunda bilirkişiden görüş alınması gerektiğini, buna karşın zararın miktarı tam olarak belirlenmezse Borçlar Kanunu’nun 42.maddesi gereğince hakim tarafından somut olayın özelliği ve kapsamı da gözetilerek tedavi gideri yönünden uygun bir tazminata hükmedilebileceğini, mahkemece bu yön gözetilmeden tedavi giderine ilişkin dava bölümünün reddedilmesinin ayrıca bozma nedeni olduğunun denildiğini,

maddi tazminat taleplerinin yeniden tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de yeniden düzenlenmesine karar verilmesi konusunda istinaf başvurusu yapma zorunluluğu doğduğunu...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; 30/06/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, davacının uğramış olduğu zarara ilişkin kazanç kaybı ve tedavi masrafı ve ulaşım giderine ilişkin maddi tazminatın davalılardan tahsili ile bu kaza nedeniyle oluşan zarara ilişkin manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ve araç işleteninden tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Mahkemece talep edilen tedavi giderlerine yönelik istemin, herhangi bir belge sunulmadığı ve ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Olayın niteliği gereği bütün giderlerin belgelendirilmesi olağan hayat tecrübelerine aykırıdır. Bu konuda TBK' nun 50. maddesi yol gösterici nitelikte olup aynı zamanda zararın gerçek miktarını belirleyecek olan hakime de bir görev yüklemektedir.

Bu durumda davacıya hastaneler dışında yapılan masraflarını (ulaşım vs. gibi) kanıtlama imkanı tanınmalı, davacının bu giderlerini kanıtlayamaması halinde belgelenemeyen ancak tedaviye bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan ulaşım, refakatçi gideri gibi giderleri yönünden davacının tüm tedavi evraklarının getirtilerek yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre TBK.'nun 50/2 maddesi gereğince olayın özelliği değerlendirilmek suretiyle bu kalem istekler hakkında karar verilmesi gerekirken, tedavi gideri taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. (bkz. aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20/01/2015 tarihli ve 2013/13640 esas - 2015/609 karar sayılı ilamı).

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/677 Esas-2022/72 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının kararın kaldırılması sebep ve şekline göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/864, K. 2024/1836, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/864
Karar No
2024/1836
Tarih
11 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/864 K.2024/1943
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/865 K.2024/2022
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/866 K.2024/892
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/867 K.2024/1829
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/868 K.2024/757
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/868 K.2024/1783

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.