İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1939 K.2023/1583

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/08/2023 ara karar tarihli ve 2023/525 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine…

Esas2023/1939Karar2023/1583Tarih18 Ekim 2023Okuma10 dk · 2.051 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Ekim 2023
Dosya no
2023/1939
Karar no
2023/1583
İncelenen kararın mahkemesi
AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/08/2023 (Dava) - (15/08/2023 Ara Karar
Numarası
2023/525 Esas (Derdest Dosya
Dava
Şirket Yöneticisinin Azli-Kayyım Tayini
Talep
İhtiyati Tedbir
Bam karar tarihi
18/10/2023
Karar yazım tarihi
18/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.051 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/08/2023 ara karar tarihli ve 2023/525 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

TALEP

Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili dava ve talep dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı şirket ... Sanayi ve Tic. Ltd.

Şti'nin kurucu ortaklarından olduğunu, davalı ...'ın, Nazilli 2. Noterliği'nin 24.02.2014 tarihli ve 2055 yevmiye numaralı şube temsilci kararı ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak 50 yıllığına şube müdürü olarak seçildiğini, akabinde, 17.02.2022 tarihinden önce ilgili şirkette yüzde onluk bir pay sahibiyken, münferit şirket müdürü ...'den yüzde kırk üç oranında hisse devrini muvazaalı şekilde devraldığını ve şirketi münferiden tek temsile yetkili müdür haline geldiğini, ancak, şirket müdürü ...'ın, şirketi sevk ve idare ederken şirketin ortaklarının hak ve çıkarlarını gözetmediğini,

şirket ile ilgili hak ve yükümlülüklerini gerek şirket ana sözleşmesine gerek ilgili mevzuata uygun ve dürüst bir şekilde yerine getirmediğini, 17.02.2022 tarihinden sonra şirketin tek yetkilisi olan davalının ilgili mevzuattan ve şirket sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin ihlali ve kötü yönetimi katlanarak arttığını, bütün bunların yanında, kendinin ve ailesinin şahsi harcamalarını şirket hesabından yaptığını, bu şekilde haksız menfaat elde ettiğinin tespit edildiğini, Türk Ticaret Kanunu m. 626/1 hükmüne göre, müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini,

dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlü olduklarını, kanun koyucu müdürlerin özen yükümü ile şirket menfaatlerinin gözetilmesi yükümünü birbirinden ayırdığını,zira özen yükümü iş ve işlemlerde gösterilmesi gereken dikkati, ciddiyeti ve bilimselliği ifade ettiği halde şirket menfaatlerinin gözetilmesi yükümü ise, şirketin menfaatinin kişisel menfaatlere ve başkalarının menfaatlerine feda edilmemesi,

diğer menfaatlerin arkasına konulmamasını ifade eiğini, özen yükümlülüğü ile yöneticinin dürüstlük kuralı (MK m.2) gereğince şirketin menfaatinin gözetileceği öngörüldüğünü, davalı şirket müdürünn, kanundan ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemekte, görevi kapsamındaki işlerde gerekli özeni göstermemekte ve şirketin ve ortaklarının menfaatlerini ihlal etmekte olduğunu, iş bu sebeple, davalının şirket yönetiminden azli gerektiğini, müvekkilinin, dava dışı şirkette yüzde yedi hisse payıyla ortak olarak bulunduğunu, davalı şirket müdürünün kötü yönetimi,

özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi ve görevinin gereklerini yerine getirmemesi sebepleriyle müvekkilin, davalı ...'ın şirket yönetiminden azlini talep etme hakkı bulunduğunu, öncelikle davalı şirket müdürü, görevi kapsamındaki en temel yükümlülüklerinden biri olan Ortaklar Genel Kurulunu toplantıya çağırma yükümlülüğünü defaten ihlal ettiğini, ne yazık ki, davalı şirket müdürü tek temsil yetkisinin verdiği serbestliğe dayanarak şirket adına önemli kararları Genel Kurula danışmadan almakta, usulüne uygun bir Genel Kurul toplantısı çağrısı yapmamakta,

ortakların aile şirketlerine olan güvenini kötüye kullanarak toplantı yapılmadan düzenlenen Genel Kurul Karar Defterine ortakların imza atmalarını sağladığını, davalı şirket müdürü, şirketin banka hesaplarında bulunan paraları keyfi şekilde sarf ettiğinden, haklı davalarının kabulü ile davalı şirket yöneticisinin TTK'nın 630. maddesi uyarınca azline, davalı ...'ın şirket üzerindeki yetkilerinin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, mahkemece uygun görülmesi halinde tedbiren ve neticeten Mahkemece resen seçilecek yönetim ve temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "... İhtiyati Tedbir HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak, imkansız hale gelecek ya da ciddi zararlar oluşacağından endişe edilmesi halinde dava konusu üzerine ihtiyati tedbir konulabilir. Çekişmesiz yargı işlerinde de aynı hüküm uygulanır.

Ancak ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.

Dava dilekçesi ekleri incelendiğinde davacının yaklaşık ispat vasıtası olabilecek mahiyette delil ibraz etmediği, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunmadığı, yine Türk Medeni Kanunu'nun 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağını belirttiği, davacı vekilinin açtığı davada delillerin henüz toplanmadığı, yönetim kayyımlığının, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemi olduğu, dosyadaki mevcut delillerden dava dışı şirketin yönetim organının mevcut olduğu,

şirketin organsız kalma durumunun bulunmadığı, davacının talep ettiği ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığı, aslolanın şirketin faaliyetlerinin devamının yöneticiler tarafından sürdürülmesi olduğu, mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık ispatında gerçekleşmediği..." gerekçesiyle "...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, dava dışı şirket ... Sanayi ve Tic. Ltd.

Şti'nin kurucu ortakların olduğunu, davalı ...'ın, Nazilli 2. Noterliği'nin 24.02.2014 tarihli ve 2055 yevmiye numaralı şube temsilci kararı ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak 50 yıllığına şube müdürü olarak seçildiğini, akabinde, 17.02.2022 tarihinden önce ilgili şirkette yüzde onluk bir pay sahibiyken, münferit şirket müdürü ...'den yüzde kırk üç oranında hisse devrini muvazaalı şekilde devraldığını ve şirketin münferiden tek temsile yetkili müdür haline geldiğini, ancak şirket müdürü ...'ın, şirketi sevk ve idare ederken şirketin ortaklarının hak ve çıkarlarını gözetmemiş,

şirket ile ilgili hak ve yükümlülüklerini gerek şirket ana sözleşmesine gerek ilgili mevzuata uygun ve dürüst bir şekilde yerine getirmediğini, 17.02.2022 tarihinden sonra şirketin tek yetkilisi olan davalı ...'ın ilgili mevzuattan ve şirket sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin ihlali ve kötü yönetiminin katlanarak arttığını, bütün bunların yanında, kendinin ve ailesinin şahsi harcamalarını şirket hesabından yaptığı, bu şekilde haksız menfaat elde ettiğinin tespit edildiğini, 17.02.2022 tarihinde şirketin tek yetkilisi haline gelen ...'ın, bu tarihte,

şirketin kurucu ortaklarından olan ...'in %51'lik hissesinin %43'lük kısmını ...'den muvazaalı şekilde devraldığını, işbu işlemin iptali talebi ile ...'in mirasçısı ... tarafından dava açıldığını, bu davanın Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1020 E. sayılı dosyası ile derdest olduğunu, muvazaalı şekilde hisse devirlerini temlik eden davalının, açıkça kötü niyetli olduğunu, şirketin %51'lik pay sahibi olan ortak ve şirket yetkilisi davalı yan, en yüksek pay sahipli ortak ve şirket müdürü olarak şirketi tekeline aldığını, ortakları bu tarihten itibaren sürekli olarak uzaklaştırma çabasına girdiğini,

şirket iş ve işleyişi ile alakalı hiçbir bilgi vermemeye başladığını, şirket kuruluşundan bugüne değin ise şirket ortaklarına hiçbir şekilde kar dağıtımı yapılmadığını, davalı şirket müdürü gerek naylon fatura kullanmak suretiyle işlem tesis ettiğini ve gerekse de faturasız işlem tesis etmek gibi iş ve işlemler ile Kanun'da düzenlenen yükümlülüklere aykırı hareket ettiğini müvekkilinin şifahen öğrendiğini, ... Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti'den alınan profil, lastik, döküm ve susta hizmetlerinin, şirketin hiçbir aracında kullanılmayacak nitelikte olduğunu, aynı gün dava dışı şirket hesabından anılan ... ... Ltd. Şti hesabına gönderildiğini ve yine tesadüftür ki aynı gün içerisinde ilgili şirket hesabından çekildiğini, davalı şirket müdürünün, talimatı ile şirket çalışanlarından ... ve ... tarafından paranın teslim alındığını, şirket müdürünün talimatı ile şirket müdürüne teslim edildiğini, ... ... Ltd.

Şti. ile, ... arasında imzalanan hazır beton satış sözleşmesine istinaden alıcı ... tarafından tanzim edilen, 25.11.2022 vade tarihli, ... Bankasına ait 8863574 seri numaralı, 63.000,00 TL değerindeki çek ve 28.12.2022 vade tarihli, ...

Bankasına ait 88633575 seri numaralı, 63.000,00 TL değerindeki çeklerin ödemesinin şirket hesaplarından hangi banka hesabına yatırıldığının tespit edilemediğini ve müvekkiline de bilgi verilmediğini, davalı şirket müdürünün, şirketin ihtiyacı olmamasına rağmen şirket taşınır ve taşınmazlarını elden çıkardığını, şirketin faaliyet alanlarındaki stokları bitmek üzere olduğunu, şirket tüzel kişiliğine ait taşınmazların kira bedellerinin şirketin hangi harcamalarında kullanıldığının da müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadığını, davalının tabir-i caizse şirketin içini boşalttığını, bu durumun artık müvekkil için katlanılamayacak durumda olduğunu,

müvekkilinin haklarını zedeleyici bir olgu haline geldiğini, davalı ...'ın, adı geçen şirketi kendi keyfi işlemleri ile idare ettiğini, dava dışı şirkette hali hazırda herhangi bir yönetim organı bulunmadığını, şirketin davalının tekelinde olduğunu belirterek, yerel mahkemenin 15/08/2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davalı şirketin temsilcisi olan davalı ...'ın yönetim ve temsil yetkisinin 6102 sayılı TTK' nın 630/2 maddesi uyarınca kaldırılması, azli ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.

Talep konusu ise; şirket malvarlığı kapsamındakı araçların, iş makınalarının ve ekipmanın haksız devirlerinin meydana gelmesini engellemek, 3. Kişilere satılmasının ve devredilmesinin önüne geçmek için yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere satışı ve devri engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına, bu nedenle şirket adına kayıtlı kamyon, tır, çekici ve sair motorlu araçlar bakımından İzmir ve Ankara Trafik Tescil Şube Müdürlükleri nezdinde tescil kayıtlarına tedbir konulmasına, şirket adına kayıtlı iş makinaları bakımından İzmir Ticaret Odasında bu amaçla tutulan sicil nezdinde sicil kayıtlarına tedbir konulmasına,

yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar tedbiren davalı ortak ve müdür ...' nin münferit imza yetkisinin ihtiyati tedbir olarak kaldırılıp, şirket yönetim ve temsil yetkisinin tedbiren davacı ... ve diğer ortak ...'ye müştereken bırakılmasına; ya da sayın mahkeme aksi kanaatte ise, yargılama süreci boyunca bu yetkinin tedbiren kayyıma verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece; davacının ihtiyati tedbir taleplerinin ve şirkete kayyım atanması taleplerinin reddine karar verilmiş olup, ara kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

6100 sayılı HMK.'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389/2. maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 390/3. maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.

Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK.'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.

Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.

Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.

Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'nda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, mevcut dosya kapsamı, delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesi için haklılığını yasaya uygun ve yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla, mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, yaklaşık ispatın bu aşamada gerçekleşmemiş olmasına, ayrıca şirkette organ boşluğu mevcut olmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı/ihtiyati tedbir vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/525 Esas sayılı ve 15/08/2023 tarihli ara kararına karşı davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA; 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın 6100 sayılı HMK.''nun 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

7-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/10/2023

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1939, K. 2023/1583, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Talep
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1939
Karar No
2023/1583
Tarih
18 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1939 K.2023/1641
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1940 K.2023/1565
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1948 K.2023/1659
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1949 K.2023/1653
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1950 K.2023/1505
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1954 K.2023/1820

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.