KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Dosya no
- 2023/2317
- Karar no
- 2023/2074
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 09/10/2023
- Numarası
- 2023/571 Esas (derdest
- Dava
- Genel Kurul Karar İptali
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Bam karar tarihi
- 21/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 21/12/2023
Karar Metni
1.346 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2023 ara karar tarihli ve 2023/571 Esas (derdest) sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket nezdinde 520 oranında pay sahibi olduğunu, 14.07.2023 tarihli genel kurulun TTK.m.420 maddesine istinaden ertelenmesi üzerine dava konusu 15/08/2023 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, altı nolu madde ile hakim ...'ye huzur hakkı olarak aylık net 200.000,00-TL ve net kar üzerinden %2 net prim verilmesinin kararlaştırıldığını, bu kararın şirketin ortaklarına kar dağıtılmamasına yol açabileceğinden kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu bildirerek,
15/08/2023 tarihli genel kurul toplantısında 1, 4, 6, 7, 8 ve 9.maddeler ile alınan kararların iptali zımnında "hakim ortak ...'ye yıllık net 2.400.000,00 TL huzur hakkı ve net kar üzerinden %2 net prim verilmesi"ne ilişkin genel kurul kararının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP
Aleyhine İhtiyati tedbir istenilen (davalı) vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın erteleme talebi üzerine yapılan genel kurul toplantısında muhalefet şerhi açıklamadığını, sadece kararlara olumsuz oy verdiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, ...'nin şirkette hem tek yönetim kurulu üyesi hem de kuruluştan beri 23 yıldır genel müdür görevlerini yerine getirdiğini, bu sayede başka hiçbir profesyonel yönetici maliyetine katlanılmadığını bildirerek, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece; "...Tüm dosya içeriği, ticaret sicil dosyası örneği, dava konusu genel kurul toplantı tutanağının değerlendirilmesi sonucunda; davalı şirketin yönetim kurulu başkanının ... olmasına ve uzun yıllardır bu görevi sürdürmesine, yürütülmesinin geri bırakılması istenilen "hakim ortak ...'ye yıllık net 2.400.000,00 TL huzur hakkı ve net kar üzerinden %2 net prim verilmesi"ne ilişkin genel kurul kararının icrasının geri bırakılmaması halinde şirket tüzel kişiliğinin,
şirket alacaklılarının ve/veya pay sahiplerinin telafisi mümkün olmayan zarara uğrayacağı vakasının yaklaşık ispat seviyesinde ispatlanamaması... " gerekçesiyle ".... davalı şirketin "hakim ortak ...'ye yıllık net 2.400.000,00 TL huzur hakkı ve net kar üzerinden %2 net prim verilmesi"ne ilişkin genel kurul kararının tedbiren durdurulması yönündeki davacı vekili talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; talep dilekçesini tekrar ile kar dağıtımı yapmayan hakim ortağın üstü kapalı şekilde haksız ve hukuka aykırı olarak kendisine çıkar sağladığını, ülkemizin ciddi bir ekonomik kriz içinde olduğunu, yasal dayanağı olmayan net satışlar üzerinden net yüzde iki prim ve fahiş aylık 200.000,00-TL huzur hakkının şirkete ekonomik açıdan ciddi zarar vereceğini, red kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali davası davasında, iptali istenilen yedi (7) numaralı genel kurul kararının icrasının geri bırakılması istemine ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; hüküm ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/1 maddesindeki;
mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.
Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nun 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir.
Eldeki davada 14/09/2023 tarihli tensip tutanağının dokuz nolu ara kararı ile dava konusu yönetim kurulu görüş bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verildiği, ancak dosya içerisinde ve uyap ortamından öyle bir görüş dilekçesinin bulunmadığı görülmüştür.
Somut olayda, davaya konu genel kurulun yedinci maddesi ile hakim ortak ...'ye yıllık net 2.400.000,00 TL huzur hakkı ve net kar üzerinden %2 net prim verilmesine karar verildiği, ihtiyati tedbir isteyen davacının anılan maddeye muhalefet şerhini tutanağa geçirttiği, yedi numaralı genel kurul kararının tedbiren yürütmesinin durdurulmasını talep ettiği, talep gerekçesinde davacının ve diğer şirket ortaklarının, davalı şirketten alacakları kar paylarının bu karardan olumsuz anlamda etkilenme ihtimalinin bulunduğunu belirttiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nun 389.maddesi gereğince dosyadaki bilgi belgelere göre açılan davanın mahiyeti de gözetildiğinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale gelme veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı anlaşıldığından, ihtiyati tedbirin iş bu davada şartları oluştuğundan, ihtiyati tedbir talep eden (davacının) ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak Dairemizce HMK nın 353/1/b/2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2023 tarihli ve 2023/571 Esas (derdest) sayılı ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESASTAN KABULÜNE; İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının HMK.'nun 353(1)b-2 gereğince KALDIRILARAK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
"1-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, takdiren 100.000,00 TL nakdi teminat veya teminat mektubu karşılığında 15/08/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan yedi (7) numaralı karar gereğince hakim ortak ...'ye yıllık net 2.400.000,00 TL huzur hakkı ve net kar üzerinden %2 net prim verilmesine ilişkin genel kurul kararının icrasının dava sonuna kadar geri bırakılmasına (teminat alınmasına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine)
2-Alınması gereken ihtiyati tedbir harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbir görülmekte olan dava içinde verilmiş olduğundan, ihtiyati tedbir talep eden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İhtiyati tedbir kararı talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek nihai karar ile değerlendirilmesine,
5-İhtiyati tedbirin infazı ve teminat alınması yönündeki işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,"
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2317, K. 2023/2074, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama