İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/121 K.2024/109

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 ara karar tarihli ve 2023/660 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2024/121Karar2024/109Tarih25 Ocak 2024Okuma11 dk · 2.143 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Ocak 2024
Dosya no
2024/121
Karar no
2024/109
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/11/2023
Numarası
2023/660 Esas (Ara Karar) Derdest Dosya
Davanın konusu
Ticari Şirket (Fesih İstemli
Bam karar tarihi
25/01/2024
Karar yazım tarihi
25/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.143 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 ara karar tarihli ve 2023/660 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin kurucularından olan muris ...'in 26/02/2023 tarihinde vefat ettiğini, ...'in vefatından sonra mirasçı olarak müvekkili ile annesi ...'in kaldığını, şirket hisselerinin de 1/2 oranında müvekkiline 1/2 oranında ...'e intikal ettiğini, mirasçı ...'in yaşından dolayı hisseleri yürütemeyeceğinden kızı müvekkili ...'e, bir kısım hisseyi müvekkili ...'e devrettiğini, son hali ile %47,5 hissenin müvekkili ... adına %2,5 hissenin müvekkili ... adına kayıtlı olduğunu,

şirkette %50 oran müvekkillerinde olmasına karşın diğer şirket ortaklarından ...'nın muris ...'in kendisine borçlu olduğunu iddia ederek tutanak şeklinde hazırlanan ve alttaki isim soyisim kısımları bilgisayar çıktısı şeklinde olan tarafların sadece imza atılması yönünde hazırlanan evrak gösterdiğini, müvekkilinin abisinin vefatının üzerinde büyük bir üzüntü ve elem oluşturması ve bir kısım tehditlerle imzanın murise ait olup olmadığını araştırmadan bütün evrakları imzaladığını, borcun ispatına yeterli olmayıp geçersiz bir belge türünde olduğunu,

müvekkilinin bu belgeyi görerek hisselerini bila bedel olarak yani karşılıksız olarak devrettiğini, müvekkili tarafından bu sözleşmelerin geçersiz olduğuna dair yazılı bildirimin ilgili kişilere ihtar edildiğini, müvekkilinin iş yerinde sürekli olmasına karşın uzun süredir yönetim kurulu toplantısının yapılamadığını, bilgi alınamadığını, müvekkilinin özel durumlarımdan dolayı hastanede olamayacağı bir zamanda yönetim kurulu toplantı çağrısının yapıldığını, müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle katılamadığı toplantının yakın bir tarihe ertelendiğini, toplantı gündemine müvekkilinin şirket menfaati ve işleri bakımından,

defalarca bildirmiş olduğu acil konuların gündeme eklenmediğini ve özellikle genel kurul ile ilgili olan gündem planının konulmadığını, sürekli olarak şirketten yüklü miktarda para çıkışı olduğunu, bu para çıkışlarının bir kısmının çalışanlara elden ödenerek yapıldığını, şirket ortaklarına aylık olarak ödenen ücretlerin şirket çalışanlarına talimat yoluyla bankadan elden ödeme şeklinde çıkışının yaptırıldığını, bir çok miktarın çalışanlar yoluyla çekildiğini ve akıbetinin belirli olmadığını, şirketten diğer ortaklığı bulunan şirketlere de yüklü miktarda para akışı bulunduğunu,

o şirketlerde bu para akışının detayı ile birlikte nereye ödeme yapıldığının belirli olmadığını, şirket mali kayıtlarına paranın nasıl yansıtıldığının, elden para çekilmesine karşın para ödemelerine ilişkin fatura ve makbuzun müvekkiline gösterilmediğini, gereksiz sözleşmeler yapılarak şirketi borçlandırılmaya gidildiğini, bu sözleşmeler karşılığında yüklü miktarlarda borçlandırma veya ödeme yapıldığını, müvekkilinin şirketin %46 hisse sahibi ve yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen şirket müdürünün,

muhasebe ve diğer birimlerden bu harcamalara ilişkin bilgi ve belge almak istemesine karşın hiç bir bilgi paylaşımının şirket tarafından yapılmadığını, hastanedeki yönetim katı olan özel kartlarla girilen 6. katta müvekkilin yönetim odasında gizlice yerleştirilmiş dinleyici cihazı ve mekanizması bulunduğunu, bu duruma ilişkin müvekkilinin şikayette bulunduğunu, hastanedeki güvenlik kameralarına müvekkilinin bakmak istemesine karşın davalı şirket tarafından gösterilmediğini, müvekkilinin o güne dek olan güvenlik kameralarına erişim hakkının kapatıldığını, müvekkilinin haberi,

bilgisi ve izni olmaksızın şirket tarafından tahsis edilen özel şoförünün işine son verildiğini, müvekkilinin can güvenliğinin risk altında olduğunu, müvekkilinin şirket bilgilerine rahat ulaşım sağlaması gerekirken bilgilendirilme yapılan bütün whatsap gruplarından çıkarıldığını, sürekli olarak kullandığı şirket mailinin kapatıldığını, bankalardan akış sağlanması için maile ihtiyaç duyulduğu için mailin tekrardan kullanıma açıldığını, şirket bilgilerine müvekkili dışındaki diğer şirket ortaklarının rahatlıkla ulaşabildiklerini ve yönlendirebildiklerini,

yönetim kurulu üyesi ve şirket ortağı olmayan şirket müdür ...'ın müvekkilinden daha yetkili olarak kayıtlara ulaşabildiğini ve müvekkili tarafından bu bilgiler istendiğinde verilemeyeceğini rahatlıkla söyleyebildiğini, bundan sonra ki süreçte ortaklık açısından şirketin devamının mümkün olmayacağını bildirerek, şirketin feshi zımnında müvekkilinin güvenliğinin ciddi derecede tehdit altında olması, diğer ortaklığı bulunan şirketlere yüklü miktarda para akışının olması ve bu paraların nerelere harcandığının belli olmaması,

gereksiz borçlanmalarla şirketin borçlandırılması gibi sebeplerle dava sonuna kadar şirketin yönetimi için ivedilikle kayyım atanmasını talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin kurulma amaçlarının arasında insan bedenine bütüncül olarak bakan bir tıbbi yaklaşım tarzı benimseyerek insan sağlığına hizmet edecek tedavi hizmetleri sunmak, ilaçları üretmek, bunlar için gerekli altyapıları kurmak olup şirketin merkez ve 3 şubesi bulunduğunu, şirket bünyesinde kimyager, diyetisyen gibi kalifiye 16 personel istihdam edilmekte olup AR-GE faaliyetlerinin üretim, satış ve hizmet sunumu gibi kuruluş amacına, hedeflerine uygun ticari faaliyetlerin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, müvekkili şirketin,

sağlıklı ve doğal ürünler üreterek satışa sunulan bir kafeterya işlettiğini ve bu kafeteryadan gelir elde ettiğini, şirketin 2023 yılı Eylül ayı gelirinin yaklaşık 11,5 milyon Türk Lirası olduğunu, şirket merkezi, kantin işletmesi, AR-GE laboratuvarı dışında şirketin, ticari faaliyetlerini genişletmek amacıyla müvekkili şirkete ... Bölgesi tarafından parsel tahsisi yapıldığını, kredilerinin ödendiğini, ayrıca ....

Bölgesinde 5.000 m2 büyüklüğünde fabrika arsası edinildiğini ve fabrika inşaatının devam ettiğini, müvekkil şirketin, ...

Laboratuvar A.Ş. unvanıyla 2016 yılında kurulduğunu, 21.09.2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunan müvekkili şirketin 08.09.2017 tarihli genel kurul kararı ile davacılardan ...'in ağabeyi; ...'in dayısı rahmetli ...'in şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, müvekkili şirketin diğer yönetim kurulu üyesi ... ile birlikte müştereken temsile yetkili kılındığını, 02.04.2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunan 25.03.2019 tarihli genel kurul kararı ile müvekkili şirketin unvanının ...

A.Ş. olarak değiştirildiğini, müvekkili şirketin 17.10.2023 tarihli yönetim kurulu toplantısında oybirliği ile 17.11.2023 tarihinde olağan genel kurul yapılması kararı alınmasına rağmen daha sonra davacılar tarafından yönetim kurulu kararının 17.11.2023 tarihinde olağan genel kurul yapılmasına dair 3.maddeye muhalefet şerhi düşülerek imzalandığını, daha sonra "Yönetim kurulu kararı olmadan alınan 17.11.2023 tarihinde Olağan Genel Kurul toplantısı yapılması kararının iptaline,

kararı yürütmesinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi" talebiyle haksız ve kötü niyetli olarak mahkememizin 2023/708 E.sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava dilekçesinin 2-3-4-5-6-9-10-11-12 numaralı bentlerinde yer alan anlatımların müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirketin dahil olmadığı,

müvekkili şirketi ilgilendirmeyen hususların işbu davaya konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin feshini gerektirecek koşulların hiçbirinin oluşmadığını, davacıların haber ve bilgi alma haklarının engellendiğine ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, bu iddialarının herhangi bir dayanağı bulunmadığını, davacıların pay sahipliği dışında yönetim kurulu üyesi olarak yönetim kurulu toplantılarına davet edildiğini ancak kötü niyetli olarak katılmadıklarını, davacıların TTK'nun 437, 438, 439 ve 440.madde hükümlerinde düzenlenen şekilde herhangi bir işlem yapmadıklarını,

bu nedenle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen üç ayrı fesih nedeni hakkında somut deliller ileri sürülmediğini, dava sebebinin belli olmadığını, davanın hangi hukuki sebebe dayandığının HMK'nun 119.maddesi uyarınca açıklanması gerektiğini, müvekkili şirketin münferiden temsil ve ilzamının mümkün olmadığını, halihazırda müvekkili şirketin müşterek imza ile temsil ve ilzam edildiğini, müşterek imzalardan birinin davacılar ... ya da ...’den birisinin olmasının yasal olarak zorunlu olduğunu,

bu nedenle şirketten davacılar ... ya da ...’in imzası olmadan herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin TTK'nun 353.madde gereğince feshinin mümkün olmadığını, aynı Kanunun 353/4.maddesine göre işbu davanın süresinde açılmadığını bildirerek, öncelikle davanın reddi ile davacıların paylarının ödenmesi ve şirketten çıkarılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "....dava sonuna kadar şirketin yönetimi için tedbiren kayyım atanması" yönündeki davacılar vekili talebinin reddine...." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin vefat nedeniyle üzüntüsünü yaşarken bir anda ... A.Ş.'nin bölünmesi ile karşı karşıya kaldığını, davacı müvekkillerinin bölünmeye karşı da gerekli genel kurul kararlarını şirketin lehine olduğu söylenerek imzaladığını ve detayını araştırmadığını, 26/06/2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ile birlikte ... A.Ş. Tam bölünme yoluyla ... Şirketi ve ...

Şirketi'ne hisselerinin aktarıldığını, ayrıca muris ...'in imzası basit bir imza olup herkes tarafından atılabilen bir imza olduğunu, kendilerince yaptırılan ve delil dilekçemizde sundukları ayrı ayrı 2 kriminal raporunda murisin imzalarının basit terditli imza şeklinde olduğunun tespitinin yapıldığını, bu durumda evraklar üzerinde bulunan imzanın Muris ... tarafından atılıp atılmadığının tespitinin oldukça güç olduğunu, bu nedenle şirket içerisinde önemsiz atfedilebilecek bir çok belge çalışanlar tarafından muris ... atmış gibi imzasının da atılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu,

bu türlü belgeler karşılığında kim tarafından atıldığı belli olmayan belge vasfı taşıdığından dolayı da ispatı başka bir yazılı delille ispatlanmasının gerektiğini, davacı müvekkile muris ...'in imzası olarak gösterilen borçlu olduğuna dair belgedeki imzada yine basit imza şeklinde olup kimin tarafından atıldığının da belirli olmadığını, bu şekilde bir belge borcun ispatına yeterli olmayıp geçersiz bir belge türünde olduğunu, davacı müvekkilinin bu belgeyi görerek hisselerini karşılıksız olarak devrettiğini, Borçlar Kanunu 28. ve devamındaki maddeler gereğince yapılan bu sözleşmenin geçersiz bir sözleşme niteliği taşıdığını,

davacı müvekkil tarafından bu sözleşmelerin geçersiz olduğuna dair yazılı bildirimi ihtarname ilgili kişilere bildirdiğini, kimse bu derece bir hisseyi bedelsiz olarak bir başkasına devretmesinin düşünülemeyeceğini, davacı müvekkillerin ... Şirketi ve ...

Şirketi'nin %46 oranında hisse sahibi olduklarını, müvekkil ... yönetim kurulu üyesi başkan vekili diğer müvekkili ... ise şirkette yönetim kurulu üyesi olduğunu, ayrıca tehditvari sözlerle de davacı müvekkilinin karşı karşıya kaldığını, bu konuya ilişkin olarak İzmir Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/24240 soruşturma sayılı dosyasıyla şikayette bulunulduğunu, savcılık şikayeti içeriği görüldüğünde de müvekkilinin hem kendi hemde ailesinin can güvenliği hakkında ciddi derecede endişe edildiğinin de görüldüğünü,

bunlarla birlikte şirket ortaklarından ... davacı müvekkil ... ile annesi ... adına altın borçlanma iddiasıyla Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/459 E. sayılı dosyasıyla dava açıldığını, müvekkilinin iş yerinde sürekli olmasına karşın uzun süredir Yönetim Kurulu toplantısının da yapılmadığını, yönetim kurulu toplantısını sormak, bilgi edinmek ve müzakere etmek istediği birçok önemli şey olmasına karşın bir türlü toplantının yapılmadığını ve bilgide alamadığını, davacı müvekkilinin özel durumlarımdan dolayı hastanede olamayacağı bir zamanda yönetim kurulu toplantı çağrısı yapıldığını,

müvekkilinin sağlık sorunları bulunmasına karşın katılamadığı toplantıyı da yakın bir tarihe ertelendiğini, toplantı gündemine bakıldığında da davacı müvekkilinin şirket menfaati ve işleri bakımından, defalarca bildirmiş olduğu acil elzem konuların gündeme eklendiğini ve özellikle genel kurul ile ilgili olan gündem planı konulduğunu, öncelikle ... A. Ş.'den ... A.Ş.'ye yüklü miktarda para aktarıldığını, ...

A.Ş.'nden de temettü ödemesi yapıldığı gösterilerek, temettü ödemesi ...

A.Ş.'ye aktarıldığını, ayrıca davacı müvekkillerin temettülerin aktarılmasına ilişkin bir isteği ve onayı bulunmadığını, aktarılan bu yüklü miktardaki paranın akıbetinin de belirli olmadığını, ...A.Ş. tarafından yapılan inşaatın başlamasının üstünden henüz 10 ay geçmişken bu kadar yüksek miktarda çekilen kredi aktarılan paraların ne olduğunun da bilinmediğini, ayrıca kaba inşaatı devam eden bu şekilde bir yapıda maliyetlerinde çok fazla olduğunu, ...

A.Ş. fabrika inşaatı için kurulan bir firma olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesi'nde de görüldüğü üzere 26/03/2019 tarihinde tescil ettirilerek kurulduğunu, İnşaat çalışmaları 2022 yılının 12. ayında başlamış olmasına karşın şirketin 2019 yılında kurulmasına müteakiben yüklü miktarda kredi çekilmiş ve şirketin borçlandırıldığını, gelen maillerde yüklü miktarda başka şirketlere para çıkışı yapıldığını, müvekkilinin 2023 yılının 6. ayına kadar pay defterine ulaşımı sağlamış ve pay defterlerinin her sayfasının fotoğrafını aldığını,

daha sonrasında pay defteri istemesinde pay defterinin İzmir iline hiç gelemeyen diğer ortağın aldığı söylenerek ulaşımının engellendiğini, şirket müdürü ve çalışanlarının dahi davacı müvekkilden kat kat üstte maaş aldığını, tüm bu nedenlerle mahkemenin 24/11/2023 tarihli dava sonuna kadar şirketin yönetimi için tedbiren kayyım atanması yönündeki taleplerinin reddine dair ara kararınına karşı itirazlarının kabulü ile şirket yönetimi için tedbiren kayyım atanmasını talep etmiştir

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davalı anonim şirketin işletme konusunun gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği iddiasıyla 6102 sayılı TTK' nın 353. Maddesi uyarınca feshi istemine ilişkindir.

Talep ise; dava süresince şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir.

Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

TMK 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu takdirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK 530. madde gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir. ( Aynı yönde Yargıtay 11. H.D'nin 2018/4319 E - 2019/5759 K sayılı içtihadı )

TTK 636/II madde de "uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmesi için süre belirler. Buna rağmen durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verir." denmektedir.

Eldeki talep, davalı anonim şirketin işletme konusunun gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği iddiasıyla 6102 sayılı TTK' nın 353. maddesi uyarınca feshi ve dava süresince şirkete yönetim kayyımı atanması istemini içermekte olup, organ boşluğu olmayan şirkete kayyım atanması düşünülemez. Ayrıca, davacı tarafın iddiaları yargılamayı gerektirmekte olu, bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleştiğinden de söz edilemez. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi ara kararı yerinde ve hukuka uygun görülmüş, davacı tarafın istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 tarih, 2023/660 Esas sayılı ara karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60-TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan toplam 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL'nin davacılardan tahsili ile, hazineye irat kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/121, K. 2024/109, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/121
Karar No
2024/109
Tarih
25 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/121 K.2024/86
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/122 K.2024/311
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/122 K.2024/163
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/123 K.2024/140
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/124 K.2024/99
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/125 K.2024/56

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.