KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1908
- Karar no
- 2024/1655
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/07/2024 (Dava) - 18/09/2024 (Karar
- Numarası
- 2024/406 Esas - 2024/570 Karar
- Talep
- Ticari Şirkete Temsil Kayyımı Atanması
- Bam karar tarihi
- 20/11/2024
- Karar yazım tarihi
- 20/11/2024
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2024 tarih ve 2024/406 Esas - 2024/570 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/471 E.sayılı dosyası ile müvekkili ve ... Şti.ve müflis ... arasında alacak ve menfi tespit davasının bulunduğunu, mahkemece 29/05/2024 tarihli duruşmada davalı ... Ltd. Şti.' nin temsilcisinin bulunmadığından bahisle temsilci kayyımı atanması için üç aylık süre tanınmasına karar verildiğini bildirerek, TMK'nun 427/4.maddesi gereğince sözü edilen dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ... Şti.ne temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "... şirketin tüm hissesine sahip ortaklar ... ve ...'ın -süreleri sona erse dahi önemli işleri yapma yetkilerinin devam ettiği hususu da gözetilerek- yönetim ve temsil görev ve yetkilerinin devam ettiği, yeni yönetim kurulu seçilene kadar eski yöneticilerin davaları takip etmesinin mümkün olduğu, buna bağlı olarak kayyım tayini istenmesinin hukuka uygun olmadığı..." gerekçesiyle kayyım tayini talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/471 E. sayılı dosyasının 06.03.2024 tarihli duruşmasına verilen 1.nolu ara karar ile temsil kayyımı talep edilen davalı ... Ltd. Şti.'nin iflas edip etmediği, faal olup olmadığı ve temsilcilerinin Ticaret Sicil müdürlüğünden sorulmasına karar verildiğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı ile; davalılardan ...
Ltd.Şti.' nin halen faal durumda olduğu, 03.06.2013 tarihi ile ...'ın 10 yıl süre ile münferiden şirketin temsilcisi olarak seçildiği ancak yetki süresinin 03.06.2023 tarihinde sona erdiği ve yeni atama yapılmadığının tespit edildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.05.2024 tarihinde yapılan duruşmasında verilen 1. Nolu ara karar ile; ...
Şti.' nin faal durumda olduğu ancak hali hazırda bir temsilcisinin bulunmadığı anlaşılmakla temsil kayyumu atanması için davacı vekiline talebi doğrultusunda 3 aylık süre verilmesine, davacı vekiline işlemleri yapması için yetki verilmesine " karar verildiğini, mahkemenin ara kararı doğrultusunda ...ne temsil kayyumu atanması için tarafımıza verilen 04.07.2024 tarihli yetki belgesi'ne istinaden iş bu davanın açıldığını, ancak yerel mahkemece taleplerinin reddine karar verildiğini, Medeni Kanun Madde 427:Vesayet makamı,
yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hâllerde bir yönetim kayyımı atar: 4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, şeklinde belirtildiğini, bu nedenle İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/471 E., sayılı dosyasından verilen 04.07.2024 tarihli Yetki Belgesi ve Medeni Kanunun 427/4.maddesi gereğince, İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/471 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ...ne temsil kayyımı atanması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/471 esas sayılı dosyasında davalı olan şirkete temsilcisinin süresinin dolması nedeniyle temsilcisi bulunmadığı gerekçesiyle temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, kayyım tayini talebinin reddine karar verilmiş olup, karar talep eden/davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun limited şirketlere ilişkin "B)Yönetim ve Temsil" üst başlığı ile başlayan 623 vd.madde hükümlerinde müdürlerin görev sürelerine ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır. Konuyla ilgili olabilecek sadece 629/1.maddesi ile "müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır" şeklinde hüküm konulmuştur.
Bu bağlamda ana sözleşmede görev süresi sona erdiğinde, yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine ilişkin bir hüküm olmaması durumunda, süreleri dolsa dahi önceki yönetim kurulunun yeni yönetim seçilene kadar görevlerine devam edebileceklerinin kabulü gerekir(Yarg.11.H.D., 30/11/1992 gün, 6270 E./11024 K.- ERİŞ,Gönen: Açıklamalı - İçtihatlı En Son Değişiklikler İle Birlikte Türk Ticaret Kanunu, Ticari İşletme Ve Şirketler, C.2, Ankara 2004, s.1802). Yargıtay bir başka içtihadında, yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararının ihtiyati tedbir ile durdurulması halinde, süresi bitmeyen yönetim kurulu üyelerinin yetkisinin yeniden başlayacağını bildirmiştir (Yarg.11.H.D. 06/05/1982 gün, 2203 E./ 2134 K. - ERİŞ, G.: age., s.1782).
Talep eden şirket ana sözleşmesinde şirket müdürünün görev süresinin sona ermesi halinde, müdür ve temsil durumunun ne olacağı hususunda bir hüküm yer almamaktadır.
Somut olayda, talep eden şirketin 28/12/1984 tarihinde ticaret siciline tescil sureti ile tüzel kişilik kazandığı, en son şirket ortaklarının ... ve ... olduğu, 03/06/2013 gün ve 2013/02 sayılı ortaklar kurulu kararı ile adı geçen her iki ortağın 10 yıl süre ile şirketi münferiden temsile ve idareye yetkili kılındıkları anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalara göre; şirketin tüm hissesine sahip ortaklar ... ve ...'ın -süreleri sona erse dahi önemli işleri yapma yetkilerinin devam ettiği hususu da gözetilerek- yönetim ve temsil görev ve yetkilerinin devam ettiği, yeni yönetim kurulu seçilene kadar eski yöneticilerin davaları takip etmesinin mümkün olduğu, buna bağlı olarak kayyım tayini istenmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla mahkemece talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır. (bkz. aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 26/09/2012 tarihli ve 2011/6775 esas - 2012/14372 karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; talep eden/davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1908, K. 2024/1655, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama