KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1933
- Karar no
- 2024/1663
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2024 (Dava) - 02/10/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/809 Esas -(Derdest Dosya
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Bam karar tarihi
- 20/11/2024
- Karar yazım tarihi
- 20/11/2024
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2024 ara karar tarihli ve 2024/809 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; dava konusu şirket olan ... Şti.’yi müvekkili, ... ve ... ile beraber kurduğunu, şirket ortağı olan ... isimli davalının şirket müdürü sıfatıyla şirketi temsile yetkili olduğunu, davalının şirket kazancını kendi uhdesinde kaçırması nedeniyle tedbiren müdürlük yetkisinin kısıtlanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...yaklaşık ispat kurallarına göre iddialarını ispatlayacak iddianın dışında davalının yönetim yetkisini kötüye kullandığına ilişkin yeterli delillerin ibraz edilmediği ve bulunmadığı ayrıca iddiaların yargılama gerektirdiği ve davalı ...’ın dava sonuçlanıncaya kadar yönetim/müdürlük hakkının ve temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmasına / kısıtlanmasına ilişkin tedbir talebinin şartları oluşmadığı..." gerekçesiyle davacının şirket yöneticisinin/müdürünün temsil ve ilzam yetkilerinin kısıtlanmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden/davacı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının sürekli şirket adını kullanarak turlar düzenlediğini ve bu tur masraflarını şirket kredi kartından geçirerek şirkete yüklediğini, ancak şirkete para getirmediğini, şirket müdür olarak görevde bulunan davalının şirket yönetimi konusunda gerekli liyakatı hiç bir şekilde göstermediğini, asli görevlerini aksattığını, bu hususta ...'a ihtarname çekerek bilgi vermesini istediğini, ancak herhangi bir dönüş alamadığını, davalı ...'ın şirketi dolandırdığını belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; davalının temsil yetkisinin kısıtlanması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davacının şirket yöneticisinin/müdürünün temsil ve ilzam yetkilerinin kısıtlanmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş olup, karar ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf edilmiştir.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK.'nun 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK.'nun 389-(1) maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
6100 sayılı HMK.'nun 390-(3) maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK.'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada sağlanmamış bulunması nazara alınarak ihtiyati tedbir talep eden/davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1933, K. 2024/1663, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama