KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1972
- Karar no
- 2024/1670
- İncelenen kararın mahkemesi
- MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/08/2024 (Dava) - 27/09/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/678 Esas (Derdest Dosya
- Talep
- Genel Kurul Kararının İptali
- Bam karar tarihi
- 20/11/2024
- Karar yazım tarihi
- 20/11/2024
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2024 ara karar tarihli ve 2024/678 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketi'nin 16.05.2023 tarihli 2021-2022 hesap dönemine ait Olağan Genel Kurul Kararı ile ...
16.05.2026 tarihine kadar Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildiğini, müvekkillerinin, sırayla %45,61 ve %2,64 oranında olmak üzere şirket hissedarı olduğunu, haricen alınan bilgilere göre, şirket Yönetim Kurulu Başkanı olan ..., ... isimli kişi lehine şirketi muvazaalı olarak borçlandırmış olup, bu şekilde şirketin içini boşaltmaya çalıştığını, usul ve yasa ile şirket ana sözleşmesi ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde, şirket Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanan ...'nun, şirkette pay sahibi olmadığını, müvekkillerinin öğrendiği kadarıyla şirketin, ... ve ... tarafından, muvazaalı olarak ... lehine haksız şekilde borçlandırdığını,
şirketle açıkça menfaat çatışması olan ve şirketin muvazaalı olarak borçlandırıldığı, dolayısıyla şirket menfaatine aykırı hareket ettiği açık olan bir kişinin, tek başına Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçilmesi ve münferiden temsile yetkili Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanmasının açıkça hukuka, dürüstlük kuralına, şirket ana sözleşmesine ve ticari hayatın gerekliklerine aykırı olduğunu, haricen öğrenildiği üzere şirkete ait olan ve şirketin ana faaliyet konusunu oluşturan ...
İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada,...
Parsel sayılı, ... ve Müştemilatı Niteliğindeki taşınmazın, işbu Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanan ... tarafından üçüncü kişilere satılmak üzere Manisa Organize Sanayi Bölgesine başvuru yapıldığını belirterek, şirketin olağan iş ve işlemlerini yürütmek ve temsil ve ilzamını sağlamak için dava sonuçlanıncaya kadar tensip ile birlikte şirkete temsil/yönetim kayyımı atanmasına, şirkete ait malvarlığının azaltılması ve 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla şirket sermayesi ve payları ile şirkete ait ...
İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı, ... ve Müştemilatı Niteliğindeki taşınmaza ve şirketin her türlü malvarlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...Davacı vekilinin tüm tedbir taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden/davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'nin muvazaalı olarak şirketi borçlandırdığını ve şirketle menfaat çatışması olan kişiyi, şirket yönetim kurulu üyesi olarak ataması, bu kişiyi münferiden yönetim kurulu başkanı olarak seçmesi,
kişilerin dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve kötüniyetli hareket ettiklerini, şirketi zarara uğratma ve şirket içini kendi lehlerine mal edinme gayesi ile boşaltma amaçlarının olduğunu açıkça gösterdiğini, bu durumun yaklaşık ispat ölçütünü de sağladığını, ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararının doyurucu gerekçelere dayanmadığını, ihtiyati tedbir kararının ortaya çıkabilecek zararları önlemek için alınan geçici bir tedbir karar olduğundan mahkemenin zararı oluşumunu beklemesinin ihtiyati tedbir kararının niteliğine aykırı düştüğünü,
genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açılır ise yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmak koşuluyla dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması kararı verilebileceğini, müvekkillerinin olağanüstü genel kurul toplantısına usulüne uygun olarak çağrı ve davet edilmediklerini, sırf bu durumun bile ... ve ...'nin muvazaalı hareket ettiğini ispatlar nitelikte olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddedilmiş olmasının müvekkilleri açısından ileride telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, limited şirket genel kurulu kararının uygulanmasının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararın kaldırılmasına ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati tedbir talebin reddine karar verilmiş olup, ara karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 622. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 449. maddesine göre, genel kurul kararı hakkında iptal ya da butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verir. Bu itibarla davalı şirketin Yönetim Kurulu üyelerinin veya Müdürlerinin dinlenilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararını istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir. ( bknz. aynı yönde Yargıtay 11. HD' nin 2013/2957 E.- 2013/6894 K. sayılı ilamı).
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1972, K. 2024/1670, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama