İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/434 K.2024/452

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2023 tarihli 2023/488 Esas ve 2023/854 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2024/434Karar2024/452Tarih14 Mart 2024Okuma10 dk · 1.937 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Mart 2024
Dosya no
2024/434
Karar no
2024/452
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/08/2023 (Dava) - 22/12/2023 (Karar
Numarası
2023/488 Esas - 2023/854 Karar
Davalı
HASIMSIZ
Dava
Zayi Belgesi Verilmesi
Bam karar tarihi
14/03/2024
Karar yazım tarihi
14/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.937 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2023 tarihli 2023/488 Esas ve 2023/854 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillinin ... San Tic. A.Ş. ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bağlı olarak ... Mah. ... SK NO:... .../ ... adresinde faaliyet gösterdiğini, bu adresin dışında müvekkil şirketin ayrıca ... Mahallesi ... Bulvarı ...

Plaza ... .../ ... adresini de kullandığını, müvekkilinin şirket en son 02/01/2019 tarihinde olağan üstü genel kurul yaparak yönetim kurulu ve temsilcisini belirlediğini ve bundan sonra müvekkilinin şirket nezdinde yeniden bir karar alınmadığını, Müvekkilinin şube adresinde 02/05/2021,02/07/2022 tarihlerinde hırsızlık vakası gerçekleştiğini, Yaşanan olay üzerine müvekkilinin şirket yetkililerince şikayette bulunduğunu ve müvekkilinin iş yerine gelen kolluk kuvvetleri tarafından iş yerinde arama yapıldığını,

daha sonra müvekillinin şirket yetkilileri İstanbul adresinin güvenli olmadığını düşünerek buradaki adresi kapattığını ve eşyalarını merkez adres olan Aliağa'ya taşıdıklarını, müvekkilinin iş yerinde yaşanan hırsızlık olayı, devamında yapılan arama ve taşınma işlemlerinden dolayı müvekkilinin iş yerinde tüm eşyaları, ticari defter ve kayıtların düzeni dağılmış olduğundan ilk etapta tam olarak hangi eşyaların çalındığını ve kaybolduğunu anlaşılamadığını, en nihayetinde müvekkilinin şirket hakkında SGK tarafından başlatılan incelemede müvekkilinin şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmek üzere kuruma teslimi talep edildiğini,

Müvekkilinin talep edilen defter ve belgelerin teslimini sağlamak için iş yerinde evraklarını toplamaya başladığını ancak bu sırada genel kurul karar defteri, yönetim kurulu defteri ve ortaklar pay defterlerinin olmadığını fark ettiğini, Müvekkilinin defter ve belgelerin ibrazı için verilen 15 günlük süreyi kaçırmamak için 20/07/2023 günü genel kurul karar defteri, yönetim kurulu defteri ve ortaklar pay defterleri olmaksızın elinde bulunana diğer defter ve belgeleri inceleme müfettişine teslim ettiğini, bu aşamada müvekkilinin yaşanan hırsızlık olaylarında genel kurul karar defteri,

yönetim kurulu defteri ve ortaklar pay defterinin de çalındığını, bu sebeple de defterlerinin zayi olduğunu fark ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun " Belgelerin saklanması, saklama süresi" başlıklı 82. Maddesinde bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler;

yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde tacirin ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği hüküm altına alındığını, bu gün için şirketin temsili için karar alınamamakta ve şirketin kamu kurumundaki faaliyetleri sürdürülemediğini, Şirketin tüm yasal tüm yasal işlemleri durmuş vaziyette olduğu,

önceki defterlerin zayi olduğuna dair belge olmadan yeni bir defterden karar alınamayacağını, dolayısıyla şirketin genel kurul karar defteri, yönetim kurulu defteri ve ortaklar pay defterlerinin zayi olduğundan bahisle tarafımıza zayi belgesi verilmesi için mahkemenize başvurulması zorunluluğunun hasıl olduğu, bu nedenlerle müvekkili şirketinin hali hazırda temsilcisi bulunmadığından faaliyetlerini yürütemediğini, yargılama süresinde müvekkilinin şirketinin faaliyetlerini yürütebilmesi için şirketinin son temsili olan ...

T.C. Kimlik numaralı ...'un şirkete temsilci olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ''...Basiretli tacir olması gereken davacı şirketin, hırsızlık olayının yaşandığı 26/04/2021 tarihinden itibaren dava tarihine kadar geçen sürede de gerekli özen yükümünü göstermediği gibi, davacı şirketin merkezi Aliağa olmasına rağmen Ümraniye/İstanbul'da gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle zayi belgesi talep edilmesi,

davacının defterlerinin hırsızlandığına dair emniyet aşamasında hiçbir beyanının bulunmadığı ve hırsızlandığını bildirdiği yönetim kurul karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defterinin dava aşamasında bulunduğunun beyan edilmesi nedeniyle talep eden şirket yetkilisi tarafından şirkete ait ticari defter ve belgelerin muhafaza ve saklanmasında basiretli bir tacir gibi davranılmadığı , TTK'nun 87. Maddesinde düzenlenen şartların bulunmadığı, mücbir sebep ya da irade dışı sebeplerle zayi olgusunun gerçekleşmediği...'' gerekçesiyle; ''...Zayi belgesi verilmesi talebinin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezi "... Mah. ... Sk. No:... .../ ..." adresi olsa da bu adresin haricinde "... Mahallesi ... Bulvarı ...

Plaza ... .../ ..." adresinin de şirket tarafından kullanıldığını, dilekçe ekinde sunulan 23.01.2020 tarihli kira sözleşmesinden anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin bu adreste 01.03.2020 tarihinden beri kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin müvekkili şirketin bu adresi kullandığını ve ticari faaliyetlerini bu adresten de yürüttüğünü ortaya koyduğunu, müvekkili şirket en son 02/01/2019 tarihinde olağanüstü genel kurul yaparak yönetim kurulu ve temsilcisini belirlediğini, bu tarihten sonra zayi belgesi verilmesi istemi ile dava açıldığı tarihe kadar müvekkili şirket nezdinde yeniden bir karar alınmadığını,

ancak müvekkili şirket tarafından kullanılan "... Mahallesi ... Bulvarı ...

Plaza ... .../ ..." şube adresinde 02/05/2021, 02/07/2022 tarihlerinde hırsızlık vakası gerçekleştiğini, bu olaylarda müvekkili şirket yetkilileri tarafından şikayette bulunulduğunu, ardından müvekkilinin iş yerine gelen kolluk kuvvetleri tarafından iş yerinde arama yapıldığını, hırsızlık olayının akabinde müvekkili şirket yetkililerinin İstanbul adresinin güvenli olmadığını düşünerek İstanbul'daki adresi kapattığını ve eşyalarını merkez adres olan Aliğaya taşıdığını, gerek yaşanan hırsızlık olayları, gerek yapılan arama işlemi ve şirketin taşınması işlemleri sırasında müvekkili şirketin tüm eşyaları,

ticari defter ve kayıtlarının dağıldığını, bu nedenle ilk etapta hangi eşyaların çalındığı ve kaybolduğu anlaşılamadığından müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtların kaybolduğunu anlamadığını, öyle ki SGK tarafından başlatılan incelemede müvekkili şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmek üzere kuruma tesliminin talep edildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin talep edilen defter ve belgelerin teslimini sağlamaya çalışırken genel kurul karar defteri, yönetim kurulu defteri ve ortaklar pay defterlerinin olmadığını fark ettiğini, bu aşamada müvekkili şirket yetkililerinin yaşanan hırsızlık olaylarında genel kurul karar defteri,

yönetim kurulu defteri ve ortaklar pay defterlerinin de çalındığını, bu sebeple de defterlerinin zayi olduğunu fark ettiğini, davayı açmalarının ardından müvekkili tarafından yönetim kurulu karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defterinin bulunduğunu, bu nedenle yargılama sürecinde bu defterler bakımından zayi belgesi verilmesi talebinden vazgeçildiğini, bu defterler dışında kalan dava dilekçesinde belirttikleri diğer defter/defterler bakımından zayi belgesi verilmesi talebinin devam ettiğinin mahkemeye bildirildiğini, ancak vazgeçme talebi doğrultusunda yönetim kurulu karar defteri,

genel kurul toplantı ve müzakere defteri bakımından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar tesis edilmesi gerekirken vazgeçme talebi yönünden mahkemece herhangi bir karar verilmediğini, Mahkeme kararının bu yönüyle hatalı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Belgelerin saklanması, saklama süresi” başlıklı 82. maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler;

yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." şeklinde zayi belgesi verilebilecek hallerin hüküm altına alındığını, müvekkili şirket tarafından bulunamayan defterlerin hırsızlık sonucu kaybolduğunu, bu nedenle bu defterler hakkında zayi belgesi verilmesi amacı ile başvuruda bulunulmuşsa da talebin mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, müvekkili şirketin mağdur olduğunu,

defter ve belgeleri basiretli bir tacir gibi davranarak özenli bir şekilde korumuşsa da hırsızlık olayını engelleme gibi bir durumu söz konusu olmadığından defterlerin çalınmasına engel olunamadığını, ancak bu durumdan müvekkili şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığı sonucunun çıkarılamayacağını, irade dışı bir sebeple defterlerin kaybolduğunu, bu nedenle talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin doğru olmadığını, yine mahkemeden yargılama süresince müvekkili şirketin faaliyetlerini yürütülebilmesi için şirketin son temsilisi olan ...

T.C. Kimlik numaralı ...'un şirkete temsilci olarak atanmasına karar verilmesi talep edilmişse de mahkemece bu talep yönünden de herhangi bir karar verilmediğini, bu yönüyle de kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, TTK.'nun 82/7. madde hükmüne göre açılmış zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

6102 TTK'nın 82-(7) maddesinde; zayi belgesi verilebilecek haller sayılmıştır. Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir.

İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Davacı tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlüdür.

Somut olayda;davacı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili emniyet tarafından ifadesine başvurulan davacı işyeri çalışanı ...'un 18/07/2022 tarihli, ...'in 02/05/2022 tarihli, yine ...'un 02/07/2022 tarihli emniyetteki beyanında ticari defter ve belgelerinin çalındığından bahsetmediği, aynı şekilde olay sonrası Çakmak Polis Merkezi Amirliğince düzenlenen 25/06/2021 tarihli tarihli tahkikat evrakında da davacı işyerinde dava konusu ticari defter ve belgelerin çalındığı yönünde bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; "yaşanan hırsızlık olayı üzerine müvekkilinin şikayette bulunduğunu ve müvekkilinin iş yerine gelen kolluk kuvvetleri tarafından iş yerinde arama yapıldığını, daha sonra müvekillinin şirket yetkilileri İstanbul adresinin güvenli olmadığını düşünerek buradaki adresi kapattığını ve eşyalarını merkez adres olan Aliağa'ya taşıdıklarını, müvekkilinin iş yerinde yaşanan hırsızlık olayı, devamında yapılan arama ve taşınma işlemlerinden dolayı müvekkilinin iş yerinde tüm eşyaları,

ticari defter ve kayıtların düzeni dağılmış olduğundan ilk etapta tam olarak hangi eşyaların çalındığını ve kaybolduğunu anlaşılamadığını, müvekkilinin SGK tarafından incelenmek üzere talep edilen defter ve belgelerin teslimini sağlamak için iş yerinde evraklarını toplamaya başladığını ancak bu sırada genel kurul karar defteri, yönetim kurulu defteri ve ortaklar pay defterlerinin olmadığını fark ettiğini, bu aşamada müvekkilinin yaşanan hırsızlık olaylarında genel kurul karar defteri, yönetim kurulu defteri ve ortaklar pay defterinin de çalındığını, bu sebeple de defterlerinin zayi olduğunu fark ettiğini" beyan ettikten sonra,

davacı vekili yargılama aşamasında 29/08/2023 tarihli dilekçe ile dava açtıktan sonra yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defterinin bulunduğunu, dava dilekçesindeki diğer taleplerinin devam ettiğini belirtmiş.

27/10/2023 tarihli celsede yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defterinin bulunduğunu, ortaklar pay defteri ile ilgili zayi taleplerinin devam ettiğini şirkete temsilci atanması talebinden vazgeçtiklerini bildirmiş olduğu nazara alındığında; dosya kapsamı ve delillere göre tacir olan davacının muhafaza konusunda ve taşınma sırasında gerekli özen yükümünü yerine getirmediği;

diğer taraftan davacı vekili 27/10/2023 tarihli celsede zayi belgesi davasının konusu olmadığı halde dava dilekçesi ile talep etmiş oldukları şirkete temsilci atanması taleplerine ilişkin de beyanda bulunarak "şirkete temsilci atanması talebinden vazgeçtiklerini" bildirmiş ve beyanını imzası ile tasdik etmiş olması nedeni ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden bir yanlışlık bulunmadığı, davacının istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının kendi beyanına göre belgelerin ne şekilde kaybolduğunu bilmemesine bahsi geçen hırsızlık olayları üzerinden uzunca bir süre geçmiş olmasına davacının belgelerin hırsızlık yaşanan iki ayrı hırsızlık olayı sırasında mı yoksa taşınırken mi kaybolduğundan dahi emin olamaması,

dava konusu etmiş olduğu bir kısım defter ve belgelerin dava sonrasında yargılama sırasında bulunduğunu beyan etmiş olmasının, davacının talebe konu defter ve belgeleri saklamakta oldukça özensiz davranmış olduğunun tereddüte neden olmayacak şekilde açıkça ortada olması nedeni ile zayi belgesi talep etme şartlarının bulunmadığı ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacının istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2023 tarihli 2023/488 Esas ve 2023/854 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/03/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/434, K. 2024/452, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/434
Karar No
2024/452
Tarih
14 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/434 K.2024/398
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/435 K.2024/629
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/436 K.2024/456
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/436 K.2024/508
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/438 K.2024/677
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/438 K.2024/504

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.