KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/552
- Karar no
- 2024/439
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/10/2021 (Dava) - 25/11/2022 (Karar
- Numarası
- 2021/687 Esas - 2022/899 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 13/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 13/03/2024
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/687 Esas-2022/899 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerini davalılar... ile .... Şti.'nin müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, asıl borçlu şirkete kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, İzmir 16. İcra Dairesinin 2021/6317 Esas sayılı takibine girişildiğini, borca itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç elde edilemediğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürülerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça mükerrer takip yapıldığını, aynı alacak için dava konusu takip dışında İzmir 16 İcra Müdürlüğü'nün 2021/8730 esas sayılı takibine girişildiğini, hesap kat ihtarının hatalı olduğunu, hesap kat ihtarına süresinde itiraz edildiğini, ... ile ...
Şti bakımından kefaletin geçersizliği yönündeki itirazların davacı tarafa iletildiğini, kesinleşmiş bir likit alacak bulunmadığını, müvekkillerinin kefaletten dolayı sorumlu olmadıklarını, kefalet sözleşmelerinin TBK 581 ve devamı maddelerine aykırı ve geçersiz olduğunu, hangi alacaktan kaynaklı olarak kefil sıfatıyla müvekkillerinin sorumluluğuna gidildiğinin belli olmadığını ileri sürerek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "....Davanın kısmen kabulüne, davalıların İzmir 16. İcra Dairesi'nin 2021/6317 esas sayılı takibinde borca itirazlarının kısmen iptali ile, 1.138.883,51-TL taksitli ticari kredi asıl alacağı, 32.292,37-TL kredi kartı asıl alacağı, 33.049,19-TL ticari krediler işlemiş akdi/temerrüt faizi, 454,68-TL kredi kartı işlemiş akdi/temerrüt faizi, 1.675,33-TL BSMV, 1.324,86-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 1.207.679,94-TL nakdi alacağın tahsili ile 24.030,00-TL gayri nakdi (çek depo tutarı) bedelin icra veznesine depo edilmek üzere tahsili bakımından takibin devamına,
Takip tarihinden itibaren 1.138.883,51-TL ticari kredi asıl alacağının yıllık %46,80 oranında 32.292,37-TL ticari kredi kartı asıl alacağının 5464 sayılı yasanın 26.3 maddesi gereğince ve yıllık %21,12 oranını aşmamak kaydıyla, %21,12 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, takip tarihinden itibaren işleyecek faiz üzerinden %5 BSMV'nin icra müdürlüğünce hesaplanıp tahsiline, Fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından; "....Mahkemenin gerekçeli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup salt bir kısım faiz alacağı bakımından ise davanın reddine karar verildiğini, kısmi ret kararını kabul etmemek ihtirazi kaydıyla, kısmi redde istinaden aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olup kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından kısmi kabul ve kısmi ret sonucu müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacı vekilinin, mahkemenin davanın kısmen reddi kararını vekalet ücreti yönünden istinaf ettiği, ancak istinaf başvurusundan sonra davalı tarafından vekalet ücreti alacağından feragat ettiği, dolayısıyla davacı tarafın istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/552, K. 2024/439, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama