KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/846
- Karar no
- 2024/828
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/03/2024 (Dava) - 14/03/2024 (Karar
- Numarası
- 2024/267 Esas - 2024/256 Karar
- Dava
- Limited Şirket Yöneticisinin Sorumluluğuna Dayanan Maddi Tazminat
- Bam karar tarihi
- 16/05/2024
- Karar yazım tarihi
- 16/05/2024
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarihli 2024/267 Esas ve 2024/256 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkili ile davalı şirket yetkilisi ve ortağı ...'ın boşandıklarını, davacı müvekkilinin 2018 yılında paylarının büyük çoğunluğunun ve bazı etkilerinin ...'a devrettiğini, davacı müvekkilinin şirkette %5 paya sahip olduğunu, davalının aynı zamanda da ... Şirketi'ndeki paylarının hepsini de ...'a devrettiğini, ...
Şti'nin kar eden ve üzerinde taşınır taşınmaz malları olan bir şirket iken davalı ...'ın bu şirkete gelen işleri edinilen malları başka şirket üzerine aktardığını, davalının bu şirkette payı olmadığından diğer şirketi pasifize ederek davalıyı zarara uğrattığını, bu hususun Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Muğla Ticaret Odası'ndan ...'a ait Ticaret Sicili dökümünün talep edildiğinde anlaşılacağını, pay devri zamanındaki şirketin ekonomik durumu çok iyiyken şuan şirketin durumunun kötüleştiğini, bu durum hakkında mali müşavirlikçe alınan bilgi ve belgelere göre bir rapor alındığını,
ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ancak hukuki ihtilaf olduğu için takipsizlik kararı verildiğini, davalı şirket ortağı olan müdürü ...'ın haksız fiillerinden dolayı davacının uğramış olduğu zararın şimdilik 100,00 TL'sinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, ancak savunma ve delil sunmadıklarından, münkir kabul edildikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece; "...Eldeki dava Maddi Tazminat ( Limited Şirket Yöneticisinin Sorumluluğuna Dayanan) istemine ilişkin olup, davacının maddi tazminatı şirket yerine kendisine ödenmesini talep ettiği anlaşıldığından davacı yönünden açılan davanın aktif sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği...." gerekçesiyle "...Davanın aktif sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince davacıdan peşin alınan ve harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nın 301/1, "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi,
kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1 maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsettikleri maddi vakıa, davacının uğramış olduğu bir haksız fiili konu aldığını, hakim.
TTK hükümleri uyarınca çözülemeyen bir vakıayı, TBK Haksız Fiil hükümlerine göre çözmesi gerektiğini, haksız fiil hükümleri uyarınca ise davacı, haksız fiilin mağduru olarak ve davalı, haksız fiili icra eden olarak sıfat ehliyetine sahip olduğunu, davalı; dürüstlük kuralına uymayan, sözleşmeye aykırı, en kötü ihtimalle ahlaka aykırı davranışlarla, davacının zararına sebebiyet verdiğini, bu zararın tazmininin gerektiğini, açıklanan gerekçelerle; tarafların sıfat ehliyetinin varlığı tespit edilerek başvurunun kabulüne, kararın bozularak, yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye geri gönderilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; "6102 Sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi yollamasıyla 553. vd. maddeleri gereğince açılan limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayanan maddi tazminat" talebine ilişkindir.
Mahkemece; usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Somut olayda; davacı vekilinin TTK 560 madde kapsamında tazminatın alınarak davacı asile verilmesini talep ettiği, 6102 sayılı TTK'nın 644 maddesine göre, yöneticilerin sorumluluğu ile ilgili 553 vd. maddelerinin limited şirketlerde de uygulanacağının belirtildiği, davacının ortağı olduğu dava dışı ... Şirketi'nin uğradığını iddia ettiği zararın tazminini 555. madde kapsamında ancak tazminatın şirkete ödenmesi yönünde isteyebileceği, davacının ise tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiği, buna göre davacının davayı takip yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/846, K. 2024/828, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama